Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1947 E. 2026/2242 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1947
- Karar No
- 2026/2242
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1947 - 2026/2242 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1947 KARAR NO : 2026/2242
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2023 NUMARASI : 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :13/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :13/07/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih, 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı yanın hal ve hareketleri ile davacı şirketin amacına ulaşmasına engel olduğunu ve davacı yanı zarara uğrattığını, aynı zamanda diğer ortak ve yöneticiler ile olan olumsuz ilişkileri sebebiyle ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiğini ve ortaklar ile kendi arasındaki güven bağını yok ettiğini, bu sebeplerle davacı yanın 21/11/2021 Tarihli 81/A karar numaralı genel kurul kararı ile davalının ortaklıktan çıkartılabilmesi için dava açma yetkisi alındığını, söz konusu genel kurul kararının .... Noterliği 24/11/2021 Tarih ve 12405 yevmiye numarası ile şerh edildiğini, davacı şirketin müdürler kurulu başkanı ...'ın 11/03/2019 tarihli dilekçesiyle; bedelsiz senedi kullanma suçu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu, dolandırıcılık suçu, şirket müdürünün zimmeti suçlarının isnadı ile savcılığa şikayet ettiğini, dava dışı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, daha sonrasında ise .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/460 Esas sayılı dosyası ile davacı yanı davalı gösterip yöneticilerin azline ilişkin dava açıldığının daha sonra .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/459 Esas sayılı dosyası ile yine davacı yanı davalı gösterip ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının iptali davalarını açtığını ve davaların red olduğunu, davalı yanın ortağı ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin davacı yandan kiraladığı okul binasına ilişkin kira borçlarının ödenmediğini, yapılan takiplere itiraz edildiğini ve takibin devamı için davalar açılmak zorunda kalındığını, söz konusu davaların davacı yan tarafından kazanıldığını ve icra takiplerinin derdest olduğunu, davacı yanın halen alacaklı olduğunu, ayrıca söz konusu mecur, dava ve tahliye icra takibi yapılarak icra müdürlüğünce tahliye edildiğini, kira borcu için açılan icra dosyalarında tahsilat olmadığını, davalı ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin davacı şirketle yapılan kira sözleşmesine göre tahliye edilen mecur için su ve elektrik abonelikleri yaptırmaları gerekliyken söz konusu abonelikleri yaptırmadığını, biriken su ve elektrik borçlarının davacı şirketçe ödendiğini, kira borçlarını ödememelerine rağmen vergi dairesine davacı şirketin KDV ve stopaj ödemesine sebebiyet verildiğini, bu nedenle davacı yanın zarara uğratıldığını ve uğratmaya devam ettiğini, davalı yanın şahsi borçlarından dolayı, ... İcra Müdürlüğü 2019/2883 Esas numaralı dosyasında davalı yanın davacı şirketteki hisseleri üzerine haciz koyulduğunu, tüm nedenlerle davacı yanın iş çevresinde itibar kaybı yaşadığını, davalının diğer ortaklar ve davacı şirket müdürleri ile olan olumsuz ilişkilerinin ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, aralarındaki güven duygusunu ortadan kaldırdığını, davalı yanın ... Ltd. Şti.'nin 1000 payından 425 payına sahip olan ortağı ve şirketin iki müdüründen biri olduğunu, diğer müdürü ve 425 paylı diğer ortağının dava dışı ... ile birlikte, davacı şirketi zarara uğratmak için birlikte hareket ettiklerini, davacı şirketin müdürler kurulu başkanı dava dışı ... aleyhine yapılan şikayetlerde başvurucu tarafların davalı ve dava dışı ... olduğunu, bu kişilerin beraber başvuru yaptığını, vekillerinin aynı olduğunu, söz konusu başvuruların aynı ve tek dilekçeyle yapıldığı da dikkate alındığında bu iki tarafın birlikte hareket ettiğinin izahtan vareste olduğunu, dava dışı ... hakkında da haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarma davası açılacağını, bir ortağın