Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/13 E. 2026/1570 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/13
- Karar No
- 2026/1570
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/13
KARAR NO: 2026/1570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/03/2022
NUMARASI: 2018/1332 Esas - 2022/241 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (İşletmenin devri sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında yapılmış sözlü devir sözleşmesi uyarınca davacı tarafından, "... Mah. ... Cad. .../İstanbul" adresindeki ...işletmesi davalıya devredildiğinden davacı ile davalının üzerinde anlaşmış olduklarını devir/iade bedeli olan 130.000-TL'nin devir tarihi olan 01.04.2018 tarihinden, bu tarih kabul edilmezse dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi, davalı tarafından ...ve ... plakalı motosikletler hukuka aykırı olarak kullanıldığından her ki motor için devir tarihi olan 01.04.2018 ile davacının motorları tekrar kendi zilyetliğine aldığı 03.10.2018 tarihleri arasındaki kullanım bedeli, motorlara davalı tarafından zarar verildiğinden motorlarda oluşan maddi zarar ve motor kask, yağmurluk ekipmanları için şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın devir tarihi olan 01.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsilini, davacı tarafından ödenmiş depozito, emlakçı komisyonunun, kira sözleşmesi davalı tarafından devralındığı halde davacıya ödenmemesi ve davalı tarafından tadilat, dekorasyon vs. işlerin yirmi günde bitmesi gerekirken kırk dört güne uzaması davacı tarafından ekstra bir aylık kira bedeli ödenmek zorunda kalınması sebebiyle şimdilik 500-TL maddi tazminatın devir tarihi olan 01.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davalı şirketin taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca ... Mah. ... Cad. ....İstanbul adresinde franchise şubesi olarak çalışmaya başladığını, sözleşme gereğince davacı şirketin döner franchise sistemine giriş bedeli olarak 25.000-TL+KDV ödediğini, sisteme giriş bedeli olarak bir defaya mahsus ödenen bu bedelin iadesinin talep edilmeyeceğinin ve bu hususun talep ve dava konusu edilmeyeceğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, sözleşmede işletmenin davalı tarafından sisteme uygun olarak tadil ve inşa edileceğini, tamamlanmasının ardından da protokol ile davacıya teslim edileceğini, bu işlemin faturalandırılacağı, davacının fatura bedelini ödeyeceği, anahtar teslim Franchise İşletme' nin bedel ödenmesinin sisteme girişin gereği olduğu, ...Franchise işletmesi işyeri dekorasyon, malzeme, aksesuar ve demirbaşların Faranchise Veren' e ait olduğu belirtildiğini ve söz konusu ödemesi nedeni ile anılan işletme değerlerinde hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, dolayısı ile davacının anahtar teslim Franchise İşletme bedeli olarak ödediği parayı davalıdan talep edilebilmesinin sözleşme hükümlerine göre mümkün olmadığını, davacının bu husustaki talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen Franchise işletme teslim protokolü uyarınca işyeri teknik ve usulüne göre inşa edilerek davacıya teslim edildiğini, diğer hususların davacının sorumluluğunda olduğunu, bakım işlerinin davacı tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, doğan eksikliklerin davalıdan talebinin mümkün olmadığını, davalı şirketin herhangi bir adresteki işyeri hakkında şube açmak isteyen kişiye ısrarcı olması, günlük satış miktarı ve yapabilecek ciro kar konularında taahhüt verebilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın davacıya yönelik satış miktarı, ciro ve kar miktarları konusunda herhangi bir taahhütü yada vaadinin olmadığını, işletmenin karı ve zararının işletmeye ait olduğunu, davacının nisan ayından itibaren işletmenin başından ayrıldığını, davalının ise şubeyi kendi merkez ekibini yerleştirilerek davacı adına işletmeye devam ettiğini, davacıya ihtar çekilerek edimlerini yerine getirmesinin ihtar edildiğini, ancak ihtar sonucunda olumlu bir dönüş olmaması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin usule uygun şekilde feshedildiğini, davacı adına takip başlatıldığını, takibin itiraz nedeniyle durduğunu ve dava açıldığını, açılan davanın derdest olduğunu, şubenin sözlü bir devir sözleşmesi ile davalıya devredildiği hususunun doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı feshinden sonrasında davacının işletme ile hiçbir bağlantısı kalmadığını, davacı tarafın devir bedeli ile davalıdan talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davalının şubeyi bir başkasına devredebilmesinin de mümkün olduğunu, davacının diğer taleplerinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, basiretli bir tacir olarak davranması gereken davacının bu tür taleplerde bulunmasının hukuka aykırı, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, davacının devir bedelinin tahsili ve uğranılan zararların tazmini talebine ilişkin olup, davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sebebiyle davacının alacak ve maddi tazminat talebi kabul edilmemiş olup taraflar arasındaki ihtilaf “...” Franchise Sözleşmesi isimli sözleşmeden kaynaklanmıştır.
