Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1246 E. 2026/1261 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1246
Karar No
2026/1261
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1246

KARAR NO : 2026/1261

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2025

NUMARASI : 2024/955 Esas - 2025/600 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflarca imzalanan 01/05/2024 tarihli adi şekilde yapılan Pay Devri ve Ortaklık Sözleşmesinin 1. maddesinde doğmuş ve muaccel olmuş tüm vergi ve ... ve benzeri nitelikteki borçların 500.000-TL'sı kadarını ödemesi ve 2. maddesindeki sabit demirbaş ve donanım üzerindeki bahçe alanı için peysaj düzenlemesi, kafeye ait sandalye ve masa miktarının artırılması, tüm mutfak ekipmanlarının yenilenmesi ve benzeri şekilde işler için 2.000.000-TL (iki milyon Türk Lirası) değerinde tadilat ve iyileştirmenin ardından, her iki koşul birlikte gerçekleştiğinde hisse devrinin karşılığının ödendiği kabul edilmiş sayılacağını, müvekkili 01/05/2024 tarihli pay devir sözleşmesine göre fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tespit olunan yaklaşık 1.000.000-TL harcama yaptığını, ancak davalı şirketin tek ortağı ...'ın müvekkili şirkete girmesini engellemek için de kötü niyetli olarak Beykoz 1. Aile Mahkemesinin 2024/412-412 D. İş sayılı kararı ile şirket dahil olmak üzere uzaklaştırma kararı aldığını,itirazı üzerine kaldırıldığını, ancak müvekkili şirkete girmek istediğinde şirket tek ortağı ...'ın yakınlarının şirkete sokmadığını , ...'ın Beykoz C Başsavcılığının 2024/12001 sor. numaralı dosyasında müvekkilinin kendisine karşı hakaret suçu işlediği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin şirket ortaklığı Ticaret Sicil Müdürlüğünden tescil ettirmediğinden müvekkil de Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından şirkete yaptığı ödemeleri istemek için takip başlattığını, müvekkilinin davalı şirket ile hiçbir münasebet kurabilmesi mümkün olmadığından ve derdest olan hukuk ve ceza davaları sebebiyle aralarındaki ihtilaf çözülemeyecek bir hal aldığından müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığının tespiti ile ortaklıktan çıkarılması gerektiğini,müvekkilinin noterde haklı fesih ile davalı şirket ortaklığından çıkması gerektiğini, ... Ltd. Şti. Pay devri sözleşmesine göre satın aldığı hissenin dava derdest iken üçüncü kişilere satışının engellenmesi davanın salahiyeti açısından önem arz ettiğini, davalarının kabulü ile tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile müvekkilinin şirket ortağı olmadığının tespitine ya da terditli olarak tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile şirket ortağı olmadığının tespiti ile şirket ortaklığından çıkarılmasına, bu davanın davalı şirketin müvekkiline ait hissenin dava derdest iken üçüncü kişilere devir/satışının engellenmesi için ivedilikle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesi ile dava kesinleşene kadar sicil kayıtlarına şerh olarak kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili: davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirkete ortak olmadığının tespiti ile şirket ortaklığından çıkarılmasını talep ettiğini, Dava dilekçesinde 'Tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile müvekkili şirket ortağı olmadığının tespitine ya da terditli olarak tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile şirket ortağı olmadığının tespiti ile şirket ortaklığından çıkarılması ve nihayetinde ilgili kurumlara bildirilmesine karar verilmesini istediğini, davacı tarafın talebinin "...'nin davalı şirkete ortak olmadığının tespiti" olması halinde usulden reddi gerektiğini, bilindiği üzere limited şirketlerde ortak olma işlemleri TTK nın 595'te sayıldığını, devrin genel kurul tarafından hisse devri onaylanması gerektiğini, pay devir sözleşmesi 10.05.2024 tarihinde imzalandığını, üç ay içerisinde müvekkili şirket genel kurulunca pay devrinin kabulü veya reddi hakkında bir karar alınmadığını, bu süre içerisinde davacı taraf kendi dava dilekçeleri ekinde bulunan, Kadıköy 24. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 25.07.2024 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile "Üsküdar 21. Noterliği ... No'lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi gereğince pay devrinin alınacak karar ile tescil ve ilan edilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne iki iş günü içerisinde bildirilmesi aksi halde fesih şartları oluştuğundan, Üsküdar 21. Noterliği ... No'lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi 'nin tebliğden itibaren iki gün sonra fesih olacaktır" şeklinde beyanda bulunduğunu, söz konusu ihtar ile verilen iki günlük süre içerisinde de müvekkili şirket genel kurulu tarafından alınan bir karar olmadığı, bu sebeple bizzat davacı tarafça devir sözleşmesi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili şirketin, davacı ...'nin ortak şirkete ortak olduğu iddiası bulunmadığını, davacı tarafın hem pay devri sözleşmesini tek taraflı feshetmesi hem de huzurdaki davayı açarak ortak olmadığının tespitini istemesinde hukuki yararı olmadığını,zira ... müvekkili şirketin ortağı olmadığını, bizzat kendisi tarafından sözleşmenin fesih edildiğini, müvekkilinin de fesih bildirimini kabul ettiğini, davacı zaten ortağı bulunmadığı bir şirketten ayrılmak istemekte olduğunu, birbiriyle çelişkili ve aralarında birincil-ikincil talep niteliği bulunmayan taleplere yer verilmesi sebebiyle davanın usulden reddine, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;davalının limited şirket olduğu,davalı şirkete ait ticari sicil kaydında davacının ortak olarak kaydının bulunmadığı, davaya konu hisse devir sözleşmesinde davalı şirketin taraf olmadığı, sözleşmenin diğer tarafı devreden ...'ın ise bu davada davalı olarak gösterilmediği, oysa hisse devir sözleşmesinin feshine ilişkin davalarda öncelikle davanın sözleşmenin diğer tarafına yöneltilmesi gerektiğini, davacının da paydaş olarak ne davalı şirket ticaret sicil kayıtlarında, ne de şirket pay defterinde kaydının bulunmadığı, dava konusu hisse devir sözleşmesinin pay defterine işlenmediği, Davacının talebi terditli olup; tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile müvekkilinin şirket ortağı olmadığının tespitine ya da terditli olarak tarafların davalı şirketin noterde pay devrine ilişkin yaptığı sözleşmenin iptali ile şirket ortağı olmadığının tespiti ile şirket ortaklığından çıkarılması şeklinde olduğunu, her ne kadar talepler terditli olsada, her iki talepte öncelikle davacı ve dava dışı davalı şirket tek ortağı ... arasında düzenlenen 01/05/2024 tarihli pay devir sözleşmesinin iptali talebi hakkındaki değerlendirmeye bağlı olduğunu, öncelikle hisse devir sözleşmesinin geçerliliği hakkında yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak şirket ortaklığına yönelik talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilebileceğini, hisse devir sözleşmesi hakkındaki davanın görülebilmesi içinde sözleşmenin diğer tarafına karşı davanın açılması gerektiği, aksinin dava şartı eksikliğine yol açacağı açıktır.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Müvekkilinin Şirket ortaklığı olmadığının tespit ile şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde yazılı maddi vakıaları tekrar ederek davalı taraf müvekkili şirket ortaklığı Ticaret Sicil Müdürlüğünden tescil ettirmediğinden müvekkil de Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından şirkete yaptığı istemek için takibe giriştiğini, görüldüğü üzere müvekkilin davalı şirket ile hiçbir münasebet kurabilmesi mümkün olmadığından ve derdest olan hukuk ve ceza davaları sebebiyle aralarındaki ihtilaf çözülemeyecek bir hal aldığından müvekkilin davalı şirketin ortağı olmadığının tespiti ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Davacının; davalı şirketin tek ortağı ile imzaladığı pay devri sözleşmesinin iptali ile şirkette ortak olmadığının tespiti veya ortak olduğunun tesbiti halinde ise şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.

