Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1199 E. 2026/1671 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1199
Karar No
2026/1671
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1199 - 2026/1671 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1199 KARAR NO : 2026/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2026 NUMARASI : 2026/352 Esas(Derdest)

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali DAVA TARİHİ :21/04/2026 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 01/06/2026 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2026 Tarih ve 2026/352 Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasında 13.03.2025 tarihinde taşeronluk sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca müvekkil şirket ... ... ada 8 parselde 30 villa, ... 12290 ada 3 parselde 8 villa ve ... 16176 ada 5 parselde 9 villanın elektrik tesisatı işini üstlendiğini, işin ifası sırasında 29.09.2025 tarihinde çalışanların inşaata girişinin engellendiğini, davalılar tarafından .... Noterliği'nin 10.10.2025 tarih ve 36884 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, ihtarnamede iş bedelinin ödeneceğinin belirtildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/67 D. İş. sayılı dosyası ile yapılan işin tespit edildiğini, tespit uyarınca 3.968.340,00 TL ve 363.805,20 TL tutarında iki adet fatura düzenlendiğini, faturalara itiraz edilmediğini, bedelin ödenmediğini, davalının malvarlığını azaltmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, 4.332.145,20 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24/04/2026 TARİHLİ KARARI:"Karşı tarafça gönderilen ihtarnamede davacı tarafın sözleşme konusu işi kısmen yaptığı ve bedelin karşılıklı mutabakat sonrasında ödeneceği belirtilmiştir. .... SHM 2025/67 D. İş. sayılı dosyasına sunulan 02.01.2026 tarihli raporda yapılan işlere ilişkin tespit yapılmış olmakla birlikte bu işlerin parasal karşılığı veya sözleşmedeki işe oranı konusunda bir görüş belirtilmemiştir. Davacı taraf bu tespit uyarınca davacının 2 fatura düzenlediğini ileri sürmüş olmakla birlikte düzenlenen faturalar bu konuda tek başına delil kabul edilmemiştir. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi karşı tarafın bozucu yenilik doğuran beyanıyla sona erdiğinden yapılan iş bedeli TBK 479, 484, 485 maddeleri uyarınca muaccel hale gelmiştir. Yapılan iş bedelinin tamamı yargılamayı gerektirmekle birlikte dosyadaki mevcut delillere göre 2.250.000 TL kısım için yaklaşık ispat şartının yerine getirildiği kanaatine varılmıştır. Sonuç itibariyle ihtiyati haczin şartları 2.250.000 TL kısım için yaklaşık düzeyde ispatlanmıştır. Bu nedenlerle ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulü gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-Alacaklı vekilinin talebinin kısmen kabulü ile; İ.İ.K. 257 vd. maddeleri gereğince 2.250.000,00 TL alacağı karşılayacak şekilde borçluların taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Fazlaya dair istemin reddine. 2-... İcra Müdürlüğüne ait 2026/4185 Esas sayılı dosya üzerinden ihtiyati haciz kararının tatbikine, 3-Borçlular ve üçüncü kişilerin uğramaları muhtemel zarar ve ziyanlarına karşılık olmak üzere HMK'nun 87.maddesinde yazılı teminat nevilerinden % 20 teminatın ihtiyati haciz isteyen tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına. '' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin 11/05/2026 tarihli dilekçesi ile; Davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, faturaların kesinleşmediğini, davacı tarafın işbu dosyaya konu ettiği işlerin davacı tarafından ayıplı ve eksik şekilde yerine getirildiğini, bu nedenle davalılar tarafından iş ilişkisinin devam ettirilmesi mümkün olmadığından sözleşme haklı nedenle sona erdirildiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebine dayanak yaptığı “mal kaçırma” iddialarının da tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu, müvekkillerinin aktif ticari faaliyetlerinin devam ettiğini, yapılan taşınmaz devirlerinin olağan ticari işlemler kapsamında gerçekleştirildiğini, İİK m.257 kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların somut olayda oluşmadığını, müvekkillerinin kaçma, mal gizleme veya alacaklıyı zarara uğratma yönünde herhangi bir eyleminin bulunmadığını, verilen ihtiyati haciz kararının müvekkili şirketlerin ticari itibarını zedelediğini, bankacılık ve kredi işlemlerini durma noktasına getirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği alacağın yargılamayı gerektiren, teknik inceleme ve bilirkişi değerlendirmesi zorunlu olan tartışmalı bir alacak olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun da oluşmadığını, bu nedenle mahkemece verilen 24/04/2026 ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 22/05/2026 tarihli duruşma zaptı ile; Davalılar vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi 02/06/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile: " Mahkememizin 21.04.2026 tarihli ara kararı ile itiraz eden davalı taraf yönünden 2.250.000 TL alacağı karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davacı taraf 13.03.2025 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca yapılan iş bedelinin tahsili amacıyla ilamsız takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Sözleşmede yapılacak iş bedeli 21.000.