Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1399 E. 2026/2060 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1399
Karar No
2026/2060
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1399 KARAR NO : 2026/2060

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/03/2023 NUMARASI : 2021/140 Esas 2023/297 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/140 Esas 2023/297 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14.08.2020 tarihinde İzmir 26. Noterliğinin 15104 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle... model ... plakalı ... marka aracı davalıdan satın aldığını, satıştan hemen sonra araçtan birtakım sesler gelmeye başladığını ve kullanımda zorluk yaşandığını, davalı şirket ile iletişime geçildiği halde geri dönüş yapılmadığını, onarıma giren aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, aracın motor kulağı ile ön ve arka fren balatalarının serviste 28 günde tamamlandığını, 28 gün serviste kalan araç bu süre içinde kazanç kaybına uğradığını, bu parçaların aracın temel parçalarından olduğunu, alıcının bunu anlamasının mümkün olmadığını, satıcının da bu ayıplar hakkında bilgi vermediğini, davalı tarafın masrafı ve kazanç kaybını karşılaması gerektiğini, ayıplı parçaların değişim bedeli, hasar bedeli ile kazanç kaybı olarak 55.500.-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiğini, bu amaçla İzmir 27 İcra Müdürlüğünün 2020/10003 Es. Sayılı dosyası ile takibe geçildiği halde davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsili için takibe karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ayıp ihbar bildirim yükümlülüğüne ve kanunda düzenlenen emredici sürelere uyulmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafın, ikinci el olarak alınan araçta meydana gelen ve balata değişimi gerektirdiği iddia edilen arızayı ayıp olarak nitelendirmekte ise de, balataların kullanımı ile eskiyen/ömrü tükenen parçalar olup davacının ayıplı mal iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, ayrıca davacı tarafın, müvekkili şirkete ait araçta ekspertiz incelemesine izin vermediğine yönelik iddialarının da gerçekle bağdaşmadığını, talep edilen kazanç kaybının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın araçta meydana gelen arızanın onarımı amacıyla 28 gün boyunca serviste kaldığını ve aracı kullanamadığını iddia ettiğini, bu nedenle de 42.000,00 TL kazanç kaybı talep ettiğini, ancak balata değişimi gibi basit sayılabilecek bir onarım nedeniyle araçtan 28 gün boyunca yararlanamadığı iddiasının da gerçekle bağdaşmadığını belirterek, davanın reddine, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...Dava; ayıplı mal satışı nedeniyle araç onarım bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf 14.08.2020 tarihinde İzmir 26. Noterliğinin 15104 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle ....model .... plakalı (satış tarihindeki plakası ... ) ... marka hususi aracı davalıdan ikinci el olarak 30.000 kilometrede iken satın almıştır. Davacı taraf aracı satın aldıktan hemen sonra araçtan birtakım sesler gelmeye başladığını ve kullanımda zorluk yaşandığını, aracın motor kulağı ile ön ve arka fren balatalarının ayıplı olduğunu, söz konusu ayıplar nedeniyle aracın tamirinin 28 günde tamamlandığını belirterek araç onarım bedeli ve aracın 28 gün serviste kalması nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının tahsili istemiyle davalı hakkında takip başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine iş itirazın iptali davasını açtığı, Davalı taraf ise ayıp iddiasını kabul etmediğini, araçta ayıp bulunmadığını, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını, davacının aracı mevcut haliyle görerek satın aldığını, davacının araçta mevcut ve oluşması muhtemel arızalardan doğacak zararlar için davalıyı ibra ettiğini, 28 günlük kazanç kaybı isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, balata değişimi gibi basit sayılabilecek onarım nedeniyle 28 gün onarım süresinin teknik gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkındaki Yönetmeliğin 16. Maddesinde; “İkinci el otomobil ve arazi taşıtının satışında aracın olağan kullanımı nedeniyle kayışlar, egzoz, amortisör, debriyaj, ön dişli takımı, fren balataları ve