Franchising, bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre şart ve sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütünü olup, birbirinden bağımsız iki taraf arasında meydana getiren sözleşmesel ilişkidir. Franchise veren ürüne, hizmete veya bilgi birikimine ve bunlara ait denenmiş kalitesi kanıtlanmış ve başarılı bir markaya, isme sahip ve bunların satış, dağıtım veya işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı veren taraftır. (Yrg. 19. HD. E. 2001/819, K. 2001/4917 E., 25.06.2001 T.) Franchise sözleşmesi, her iki sözleşme gurubuna ait olan ögeleri, içerdiği hak ve yükümlülüklerde bir arada toplayan, bunlardan hiç birisinin diğerine nazaran daha üstün olmadığı, yaratma ve kıyas yönteminin elverdiği ölçüde, iş görme ve kullandırma sözleşmelerine ilişkin hükümlerin kıyasen kendisine uygulanmasını mümkün kılan, karma bir sözleşmedir. Belirli süreli franchise sözleşmeleri, kural olarak sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer.
Belirli süreli franchise sözleşmelerinde, sözleşmenin olağan fesih yoluyla son erdirilmesine ilişkin kayıtlara hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Belirli süreli bir sürekli bir borç ilişkisi kuran sözleşmelerin olağan fesih yoluyla sona erdirilebilmesi, kural olarak, ancak bu imkan sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa söz konusu olabileceğine göre, belirli süreli franchise sözleşmelerinin olağan fesih yoluyla sona erdirilebilmesi de ancak, bu olanak sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa mümkün olabilir. Franchise sözleşmesi, sürekli borç ilişkisi kuran bir sözleşme olarak, haklı nedenlerin varlığı halinde, olağanüstü fesih yoluyla derhal sona erdirilebilir.
Somut olayda ...işletme lisansı için yapılan franchise sözleşmesi gereği, 25.000 TL+ KDV bedel ve 130.000 TL tadil, inşa, dekorasyon masrafı ödeyerek işletme hakkını 5 +5 yıl süre ile alan davacı ayrıca franchise sözleşmesinin uygulanması için ...mağazasını da kira sözleşmesi ile üçüncü şahıstan kiraladığı ve restoranın işletilmesinde kullanılmak amacıyla da iki adet motosiklet hazır ettiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme ile 25.000 TL+ KDV bedel ve 15.000 TL işçilik ve demirbaş bedeli ödeneceği kararlaştırılmışsa da, davacı şirketin davalıya 130.000 TL dekorasyon, tadilat bedeli ödediğinin anlaşıldığı ve taraflar arasında da bu noktada bir çekişme bulunmadığı ve taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin sona erdiği noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı franchise verenin, davacı şirkete sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra devir bedeli adı altında bir tutar ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, davacı şirkete ait iki adet motosikletin kullanım bedeline ilişkin bir alacağın ve bu motosikletler ile ekipmanlarında davalının sorumlu olduğu bir zarar bulunup bulunmadığı ve sözleşme ilişkisinin sona ermesi sebebiyle davalı şirk etin davacının ödemiş olduğu depozito, emlakçı komisyonundan ve tadilat, dekorasyon vs. işlerin yirmi günde bitmesi gerekirken kırk dört güne uzamasının davacı tarafından fazladan ödenen bir aylık kira bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.
