Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/238 E. 2026/1764 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/238
- Karar No
- 2026/1764
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/238
KARAR NO: 2026/1764
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2022
NUMARASI: 2019/494 Esas - 2022/524 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili özetle; 18/09/2018 tarihli sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere ... adlı dizinin taşıma hizmetinin müvekkili tarafından görüldüğünü, sözleşmenin ifasından kaynaklı olarak davalıya kesilen fatura alacağı müvekkil tarafından defaatle talep edilmesine rağmen davalı tarafça ödenmediğini, ... adlı dizinin 12/02/2019 tarihinde yayınlanan son bölümü ile taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesindeki "ayrıca proje bitiminde sözleşme otomatik olarak sona erer" hükmü gereği sona erdiğini, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesinden sonra defalarca talep etmesine ve davalı yetkililerle görüşme yapılmasına rağmen ödeme için süre istendiğini, ancak sürekli oyalayan davalı tarafça ödeme yapılmadığını, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, takip öncesi işlemiş faize yönelik herhangi bir talepleri bulunmadığını, ancak yapılacak bilirkişi incelemesinde takip öncesi faizinde hesaplanmasını istediklerini, açıklanan bu nedenlerle, davalarının kabulü ile borçlunun takibe itirazlarının iptali ve 369.205,00 TL'lik borç miktarı açısından takibin devamına karar verilmesini, likit borca rağmen takibin durmasına haksız yere sebep olan davalı aleyhine %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; Müvekkil şirketin davacıdan böyle bir hizmet almadığını, fatura alacağından bahisle istenen bir alacak talebi olduğunu, faturanın tek başına borç ihtiva eden bir belge olmadığını, davacının borcu doğuran olayı ve borcun miktarını ispat etmek zorunda olduğunu, taraflar arasında taşıt kira sözleşmesi imzalandığını ancak bu araçların kullanılmadığını, sözleşme incelendiğinde davaya konu edilen 25 adet aracın müvekkil şirket tarafından kullanıldığını gösteren herhangi bir delilin mevcut olmadığını, sözleşmede hangi aracın ne kadar süre ile ne kadar bedel karşılığı kiralanacağının da belli olmadığını belirterek, davanın reddi ile müvekkil şirket lehine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece özetle; Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan taşıma ve nakliye hizmetini yerine getirdiğinin dizi bölümleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, tanık anlatımları, sunulan belgeler, dosya içeriği ile sabit olduğu, verilen hizmet bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu; tarafların ticari defter ve kayıtları, dosyaya sunulan faturalar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının davalıdan 369.206,00 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın defterleri arasındaki 168.322,00 TL cari farkın davalının cari hesabında mükerrer borçlandırıcı işlem yapmasından kaynaklandığı belirtilerek, ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 369.205,00 TL asıl alacak ve 24.761,09 TL işlemiş faiz üzerinden talep edilen avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, alacağın likit olması nedeniyle toplam alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu cari hesap alacağı ile ilgili iki ayrı bilirkişi raporu alındığını, bu iki raporun çeliştiğini, ilk derece mahkemesinin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeksizin ikinci raporu göz önüne alarak karar verdiğini, çeklerin kim tarafından ödendiğinin ve kime iade edildiğinin de bilirkişilere sorulması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takip konusu cari hesaba ilişkin faturalara konu hizmetin davalıya verilip verilmediği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Fatura Alacağı" nedeniyle 369.205,00 TL asıl alacak, 27.357,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 396.357,22 TL alacağın tahsili istemiyle 29.04.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının ticari defter ve belgelerine göre davalıdan 369.206,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgelerine göre davacıya 200.884,00 TL borçlu olduğu, davacının BS formunda davalı adına 43 adet fatura karşılığı KDV hariç 979.450,00 TL tutarında satım yaptığını bildirdiği, davalının BA formunda davacı adına 43 adet fatura karşılığı KDV hariç 979.450,00 TL tutarında alım yaptığını bildirdiği tespit edilmiştir.
Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalı tarafından davacıya ödeme olarak verilen, ... ...numaralı 11.03.2019 vade tarihli 68.322,00 TL tutarlı ve ... numaralı 14.03.2019 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı çeklerin davacı tarafından ... verilmesi, davalının da çeklerin vadelerinin ertelenmesi için doğrudan faktoring şirketine ödeme yaparak söz konusu ödemeyi mükerrer olarak davacıya yapılan ödeme olarak tekrar kaydetmesinde kaynaklandığı, söz konusu mükerrer ödeme dikkate alınmadığında, davalının ticari defterlerine göre davacıya 369.206,00 TL borçlu olduğu görülerek, Mahkemece denetime elverişli olan 29.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde görülmüştür.
Somut olayda, davacı tarafından düzenlenen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu ve tarafların BA-BS formlarında söz konusu faturaları vergi dairesine bildirdikleri, davacının defter ve belgelerine göre davalıdan 369.206,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından verilen çeklerin davacının defterlerinde ödeme olarak kaydedildiği, davalının defter ve belgelerine göre davacıya 200.884,00 TL borçlu olduğu, söz konusu çeklerin akibetinin sorulmasının sonuca etkili olmadığı zira yukarıda da belirtildiği üzere bunların davacı defterine zaten ödeme olarak kaydedildiği ve davacı tarafından bu çek bedellerinin talep konusu yapılmadığı anlaşılmakta olup; mükerrer ödeme olarak kaydedilen çekler dikkate alınmadığında davalının davacıya 369.206,00 TL borcu bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bununla birlikte; Dava dilekçesinde 369.206,00 TL alacak yönünden itirazın iptalini talep edilerek bu tutar üzerinde harç yatırılmış olmasına rağmen, mahkemece talep aşılarak bilirkişi raporunda TTK md 1530 kapsamında hesaplanan 24.761,09 TL işlemiş faizin de kabulüne karar verilmiştir. Kaldı ki, taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmemiş olduğundan, TTK'nın 1530. Maddesinin eldeki davaya uygulanması da mümkün değildir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince işlemiş faize hükmedilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 369.205,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si olan 73.841,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 25.220,39 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.322,29 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 20.898,10 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 4.322,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 422,30 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.973,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,
9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 142,00 TL olmak üzere toplam 362,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 08/10/2026 tarihinde karar verildi.