pabuçları, diskler contalar gibi parçalarda meydana gelen aşınma ve yıpranmalar garanti kapsamı dışındadır hükmünün bulunduğunu, araçların fren balatalarının sarf malzemesi sınıfındaki malzemelerden olduğunu, kullanım süresinin kullanım şekli ile kullanımdaki dikkat ve özene göre ve kullanılan malzeme yapısına göre 25-30.000 kilometreden 80-90.000 kilometreye kadar değişiklik gösterdiğini, yüksek hızla kullanıma ve gerekli gereksiz fren yapılmasına, araç sürücüsünün bilgi ve becerisine bağlı olarak aşınmaların derecesi değiştiğinden fren balataları parçalarının ayıplı mal sayılamadığını, motor kulağının kırık olmasının ikinci el satışlarda da gözle görülmesinin mümkün olamaması, motor kulağındaki kırıklığın ancak aracın kullanımı sırasında yada çok detaylı olarak atölye şartlarındaki incelemeyle tespitinin mümkün olabileceğini, davaya konu aracın 30.01.2020 tarihindeki karıştığı kazada meydana geldiğini, bu çatlak yada kırılmanın satış sırasında görülmesinin mümkün olmayacağı ve iki yaşında 30.000 kilometredeki bir araçta böyle bir hatanın meydana gelmeyeceğinden bu parçanın ayıplı mal olarak kabul edilmesi gerektiğini, motor kulak parçasındaki kırıklığının tespit edilmesi ve değişimi için motorun indirilmesine gerek olmadığını, ortalama 6 saat içinde tamamlanması mümkün olabileceğinden motor kulağı için 1.351,00 TL parça bedeli +1.200.-TL işçilik ücreti olmak üzere 2.521,00 TL onarım bedeli olduğunu, motor kulağının kırık olmasının tespiti ve değişimi işinin bir günde tamamlanmasının mümkün olduğundan o günkü piyasa şartlarına göre bir günlük ikame araç bedelinin 1.500.-TL olacağını, davacı yanın aracın serviste 28 gün kaldığı iddiasının neye dayandığı konusunda dosyada bilgi bulunmadığının rapor edildiği, Dava dışı ... Şti tarafından davacı adına kesilen 11.09.2020 tarihli faturada ön arka balatalar ile motor kulağı parçalarının KDV dahil toplam bedelinin 11.000.-TL olduğunun belirtildiği, Mahkememizce yazılan müzekkereye dava dışı ... tarafından verilen cevapta dava konusu aracın tam olarak hangi tarihte servise geldiği ve servisten çıktığının tespit edilemediğinin, 11.09.2020 tarihli faturalarına göre ön arka balatalar ile motor kulağı parçaları için tahmini olarak aracın servislerinde 2 gün boyunca kalmasının muhtemel olduğunun belirtildiği, Dava dışı .... tarafından davacı şirket adına kesilen 17.09.2020 tarihli faturada .... plakalı aracın bakım onarım bedeli olarak KDV dahil 2.500.-TL olduğunun belirtildiği, Mahkememizce yazılan müzekkereye dava dışı ... isimli işyeri tarafından verilen cevapta dava konusu aracın servislerine 20.08.2020 tarihinde getirildiği, araçta yapılan onarım işlemleri ve parça beklenilmesi nedeniyle işlemlerin uzun sürdüğü ve 17.09.2020 tarihinde aracın teslim edildiği belirtildiği, Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu aracın fren balatalarının araçların sarf malzemesi sınıfındaki malzemelerden olduğu, kullanım süresinin kullanım şekli ile kullanımdaki dikkat ve özene göre ve kullanılan malzeme yapısına göre değiştiğinden fren balataları parçalarının ayıplı olmadığı, motor kulağının kırık olmasının ikinci el satışlarda da gözle görülmesinin mümkün olamaması, motor kulağındaki kırıklığın ancak aracın kullanımı sırasında yada çok detaylı olarak atölye şartlarındaki incelemeyle tespitinin mümkün olabileceğinden gizli ayıplı olduğu anlaşılmıştır. TBK’nun 227. Maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satıcıya karşı hangi seçimlik hakları kullanabileceğinin düzenlendiği, bu maddeye göre, ayıptan sorumlu olan satıcıdır.Sözkonusu maddeye göre satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. 