Davacı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre davalının 130.000 TL devir bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini iddia etmiş olsa da, davacı taraf bu iddiasını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinde açıklanan senetle ispat zorunluluğu gereğince kesin delillerle ispat edememiştir. Davalı şirket yetkilisinin Polis Merkezinde 05.10.2018 tarihinde verdiği ifade de, “Bu ...şubesini şirketimize devrettiler. Bu şubenin satışından sonra arta kalan miktarı ancak kendisine vereceğiz. Bundan harici bu şubenin üzerinde herhangi bir hakkı hukuku mevcut değildir” beyanı değerlendirildiğinde HMK., m. 199 kapsamında polis merkezinde verilen imzalı beyan belge niteliğinde sayılacak olsa da bu ifade tutanağında davalı şirket yetkilisinin açıkça davacıya 130.000 TL devir bedeli ödeneceğini ikrar etmediği, sadece şubenin satışından sonra arta kalan miktarın davacıya verileceğini belirttiği gözetildiğinde davacının, davalıdan 130.000 TL tutarında alacaklı olduğunu ispat edemediği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı , ödediğini iddia ettiği emlakçı komisyonu bedeli ile tadilatın uzun sürmesi nedeniyle bir aylık fazla kira bedeli ödediği yönündeki iddialarını ispata yarar dosyada delil bulunmadığından davacı yanın emlakçı komisyonu bedeli ile tadilatın uzun sürmesi nedeniyle fazladan ödenen 1 aylık kira bedelini davalı şirketten talep edemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı şirket ile ...ve diğerleri arasında imzalanan 01.11.2017 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesinin Özel Koşullar bölümünün 7. maddesinde, davacı şirketin kiralayanlara 6.000,00 TL tutarında peşinat verdiği belirtilmiş olduğu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca davacı şirketin bu iade talebini 01.11.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin kiraya veren tarafına yöneltebileceğinden davalı tarafın sorumlu olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan davalı şirketin dava konusu mağaza için akdetmiş olduğu 01.04.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ve davalı şirket yetkilisinin 05.10.2018 tarihli kolluk ifadesinde yer alan; “15.04.2018tarihinde bu ...şubesini işletemediğinden dolayı merkeze devretmek istediğini bana söyledi. Biz de şirket olarak babasıyla ortak bir dostlarımız olduğundan kendisini mahkemeye vermedik.
Zararederek devraldığımız bu işletmenin kar edecek düzeye getirdikten sonra başka bir şahsa satılarak....”yönündeki beyanlar sebebiyle taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin ikale ile Nisan 2018tarihinde sona erdiği, Davalı şirket yetkilisinin 05.10.2018 t.li kolluk ifadesinde yer alan; “Bahsi geçen plakaları ... ile ...plakalı olan motosikletler bu şubededir. Anlaşmamıza göre bu motosiklet satışlarını tarafımıza yapması gerekir...” yönündeki beyanlarından dava konusu ...plaka no.lu ve ... plaka no.lu motosikletlerin sözleşmenin ikale ile sona erme tarihi olan Nisan2018 ile 05.10.2018 tarihleri arasında davalı şirket uhdesinde bulunduğu anlaşıldığı, buna göre, davacı şirketin davalı şirketten ...plaka no.lu ve ... plaka no.lu motosikletlere ilişkin olarak 6 aylık kullanım bedeli talep edebileceği, 20.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda, 2018 yılında aynı marka ve model motosiklet aylık kirasının 400,00 TL -430,00 TL olduğu ve ortalama aylık kiranın 425,00 TL / Ay olduğu dikkate alındığında 6 ay x 425,00= 2.550,00 TL kira bedeli olacağı ve davacı şirketin motosikletlerin davalı tarafından kullanılması nedeniyle 2.550,00 TL talep edebileceği belirtilmekle 20/08/2020 tarihli teknik değerlendirme raporu hükme ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 2.250,00 TL kullanım bedelinin dava tarihi olan 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemece yargılama sonucunda tamirat, dekorasyon masrafı olarak toplam 130.000,00 TL'nin iadesine yönelik taleplerinin reddedildiğini, gerekçede şirket yetkilisinin karakoldaki ifadesinde şubeyi devraldıklarını kabul etmiş olmasına rağmen davacıya 130.000,00 TL ödeyeceğini ikrar etmediği, bu nedenle 130.000,00 TL alacaklı olduğunun ispatlanamadığının belirtildiğini, davalı şirket yetkilisinin 05.10.2018 tarihindeki polis ifadesi uyarınca davalı şirketin davacıya ait şubeyi devraldığının kesin olduğunu, davacıdan davalıdan talebinin en başta vermiş olduğu ve şubenin kuruluşu için gerekli tamirat, tadilat, demirbaş masrafları için verilen yazılı olarak ispat edilmiş tutar olduğunu, devralındıktan sonra kullanılacak bu tür bir masrafın istenmesinin hem ticari hem de hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davalının şubeyi devraldıktan sonra davacının yapmış olduğu tamirat, tadilat, demirbaşları kullanmaya başladığını, mahkeme tarafından devir olgusu kabul edildikten sonra rakama yönelik ikrar olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, her şeyden önce en başta ödediği ve yazılı olarak ispat ettiği