Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3027 E. 2026/2562 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3027
Karar No
2026/2562
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3027 - 2026/2562 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3027 KARAR NO : 2026/2562

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2022/202 Esas, 2024/701 Karar

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... [ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat

KARAR TARİHİ : 13/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarih 2022/202 Esas 2024/701 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/03/2020 tarihinde davacı müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki motosikletle ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde plakası belirlenemeyen gri renkli bir aracın arkadan davacıya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın tespit edilemediğini, daimi arama kararının çıkarıldığını, bedensel zararların faiziyle birlikte ödenmesi için ...'na başvuru yapıldığını, 18/03/2020 tarihli ... ATK raporunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif olmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, 03/03/2021 tarihli 2021/193 sayılı ... Araştırma Uygulama Hastanesi ATK Başkanlığı'nın adli kurul raporuna göre, maluliyet oranının %19.2 olduğunu ve sürekli olduğunu tespit edildiği, ...'na başvuru yapıldığını, herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ... Arabuluculuk Merkezi'ne ... dosyası ile başvuru yapıldığını, davalı ile anlaşılamadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davacı lehine davanın belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 500,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının sigortaya başvuru tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigortaya başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, davacı taraf olay neticesinde meydana gelen maddi zararın giderilmesi amacı ile 10/06/2020 tarihinde müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili kuruma tazmin amacıyla başvurulduğu tarihte meydana gelen kazaya ve iddia edilen olguyu ispata yarayacak herhangi bir kamera kaydı ya da delil bulunmaması yaşanan kazaya dair vakıaları soyut bıraktığını, bu nedenlerle müvekkili kurum tarafından açıklanan sebeplerle değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davacı kazadan 9 gün sonra 18/03/2020 tarihinde ... Polis Merkezine başvuruda bulunduğunu, davacı tarafından iddia edilen olaya ilişkin kaza raporu veya kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen bir tutanak olmadığını, davacının belirlenen sağlık kurulu raporunu sunmadığını, bu nedenle yargılamaya konu olan iş bu davada olduğu gibi başvuru şartı sağlanamadığından elde davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı müvekkili kurumun sağladığı teminat kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemekle davacının mütefarik kusurunun sabit olduğunu, ...'nın sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılama sonunda davalı müvekkili aleyhine karar verilmesi durumunda sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşürülmesini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ticari faizi talep edemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 24.09.2024 TARİHLİ KARARI: Davanın kabulü ile, davacının 9.298,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 419,298,80 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının karşı tarafın kusurunu gösteren kaza tespit tutanağı ya da rapor sunmadığını, karşı yanda kazaya sebebiyet veren bir aracın bulunduğuna dair herhangi bir delil ibraz etmediğini, kazadan 9 gün sonra davacı yan tarafından polis merkezine başvuruda bulunulduğunu, kazanın ne şekilde meydana geldiğinin ispatlanamadığını, kaza ispatlanamadığından taraflarının yükümlülüğününün doğduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, taraflarının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müvekkili kurumun tek teminattan sorumlu olduğunu, teknik faiz uygulanması gerekirken prograsif rant tekniği kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ATK raporunun erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında hazırlanmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle açılan maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin olayın gerçekleşme biçimine ve kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan bir aracın mevcudiyeti ve kazada kazaya karışan araçların kusur oranları gibi hususların ispatı gerekir. Somut olayda; davacı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki motosikleti ile plaka ve markasını alamadığı bir aracın kendisine arkadan çarpması sonucunda davacının 09/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığının, ... CBS'nin 2020/21123 sayılı soruşturma dosyasına göre trafik kazasının meydana gelmesine plakası ve kimliği tespit edilemeyen bir şahsın sebebiyet verdiği soruşturma dosyasında mevcut tanık ... ve yine kaza tarihindeki hastane kayıt tutanaklarından anlaşılmıştır. Öte yandan, 08/05/2022 tarihli trafik polisi bilirkişisi kusur raporunda 09/03/2020 tarihli meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün davacıya arkadan çarpmasına bağlı olarak %100 oranında tam kusurlu olduğunun yerinde bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 13.02.2024 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.06.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %14 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ve faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 10.05.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile hükme en yakın tarihi olan .2024 yılı asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir. Öte yandan yine faiz başlangıç tarihinin ...'na usulüne uygun şekilde başvurusu tarihi olacak biçimde belirlenmesi de yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin hükmedilen geçici işgörmezilik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 410.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 410.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İilk derece mahkemesince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 410.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. (Yargıtay 4. HD. 2023/12431 esas ve 2025/13675 karar) HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarih 2022/202 Esas 2024/701 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın kısmen KABULÜ ile, -Davacının dava konusu yaptığı; 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, - Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, Harç yönünden: 3-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10 TL karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL harç ile, 1.430,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.510,70 TL harçtan mahsubuyla, bakiye 26.496,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 24.09.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, fazla alınmışsa iadesine, 4-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Yargılama giderleri yönünden: 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.430,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.591,40 TL harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 902,61 TL tebligat/müzekkere gideri, 4.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 4.453,00 TL Adli Tıp Gideri olmak üzere toplam 9.455,61 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 9.200,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Vekalet ücreti yönünden: 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 65.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 9.298,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 13/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3027, K. 2026/2562, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3027-e-2026-2562-k-f2b8f261f698