Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1466 E. 2026/909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1466
- Karar No
- 2026/909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/335 E., 2025/433 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/731 E., 2024/492 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ve davalı arasında davalıya ait 96 daire, 10 dükkan inşaatın tamamlanması hususunda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmeye başlamasına rağmen sözleşmedeki imza eksikliğinin tamamlanmasının beklendiğini, ancak davalı tarafından haksız ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından itirazların, alınan ve yapılan malzeme, tesisat vb. bildirildiğini, sonrasında işin davalı tarafından başka bir yükleniciye verildiğini ve davalının hangi nedenle sözleşmeyi feshettiğinin bilinmediğini, fesih haklı veya haksız olsa da müvekkilinin yaptığı harcamaları isteyebileceğini, belirtilen nedenlerle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, kooperatifin 2010 yılı Aralık ayında tasfiyesinin tamamladığını ve sicil kaydının silindiğini, tasfiye edilmiş ... aleyhine dava açılamayacağından husumet itirazında bulunduklarını, davalının tüzel kişiliği olmadığından dava şartı yokluğu itirazları olduğunu ve zamanaşımının çoktan dolduğunu, davanın esasının daha önce ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/91 Esas sayılı dosyasında yargılama konusu edildiğini ve davacı tarafça takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini beyanla, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın açıldığı 16.09.2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan ve somut olay bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesine göre ... sözleşmesinden ... alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ilk olarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 14.03.2008 tarihinde açılan tespit talepli dilekçe ile dava konusu edildiği anlaşıldığından somut olay bakımından zamanaşımının başlangıcı için en geç bu tarihin esas alınması gerektiği, 14.03.2008 tarihinden görülmekte olan davanın açıldığı 16.09.2015 tarihine kadar 7 yılı aşan bir süre geçtiği, somut olay bakımından TBK'nın 147. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan sair yönleri incelenmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinden 04.09.2007 tarihinde haberdar olduğu anlaşıldığından davacının bu tarihten itibaren 5 yıl içinde zamanaşımı süresi dolmadan davasını açması gerekirken, davanın aradan 5 yıllık süreden fazla süre geçtikten sonra 16.09.2015 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/91 Esas sayılı dosyasındaki davanın açılış tarihi olan 14.03.2008 tarihinin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınması doğru olmamış ise de sonuç itibariyle davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, sebepsiz zenginleşme hususlarının gereği gibi incelenmediğini, müvekkili tarafından 2 yıllık hakdüşürücü süre içinde 04.09.2007 tarihli ihtarname ile davacıdan talepte bulunulduğunu, davalıya gönderilen 24.05.2017 tarihli ihtar ile zamanaşımının kesildiğini, sebepsiz zenginleşmeden ... hakkın hak sahibinin geri isteme hakkının olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Yargıtayın yerleşik ictihatlarına göre geçersiz veya feshedilmiş sözleşmelere dayanarak yapılan işler neticesinde karşı tarafa sağlanan menfaatin iadesi gerektiğinin kabul edildiğini, sadece ... sözleşmesine dayalı zamanaşımı süresi üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, vekaletsiz iş görme kapsamındaki iddialarının da değerlendirilmediğini, müvekkilinin fesihten habersiz inşa faaliyetlerine devam ettiğini, harcamalar yaptığını, davalı yararına iş görülmekle vekaletsiz iş görme kapsamında talepte bulunma hakkının olduğunu, bu durumda da 10 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğunu, denkleştirici adalet ilkesi gereği de alacağının hesaplanmasının gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.