gereksiz davalar açmak suretiyle ortaklık yönetimini yıldırmaya çalışmasının, çıkarma için haklı sebep teşkil ettiğini, davacı yanın davalı yana çözüm önerileri sunduğunu, davacı şirketin müdürler kurulu ve hissedarları tarafından davalı yanını defalarca uyarıldığını, ancak davalı tarafın şirketi zarara uğratan ve ortaklar ile yöneticiler arasındaki ilişkiyi çekilmez hale getiren hal ve hareketlerini arttırarak devam ettirdiğini, bu sebeple davacı şirketin genel kurul kararı ile mahkemenize başvurma dışında başka seçeneği kalmadığını, tüm bu nedenlerle davalının bütün ortaksal haklarının dondurulmasına, mahkemeniz aksi kanaatte olacaksa davalının olağan ve olağanüstü genel kurullara katılım ve oy hakkı ile bilgi alma ve inceleme hakkının kaldırılmasına, önleyici tedbir kararının teminatsız olarak hüküm altına alınmasına, davalarının kabulü ile davalı ...'in davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalının şirketteki hisselerinin davacı şirkete devrine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında bir ortaklıktan çıkarma davasının devam etmesi nedeni ile, mahkememizde açılan aynı konuya ilişkin iş bu çıkarma davasının mükerrer olduğu konusunda şüphe bulunmadığını, öncelikle ilgili dosyanın celp edilerek incelenmesini derdestlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesini, aksi kanaatte .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/10 Esas sayılı dosyasının iş bu dosyalarının sonucunu etkileyeceğinden ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasını ve kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, iş bu davanın açıldığı tarihte davalı yanın zaten şirket ortağı olmadığını, davalı yan hakkında daha önceden 16.09.2019 ve 77 numaralı karar ile davalı yanın ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, davalı yanca .... Asliye Hukuk Mahkemesince 2019/459 Esas sayılı dosyasında talep etmiş oldukları ” genel kurul kararının tedbiren yürütmesinin durdurulması" - talebinin mahkemenin 02.10.2019 tarihli ara kararı ile reddedildiğini, davacı yanın davalının şirket ortaklığından çıkarmaya ilişkin almış olduğu 16.09.2019 ve 77 numaralı kararın halen ayakta olup iptal edilmemesi nedeniyle davacı şirketçe açılan iş bu davanın derdestlik oluşturacağının son derece aşikar olduğunu, davanın esasını teşkil eden davacı şirketin 21.11.2021 tarih 81/B karar numaralı Genel Kurul Kararının "YOK" hükmünde olduğunu, söz konusu Genel Kurul kararının hüküm ifade edebilmesi için, usulüne uygun olarak ortaklara toplantı çağrısının yapılması, toplantıya çağrının yetkili kişi ve organlarca yapılması, oylama yapılmaksızın karar alınması ve gerekli toplantı ve karar nisaplarına uyularak karar alınmış olması gerektiğini, Somut olayda bu hususlara riayet edilmeksizin karar alınmış olması nedeniyle davacı şirketin 21.11.2021 tarih 81/B karar numaralı Genel Kurul Kararının "YOK" hükmünde olduğunun son derece sabit olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı şirketin müdürler kurulu başkanı ... hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma" suçundan suç duyurusunda bulunulduğu ancak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği hususunda davalı yanın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu daha öncesinde ...'ın ... Ltd. Şti.'nde bulunan 96 20 lik hissesinin davalı yanca devralındığını, ve ...' 1 ortaklıktan çıktığını, ...' ın şirkette bulunan 9620 lik hissesine karşılık 25 adet her biri 8.000,00 TL tutarında toplamda 200.000,00 TL'llik sıralı senetler verildiğini ve bu senetlerden 1.2.3 ve 4 numaralı senetlerin meblağlarının ödenerek dava dışı ...'dan geri alındığını, Senetlerden 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 Numaralı senetlerin ise davalı yana ait ... İli ... İlçesi ... Mevkii 427 Parselde kain ... yazlık sitesinde bulunan B Blok 7 Numaralı Bağımsız Bölüm tapusunun ...' a devri ile mahsup edilerek ödendiğini, ayrıca sıralı senetlerden 14,15,16 ve 17 numaralı senetler de lehtar ...' a 30.11.2018 - 02.01.2019- 01.02.2019 ve 04.03.2019 tarihlerinde ... bankasından ödendiğini, Müdürler kurulu başkanı olduğu iddia edilen dava