Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/934 E. 2026/1468 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/934
- Karar No
- 2026/1468
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/934 Esas
KARAR NO : 2026/1468 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2020/819 Esas- 2026/201 Karar
TARİH: 25/02/2026
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 13/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... meydanı No, ... ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... sicil numaralı ... Şirketi ... ve Ortakları şirketinin kurucusu ve eşi olan ...'nın vefatı ile adı geçen şirket hisselerine mirasçı olduklarını, davacının şirketin maliki olduğu taşınmazların kendi adına intikallerini yaptırmak üzere üvey oğlu ...'ya Üsküdar 3.Noterliğince düzenlenen 24.05.2006 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve aynı noterlikçe düzenlenen 31.05.2006 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnameler verdiğini ve bu vekaletlerde davacı, üvey oğlu ...'yı davacının mirasçısı olduğu şirketteki hak ve hisselerinin adına intikal ve tescillerinin yapılması hususunda yetkilendirildiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunan ... ve Yener Şükrü ... Büykükçekmece 1.Noterliğince 29.08.2006 tarihinde tanzim edilen ... yevmiye numaralı ortaklar kurulu kararı ile tekrar şirket sermaye yapısı ile ilgili tadil tasarısı düzenlendiğini ve bu noterde yapılan işleme şirketin temsil ve ilzamı konusunda ... ve haricen atanan ... isimli bir şahıs yetkilendirildiğini, 07.12.2012 tarihinde alınan ortaklar kurlu kararı ile davacının ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini ve davacıya ait ortaklık hissesinin ...'e devredildiğini, nihayetinde 26.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin kapatılarak ticaret sicilden terkin edildiğini belirterek şirketin ihyasına, faaliyetinin devanına, tasfiye memuru atanmasına ve Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/161 esas sayılı dosyasından alınan 29.08.2006 tarihli sahte ortaklar kurulu kararından itibaren şirket adına alınmış olan tüm kararların iptaline ve dava dosyasının İstanbul Anadolu 11 asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/750 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın daha önce, 26.07.2019 tarihinde, sadece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' nü davalı olarak göstermek suretiyle, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin, 2019/564 E., 2019/915 K. S dosyası ile ihya davası ikame etmiş olup, söz konusu dosyada, yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın Mahkememizin 2019/750 Esasına kaydedildiğini, akabinde davacı tarafından, davalı müvekkili aleyhine, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/226 E., 2020/314 K. S. Dosyası ile aynı konuda, 2. Bir dava daha açılarak, mezkür davada, dava dosyasının, Mahkememizin , 2019/750 E. S. dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, ancak bilindiği üzere, ihya davalarının, Ticaret Sicil Memurluğu, ihyası istenen şirket ve şirketin tasfiye memurlarına, birlikte, husumet yöneltilerek ikame edilmesi şart olduğunu, Diğer bir anlatımla, ihya davalarında, Ticaret Sicil Memurluğu, tasfiye memurları ve ihyası istenen şirket arasında, zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, Mahkememizin 2019/750 E. S. Dosyasında davacı tarafından, her ne kadar, sadece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, hasım gösterilmek suretiyle, ikame edilmiş ise de, kanun ve Yargıtay İçtihatları gereği olarak, ihya