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davalı tarafça davacı şirkete gönderilen ve .... Noterliğinde düzenlenen 10.10.2025 tarih 36884 yevmiye sayılı ihtarnamede davacı yüklenicinin yaptığı iş bedelinin ödeneceği belirtilmiştir. Davacı tarafın yaptığı iş bedeli konusunda bir mutabakat bulunmamaktadır. .... SHM tarafından yapılan 2025/67 Değişik İş sayılı tespit dosyasında da yapılan işler tespit edilmiş olmakla birlikte bir değerleme yapılmamıştır. Sonuç itibariyle yüklenicinin yaptığı iş tutarı net olarak belirlenmemiş olmamakla birlikte işin kısmi olarak yapıldığı davalı tarafça da kabul edildiğinden toplam iş tutarının yaklaşık %10’u tutarında iş bedeli konusunda ispat şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. İhtiyati haciz kararında belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden bu tutar muaccel hale gelmiştir. Bu nedenlerle itirazın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verdiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekilinin 01/06/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi!'nin 24/04/2026 tarihli ara kararı ile 2.250.000,00 TL tutarındaki alacağı karşılayacak şekilde müvekkillerin taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, bu karara karşı yapılan itirazın 22/05/2026 tarihli duruşmada reddedildiğini, müvekkili ...'nın ... ilinde ikamet ettiğini ve ticari faaliyetlerini diğer müvekkili şirketlerle ortaklaşa yürüttüğünü, banka hesaplarının ve malvarlığının tamamı üzerine konulan ihtiyati haczin taşkın haciz sonuçlarını doğurduğunu, bu durumun müvekkillerinin ticari faaliyetlerini durdurarak telafisi imkansız zararlara yol açtığını, çek ödemelerinin aksadığını ve kredi işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını, davacının amacının borç tahsilinden ziyade haciz tehdidiyle haksız kazanç sağlamak olduğunu, fatura bedellerinin ve işçilik ücretlerinin gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati haciz kararının müvekkili firmaların kredili işlemlerini durdurarak ticari hayatı sekteye uğrattığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının somut olayda oluşmadığını belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacı vekilinin 17/06/2026 tarihli istinaf cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati haciz kararının reddi kararının dosya kapsamına ve İİK hükümlerine uygun olduğunu, davalıların istinaf sebeplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlunun ticari faaliyetinin etkilenmesinin ihtiyati haczin kaldırılması sonucunu doğuracak bir sebep olmadığını, alacağın varlığı ve muacceliyeti yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulduğunu, dosyada mevcut taşeronluk sözleşmesi, fesih ihtarnamesi, değişik iş dosyasında alınan tespit raporu, düzenlenen faturalar, noter ihtarnameleri ile alacağın varlığı yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konduğunu, mahkemenin ölçülülük ilkesine uygun davrandığını, faturalara süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle alacağın güçlü biçimde yaklaşık ispat edildiğini, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ayıplı ifa iddialarının ihtiyati haciz incelemesinin konusu olmadığını belirterek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası; talep ise, ihtiyati hacze itirazın reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasıdır. İİK. 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafından sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı şekilde yerine getirilmesi nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği, davacının yaptığı işin bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açtığı ve davalının mal varlığına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği, mahkemece ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, davalılar tarafından davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispatın oluşmadığını belirtilerek ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği görülmüştür. Dava konusu para alacağı olup, davalının işin eksik ve ayıplı yapıldığı savunması karşısında alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır. Dosya arasında bulunan mevcut delil durumuna göre İİK 258. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada oluşmamıştır. İİK. 257. maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden ve alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğindenden ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati hacze yapılan itirazın reddi kararı yerinde değildir. Davalılar vekilinin istinaf talebi yerindedir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 maddesi gereğince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden düzeltmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 maddesi gereğince davalılar vekili İstinaf Başvurusunun Kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2026 tarih ve 2026/352 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA GEREK BULUNMADIĞINDAN DÜZELTMEK SURETİYLE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davalılar vekilinin ihtiyati haciz kararına yapmış olduğu itirazın KABULÜNE, İlk derece Mahkemesinin 24/04/2026 tarihli ara kararıyla verilen İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haczin kaldırılmasına dair sair işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, II-İstinaf incelenmesi yönünden: 1-İstinaf başvurusu sırasında davalı şirket tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVALI ŞİRKETE İADESİNE, 2-İstinaf talep eden davalılardan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden davalılar tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 540,00 TL posta masrafının DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ŞİRKETE VERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf aşamasında kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan tarafa İADESİNE, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-2 ve 362/1-f maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1199, K. 2026/1671, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1199-e-2026-1671-k-57b8d07ded7d