6102 sayılı TTK' nun 23/1-c maddesinde alıcının ihbar yükümlülüğü düzenlenmiş, atıf yapılan Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. fıkrasında ise, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davacının 6102 sayılı TTK’nun 23/1-c.maddesi delaletiyle TBK'nun 223/2. Fıkrasında belirtilen sürede davalıya ayıp ihbarında bulunduğu, satım sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşme olup, davalı satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğünün de bulunduğu, 6098 sy TBK'nun 219. Maddesi uyarınca davalı satıcının, davacı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, davalı satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu tutulacağı, dolayısıyla ayıba karşı tekeffül şartları gerçekleştiği Olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın motor kulağının kırık olması sonucu ortaya çıkan hasar onarım bedelinin, yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere toplam 4.021,00 TL olduğu, sözkonusu aracın motor kulağının kırık olması nedeniyle makul onarım süresinin bir gün olduğu, her ne kadar davacı taraf araç onarım süresinin 28 gün olduğunu iddia etmiş ise de, motor kulağının tamirine ilişkin 11.09.2020 tarihli fatura düzenleyen dava dışı .... Şti tarafından dava konusu aracın tam olarak hangi tarihte servise geldiği ve servisten çıktığının tespit edilemediği, tahmini olarak aracın servislerinde 2 gün boyunca kalmasının muhtemel olduğunun belirtilmesi, 17.09.2020 tarihli fatura düzenleyen dava dışı .... tarafından aracın servislerine 20.08.2020 tarihinde getirildiği, araçta yapılan onarım işlemleri ve parça beklenilmesi nedeniyle işlemlerin uzun sürdüğü ve 17.09.2020 tarihinde aracın teslim edildiği belirtilmiş ise de, düzenlenen faturada gizli ayıplı olan motor kulağının tamir edildiğinin belirtilmemesi ve her iki dava dışı işyerlerinin dava konusu aracın servislerine girdiğini belirttikleri tarihlerin uyuşmaması birlikte değerlendirildiğinde davacının aracının 28 gün serviste kaldığı iddiasını ispatlayamadığından bilirkişi raporunda belirtilen makul onarım süresinin hükme esas alındığı, buna göre satıma konu araçtaki gizli ayıp nedeniyle dolayısıyla ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleştiği olayda, davacının 2.521,00 TL onarım bedeli ve 1.500,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 4.021,00 TL talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2020/10003 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, 4.021,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığından davacının icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, ayrıca davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminat isteminin de yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının, İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2020/10003 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, 4.021,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Taraf vekillerinin icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminat istemlerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olup sayın istinaf mahkemesince kaldırılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu olayda gizli ayıp nedeniyle ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleştiği tespitine bir itirazlarının bulunmadığını, ilk derece mahkemesi müzekkere cevaplarını dikkate almadan salt davalı lehine hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, yeterli bir araştırma yapılmadan sonuca varılan yerel mahkeme kararı yüksek mahkemece bozulması gerektiğini ve istinaf mercii tarafından talebin kabulüne karar verilerek mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ayıp ihbar bildirim yükümlülüğüne ve kanunda düzenlenen emredici sürelere uyulmadığını, hüküm eksik incelemeyle kurulduğunu, davacı tarafın TTK hükümleri gereğince tacir sıfatına haiz olup, şirketin iştigal konuları arasında araç kiralama hizmeti bulunmakla birlikte davaya konu araç da işletmesel faaliyetler için satın alındığını, TTK m.18 de yer alan “..ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla basiretli bir tacirin yapmış olduğu sözleşmeler, ibralar veya feragatler de geçerlidir.” şeklinde ifade edilen anılı madde gereği davacı yanın işletmesiyle ilgili tüm hak ve borçlarında basiretli bir tacir olarak değerlendirilmesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava konusu aracın satıştan önce ekspertiz incelemesi yaptırılmasına izin verilmediğini, beyan etmekte ise de cevap dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz ve davacı şirket yetkilisi tarafından da imza altına alınan 14.08.2020 tarihli yazıda açıkça; "ekspertiz tavsiyesi verildiğini, Müşterimiz ekspertiz hizmeti almak istememiştir. Araçta boya ve değişen kontrolü müşteri gözetiminde yapılmıştır.” ibaresinin mevcut olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan bu belgeden de anlaşılacağı üzere davacı yanın araçta ekspertiz yapılmasına müvekkil firma tarafından izin verilmediğine ilişkin iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, dinlenen tanıklardan .... ise, aracı satın alacak kişiye ekspertiz tavsiyesinde bulunulduğunu, kendisinin buna gerek görmediğini, aracın fren balatalarının daha önce değiştirilmediği bilgisinin araç sahibine verildiğini, aracın satın alan tarafından mevcut haliyle kabul edildiği, bu hususta satıcının sorumluluğunu kaldıran sözleşmelerin imzalandığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, aracı ekspertiz incelemesine sokmak istemediğini, Mahkemece tüm bu hususlar göz ardı edilerek verilen davanın kısmen kabulü yönündeki karar hukuka ve dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ayıplı mal satışı nedeniyle araç onarım bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, davalıdan ikinci el olarak aldığı ... model aracın satıştan hemen sonra aracın motor kulağı ile ön ve arka fren balatalarının hasar görmesi nedeniyle davalıya başvurulduğu, serviste 28 günde tamamlandığı, bu süre içinde kazanç kaybına uğradığı, bu parçaların aracın temel parçalarından olduğunu, alıcının bunu anlamasının mümkün olmadığı, satıcının da bu ayıplar hakkında bilgi vermediği, ayıplı parçaların değişim bedeli, hasar bedeli ile kazanç kaybı olarak 55.500.-TL'nin davalıdan tahsili için başlattıkları takibe davalının itiraz ettiği beyanı ile itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekilince; dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, balataların kullanımı ile eskiyen/ömrü tükenen parçalardan olduğu davacı tarafın, müvekkili şirkete ait araçta ekspertiz incelemesine izin vermediğine yönelik iddialarının da gerçekle bağdaşmadığı, talep edilen kazanç kaybının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, balata değişimi gibi basit sayılabilecek bir onarım nedeniyle araçtan 28 gün boyunca yararlanamadığı iddiasının da gerçekle bağdaşmadığı beyanı ile davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece, düzenlenen faturada gizli ayıplı olan motor kulağının tamir edildiğinin belirtilmemesi ve her iki dava dışı işyerlerinin dava konusu aracın servislerine girdiğini belirttikleri tarihlerin uyuşmaması birlikte değerlendirildiğinde davacının aracının 28 gün serviste kaldığı iddiasını ispatlayamadığından bilirkişi raporunda belirtilen makul onarım süresinin hükme esas alındığı, buna göre satıma konu araçtaki gizli ayıp nedeniyle dolayısıyla ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleştiği olayda, davacının 2.521,00 TL onarım bedeli ve 1.500,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 4.021,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf yönüyle yapılan incelemede, Mahkemece davanın 4.021,00 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar dava ve karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğundan istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf istemleri yönüyle yapılan incelemede, Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, araçtakı fren balata hasarının sarf malzemelerinden olduğundan ayıplı mal sayılamayacağının, motor kulağındaki hasar nedeniyle satıcının ayıba karşı tekellüf koşullarının oluştuğunun, motor kulağı için 1.351,00 TL parça bedeli ve 1.200.-TL işçilik ücreti olmak üzere 2.521,00 TL onarım bedeli gerekeceğinin, motor kulağının kırık olmasının tespiti ve değişimi işinin bir günde tamamlanmasının mümkün olduğundan o günkü piyasa şartlarına göre bir günlük ikame araç bedelinin 1.500.-TL olacağının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2.maddesi uyarınca miktar yönünden kesin olması nedeniyle davalı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davalının yatırmış olduğu 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 179,90 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına. 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, B-1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2021/140 Esas 2023/297 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 552,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1399, K. 2026/2060, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1399-e-2026-2060-k-56267f7fdb34