rakamı talep ettiğini, en başta ödenen paranın iade edileceğinin muhakkak olduğunu, ayrıca davalı şirket yetkilisi tarafından devir olgusu kabul edildikten devir bedeli belli değilse mahkemece yapılması gerekenin devir tarihi itibariyle dava konusu şubenin devir bedelinin ne olabileceğinin bilirkişi vasıtasıyla araştırılması gerektiğini, mahkemece bunun yapılmadığını, davalının söz konusu şubeyi hiçbir bedel ödemeksizin kullanılmasının önü açıldığını, şuan için davalının şubeyi devraldığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, mahkeme tarafından şubeye ilişkin taşınmazı kiralarken verilen depozito bedeli ve emlakçı komisyonunun davalıdan istenemeyeceği, bu talebin muhatabının kiraya veren olduğu gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin şubeyi devraldıktan sonra aynı şekilde işletmeye devam ettiğini, kira sözleşmesinin devamı şeklinde bir kira sözleşmesi yaparak faaliyetlerine devam ettiğini, davalı tarafından bu kalemler ile ilgili yeni bir ödeme yapılmamışsa davacının ödemiş olduğu depozito ve emlakçı komisyonunu kullanmış olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya ödenmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, franchise sözleşmesi kapsamında devir bedelinin, motosikletlerin kullanım bedelinin, maddi zararların, davacı tarafça ödenen depozito, emlakçı, komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamından, taraflar arasında" ..." Franchise Sözleşmesinin 14.07.2017 tarihinde imzalandığı, davalı şirketin Franchise veren, davacı şirketin ise franchise alan olarak yer aldığı, sözleşmenin (c) bendinde; 5 yıl süre ile yürürlükte kalacağının belirlendiği, sözleşmenin e.4.maddesinde; franchise işletmenin anahtar teslim inşa tadil ve dekorasyanu başlığı ile 1.bentte; franchise verenin işletmeyi "..." sistemine uygun olarak tadil ve inşa edeceği, işletmenin iç ve dış mimarisinin dekorasyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından ek1 olarak belirtilen franchise işletme teslim protokolü ile alana teslim edeceği, 2.bentte; franchise verenin işletmenin tadil, inşa, dekorasyon ve demirbaş niteliğindeki aksesuar teminini işlemlerini tamamladığı, anahtar teslimi hale getirdiği, protokolde belirtildiği şekilde franchise alana faturalandırılacağı, alanın fatura teslimini takip eden üç gün içinde fatura bedelini ödeyeceği, franchise alanın hak ve yükümlerinin (f) bendinde düzenlendiği, g.1.bentte; franchise sistemine giriş bedelinin 25.000,00 TL olarak belirtildiği, devir yasağının yer aldığı, taraflar arasında franchise işletme teslim protokolünün düzenlendiği, protokolün sözleşme ile aynı gün düzenlendiği, protokolde franchise işletmenin tadil inşa, demirbaş niteliğindeki aksesuar temini işlemlerinden franchise verenin kendi üstlendiği kısmı için 15.000,00 TL + KDV olmak üzere faturalandırdığı, sözleşmenin imza tarihinde teslim hale getirdiği, fatura mukabilinde iş yerinin franchise alana nihai olarak teslim edildiğinin belirtildiği, söz konusu yerle ilgili olarak 01.11.2017 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmede kiracının ... olduğu, ...'in davacı şirket yetkilisi olarak vekaletnamede yer aldığı, kiralayanların ise dava dışı gerçek kişiler olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete 02.11.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile adreste franchise alan şube olarak faaliyette bulunulmakta iken 2018 yılı Nisan ayından bugüne kadar işletmenin başından ayrılmış bulundukları, işletmenin tüm ödemelerinin, cari hesap borçlarının ödenmediği, şirketin marka hakkına zarar gelmemesi, piyasada ve müşteri kitlesinde 2018 yılı nisan ayından bugüne kadar merkezi ekip tarafından işletmenin çalıştırılmaya devam ettiği fakat gelinen noktada bu durumun devam etmesinin mümkün olmadığı, şirketin maddi ve manevi zarara uğradığı belirtilerek işletmenin başında bulunulmaması ve gerekse açık cari hesap, açık hesap bakiyenin sözleşmede belirtilen esaslara uygun ödenmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırılık oluşturduğu belirtilerek üç gün içerisinde işletmenin başına geçmeleri, hesapların ödemelerinin yapılması aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiği, 23.11.2018 tarihli ihtarnamede ise 15 günlük süre içerisinde dahi ayrılıklar sonlandırılmadığından sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren tüm bilgi ve belgelerin teslimi, diğer materyallerın kullanımına son verilmesi vb hususlara yer verilerek dava açılacağının belirtildiği, davacı şirket tarafından işletmenin devir bedelinin ödenmemesi gerekçesiyle 09.11.2018 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı franchise alanın mahkemece reddedilen alacak kalemlerinden tamirat, dekorasyon masrafı ile kiralama aşamasında kiraya verene ödenen depozito bedeli ve emlakçı komisyonunu talep edip edemeyeceği, mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların dosyaya delillerini ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.