davalarında, ihyası istenen şirketin, yasal hasım olması sebebiyle, usulen, söz konusu davanın, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirketin tasfiye memuru ile birlikte, davalı müvekkili şirket aleyhine de ikame edilmiş sayılması gerektiği dikkate alınarak, davalı müvekkili şirketin, Mahkeme ce, resen, davaya dahil edilmesi gerektiğini, Hal böyleyken, davacı tarafından, davalı müvekkili şirket aleyhine, Mahkemenin 2019/750 E. S. dosyası ile, daha önce, 26.07.2019 tarihinde, ikame edilmiş, hali hazırda, derdest bir ihya davası var iken, davacının, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin, 2020/226 E., 2020/314 K. S. Dosyası ile, aynı konuda, 2. Bir ihya davası daha açmış olması, usule ve kanuna aykırı olup, bu sebeple, huzurdaki dava dosyası ile birleştirilen, söz konusu davada, derdestlik itirazında bulunuyor ve derdestlik nedeniyle, davanın reddine, karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ...'nın , huzurdaki ihya davasını, davalı müvekkili şirketin, alacaklısı sıfatıyla değil, ortağı sıfatıyla ikame ettiğini, oysa davacı ...'nın davalı şirketin, ortaklığından çıkarılmış olup, dava tarihi itibarıyla, şirketin ortağı olmadığını, zira şirketin , gündemli ortaklık kurulu toplantılarına, Noter' den, Müteaddit kereler yapılan davet tebligatlarına rağmen, katılmamış, kanuni vecibelerini yerine getirmemiş, borçlarını ödememiş ve sonuçta, şirket ortakları tarafından alınan, 03.07.2012 tarih ve 12 sayılı karar ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın davacıya , Zeytinburnu 1.noterliğinin 23.07.2012 tarihli ihtarnamesi ile, 26.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, tebliğden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde, hiçbir itiraz ve iptal davası olmadığından, çıkarma işlemi kesinleşmiş ve kesinleşmesinden sonra, söz konusu kararın Beyoğlu 35. Noterliği' nin 07.12.2012 tarih ve ... sayı ile onaylı olarak, 04.01.2013 tarihinde, İst. Tic. Sic.Md.ce, tescil ve 10.01.2013 tarih ve ... sayılı Tic.Sic. Gazetesinde ilan edildiğini, davacı ...' nın, şirket ortaklığından çıkarılmasının, davacının, yolukla malul olduğunu iddia ettiği, B.çekmece 1. Not. 29.08.2006 gün ve ... nolu tadil sözleşmesi ile, hiçbir ilgisi olmadığını, ...'nın şirket ortaklığından çıkartılmasının, tescil ve ilanından sonra, şirketin ortaklık ve sermaye yapısının ... 180/660 , ... 480/660 olduğunu, hatta davacı ...’nın ortaklıktan çıkarılması kararı, yine, davacı ... tarafından, ... aleyhine açılan, Bakırköy 8.nci ATM.' nin, 2011/678 E, 2013/433 K. sayılı, Tapu İptal ve tescil davasına konu olmuş ve söz konusu ortaklıktan çıkarma kararı, ilgili Mahkeme' ce, detaylı olarak irdelendikten sonra, mezkür davada, ortaklıktan çıkarılmanın yasal olduğu tespit edilerek, ortaklıktan çıkartılan davacı ...' nın, dava açma ehliyeti olmadığı ve hukuki yararı olmadığından bahisle, davanın, reddine karar verildiğini, söz konusu kararın davacı ... tarafından temyiz edildiğini ancak, söz konusu kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 19.11.2014 gün ve 2014/7657 E, 2014/17996 K sayılı ilamıyla, onanarak, kesinleştiğini, Dolayısıyla, huzurdaki asıl ve birleşen dava tarihi itibarıyla, davacı ...' nın, davalı müvekkil şirketin, ortağı olmaması sebebiyle, şirket aleyhine, ihya davası açma ehliyeti bulunmamakta olup, huzurdaki davaların, hukuki yarar yokluğu sebebiyle, usulden reddi gerektiğini, huzurdaki asıl ve birleşen dava, zamanaşımına uğramış olup, her iki davanın da, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Bilindiği üzere, TTK.' nın ilgili hükümleri ve Yargıtay İçtihatları uyarınca, İhya davası açılabilmesi için, davacının, tasfiye öncesi var olan bir alacağı bulunması ve buna ilişkin bir alacak davası veya icra takibi başlatmış olması gerektiğini ancak davacı ...' nın, böyle bir iddiası bulunmamakta olup, davalı müvekkil şirketin, ihyasında, davacının, hukuki yararı bulunmadığını, huzurdaki davada, davalı müvekkili şirket ortakları tarafından düzenlenen, B.