Dava hisse devir sözleşmesinin iptali ve buna bağlı olarak davalı şirkette ortak sıfatının kazanmadığının tesbiti ,kazanmış ise ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı şirketin tek ortağı dava dışı ... arasında Üsküdar 21. Noterliği'nin 10/05/2024 tarih, ... yev. No'lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeyle davacıya 200 adet payın devredildiğinin kararlaştırıldığı, davacı vekilince, davalı şirketin tek ortağı ... müvekkilinin adi pay devir sözleşmesi gereği müvekkilinin yükümlülüklerine izin vermediği gibi müvekkilinin şirkete girmesini engellemek için de kötü niyetli olarak Beykoz 1. Aile Mahkemesinin 2024/412-412 D. İş e.k. sayılı kararı ile şirket dahil olmak üzere uzaklaştırma kararı aldığını, şirkete girmek istediğinde şirketin tek ortağı ...'ın yakınlarının şirkete kendisini sokmadığından bu davayı açmak zorunda kaldığını ileri sürmüş, davalı vekili, pay devri sözleşmesinin şirkete bildirilmesinden itibaren eden üç ay içerisinde müvekkili şirket genel kurulunca pay devrinin kabulü veya reddi hakkında bir karar alınmadığını, davacının ihtarname keşide ederek pay devrinin tescilinin iki gün içinde yapılmadığı devriden döndüğünü bildirdiğini ,müvekkili şirketin de fesih bildirimini kabul ettiklerini ,davacının ortak sıfatını kazanmadığını beyan etmiştir.