dışı ... davalı yandan kendi aralarındaki sözleşme doğrultusunda mahsuplaşma yolu ile tahsil ettiği sıralı senetlerden 9-10-11-12-13 numaralı sıralı senetleri dava dışı ... isimli 3. Bir kişiye cirolayarak davalı yan hakkında tekrardan icra takibi başlatılmış olması nedeniyle davalı yanca gerek ... gerekse 3. Kişi ... hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma " suç isnadı ile şikayette bulunulduğunu ancak savcılık makamınca " hukuki ihtilaf" olarak kabul edilerek takipsizlik kararı verildiğini, davalı yanın anayasal şikayet hakkını kullanması karşısında dava dışı ...' ı asılsız iddialarla yıpratmaya çalışıldığı iddiasının haksız ve gerçekle bağdaşmadığını, Davalı yan ile ... arasında belirtilen diğer dava ve soruşturma dosyalarının da hileli hareketleri nedeniyle açılmış olduğunu ancak ...' ın şirket ortağı olmadığını, şirket ortağı olmayan bir kişi ile davalı arasındaki şikayet ve davalı yanın davacı şirketten çıkartılması için haklı bir neden olmadığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/460 E. sayılı dosyasında davalı yanca ...' ın yöneticilikten azli için davacı şirket hasım gösterilerek dava acıdığını, mahkemece söz konusu davanın şirket tüzel kişiliğine değil bizzat yöneticiye yöneltilmesi gerektiğinden bahisle esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ön inceleme duruşmasında pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olup iddia edildiği gibi esasa ilişkin bir inceleme yapılmadığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/459 Esas sayılı dosyasının " esasa ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğinden " reddedildiğini, söz konusu dosyanın halen derdest olduğunu, davalının. daha önceden şirketten çıkartılmasına karar verilmiş olması nedeniyle iş bu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığının aşikar olduğunu, bu açıdan iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, Davalı yanın ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti'nin davacı şirketten kiraladığı okul binasına ilişkin icra takipleri olduğunu, takiplere itiraz edildiğini, tahliye kararı alındığını ve halende tahsilat yapılamadığı iddiasına ilişkin olarak da davalı yanın kira borcuna karşılık davalı yanın hissedarı olduğu başka bir şirkete ait bağımsız bölüm ...' a devredildiğini ancak ...'ın söz konusu bağımsız bölümü kendi üzerine yaparak ve söz konusu taşınmazı şirketin aktifine eklettirmediğini, daha sonrasında davacı şirketin kira borçları ödenmediğinden bahisle kötüniyetli olarak icra takibine girişmiş olup davalıca ileri sürülen protokolün kabul edilmemesi üzerine tahliye kararı verildik Söz konusu icra dosyalarında borçlunun davalı yan olmadığını, borçlunun ortağı olduğu ... ... Ltd. Şti olduğunu kira sözleşmelerinin de dan değil şirket tarafından imzalandığını, Şirketin borçlarından sorumlu olduğunu, iddia edilen hususların hiçbirinin davalı yanın davacı şirketten çıkartılması için bir haklı gerekçe olmadığını, Bir ortağın şirketten çıkartıla bilinmesi için ortağın eylemleri ve davranışları nedeniyle şirketin zarara uğraması gerekmekte olup davalı yanın bizzat kendi davranışları dahi olmayan hususların çıkarma sebebi olmayacağını, davalı yanın davranışları nedeniyle şirketin zarara uğrayıp uğramadığının net olarak tespitinin gerektiğini, Ortaklıktan çıkma ve çıkarma konusunda ayrılma akçesi TTK'nın 641 maddesinin birinci fıkrasında “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” denilmek suretiyle, şirketten ayrılan ortağın ayrılma akçesi talep edebileceğinin hükme bağlandığını, bu nedenlerle davanın reddi talep ettiklerini aksi kanaatte olacak olursa davalı yanın hissesi oranında esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin hesaplanarak mahkemeniz veznesine depo edilmesini, açıklanan tüm nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih, 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı kararında, dosya kapsamı uyarınca davalının bu davranışlarının artık ortaklar arasındaki ilişkinin devamının beklenemeyeceğinin açık bir göstergesi olduğunu, bu suretle davalıdan kaynaklanan nedenlerle şirket ortakları arasında karşılıklı güven ilkesinin ortadan kalktığını, ortakların birlikte şirket faaliyetlerine devam etmelerinin olanaksız olduğu anlaşılmakla hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen ayrılma akçesi davalıya ödenmek suretiyle davalının TTK. 640/3 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkarılmasına dair davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklıktan çıkma için haklı neden olgusunun ispat edilmediğini, ...'