çekmece 1. Not. 29.08.2006 gün ve ... nolu tadil sözleşmesinin, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/161 E., 2009/604 K. sayılı ilamıyla, iptal edildiği ve yoklukla, malul olduğu iddia edilmek suretiyle, söz konusu tadil sözleşmesine dayanılarak, şirket adına yapılan, şirketin tasfiyesi de dahil, bütün işlemlerin iptali ve şirketin ihyası talep edildiğini, müvekkili olan davalı şirketin tasfiye edilmiş olması ve davadaki iddialar sebebiyle, tarafımızca yapılan, detaylı incelemeler neticesinde, iddiaların aksine, bakırköy 1. asliye ticaret mahkemesi'nin 2008/161 E., 2009/604 K. sayılı ilamıyla, iptal edilerek, yoklukla malul olan, b.çekmece 1. not. 29.08.2006 gün ve ... nolu tadil sözleşmesine dayalı olarak, davalı müvekkil şirket adına yapılan, hiçbir bir işlem veya tasarruf olmadığı, tespit edildiğini, şirket ortakları tarafından, davacının, huzurdaki davaya dayanak yaptığı, Büyükçekmece 1. Noterliği'nin, 29.08.2006 gün ve ... Yev. no ile onaylı tadil sözleşmesi yapılmış ve 01.09.2006 tarihinde tescil edilerek, 06.09.2006 gün ve 6636 sayılı, ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, hal böyleyken, işbu tadil sözleşmesi, ortaklardan ...’nın imzasının, takliden, atıldığı iddiası ile itiraz ve şikayet edilmiş olup, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/161 E., 2009/604 K. sayılı ilamıyla, iptal edilerek, yoklukla malul olmuş, ancak, zaten, mezkür tadil sözleşmesine dayalı olarak, şirket adına yapılan, hiçbir bir işlem/karar veya tasarruf kesinlikle olmadığını, Büyükçekmece 1. Noterliği' nin, 29.08.2006 gün ve ... yev. no ile onaylı tadil sözleşmesi, henüz, düzenlenmeden önce, şirket ortakları tarafından, Bakırköy 2. Not. 11.07.2006 gün ve ... yev.no ile onaylı, karar defterine alınan, ön kabul kararlarıyla; Mirasçı şirket ortakları, yukarıda, 1.C maddesinde, belirtilen, 12.07.2006 gün ve ... Yev.nolu 2. nci tadil sözleşmesinin düzenleyerek, şirketin, imarsız olan arsasını, satmanın yollarını aramışlar, bu kapsamda, 12.07.2006 gün ve ... nolu kararla, bazı kişileri, pazarlama ile görevlendirdiklerini, şirkete ait arsanın, imarsız ve çok ortaklı olması sebebiyle, doğrudan, satılamasının, sıkıntılı olacağını düşünen ortaklar, vergiden kurtulmak ve mevzuatla uğraşmamak adına, yeni bir satış taktiği olarak, arsayı, doğrudan satmak yerine, şirketteki hisselerini devretmek suretiyle, arsa bedelini, hisse payı şeklinde, alarak, hem, şirkete ait arsayı, dolaylı yoldan satma, hem de şirketteki hisselerinden kurtulma yoluna gittiğini ve bu doğrultuda, şirket hisselerini ve dolaylı yoldan, şirkete ait arsayı satın alacağın ... isimli bir talip bulmuş olup, bir takım şirket hisselerinin, 28.08.2006 tarihinde, ...' ün oğlu ... tarafından, satın alınması ve davacının, yoklukla malül olduğunu iddia ettiği, Büyükçekmece 1. Noterliği' nin, 29.08.2006 gün ve ... yev. no ile onaylı tadil sözleşmesinin(hiçbir zaman kullanılmamıştır), düzenlenmesinden sonra, şirket ortakları tarafından, söz konusu arsanın, ...’e satışı için 15.09.2006 gün ve 06 nolu karar alındığını, ancak Alıcı... ve şirket ortaklarının, asıl amacı, şirket hisselerin devri değil, şirkete