20.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; huzurdaki davada ihtilafın davacının sözleşme uyarınca davalıya ödediği 130.000,00 TL'lik tadilat ve dekorasyon masraflarını davacıya ait iki adet motosikletin davalı tarafından kullanılması nedeniyle kira bedelini bir adet motorda meydana gelen hasar bedelini motosikletin kullanılması sırasında gerekli ekipman bedelini dava dışı kiralayana ödediği, depozito bedeli ile emlakçıya ödediğini iddia ettiği 6.000,00 TL'lik simsarlık bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı, davacının davalı firmanın sözleşmeye aykırı davrandığını, müşterilere satılan ürünün olması gereken kalitede olmaması nedeniyle müşterilerden şikayet geldiğini, kar marjının gerçekleşmediğini, işletmenin devri konusunda şifai sözleşme yaptıklarını ancak davalının 130.000,00 TL tadilat ve dekorasyon masraflarını ödemediğini belirterek dava açtığını, davalının ise davacının işletmeyi işletmediğini, fiilen terk ettiğini, markaya zarar gelmemesi için ticari faaliyete kendisinin devam etmek zorunda kaldığını, sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiğini, ödenen tadilat, dekorasyon bedelinin hem sözleşme ve teslim protokolünün ilgili maddeleri uyarınca beyan edemeyeceğini savunduğu, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı, davacının davalıya parça parça toplam 130.000,00 TL tadilat masrafı ödediği, davacının şifai devir sözleşmesinin yapıldığını, devir bedeli olarak 130.000,00 TL tadilat, dekorasyon bedelinin ödenmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin karakolda verdiği ifadede işletmeyi devraldığını kabul ettiğini yine davalı şirketin dava dışı dükkan sahibi ile 01.04.2018 tarihinde yeni kira sözleşmesi imzaladığını, bu hususunda taraflar arasındaki şifai devir sözleşmesinin varlığını ispatladığını beyan ederek davacının iddiasını ispat etmeye çalıştığı, TBK 125/3.maddesi gereğince sözleşmeden dönme halinde sözleşmenin taraflarını hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, sözleşmenin feshi konusunda taraf iradeleri birleştiğinden davacının sona eren sözleşme nedeniyle davalıya ödediği 130.000,00 TL'yi talep edebileceği dekorasyon ve demirbaşların amortisman bedelinin uygulamada kabul edildiğini ancak somut olayda aradan 5 aylık bir süre geçtiği, 5 aylık sürenin beş yıllık sözleşmeye göre kısa bir süre olduğu, demirbaş ve dekorasyonların yıpranma payının olmayacağı, davacı firmanın kira sözleşmesi kapsamında dava dışı mal sahiplerine 6.000,00 TL depozito ödediğinin sabit olduğunu, işletmenin davalı şirkete devrinden sonra davalı ve dava dışı mal sahipleri arasında imzalanan kira sözleşmesinde ise davalının mal sahiplerine yeniden depozito ödediğine dair hüküm bulunmadığı, davacının ödenen depozito bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, sonuç olarak davacının davalıdan talep edebileceği bedelin 130.000,00 TL dekorasyon ve işletme devir bedeli + 2.550,00 TL motosiklet ecrimsil bedeli + 6.000,00 TL depozito olmak üzere toplam 138.550,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.4.maddesinde; tadilat bedelinin 130.000,00 TL tutarında franchise sistemine giriş bedeli olduğunu, bu bedelin ödenmesi sonucunda demirbaşların müvekkili şirkete ait olduğunu, ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, hangi gerekçe ile sözleşme maddesinin yok sayıldığını, davacının sözleşmeye aykırılıkları nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğini, hiçbir şekilde işletmenin devrinin kabulü anlamına gelmeyeceğini, depozito bedelinin iadesinin ise yerin mal sahibi ile davacı arasındaki uyuşmazlık olduğunu, müvekkilinin davacı ile sözleşmeyi, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/985 Esas sayılı dosyasında da sabit olduğu üzere alacaklarının ödenmemesi nedeniyle feshedildiğini belirterek yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir.
