Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/7 E. 2026/1363 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/7
Karar No
2026/1363
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/7 Esas

KARAR NO : 2026/1363 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2023/115 Esas- 2023/747 Karar

TARİH: 24/10/2023

DAVA: İtirazın İptali (Geçersiz Hisse Devri Sözleşmesine Dayalı Olarak Ödenen Hisse Bedelinin İstirdadından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ davalı borçlu aleyhine Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibi başlattığını, davalının, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yetki itirazında bulunduğunu, davalının yetki itirazı nedeniyle icra dosyası İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile İstanbul İcra Müdürlüklerine geldiğini ve işlemlere devam edildiğini, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine borçlu haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ve borçlunun vaki itiraz nedeniyle icra takibi durduğunu, müvekkili İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2023/1120 arabuluculuk numarası başvurduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri de olumsuz neticelendiğini, davalı ile müvekkili, İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 Tarih ve ... yevmiye no'su ile limited şirket pay devri sözleşmesi imzaladığını, pay devri sözleşmesine konu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kaydı bulunan Bakırköy Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasında kayıtlı ... ... Limited Şirketi'ndeki 200 payını davalı, 200.000,00-TL bedelle müvekkiline sattığını, müvekkili, İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 Tarih ve ... yevmiye no'lu limited şirket pay devri sözleşmesi uyarınca 200.000,00-TL bedeli davalıya ödediğini, davalı, müvekkile noterde devrettiği ve bedelini aldığı şirketteki payını, daha sonra da diğer ortağı ...'a da satmış olduğunu, müvekkili diğer ortaktan telefon ile öğrendiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 29/11/2022 Tarih, ... sayı ve .... Sayfada görüleceği üzere, davalı, diğer ortak ... denilen kişiye aynı payı sattığını ve onun adına tescilini sağlandığını, iş kurma ve faaliyet gösterme amacıyla ticarete atılmaya çalışan müvekkiline, davalı dolandırmış ve 200.000,00-TL müvekkilden aldığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davalı, müvekkili ile yaptığı limited şirket pay devri sözleşmesine aykırı davrandığını, davalı, müvekkilinden almış olduğu 200.000,00-TL'yi iade edeceğini ilişkin defalarca müvekkiline söz verdiğini,iade etmediğini ve en nihayetinde başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ederek müvekkilinin gerek maddi gerekse manevi olarak mağdur ettiğini,davalının vaki itirazı nedeniyle takipin durduğunu, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında akdedilen İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi geçerli şekil şartlarını taşımadığından dolayı geçersiz olduğunu, pay devri sözleşmesinde bulunması zorunlu unsurlardan biri "şirket ünvanının açık olarak belirtilmesidir." . İlgili pay devri sözleşmesinde şirket ünvanı "..." ünvanlı şirket olarak belirtildiğini, ilgili limited şirket pay devri sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığı ve geçersiz olduğunu, yalnızca bu sebeple dahi davanın reddine karar verilmesini, davalı, müvekkilinin eski çalışanı olduğunu müvekkili, davalıya yardımcı olmak istediğini, .tanzim edilen limited şirket pay devri sözleşmesinde bulunan maktu metin müvekkili imzaladığını, müvekkili, tanzim edilen sözleşme öncesinde veya sonrasında davalıdan sözleşmede belirtilen 200.000.-TL'lik pay devri ödemesini almadığını, kaldı ki davacı yan da yapılan ödemeye ilişkin bir dekont sunamadığını, limited şirket pay devri sözleşmesinde ; genel kurulun iznine bağlı olmaksızın pay devrinin şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olduğunu, davacı yanın bu sözleşmeyi şirkete sunup ticaret sicile tescilini sağlamak konusunda yetkili olduğu hususunda anlaşılmasına rağmen davacı, bu uğurda herhangi bir işlem ve talepte bulunmadığını, davacı, müvekkilinin edimlerini yerine getirmediği iddiasında bulunurken aslında kendisi gerekli taleplerde bulanamadığını, bunun sebebi de, pay devri bedelini müvekkiline ödemediğini, davacı, müvekkilinin aralarındaki anlaşma hükümlerine uyması konusunda kendisini uyarması neticesinde müvekkile 50.000.-TL ödeme yaptığını, davacının bakiye ödemeyi yapmama konusunda ısrarlı davranması neticesinde müvekkili, davacının kendisine yaptığı ödemenin tamamı olan 50.000.-TL'yi davacı hesabına iade ederek aralarındaki anlaşmayı sonlandırdığını, davacı, müvekkilinden haksız kazanç elde etmek amaçlı olarak, dilekçelerinde mezkur iddiaları ortaya attığını, davacı, müvekkiline devir bedelini kısmen ödediğini, bakiye tutarı ödememekte ısrar ettiğini ve müvekkili bu tutarın tamamını iade ettiğini, bu sebeplerle davacının müvekkilinden hiçbir surette alacağı bulunmadığını, limited şirket pay devri sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığından dolayı geçersiz olması, bunun yanında davacının müvekkil nezdinde bir alacağının bulunmaması sebepleri ile haksız davanın reddedilmesini talep ettiklerini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 24/10/2023 tarih ve 2023/115 Esas- 2023/747 Karar sayılı kararında;