ait arsanın, alım satımı olup, dolayısıyla, alıcı ...' ün, şirket hisselerini, devralması ve şirketin, tek sahibi durumuna gelmesi halinde, şirkete ait, arsa tapusunu, kendi adına devretmekte, sıkıntı yaşayacak olması sebebiyle, şirket ortakları ve alıcı ... arasında, önce, şirket hisselerinin, ...' ün, oğulları olan ... ve ...' e, devri ve akabinde, şirketin, tek hissedarları haline gelecek olan, ... ve...' ün de, şirkete ait arsayı, babaları olan ...' e devri hususunda, anlaşma sağlandığını, sonrasında, aşağıda, detaylı olarak, izah edileceği üzere, 18 şirket ortağının hissesi, şirkete ait arsa bedeli, ortakların, hisse payları oranında, ödenmek suretiyle, ...' ün oğulları, ... ve ... tarafından, tek tek devir alındığını, Öte yandan, her ne kadar, ..., 28.08.2006 tarihinde, şirket hissedarlarından, ... ve ...' nin, hisselerini almak suretiyle, ilk olarak, şirkete, 28.08.2006 tarihinde, ortak olduktan sonra, davacının, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/161 E., 2009/604 K. sayılı ilamıyla, iptal edilerek, yoklukla malul olduğunu iddia ettiği, B.çekmece 1. Not. 29.08.2006 gün ve ... nolu tadil sözleşmesi ile, diğer hissedarların, dışarıdan tayin ettiği ... isimli şahıs ile birlikte, şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmış ise de, henüz, şirket hisselerinin tamamı, devralmadığı için, söz konusu tadil sözleşmesine dayalı olarak, şirket adına hiçbir işlem yapmamış iken, davacı ... adına, vekaleten hareket eden, üvey oğlu ...' nın, ...' ü arayarak, mezkür tadil sözleşmesinde, kendisi adına atılan imzanın, sahte olduğunu ve bu konuda, dava ve şikayette, bulunacağını söylemesi üzerine, ... ve şirket ortakları arasında, yoklukla malul olduğu iddia edilen söz konusu tadil sözleşmesinin, hiçbir şekilde kullanılmaması ve usulüne uygun şekilde, yeniden tadil sözleşmesi düzenlenmesi hususunda, mutabakata varılmış ve bu kapsamda, yeniden düzenlenen, B. çekmece 1. Not.ce onaylı, 06.12.2006 tarih ve ... yev nolu, 4. tadil sözleşmesi tescil ve ilan edilerek, söz konusu tadil sözleşmesi ile, bu kerre, şirketi Temsil ve İlzama, ..., tek başına yetkili kılındığını, Keza, söz konusu tadil sözleşmesi, davacı ...' da dahil, tüm şirket ortakları tarafından imzalandığını, davalı müvekkili şirket hisselerinin devri ve yeni hissedarları kapsayan, tadil sözleşmesi, yukarıda zikredilen, B. Çekmece 1. Not.ce onaylı 06.12.2006 TARİH VE ... YEV NOLU, 4. TADİL SÖZLEŞMESİ olup, söz konusu hisse devirlerinin, davacının, iddia ettiği, yoklukla malül olan BüyükçekmecE 1. Noterliği' nin, 29.08.2006 Gün vE ... Yev. no ile onaylı tadil sözleşmesi ile hiçbir ilgisi olmadığını, şirket hisselerinin devri ve yeni hissedarları kapsayan, B. ÇEKMECE 1. NOT.CE ONAYLI 06.12.2006 TARİH VE ... YEV NOLU TADİL SÖZLEŞMESİ, tamamen müstakil ve yeni bir karar olup, keza, bu kararda, davacı ..., şirket ortağı olarak bizzat, imza sahibi olmadığını, ..., kendisi adına asaleten, kız kardeşi ... ve üvey annesi ... adına vekaleten hareket ederek, arsanın alıcısı ... ile muhatap olduğu için, kendisi, kız kardeşi ...ve üvey annesi ...' ya ait, bu üç hisseyi de devrettireceği vaadiyle, hisse bedellerini, alıcı ...' den, teslim aldığı halde, üvey annesi davacı ...' ya, hissesinin bedelini ödemeyip, cebine atmış olduğu için, davacı ..., hissesini, ...' e devretmekten, imtina etmiş, bu da yetmezmiş gibi, davacının, yoklukla malül olduğunu iddia ettiği, BÜYÜKÇEKMECE 1. NOTERLİĞİ' NİN, 29.08.2006 GÜN VE ... YEV. NO İLE ONAYLI TADİL SÖZLEŞMESİ, şirketin, hiçbir işleminde kullanılmamasına rağmen, sırf, bu tadil