01.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; ilgili işletmenin davacı tarafından işletilmesine yönelik sözleşmenin karşılıklı irade ile sona erdirildiğini, polis merkezi amirliğinde verdiği ifadede sabit olduğu üzere davacının 130.000,00 TL'yi talep hakkının bulunduğu, kullanıldığı ikrar edilen motosiklete dair 2.250,00 TL ecrimsil bedelinin faiziyle talep edebileceği, kiralanan için ödendiği iddia edilen depozito bedeli ile ilgili belge sunulmadığı, davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
21.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 05.10.2018 tarihli kolluk ifadesinin HMK 199. kapsamında belge niteliğinde olduğu ne var ki ifade tutanağında şirket yetkilisinin açıkça 130.000,00 TL devir bedelini ödeyeceğini ikrar etmediği, sadece şubenin satışından sonra arta kalan miktarın davacıya verileceğini belirttiği, alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacı şirketin davalı şirketten motosikletlere ilişkin altı aylık kullanım bedeli 2.250,00 TL belirtilmesine rağmen kesin anlaşılamadığı, hasar ve ekipman bedelinin talep edilemeyeceği, komisyon bedeli ile tadilatın uzun sürmesi nedeniyle aylık kira ödendiğine dair iddianın ispata yarar delil bulunmadığı, 6.000,00 TL'nin depozito niteliğinde olduğunun kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davacının davasının motosikletin kullanım bedeli ile sınırlı olmak üzere kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan "..." Franchise Sözleşmesinin e.4.maddesinin 4.bendinde belirtildiği üzere franchise işletmenin kendisine teslimi için fatura mukabilinde yaptığı ödemenin sisteme girişin gereği olduğunu, iş yeri dekorasyon, malzeme, aksesuar ve demirbaşların franchise verene ait olduğu, söz konusu ödeme nedeniyle anılan işletme değerlerinde hiçbir alacak, hak talebinde bulunmayacağı kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve işletme teslim protokolü her iki tarafın serbest iradesiyle imzalanmış bağlayıcı nitelikte bir sözleşmedir. Davacı taraf sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etmemiştir. Söz konusu sözleşme ,yürürlükte bulunan TBK'nın ilgili hükümleri gereğince sürekli edimli sözleşmelerdendir. TBK 126.maddede; ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrütü halinde alacaklının ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona örmesi yüzünden uğrayacağı zararın giderilmesini de isteyebileceği ifade edilmiştir. Somut olayda, davacı şirket tarafından davalı tarafa gönderilen herhangi bir ihtar veya davalının bu yönde kabulü mevcut değildir. Aksine davalı şirket tarafından, davacının sözleşmeye konu işletmeyi terk etmesi nedeniyle ve ayrıca mahkeme konusu olan alacak istemlerine ilişkin olarak ihtarda bulunmuştur. İhtarnamenin yerine getirilmemesi neticesinde sözleşme davalı tarafa noter ihtarnamesi ile fesh edilmiştir. Davacı alacak iddiasında bulunan taraf TBK 126.maddesinde düzenlendiği şekilde davalı tarafın temerrütüne dair herhangi bir ispata yarar delili dosyaya ibraz edememiştir. Bu anlamda, davalı şirket yetkilisinin hazırlık ifadesinde yer alan ve bilirkişi raporlarında ifade edildiği üzere 05.10.2018 tarihli kolluk ifadesinde; davalı şirket yetkilisinin davacıya 130.000,00 TL devir bedeli ödeyeceğini ikrar etmediği sadece şubenin satışından sonra arta kalan miktarın davacıya verileceğini belirttiği bu durumda davacı tarafın davalı şirket yetkilisinin ikrarına yönelik iddiasının yerinde olmadığı, davacının devir bedeli adı altındaki talebinin sübuta ermediği ve mahkemenin bu kapsamda vermiş olduğu kararın isabetli olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, işletmenin yürütüleceği yerin kira sözleşmesi dava dışı gerçek kişilerle davacı şirket arasında gerçekleştirilmiştir. Davalı şirket sözleşmenin tarafı değildir. Ayrıca kira sözleşmesi için dava dışı emlakçıya ödenen emlakçı komisyonuna dair hukuki ilişkide de davalı yer almamaktadır. Bu kapsamda davacının bu kalem istemlerinin reddinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.