Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4681 E. 2026/4179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4681
Karar No
2026/4179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2772 E., 2025/1750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/719 E., 2024/84 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine muhtelif yerlerdeki elektrik tesisleri bedelinin tahsili talebiyle fazlaya dair hakları saklı tutularak 10.000,00 TL üzerinden İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/530 E., İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E., Küçükçekmece l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. ve İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, açılan davalarda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alacaklarının tespit edildiğini, müvekkili tarafından dava değerlerinin bilirkişi raporlarında belirlenen miktarlara yükseltildiğini ve dava dilekçelerinde talep edilmeyen faiz yönünden de davaların ıslah edildiğini, ancak yapılan yargılama sonucu asıl alacak yönünden davaların kabulüne karar verilmişse de ıslah dilekçelerindeki faiz talepleri yönünden kısmen kabul kısmen red kararları verildiğini, faiz alacaklarının 08.08.2022 tarihli yazı ile davalı şirketten talep edildiğini, şirketin 06.09.2022 tarihli cevabi yazısı ile taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek; müvekkili lehine hükmedilen alacaklara ilişkin toplam 2.910.549,87 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu edilen faiz talebinin zamanaşımına uğradığını, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. sayılı dosyası ile İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyası kapsamındaki alacaklar yönünden kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, dava konusu edilen İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/530 E. ve İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. sayılı dosyalarının ise halen istinaf incelemesinde olduğunu, bu dava dosyalarındaki asıl alacağa ve faize ilişkin hükümler kesinleşmeden işbu davanın açılması sebebi ile derdestliğin söz konusu olduğunu, dava konusu ihtilafın işletme hakkı devir sözleşmesi tarihinden önceki bir döneme ait olduğu için müvekkili şirket hakkındaki davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava konusu dağıtım tesislerinin Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen koşulları taşıdığının anlaşılması halinde, yukarıda belirtilen Yönetmelik hükmü kapsamına gireceğinden dağıtım tesisleri için geri ödeme talep edilmesinin mümkün olmayacağını, davacının asıl alacağa bağlı olarak talep etmiş olduğu faiz talebinin de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddia ettiği İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. ve İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyalarda yargılamaların devam ettiği, ilgili dosyalara ilişkin işbu davaya konu faiz taleplerinin asıl dosyalarında talep edildiği, bu nedenle sayılan dosyalar yönünden faiz talebinin işbu davanın konusu olamayacağı, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/530 E. sayılı dosyasında dava dilekçesi ile faiz talep edilmediği, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. sayılı dosyası yönünden ise dava dilekçesi ile belirtilen kısım için ıslah tarihine kadar faiz talebi olmadığı, faiz alacağının bir başka dava ile talep edilebileceği, ilgili dosyalar yönünden zamanaşımı sürelerinin geçmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 34.485,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının faiz alacağına ilişkin açtığı davada talep edilen alacaklar yönünden vekaletsiz işgörme hükümleri uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, faiz alacaklarının da asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olduğu, daha önce açılan bir davada faiz isteme hakkı saklı tutulmuş olsun ya da olmasın faizin ayrı bir dava ile istenmesinde bir engel bulunmamakla birlikte temerrüt faizinin tabi olduğu zamanaşımının esas alacağın tabi olduğu zamanaşımına bağlı olduğu, asıl alacak hakkında açılan dava ya da başlatılan icra takibinin onun faizi hakkındaki zamanaşımını kesmeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 126. maddesi kapsamında davaya konu faiz alacağının tabi olduğu zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihiden itibaren on yıl olduğundan bu davanın açıldığı tarihte on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının faiz alacağına dayanak İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. ve İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyalarında yargılamaların devam ettiği, ilgili dosyalara ilişkin davaya konu faiz taleplerinin asıl dosyalarından talep edildiği, bu sebeple bu davanın konusu edilmeyeceğine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/530 E. sayılı dosyasında dava dilekçesi ile faiz talep edilmediği, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. sayılı dosyası yönünden ise dava dilekçesi ile belirtilen kısım için ıslah tarihine kadar faiz talebi olmadığı, faiz alacağının asıl davadaki alacağın kabulüne bağlı olduğu, asıl dava sonuçlanmadan faiz alacağına ilişkin dava açılamayacağından bu yöndeki kabul ve takdirde de isabetsizlik bulunmadığı, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/530 