Davanın limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi incelendiğinde; davacının devir alan davalının devir eden olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kaydı bulunan Bakırköy Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasında kayıtlı ... unvanlı şirket hissesinin davalı tarafından davacıya devredildiği, devir bedelinin 200.000,00 TL olduğu, devir bedelinin tamamen ve nakten ödendiğinin/alındığının yazılı olduğunun görüldüğü, TTK’nun 520/son (TTK m. 595/1) maddesi uyarınca pay devri hakkındaki sözleşmeler yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça, ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, bu durumda tarafların, ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, cebedilen ticaret sicil kayıtlarına göre davalının ... ... Limited Şirketindeki hissesini dava dışı ...'a İstanbul 32.Noterliğinin 25.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile sattığı ve satışın pay defterine işlendiği ve ticaret sicile tescil ediliği, davalı tarafından sunulan banka ödeme dekontuna göre; davalının davacıya satış sonrasında davalı tarafından bildirilen hesaba 50.000,00 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, davalı tarafından ... ... Limited Şirketindeki hissenin İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile hissesinin davacıya devredildiği, hisse devrinin şirket pay defterine işlenmediği ve davalının daha sonra hissesini dava dışı başka bir kişiye sattığı, bu devrin şirket pay defterine işlendiği ve ticaret sicilde tescil edildiği, taraflar arasında akdedilen devir sözleşmesinin şirket pay defterine kayıt edilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz hale geldiği, taraflar arasındaki ilişkinin sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından sözleşme bedelinin ödenmediği yalnızca 50.000,00 TL ödendiği ileri sürülmüş ise de noter devir sözleşmesinde 200.000,00 TL'yi aldığını kabul ettiği resmi belge karşısında soyut iddianın değerlendirilemeyeceği, davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL iade bakımından ise davacının bu ödemenin başka bir ilişkinden kaynaklandığını ileri sürdüğü, davalı ise taraflar arasında başka bir ilişki olmadığını ileri sürdüğü, taraflar arasında devir sonrası mesajlaşmalara ilişkin kayıtların dosyaya sunulduğu, taraflar arasında yalnızca devir ile ilgili görüşmelerin ve ödemenin iadesinin konu edildiği, davacının ödeme için hesap verdiği, ödemenin başka bir ilişkiye ilişkin olduğuna dair dosyaya bir kanıt sunmadığı, dosya kapsamına göre 50.000,00 TL'nin devir nedeniyle kısmi iade olduğunun anlaşıldığı, buna göre davacının devir nedeniyle 150.000,00 TL alacağının kaldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 77/2 Maddesindeki düzenlemeye göre, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, davacı tarafça hisse devrinin pay defterine kaydı için davalı şirkete başvurulduğu iddia ve ispat edilmediğine göre sebepsiz zenginleşmenin takip tarihi itibariyle gerçekleştiği, dolayısıyla alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiği, takip öncesi faiz isteminin yerinde olmadığı, ( İstanbul Bölge adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2020/... E-2022/458K), alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, borcun tamamına itirazın yerinde olmadığı, kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerekiği, davacının ise 50.000,00 TL kısmi ödemeyi almasına rağmen kötü niyetli olarak devir bedelinin tamamı üzerinden takip başlattığı, bu nedenle kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin kısmen ret kararına konu olan 50.000-TL havale dekontunda ve mesaj kaydı incelendiğinde, davacı ile ... abi denilen şahıs ile görüşme olup, mesajda "... abi parayı yengemin hesabına atarken açıklamaya ... OLAN borcun ödenmesi yazar mısınız" dediğini, bu durum ... bey ile ... arasındaki durum ile alakalı olduğu mesaj kaydı ile de sabit olduğunu, davacı ile ... denilen şahıs arasındaki görüşme kaydına dayanarak dekonta açıkça borç ödemesi yazmasına rağmen Mahkemenin bu bedeli pay devri için ödenen 200.000-TL'nin kısmı ödemesi olarak kabul etmesi banka dekont içeriğine aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2019 T. ve 2017/710 E., 2019/11468 K. Sayılı kararında da havalenin borcun ifası olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, Yerel Mahkemenin banka dekontunda "... BORÇ ÖDEMESİ" yazılan ve 3. Kişinin hesabına gönderilen paranın, davacının şirket payı için davalıya ödemiş olduğu bedel için kısmı ödeme yapıldığına yönelik değerlendirmenin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin ve tanıklarının dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında akdedilen İstanbul 32. Noterliği'nin 24/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi geçerli şekil şartlarını taşımadığından dolayı geçersiz olduğunu, pay devri sözleşmesinde bulunması zorunlu unsurlardan biri şirket ünvanının açık olarak belirtilmesi olduğunu, ilgili pay devri sözleşmesinde şirket ünvanı "..." ünvanlı şirket olarak belirtilmiş olmakla, ilgili limited şirket pay devri sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığı ve geçersiz olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, davalının eski çalışanı olup davalı, davacıya yardımcı olmak istediğini, tanzim edilen limited şirket pay devri sözleşmesinde bulunan maktu metin davalı tarafından imzalandığını, davalı, tanzim edilen sözleşme öncesinde veya sonrasında davalıdan sözleşmede belirtilen 200.000.-TL'lik pay devri ödemesini almadığını, davacı yan da yapılan ödemeye ilişkin bir dekont sunamadığını, Limited şirket pay devri sözleşmesinde; genel kurulun iznine bağlı olmaksızın pay devrinin şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olduğu, davacı yanın bu sözleşmeyi şirkete sunup ticaret sicile tescilini sağlamak konusunda yetkili olduğu hususunda anlaşılmasına rağmen davacı, bu uğurda herhangi bir işlem ve talepte bulunmadığını, davacı, davalının edimlerini yerine getirmediği iddiasında bulunurken aslında kendisi gerekli taleplerde bulunmadığını, bunun sebebi de, pay devri bedelinin davacı tarafça ödememiş olması olduğunu, davacının kendisinin yapması konusunda yetkili kılındığı bir konuda davalı edim eksikliğinin bulunduğu iddiası tamamen suiniyetli olduğunu, davacı, haklı bir sebeple sözleşmeden döndüğüne dair herhangi bir bildirim de yapmadığını, davacı, davalının aralarındaki anlaşma hükümlerine uyması konusunda kendisini uyarması neticesinde müvekkile 50.000.-TL ödeme yaptığını, davacının bakiye ödemeyi yapmama konusunda ısrarlı davranması neticesinde davalı, davacının kendisine yaptığı ödemenin tamamı olan 50.000.-TL'yi davacı hesabına iade ederek aralarındaki anlaşmayı sonlandırdığını, Mahkemece bakiye kısım yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacı tarafından davalıya hisse devri karşılığı gönderilen bedelin hisse devrinin gerçekleşmemesi sebebiyle istirdadına ve tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Mahkemece de isabetli bir şekilde açıklandığı üzere TTK'nın 595 maddesi uyarınca limited şirket pay devrinin ve devir borcu doğuran işlemlerin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce onaylanması ve ortaklar kurulunun bu devre onay vermesi şarttır. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında davalının dava dışı ......Ltd.Şti.'ndeki hisselerinin davacıya devrine ilişkin 24/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi akdedildiği, şirketin devre onay vermemesi sebebiyle geçersiz olduğu ve davalı tarafından hisselerinin dava dışı üçüncü bir kişiye devredildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalının şirket hisseleri geçerli bir hisse devri sözleşmesi ile davacıya devredilmediğinden tarafların verdiğini sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirine iade etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından davacının kendisine 50.000,00 TL bedel dışında bir para göndermediği ileri sürülmüş ise de, noterde yapılan hisse devir sözleşmesinde hisse bedelini nakden ve tamamen aldığı beyanının aksi resmi senetle ispat edilemediğinden söz konusu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından ... isimli kişi aracılığı ile davacının bildirdiği yengesine ait olan hesaba 50.000,00 TL'nin iade edildiği savunulmuş, davacı tarafından bu ödemenin hisse bedeline ilişkin olmadığı, başka bir borcun ödenmesine ilişkin olduğu savunulmuştur. Davalı tarafından davacı tarafa iade edilen 50.000,00 TL'ye ilişkin banka dekontunda "... BORÇ ÖDEMESİ" şeklinde açıklama içermektedir. Her hangi bir açıklama içermeyen havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olup, bu yasal karinenin aksinin, yani havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri sürenin bu hususu ispat etmesi gerekmektedir. Ancak somut uyuşmazlıkta zaten davalı tarafından yapılan ödemenin borç ödemesi olduğuna dair dekontta açıklama yer aldığı ve whatsapp yazışmalarının dava konusu borcun tasfiyesine ilişkin olduğu anlaşıldığından taraflar arasında uyuşmazlık konusu borç dışında başka bir borç ilişkisi olduğu ve bu ödemenin ona ilişkin yapıldığı davacı tarafından yazılı deliller ile ispat edilememiştir. Bu sebeple Mahkemece söz konusu ödemenin hisse devri bedeline ilişkin kabul edilmesi, dava değeri itibariyle yasal olarak tanık dinlenmesi mümkün olmadığından tanık dinlenmemesi, davacı tarafından hisse bedelinin bir kısmı iade edilmesine rağmen iade edilen bedele ilişkin takip başlatması ve kötü niyetli olması dikkate alınarak aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/7, K. 2026/1363, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-7-e-2026-1363-k-ed6e9e319805