Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1450 E. 2026/1482 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1450
Karar No
2026/1482
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1450 Esas

KARAR NO : 2026/1482 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2026/490 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH: 12/05/2026 (Ara Karar Tarihi)

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

KARAR TARİHİ: 13/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı dava dilekçesinde özetle; irade sakatlığı ve zeka geriliği nedeniyle şahsı adına tesis edilen şirket ortaklığı ve yöneticilik sıfatlarının iptali, ticaret sicil kayıtlarının terkini, doğmuş ve doğacak vergi/... ve ticari borçlardan sorumlu olmadığının tespiti gerektiğini, üzerine yüklenen vergi ve ... sorumlulukları nedeniyle sosyal ve ekonomik hayatının olumsuz etkilendiğini, şu an işsiz olması ve gelir elde etmemesi nedeniyle bu yükümlülükleri karşılamasının mümkün olmadığını ileri sürerek dava sonuna kadar olası icra ve idari işlemlerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 12/05/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/490 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; " Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı tarafça somutlaştırılamamış ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketlerin kuruluşunda yer almadığını, şirket faaliyetlerine katılmadığını, herhangi bir ticari karar alma sürecinde bulunmadığını ve şirketlerden hiçbir ekonomik menfaat elde etmediğini, davacının sağlık durumundan yararlanarak kimlik bilgileri ve kişisel verilerinin kullanıldığı ve ticaret sicili işlemlerinin gerçekleştirildiğini yönünde emareler bulunduğunu, davacının şirketin kuruluş belgelerinde ortaklık kayıtlarında, müdürlük kabul beyanlarında ve ticaret sicili dosyalarında bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, imza aidiyetli araştırılmaksızın ve uyuşmazlığın esası bakımından belirleyici nitelikteki bu husus açıklığa kavuşturulmaksızın ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin eksik inceleme niteliğinde olduğunu, davacı hakkında adına kayıtlı görünen şirketlerden kaynaklanan işlemler nedeniyle çeşitli ceza yargılamalarının devam ettiğini, bu durumun davacının maruz kaldığı hukuki riskin yalnızca mali yükümlülüklerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda cezai sorumluluk tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu gösterdiğini, ileri sürerek, arz ve izah olunan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, dava sonuçlanıncaya kadar davacı adına kayıtlı görünen şirket ortaklığı ve yöneticiliğinden kaynaklanan vergi, ..., icra, kamu alacağı ve benzere mali ve idari işlemlerin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile sair giderlerin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; irade sakatlığı ve fiil ehliyeti yoksunluğu nedeniyle davacının davalı şirket ortaklıklarının iptali ve bu ortaklık nedeniyle doğmuş ve doğacak kamu borçları ile ticari borçlardan sorumlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkin olup, davacı tarafından davacı adına kayıtlı görünen şirket ortaklığı ve yöneticiliğinden kaynaklanan vergi, ..., icra, kamu alacağı ve benzer mali ve idari işlemlerin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece tedbir istemi reddedilmiş, dava tarafından bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.

Somut olayda; davacı tarafından ileri sürülen, irade sakatlığı ve fiil ehliyetsizliği nedeniyle davalı şirketlerin ortağı olmadığına yönelik iddialarının esası bakımından mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, delillerin toplanma aşamasında bulunulduğu, davacı iddialarının toplanacak deliller ve yapılacak tahkikat işlemlerine çerçevesinde tartışılıp değerlendirileceği, öte yandan davacının davalı şirketlerin ortağı olması nedeniyle hakkında yapıldığını ileri sürdüğü idari ve mali işlemlerin neler olduklarının tam olarak somutlaştırılamadığı, değişen delil durumuna göre mahkemeden her zamana geçici hukuki koruma talep edilebileceği de gözetildiğinde, mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılması gereken 2002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve 732,00-TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1450, K. 2026/1482, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1450-e-2026-1482-k-790da4d600d5