E. ve Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. sayılı dosyaları yönünden faiz alacağının koşulları oluştuğundan yapılan hesaplama hükme esas alınarak faiz alacağının tahsiline karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davanın konusu faiz alacağına ilişkin olmakla, Mahkemece hükmedilen bu nitelikteki alacağa faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, 34.485,85 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; her ne kadar İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E., İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyalarda yargılamanın devam ettiği ve işbu dava konusu işlemiş faiz alacağının anılan dosyalarda talep edilmesi nedeniyle söz konusu dosyalar yönünden dava konusu işlemiş faiz alacağının reddedildiği belirtilmiş ise de, üç davanın da ıslahla faiz istenemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini, işbu faiz alacağı davasının zamanaşımının dolma ihtimaline binaen asıl alacaklara ilişkin davalar kesinleşmeden önce açıldığını, yargılama devam ederken Mahkemeden asıl alacaklara ilişkin davaların kesinleşmesinin beklenilmesi yönünde talepte bulunulmuşsa da söz konusu taleplerin dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin görüş farklılıkları nedeniyle yasada açıkça düzenlenen faiz alacakları yönünden müvekkili İdarenin mağdur olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu davanın belirsiz alacak davası olduğu gerçeğinin yok sayıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; dava konusu edilen faiz alacaklarının zamanaşımına uğradığını, Bölge Adliye Mahkemesince kabulüne karar verilen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/430 E. ve İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/530 E. sayılı dosyalarındaki alacak kalemlerine ilişkin faiz taleplerinin kabulünün, derdestlik, kesin hüküm ve hukuki yarar yönünden usule ve hukuka aykırı olduğunu, davanın dava konusu dağıtım tesisinin maliki dahi olmayan müvekkili şirkete yöneltildiğini, dava konusu alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın alacak talebinin Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin Geçici 2. maddesi ile diğer yönetmelik hükümleri gereği ancak bundan sonraki iletim ve dağıtım tarifesinden mahsup edilebilecek olup bu husus nazara alınmaksızın karar verildiğini, Yönetmeliğin yayım tarihinden daha önce tesis edilen ve bir protokol ile dağıtım şirketine işletme ve bakım karşılığı devredilmiş olan dağıtım varlıkları için geri ödeme talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından inşa olunan ve davalıya devredilen trafo ve diğer dağıtım tesisleri bedelinin tahsili için açılan davalarda talep edilmeyen faiz alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dava konusu yapılan faiz alacağının on yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalının zamanaşımı def'inin yerinde bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun faiz hesaplaması yapılan dosyalar yönünden denetime elverişli olmasına, 6098 sayılı Kanununu 121/3 maddesi uyarınca faize faiz yürütülmeyeceğinin anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, işbu davada talep edilen faiz alacaklarının asıl alacağa ilişkin açılan İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E., İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. ve İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı davalarda ıslah yoluyla ayrıca talep edildiği gerekçesiyle anılan dosyalar yönünden talebin reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E. sayılı dosyasında; ıslahla talep edilen faize ilişkin Mahkemece değerlendirme yapılmaması nedeniyle kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığı ve davanın derdest olduğu, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. sayılı dosyasında; dava açıldıktan sonra işlemiş faize yönelik taleplerin ıslahla değil açılacak ayrı bir dava ile talep edilebileceği gerekçesiyle talebin reddine ilişkin verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 11.02.2026 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyasında; dava dilekçesinde talep edilmeyen faizin ıslahla talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği ve kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle faize ilişkin kısım yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; asıl alacağa bağlı fer'i nitelikte bir hak olan faiz talebinin açılacak ayrı bir dava ile talep edilebileceği gözetilerek, İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 E. sayılı dosyasında talep edilen faiz alacağı yönünden davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/239 E. ve İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/18 E. sayılı dosyaları yönünden ise önceki bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Bundan ayrı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar gerekçesinde, davaya konu faiz alacağının on yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmesine rağmen, kısa kararda 24.07.2023 tarihli ek bilirkişi raporundaki 5 yıllık zamanaşımı dikkate alınarak hesaplanan miktar üzerinden gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4681, K. 2026/4179, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4681-e-2026-4179-k-83c8eb09f6fc