sözleşmesi, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/161 E., 2009/604 K. sayılı ilamıyla, iptal edildiği için, ..., ..., haksız yere, davacının, dava dilekçesinde, bahsettiği, 2 ayrı ceza davası ile, karşı karşıya kaldığını, ... ve ... hakkındaki, söz konusu ceza davaları, davacının, yoklukla malül olduğunu iddia ettiği, BÜYÜKÇEKMECE 1. NOTERLİĞİ' NİN, 29.08.2006 GÜN VE ... YEV. NO İLE ONAYLI TADİL SÖZLEŞMESİNE istinaden, ikame edilmiş olup, yani, söz konusu tadil sözleşmesinin, şirketin, hiçbir işleminde, kullanılmamaış olması sebebiyle, bu sözleşmeye istinaden ikame edilen ceza davalarının da, huzurdaki davada, dikkate alınabilmesi, hukuken mümkün olmadığını, şirketin, tüm ortakları tarafından, önce, 21.07.2006 gün ve 02 sayılı karar ile, şirketin mirasçı ortaklarından, ... un, hisselerinin, ..’e devrine ve ...' in, şirkete ortak olarak kabulüne,Akabinde, 21.08.2006 gün ve ...sayılı karar ile, şirket mirasçı ortaklarından, .. ...,..., ... ve ... (...)' ın, Komanditer hisselerinin, ...' e, devrine ve ...' ün, şirkete ortak olarak kabulüne, Yine, aynı karar ile, ...’in, hissesinin de, ...’e devrine ve ...' ün, şirkete ortak olarak kabulüne, Sonrasında, 22.08.2006 gün ve 04 sayılı karar ile, şirket mirasçı ortaklarından, ...' in, Komanditer hisselerini ...’e devrine ve ...’ ün, şirkete ortak olarak kabulüne, Ve son olarak, 20.09.2006 gün ve... sayılı karar ile, şirket mirasçı ortaklarından, ...ve ...' nın, Komanditer hisselerinin, ...’e devrine ve .... ün, şirkete ortak olarak kabulüne, muvafakat edilmiş olup, ayrıntıları yukarıda belirtilen, tüm bu ön kabul kararları üzerine, ortaklar, şirket hisselerinin devrini, aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde, Noter' de gerçekleştirmişler ve B.çekmece 1. Not.nce onaylı 06.12.2006 tarih ve ... yev nolu tadil sözleşmesi ile 11.12.2006 tarihinde tescil ve ilan ettirdiklerini,Büyükçekmece 1. Not.nce onaylı 06.12.2006 tarih ve ... yev nolu, yeni bir tadil sözleşmesi düzenlemiş ve söz konusu tadil sözleşmesi, 11.12.2006 tarihinde tescil ve 14.12.2006 gün ve ... sayılı Tic.Sic. Gazetesinde ilan edildiğini, Komandite ortak ... şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirkete ait bütün hisse devirleri, şirket arsasının alıcısı olan ve bedelini ödeyen ...’e, arsanın devrini sağlamak için yapılmış, şirketin temsil ve ilzamı, bu sebeple, şirket hisselerine sahip olan oğullarından ...’e münferiden bırakıldığını, Zira, yapılan tüm bu işlemler, en başından beri, şirketin tüm ortakları ile yapılan anlaşmanın gereği olarak gerçekleştirilmiş olup, bu husus, şirket adına alınan karar ve yapılan işlemlerden de açıkça görüldüğünü, Davacı ...'nın gündemli ortaklık kurulu toplantılarına, Noter' den, Müteaddit kereler yapılan davet tebligatlarına rağmen, katılmamış, kanuni vecibelerini yerine getirmemiş, borçlarını ödememiş ve sonuçta, şirket ortakları tarafından alınan, 03.07.2012 tarih ve 12 sayılı karar ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, Bu kararın davacı ...’ ya, Zeytinburnu 1.noterliğinin 23.07.2012 tarihli ihtarnamesi ile, 26.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, tebliğden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde, hiçbir itiraz ve iptal davası olmadığından, çıkarma işlemi kesinleşmiş ve kesinleşmesinden sonra, söz konusu karar, Beyoğlu 35. Noterliği' nin 07.12.2012 tarih ve ... sayı ile onaylı olarak, 04.01.2013 tarihinde, İst. Tic. Sic.Md.ce, tescil ve 10.01.2013 tarih ve ... sayılı Tic.Sic. Gazetesinde ilan edildiğini, davacı ...' nın, şirket ortaklığından çıkarılmasının da, yolukla malul olduğu iddia edilen, B.çekmece 1. Not. 29.08.2006 gün ve ... nolu tadil sözleşmesi ile, hiçbir ilgisi olmadığını, Hatta, davacı ...’nın ortaklıktan çıkarılması kararı, yine, davacı ... tarafından, ... aleyhine açılan, Bakırköy 8.nci ATM.' nin, 2011/678 E, 2013/433 K. sayılı, Tapu İptal ve tescil davasına konu olmuş ve söz konusu ortaklıktan çıkarma kararı, ilgili Mahkeme' ce, detaylı olarak irdelendikten sonra, mezkür davada, ortaklıktan çıkarılmanın yasal olduğu tespit edilerek, ortaklıktan çıkartılan davacı ...' nın, dava açma ehliyeti olmadığı ve hukuki yararı olmadığından bahisle, davanın, reddine karar verildiğini, ...' ün, sahte belgelerle, şirkette, pay sahibi olduğu yönündeki, davacı iddiası, baştan sona, hilafı hakikat olup, haksız ve mesnetsiz olduğunu, öte yandan, yine, davacının, davalı müvekkili şirkete ait malvarlığının, ..., ... ve eyyib atakan gül tarafından, sahteliği, kesin olarak ispatlanmış belgelerle, kendi adlarına, aktarıldığı yönündeki iddiası da, baştan sona, uydurma olup, haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/02/2026 tarih ve 2020/819 Esas- 2026/201 Karar sayılı kararında;
Davanın ... Şirketinin ihyası ve butlan nedeniyle genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu, davanın İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2020/226 Esas sırasında açıldığı, Mahkemesince dosyanın Mahkemenin 2019/750 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemenin 2019/750 Esas sayılı dosyasından tefrik kararı verilmesi üzerine işbu esas sırasına kaydı yapıldığı, önceki esaslı dosyada yargılama şirketin ihyası yönünden yapıldığı ve şirketin ihyasına karar verildiği, şirket kayıtları ve alınan tüm kararlar ile belgeler üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülerek hükme esas alındığı, 03.07.2012 tarih ve 12 no'lu Ortaklar Kurulu Kararı ile ortak ...'nın ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, TTK m. 328 ve eTTK m. 267 hükümlerine göre adi komandit şirkete de uygulanacak olan TTK m. 255 ve eTTK m. 197 hükümleri ile, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/578 E., 2013/433 K. sayılı, 29.07.2013 tarihli kararında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'nın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 03.07.2012 tarih ve 12 no'lu Ortaklar Kurulu Kararının geçerli olduğu, bu durum muvacehesinde davacının dava tarihinde şirket ortağı olmadığı bu nedenle bu davada husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini ret ederek eksik inceleme yaptığını, itirazları değerlendirilmeden, çelişkiler giderilmeden karar verdiğini, yerel mahkeme müvekkilin aktif dava açma ehliyeti olup olmadığının tespiti için dosyayı bilirkişilere gönderdiğini, tarafımızdan 25.12.2025 tarihinde ayrıntılı olarak bilirkişi raporuna itiraz ederek çelişkilerle dolu, kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olan bilirkişi raporunu kabul etmediğini, dosyanın itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişiye gönderilerek rapor alınamsını talep etmiş olmasına rağmen talebinin ret edilerek dosyanın karara çıkartılmasının HMK aykırı olduğunu, bilirkişinin ortaklık yapısına ilişkin tespitlerinin eksik ve çelişkili olduğunu, Yerel Mahkemenin "... bu tarihte ortak sıfatına sahip olan ..., ... ve ... tarafından asaleten/vekaleten ortaklar kurulu kararının imzalanmış olması sebebiyle" yerel mahkemenin gerekçesinde bahsedilen ortaklar kurulu kararının iptal edildiğini, yerel mahkemenin Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/578 E., 2013/433 K. sayılı, 29.07.2013 tarihli kararında yer alan tespitler TTK. 255 md. birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'nın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 03.07.2012 tarih ve 12 no'lu Ortaklar Kurulu Kararının geçerli olduğu tespitinin hatalı olduğunu, TTK. 255 md. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 255, kollektif şirketlerde haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarma prosedürünü düzenlediğini, bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerle şirketin feshi gerekiyorsa, diğer ortakların tümü, o ortağın çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebileceğini, bu madde ile şirketin feshinin önlenmesinin amaçladığını, ... Bakırköy 7. Ağır Ceza Mah. 2021/ 389 E.2022/ 224 K. Sayılı ilamıyla ortaklar kurulu kararında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan ceza aldığını ve ortaklar genel kurul kararının iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmaktan ceza aldığını, ortaklar kurulu kararının iptal edildiğini aynı ortağın daha sonra şirketi temsil ederek işlem yaparak ortaklar adına karar alarak müvekkilini ortaklıktan çıkarmasının yasal olmadığını, yasal olmayan karara dayanarak müvekkilimin aktif hsumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet eksikliğinden ret edilmesinin hatalı bir karar olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı şirketin 29/08/2006 tarihinden itibaren şirket adına alınmış tüm ortaklar kurulu kararlarının ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle butlan ile malul olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/03/2014 tarih, 2013/17972 Esas ve 2014/4385 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece resen göz önüne alınır. Somut uyuşmazlıkta davanın konusu, davalı şirketin 29/08/2006 tarihinden itibaren şirket adına alınmış tüm ortaklar kurulu kararlarının ve yapılan işlemlerin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle butlan ile malul olduğunun tespiti ve iptali talebine ilişkin olup, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılmıştır. Davacının davalı şirketin 03/07/2012 tarih ve ...no'lu Ortaklar Kurulu Kararı ile TTK'nın 255/1 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarıldığı, söz konusu kararın davacıya noter marifetiyle usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen maddenin ikinci fıkrasında belirlenen 3 aylık yasal süre içerisinde karara karşı iptal davası açılmadığı ve kararın kesinleştiği, davadan önce davacının ortaklık sıfatının sona erdiği, nitekim taraflar arasında ortaklık sıfatına bağlı olarak görünen farklı bir uyuşmazlığa ilişkin davanın Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/07/2013 tarih ve 2011/678 esas-2013/433 karar sayılı ilamı ile aynı gerekçe ile reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2014 tarih, 2014/7657 esas ve 2014/17996 ilamı ile onanarak kesinleştiği ve bu kararın kesin delil niteliğinde olduğu, davacının şirket ortağı olmaması sebebiyle iş bu davada aktif husumetinin bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma kararını alan ortağın başka bir ortaklar kurulu kararında sahtecilik yapması ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin şirket ortaklığını ve şirketle ilgili alınan kararlarda oy kullanma hakkını doğrudan sona erdirmediği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin tespitin hukuk dışında özel veya teknik bir bilgiyi gerektirmemesi sebebiyle rapora itirazlar yönünden ek rapor alınmasının yerinde olduğu ve ileri sürülen itirazların sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.