TTK nın 595/1 uyarınca, limited şirkette esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılmalı ve tarafların imzaları noter tarafından onaylanmalıdır. Bu düzenleme emredici nitelikte olup, noter onayı devrin geçerlilik şartıdır. Adi yazılı şekilde yapılan veya noter onayı bulunmayan pay devri sözleşmeleri geçersizdir.

TTK m. 595/2 uyarınca, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, limited şirkette esas sermaye payının devri ortaklar genel kurulunun onayına tabidir. Aynı husus, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında açıkça sayılmış olup, esas sermaye paylarının devrine onay verilmesi yetkisi münhasıran genel kurula aittir (TTK m. 616/1-g)

Genel kurul onayı verilinceye kadar, noter onaylı ve yazılı şekilde akdedilmiş pay devri sözleşmesi askı hâlindedir. Bu süre boyunca paya bağlı ortaklık hak ve yükümlülükleri devreden ortakta kalmaya devam eder. Genel kurul onayı, pay devrini tamamlayan ve ona hukuki sonuç kazandıran kurucu nitelikte bir unsurdur.Kanun koyucu, pay devrinin belirsiz sürelerle sürüncemede bırakılmasını önlemek amacıyla örtülü onay mekanizmasını düzenlemiştir. TTK m. 595/7 uyarınca, pay devrinin şirkete bildirildiği tarihten itibaren üç ay içinde genel kurul tarafından açık bir ret kararı alınmadığı takdirde, pay devri kendiliğinden onaylanmış sayılır.Genel kurul onayını takiben, pay devrinin pay defterine kaydedilmesi gerekir. Pay defteri, şirketin ortaklık yapısını gösteren resmi iç kayıt niteliğindedir. Pay defterine kayıt, devrin geçerliliği bakımından kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır.

Somut olayda ;pay devri genel kurulda onaylanmadan taraflar arasında ihtilaf çıkmış olup, davacı 25 temmuz 2024 tarihinde keşide ettiği ihtar ile şirketin %50 sine isabet eden 200 adet payını devri aldığını ,ancak genel kurulda karar alınarak ticaret sicilinde tescil ettirilmediğini bildirerek tebliğden itibaren iki gün içinde tescil ve ilan için ticaret siciline bildirimde bulunulmasına aksi halde fesih şartları oluştuğundan şirketten çıkma için her türlü yasal yola başvurulacağını ihtar ettiği anlaşılmaktadır.Bu ihtarnamede verilen süre içinde hisse devir işlemi tamamlanmadığı gibi ,davalı şirketin davacının fesih bildirimini kabul ettikleri beyanında bulunmuştur.Davalı vekilinin ; davacının şirket ortağı olmadığını davaya cevap dilekçesinde kabul ve ikrar ettiği anlaşılmakla şirket hisse devrine ilişkin noterde devir işleminden sonra tarafların Noterde yapılan pay devri sözleşmesinden sonra ihtilafa düştükleri,davalı şirket vekilinin de davacının davalı şirkette ortak sıfatını kazanamadığının beyan etmesi karşısında davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tesbiti talebinin incelenmesi gerektiği,durumun belirsizliği nedeniyle ;davacının pay devri işleminden sonra ki merasim tamamlanmadığından ortak sıfatı olmadığının tesbiti davası açmakta hukuki yararı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu talebin de davalı şirkete yöneltileceği açıktır.

Ne var ki; davacının Noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin iptali isteği de bulunduğundan hisse devri yapan ortağın davada taraf bulunması gerektiği gözetilerek davaya katılması için gerekeni yapmak üzere davacı tarafa mehil verilerek taraf teşkilindeki eksiklik giderilebilecek iken davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak taraf teşkilindeki eksiklik giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/955 Esas - 2025/600 Karar sayılı 02/07/2025 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Yatırılan 1.230,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1246, K. 2026/1261, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1246-e-2026-1261-k-ec831655c0de