Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/705 E. 2026/1204 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/705
Karar No
2026/1204
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/705 Esas

KARAR NO: 2026/1204

İNCELENEN EK KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/04/2026 tarihli ek karar

NUMARASI: 2026/156 E. - 2026/213 K.

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borçlu aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında müvekkiline İİK 89/1, 89/2 ve akabinde 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, 89/3 haciz ihbarnamesi 18.02.2026 tarihinde muttali olduğunu, ancak müvekkiline gönderildiği iddia edilen 89/1,89/2 89/3 haciz ihbarnameleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerinin usulsüz tebliği nedeniyle müvekkilin süresinde itiraz edememesi hukuken sonuç doğurmadığını, usulsüz tebligat, muhatabın öğrenme tarihinde hüküm ifade edeceğini, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, İİK 89/3 haciz ihbarnamesi nedeniyle müvekkilin borçluya borçlu olmadığının tespitine, 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliği nedeniyle müvekkili yönünden icra işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2026/156 esas, 2026/213 karar sayılı, 01/04/2026 tarihli ek kararı ile; " Mahkememizin 2026/156 Esas 2026/213 karar sayılı kararı ile mahkememizin görevsizliğine, HMK 20. madde gereği kararın kesinleştiği tarihten 2 hafta içerisinde mahkememize başvuru yapıldığında dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine karar verilmiş ise de taraf vekillerince 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesi için başvuruda bulunulmaması nedeniyle davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için iki haftalık kesin süre tanındığını, süresi içinde dosya gönderme talebi yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak gerekçeli kararın usule uygun şekilde tebliğ edilmediğini, fiziki tebliğde usulsüzlük bulunduğunu, tebliğ mazbatasının dosyada yer almadığını, kararın UETS adresine gönderilmediğini, yapılan incelemede tebliğdeki usulsüzlüğün ortaya çıkacağını, bu nedenle ek kararın kaldırılarak mağduriyetin giderilmesini ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden yapıldığını, istinaf nedenlerinin hukuki mesnetten yoksun bulunduğunu, davalı tarafından yapılan istinaf talebinin reddedilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi hususuna davacı tarafın riayet etmediğini, dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediğini, yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, talep ve dava etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK’nın 89. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından İİK'nın 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği tarihten 2 hafta içerisinde ilgili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığından bahisle ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilinin gerekçeli kararı içerir tebligatın UETS adresine gönderilmediği, kesinleşme usulsüz tebligata dayalı olmakla gönderme taleplerinin kabulünün gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

HMK'nın Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler başlıklı 20. maddesi; "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." şeklinde düzenlenmiş ise de Tebligat Kanunu'nun .../a maddesi gereğince baroya kayıtlı avukatların UETS adresine elektronik tebligat zorunluluğu mevcuttur.

Somut olaya bakıldığında ek karar davacı vekilinin UETS adresine tebliğ edilmiş ise de gerekçeli kararı içerir tebligatın davacı vekilinin UETS adresine gönderilmediği, tebligatın TK 21. maddesine göre 02.03.2026 tarihinde muhtara teslim edildiği ve 17.03.2026 tarihinde kesinleşmenin yapıldığı, bu hâli ile dava dosyasındaki kesinleşmenin usulüne uygun olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla HMK'nın 20. maddesine dayalı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve bu nedenle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına dair verdiği 01/04/2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin, HMK'nın 20. maddesi uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için öğrenme tarihine göre süresinde yaptığı başvuru kapsamında dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi işlemlerinin yapılması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../04/2026 tarih, 2026/... E. 2026/213 K. sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-a-5. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

HMK'nın 353/1-a-5. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/705, K. 2026/1204, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-705-e-2026-1204-k-db0970e59478