ın sadece şirket müdürü olduğu, şirket ortağı olmadığı, davacı şirkette ortak olan bir başka müvekkilin çıkartılmasına dair açılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1095 Esas sayılı dosyasında tanzim olunan bilirkişi raporunda davacı şirkete ait olan ve dava tarihi itibariyle de aktifinde yer alan ... İli ... İlçesi ... Mah. 345 Ada 223 Parsel sayılı taşınmazda keşif yapılmış değeri belirlenmiş aynı şekilde yine davacı şirkete ait olan ve dava tarihi itibariyle de aktifinde yer alan ... plakalı plakalı aracın karar tarihine en yakın değeri belirlendiğini, zaten olması gerekenin de bu olduğunu, Yargıtay' ın yerleşik içtihatları da açıkça " şirket malvarlığının gerçek değeri üzerinden ortağın payına düşen ayrılma akçesinin" tespit edilmesi ve ortağa ödenmesi gerektiğini, oysa yerel mahkemece kendi gerekçeli kararına derç ettiği yüksek mahkeme kararının gereğini yerine getirmemiş yalnızca ticari defterlerde görünen bilanço üzerinden ayrılma akçesinin hesap edilen hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, dolayısıyla müvekkilin davacı şirketteki payının karar tarihine en yakın "gerçek değeri" hesaplanmadan verilen kararın kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini, müvekkilin payına düşen ayrılma akçesinin karar tarihine en yakın " gerçek değerinin" hesaplanması için dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih, 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Şirket Ortaklığından Çıkarılma (Ortaklıktan Çıkma Payının Belirlenmesi)" davasıdır. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 640. maddesinde, şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebileceği, çıkarma kararına karşı ortağın iptal davası açabileceği, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 616. maddesinde, bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasının, genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olduğu tanımlanmış, 621/1-h maddesinde ise, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için alınacak genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği belirtilmiştir. Bu durumda TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır. Davacı şirketin 21.11.2021 tarihli genel kurul kararı uyarınca davalının şirket ortaklığından çıkarılması için mahkemede dava açılması yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafından davalının davacı şirkete zarara uğrattığı, olumsuz ilişkileri nedeniyle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği, asılsız şikayetlerde bulunduğu ileri sürülerek davalının davacı şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin talep edildiği, dosyada toplanan deliller, tanık beyanları, soruşturma dosyası kapsamında ortaklar arasındaki güven ilişkisini sarstığı, ortakların birlikte şirket faaliyeti yürütmelerinin beklenemeyeceği anlaşılmakla davalının TTK 640/3 maddesinde düzenlenen haklı sebeple çıkarma şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesinin yerinde olduğu ancak ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, gerçek değer hesap edilerek belirlenmesi gerektiği, .bu durumda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği, (11. Hukuk Dairesi, 2003/492E, 2003/5870 K. sayılı emsal kararı) davacı şirketin hüküm tarihine en yakın tarihteki sermayesinin rayiç değerine göre davalının çıkma payının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerçek değer belirlenmeden karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih, 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih, 2021/1087 Esas ve 2023/659 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 13/07/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır