Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1396 E. 2026/2054 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1396
- Karar No
- 2026/2054
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1396 KARAR NO : 2026/2054
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2022 NUMARASI : 2019/143 Esas 2022/1029 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ 30/09/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/143 Esas 2022/1029 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davacının davasının reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı.... A.Ş. vekilinin 07.05.2019 harç tarihli davada dava dilekçesiyle; müvekkilinin “Nakliyat Abonman Poliçesi” kapsamında sigortalı olan .... A.Ş.’ye ait domates salçası emtiası davalıların üstlendiği taşıma sırasında 15.11.2017 tarihinde zarara uğradığını, taşımanın Bursa ile Gemlik Limanı'nda başladığını, emtianın teslim edileceği .... şirketinin adresine teslimini kapsadığını, taşımanın CMR hükümlerine göre yapılmış karma (kombine) bir taşıma olduğunu, söz konusu hasara ilişkin sorumluluğun rejimi belirlenirken CMR Konvansiyonu hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, CMR hükümlerinin davaya tatbik edilecek olmasından ötürü her ne kadar emtia kısmen deniz yoluyla taşınmış ise de olayda Deniz İhtisas Mahkemeleri değil genel mahkemelerin (Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevli olacağını, müvekkilinin sigortalısını ait emtia Yunanistan’da sel sularına kapılmış olup CBHU943821-6 nolu konteynır üzerinde bulunduğu tır ile birlikte kaybolduğunu, taşınan emtianın toplam miktarının 302.240 kg (brüt) olup zarar gören emtia miktarının brüt 24.583 kg olduğunu, davalılardan .... Şirketi 02.11.2017 tarihli düzenleme yeri İzmir olan konşimento (Bill Of Lading) ile taşımadan sorumlu olan şirket olduğunu, diğer davalı şirket olan .... şirketinin de taşıma işini üstlenen bir diğer şirket olduğunu, CMR’nin taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen maddeleri uyarınca davalı taşıyanlar zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, söz konusu taşımanın ardışık taşıma niteliğine haiz olduğunu, davalı taşıyıcıların taşıma sırasında gerekli tedbirleri almadığını, davada ki ispat yükünün davalı taşıyanlarda olduğunu, dava konusu zarar neticesinde müvekkili şirketin sigortalısına 25.01.2018 tarihinde 15.549,12 Euro tutarında ödeme yaptığını, bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği sigortalısının zarar sorumluluklarına karşı ileri sürebileceği tüm dava haklarına sahip olduğunu, zararın şimdilik 8.474,53 Euro tutarında ki kısmı dava konusu yapıldığını, söz konusu hasarın 17.11.2017 tarihinde taşıyıcı .... Şti.’ne ihbar edildiğini, konteynırın kaybolması sebebiyle tam ziya halinin mevcut olduğunu, bu durumda taşıyıcılara ihbarın zorunlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinden olumlu sonuç alınamadığını, emtianın taşıma sebebiyle zarar görmesinden ötürü davalı taşıyanlardan 8.474,53 Euro tutarında ki alacağın ödeme tarihi olan 25.01.2018 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden dövize uyguladıkları 1 yıllık mevduata dair en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme gününde ki efektif satış kuru üzerinden davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şti vekilinin 22.10.2019 tarihli cevap dilekçesiyle; Satıcı ....A.Ş. tarafından alıcı şirket..... adlı firmaya satılan domates salçası cinsi emtia 24 adet konteynır içinde .... adlı gemi ile Türkiye’nin Gemlik Limanı'ndan Yunanistan’ın Pire Limanı'na müvekkili firma tarafından sevk edildiğini, müvekkili firmanın sorumluluğunun taşıyıcı belgesine göre malın alıcısı olan ..... firmasına veya onun taşımasını üstlenen yetkili firmaya Atina / Pire Limanı'nda teslim etmek olduğunu, taşıma belgesinde teslimat için alıcının karayolu ile taşımasını üstlenen firmanın sorumluluğunun sona erdiğini, diğer taşıyıcı firma ..... Ltd'in ise, alıcı firmanın tayin ettiği Atina’da ki fabrikaya taşımayı üstlenen taşıyıcı olduğunu, müvekkili firma ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, müvekkili firmanın sadece deniz taşıma işini üstlendiğini ve davaya bakmakta görevli olan mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemeleri olduğunu, müvekkili firma tarafından yapılan taşımanın deniz taşımacılığını olduğunu ve Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Konvansiyonu (CMR) hükümlerine tabi olmadığını, taşımanın bütününü kapsayan tek bir anlaşma olmadığı gibi taşımanın tamamının karayolu ile yapılmadığını, müvekkili firmanın alıcıya ait malları deniz yolu ile Pire Limanı'nda alıcıya veya yetkilendirdiği taşımacısına teslim etmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, teslimatın yapılmasıyla müvekkili firmanın sorumluluğunun sona erdiğini, diğer taşıyıcı firma .... Ltd'nin ise alıcı firmanın tayin ettiği taşıyıcı olduğunu, müvekkili firma ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, dava konusu olayda ardışık taşımanın söz konusu olmadığını, hasarın müvekkili firmanın yaptığı taşıma esnasında oluşmadığını, müvekkili firmanın malları teslim etmesinden sonra .... firmasının taşıması esnasında Atina’da meydana gelen sel felaketi nedeniyle oluştuğunu, ekspertiz raporu ve alınan bilgilere göre .... firması tarafından konteynırların limandan tırlara yüklenerek Aliartos Atina’da bulunan alıcı firmanın fabrikasına sevk edilirken CBHU943821-6 nolu konteynırın üzerinde bulunduğu, tırın sel sularına kapıldığını ve olay yerinden 5 km uzakta boş olarak pert vaziyette bulunduğunu, ekspertiz raporunda sel felaketi nedeniyle alıcının taşıyıcısı ....t firmasının sorumlu olmayacağının da belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; taşımaya ilişkin olarak sigorta şirketinin davalı taşıyanlara karşı açmış olduğu rucüen tazminat davası olduğu ve uyuşmazlığın görev ve davanın esasına göre olduğu belirlenmiştir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Nakliyat Abonman Poliçesi, Makbuz ve ödeme dekontları, Hasar Dosyası, Mail yazışmaları, Bildirim, Konşimento, Dolaşım Belgesi, Gönderi Listesi, Fotoğraflar, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve değerlendirilmiştir. Davalı taraf görevli mahkemenizin Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu belirterek yapmış olduğu itirazı incelendiğinde; mahkememizin HSK tarafından deniz ticaretine ilişkin davalarda görevlendirilmiş olması nedeniyle bu yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya üzerinde davacının rücuen tazminat hakkının bulunup, bulunmadığı, şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, aynı zamanda davalı .... Şti. ibraz etmiş olduğu deniz yük senedi de incelenerek diğer davalı kara taşımasını yapan .... Şti'nin sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise hangi hükümlere istinaden ve ne miktarda sorumlu olduğunun tespit edilmesi konularında rapor düzenlemesi için teknik bilirkişi .. .., SMMM bilirkişi ..., Kaptan Bilirkişi .... inceleme yapılarak alınan 02.09.2021 tarihli raporda; 24 adet domates salçası emtiasının satıcısı olan .... AŞ’nin ürünlerinin davacı tarafından sigortalandığı ve sigortalının alıcı deposundan satıcı deposuna kadar geçerli olarak yapıldığı, CBHU943821-6 nolu konteyner ve bu konteyneri Yunanistan’daki depoya taşıyan tırın 15.11.2017 tarihinde Yunanistan’ın Mandra, Nea Paramos Ve Megala bölgesindeki şiddetli yağışlar nedeniyle sel sularına kapılarak tır sürücüsünün hayatını kaybettiği, konteyner içindeki malın tamamen kullanılmaz hale geldiğinin tespit edildiği, kazanın deniz taşımasında oluşmadığı, Pire Limanı'ndan alıcının deposuna nakledildiği kara taşıması sırasında oluştuğu ve sel sularına kapılan tır ile konteyner ve içindeki ürünlerin kullanılamaz hale geldiği, tır sürücüsünün hayatını kaybettiği, nakliyeci firmanın ve tır şoförünün kusurunun bulunmadığı, beklenmedik derecede meydana gelen sert yağış ve sel felaketi nedeniyle yükün zayi olduğu, olayın mücbir sebebe istinaden meydana geldiği, mübrez 29.11.2017 tarihli borç senedi .... davacının sigortalısı adına düzenlendiği, deniz navlunu, yükleme, boşaltma, iç taşıma ve gümrük işlemlerine ilişkin olduğu, 2 nolu davalının ardışık taşıyıcı değil ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedele dair navlun faturası düzenlediği, TTK m. 921 anlamında akdi taşıyan sıfatını ve taşıma işleri komisyoncusu olduğu kanaati bulunduğu, 1 nolu davalı ... Şti'nin ise taşıtanı dava dışı .... AŞ alıcısı yine dava dışı .... olduğu, 01.11.2017 olduğu konşimento uyarınca....Ltd. şirketinin deniz yolu taşıyanı sıfatına haiz olduğu, 2 nolu davalı..... Ltd'in ise taşıma işleri komisyoncusu olduğu sonucuna varıldığı, navlun sözleşmesinin sigortalı .... AŞ ile..... Şti. arasında yapıldığı, taşınmak üzere teslim alınan eşyanın ziyasına ilişkin olarak TTK m. 1178 ve TTK m. 875 vd. hükümlerinin uygulanabilirliği incelendiğinde; zararın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiği, davalıların sorumluluğunun dava konusu eşyanın zayi olması nedeniyle doğabileceği, ancak TTK m. 1179’da taşıyanın ve adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmayacağı, yine TTK m. 876’da ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulacağını belirttiği, dosyadaki belge ve raporlara göre yağış / selin felaket boyutuna ulaşması neticesinde zararın kasıt veya ihmalden doğmadığı, en yüksek derecede özen gösterilse dahi sel felaketinin önüne geçilemeyeceği, bu nedenle davalıların sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekili 22.10.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; zarara uğrayan ürünlerin (gönderi) adresi, dava dışı sigortalının adresi ve teslimat adresinin ....’nın adresi olduğunu, taşımanın bölünmediğini, davalıların taşımadan sorumlu olduklarını, hasara konu emtianın taşınmasında herhangi bir noktada kesilmediğini, yeni bir güzergâh veya yeni bir düzenleme aracının belirlenmediğini, karma taşıma yapıldığını, yük boşaltımı yapılmaksızın salça emtiasının limandan CBHU443821-6 nolu konteynerde tıra transfer edildiğini, taşıyıcıların gerekli özeni göstermemesi nedeniyle zararın meydana geldiğini, mücbir sebep iddiasını kabul etmediklerini, dosyanın başka bir bilirkişi heyetine verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ..... Şti. vekili 07.10.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; zararın deniz taşıması sırasında oluşmadığı, kara taşıması sırasında oluştuğu, mücbir sebep nedeniyle davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğinin belirlendiği, müvekkilinin sorumluluğunun Pire Limanı'nda malı alıcının tayin ettiği kamyona vermesi ile son bulduğunu, müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer Davalı .... şirketine bilirkişi raporu tercüme edilerek gönderilmiştir. Ancak cevap vermemiştir. Tarafların itirazları gözetilerek bilirkişi heyetinden 23.06.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu ek raporda; tarafların itirazları değerlendirilerek davacının itirazında yer alan taşımadan dolayı davalı tarafın da müteselsilen sorumlu oldukları yeni bir güzergah ve taşıma aracı belirlenmediği itirazı değerlendirilerek hem CMR hem de TTK hükümlerine göre yaşanan sel felaketinin kaçınılmaz ve önlenemez olduğu ve tır şoförünün de bu olayda hayatını kaybettiği, CMR m. 17/2 uyarınca müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağı, davalı ....'nin yük taşıma sorumlusu, diğer davalı ....nin ise deniz yolu taşıyanı olduğu, ... Şti.’nin düzenlediği konşimentoda taşıtanın ...AŞ olduğu, böylece ... Şti.’nin aynı zamanda akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu, buna karşılık .... Ltd.’nin ise kara taşıyanı olduğu, CMR sözleşmesi m. 17/2’ye göre en yüksek özeni gösterse dahi kaçınılmaz ve önlenemez zararlardan taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı, davacı tarafın gerekli özen gösterilseydi zararın meydana gelmeyeceği itirazının ise, ekspertiz raporunda yer aldığı üzere bir sel felaketinin tırı sel sularına katarak götürmesi neticesinde TTK m. 876 hükmüne ve yine CMR m. 17/2 göre ziya, hasar veya gecikmenin kaçınılmaz veya önlenemez olunması halinde sorumlunun doğmadığı prensibinin bu vakada gerçekleştiği, sel felaketinin beklenmeyen harici ve öngörülemez bir sebepten doğduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporuna karşı davacı .... AŞ vekilinin 13.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu zararın CMR Konvansiyonu Hükümleri kapsamında davalı taşıyıcıların sorumluluğunda olup, taşıyıcıların gerekli özeni göstermeyerek önlem almadığı nedeniyle meydana geldiğini, basiretli bir yüklenici taşımacılığını gerçekleştireceği ürünlerin taşınacağı tarihteki hava şartlarını kontrol etmesi, olağanüstü bir durumun meydana gelme tehlikesini göz önünde bulundurması, bu hususu sözleşmenin taraflarına bildirmesi, gerekli görülürse taşımayı uygun bir tarihe ertelenmesi gerektiğini, davalılar tarafından gerekli özen gösterilmediğini, tehlike ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını ve hiçbir önlem alınmadığını, zararın oluştuğu tarihteki meteoroloji raporuna göre hava durumunun değerlendirilmediğini, davalı ..... Şti.'nin tarafı olduğu taşıma sözleşmesinin karma yapıda olduğunu, zararın tazmininin CMR Konvansiyonu Hükümleri kapsamında yapılacağını, yük boşaltımı yapılmaksızın CBHU943821-6 numaralı konteynır ile hasarın meydana geldiğini, kök rapora ve ek rapora karşı itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Somut olayda davacının sigortalı adına halefiyet yoluyla dava açan sigorta şirketi olup, taşıtanın halefi sıfatı ile davalı ..... Şti’nin ise dosyada bulunan EKINZ007502 nolu Seaway Bill / Deniz Yük Senedi ile Türkiye'nin Gemlik Limanı'ndan Yunanistan Pire Limanı'na yükü taşıyanın akdi taşıyan sıfatıyla ..... Şti.’nin bu taşımada deniz yolu taşımasını üstlendiği, kara taşımasının ise bu taşıyanın değil diğer davalı.... Ltd. tarafından yerine getirildiği, .... Ltd'in ise davaya cevap vermediği, bilirkişi incelemesinde davalı..... Ltd.’nin TTK m. 921 anlamında taşıma işleri komisyoncusu olduğu belirlenmiştir. Mevcut durumda 1 nolu davalı .... Şti'nin deniz taşımasını üzerine alan, 2 nolu davalı .... Ltd'in ise davacının iddiasına göre kara taşımasını yerine getirdiğini, bilirkişi incelemesine göre ise Frieght Forwarder olarak görev yapan taşıma işleri komisyoncusu olduğu belirlenmektedir. Davalı ..... davaya cevap vermediğinden ....ın hukuki durumunun tespit edilmesi mümkün değildir. Somut olayda zararın kara taşımasından meydana geldiği sabittir. Bu halde TTK’nın 4. Kitap hükümleri yani kara taşımasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir. TTK m. 876’ya göre “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur” hükmüne göre taşıyıcının tüm en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı sebeplerden zarar meydana gelmesi halinde sorumluluktan kurtulacağı hükmü bulunmaktadır. Somut olayda davalılardan .... Şti. olayın sel felaketi ile meydana geldiği belirtmiş ve dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporu ve diğer kayıtlar da yaptırılan bilirkişi incelemesinde (Eksper raporuna ekli fotoğraflarda da yer aldığı üzere) olay tarihinde yükün taşındığı güzergah üzerinde selin meydana gelmesi ile tırın sel sularına kapıldığı ve sürücüsü ile birlikte yükün zayi olduğu belirlenmiştir. Sel sularının mücbir sebep teşkil edip etmediği değerlendirildiğinde; mücbir sebep, borcun yerine getirilmesini objektif olarak kaçınılmaz biçimde engelleyen harici bir olay olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu kurtulma sebebinde, taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarına engel olamayacağı sebepten doğması gerekmektedir. Mücbir sebebin unsurları olan haricilik kaçınılmaz ve öngörülememezlik somut olayda gerçekleşmiştir. Mücbir sebep, doğadan veya üçüncü kişilerin davranışlarından kaynaklanır. Mücbir sebep borçlunun sorumluluk alanı dışındadır. Mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlığın mutlaklığı ile kastedilen, bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre her türlü tedbirin alınmasına, her türlü özenin gösterilmesine rağmen; borcun ifa edilememesine neden olan olayın sadece borçlu tarafından değil, hiç kimse tarafından önlenememesidir. Mücbir sebepte kaçınılmazlık mutlaktır ve objektiftir. Mücbir sebebin varlığı için olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olması gereklidir. Esasında öngörülemezlik, kaçınılmazlığın bir parçasıdır. Kaçınılamazlığın mutlak anlamda anlaşılmaması gerekir. Mümkün olan, beklenebilir bütün özenin gösterilmesine rağmen eğer bir zararın önüne geçilemiyorsa önlenemezlik ve kaçınılamazlık var demektir. Somut olayda da sel felaketinin öngörülemez kaçınılamaz ve beklenmeyen bir sebepten doğduğu, harici bir sebep olması nedeniyle borcun ifasına engel olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi incelemesinde de belirtildiği üzere CMR hükümlerinin uygulanması halinde dahi CMR m. 17 II’de yer alan taşıyıcının kaçınamayacağı veya sonuçlarını önleyemeyeceği olayların şartlarına göre mümkün olan en yüksek özenin gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Gerek doktrin gerekse Yargıtay uygulamasında taşıyıcının göstereceği özen yükümünün “çok basiretli bir taşıyıcı”nın göstermesi gereken en yüksek makul özen olması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda taşıyanın en yüksek özeni göstermiş olmasına rağmen meydana gelen sel felaketinde buna engel olabilmesi mümkün olmadığından taşıyıcının / taşıyanın sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün değildir. gerek TTK m. 876 gerekse CMR m. 17/2 kapsamında taşıyıcıın sorumluluğu bulunamayacağından davanın reddi gerekmektedir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasını reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu zarar, CMR konvansiyonu hükümleri kapsamında davalı taşıyıcıların gerekli özeni göstermeyerek önlem almaması nedeniyle meydana geldiğini, belge, fatura ve makbuzlarda, zarara uğrayan ürünlerin gönderi adresi, dava dışı sigortalının adresi, teslimat adresi ise......'nın adresi olduğunu taşıma herhangi bir noktada kesilmemiş, yeni bir güzergah veya yeni bir taşıma vasıtası belirlendiğini, davalı .... Şti.'nin tarafı olduğu taşıma sözleşmesi karma yapıda olduğunu, zararın tazmini, cmr konvansiyonu hükümleri kapsamında yapılacağını, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/143 e. 2022/1029 k. sayılı kararın kaldırılmasını ve talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşımaya ilişkin olarak sigorta şirketinin davalı taşıyanlara karşı açmış olduğu rucüen tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece Somut olayda kara taşıması sırasında yükün taşındığı güzergah üzerinde selin meydana gelmesi ile tırın sel sularına kapılması ile yükün zayi olduğu, taşıyanın en yüksek özeni göstermiş olmasına rağmen meydana gelen sel felaketinde buna engel olabilmesi mümkün olmadığı, taşıyıcının / taşıyanın sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün bulunmadığı ,TTK m. 876 gerekse CMR m. 17/2 kapsamında taşıyıcıın sorumluluğu bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, kara taşıması sırasında tırın sel sularına kapılması ile yükün zayi olduğunun, taşıyanın en yüksek özeni göstermiş olmasına rağmen meydana gelen sel felaketinde zaiiye engel olabilmesinin mümkün olmadığının, taşıyıcının / taşıyanın sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün bulunmadığının ,TTK m. 876 gerekse CMR m. 17/2 kapsamında taşıyıcıın sorumluluğu bulunamayacağının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 tarih ve 2019/143 Esas 2022/1029 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.