Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/296 E. 2026/1766 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/296
Karar No
2026/1766
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/296

KARAR NO: 2026/1766

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/11/2022

NUMARASI: 2021/583 Esas - 2022/958 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili özetle; Taraflarca yapılan sözlü anlaşma gereği, davacı müvekkili kendisine ait ticari araçla, davalı şirketin ürünlerini anlaşmalı olan yurt içindeki iş yerlerine taşımakta olduğunu, müvekkilinin yaptığı taşımaya ilişkin olarak davalı şirket tarafından fiyat farkı iadesi ile ilgili 20.11.2020 düzenleme tarihli ...belge numaralı 5.900,00-TL tutarında e-fatura gönderildiğini, gönderilen faturaya 27.11.2020 tarihi .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnameyle süresi içerisinde itiraz edildiğini, akabinde 11.800,00-TL'lik iade için 30.11.2020 düzenleme tarihli...belge numaralı e-fatura müvekkiline gönderildiğini, işbu faturaya .... Noterliği 07.12.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile süresi içerisinde itiraz edildiğini, alacaklı müvekkili ... tarafından düzenlenen dava dilekçesinde bildirilen düzenleme tarihleri, numaraları yazılı olan faturalar davalı borçlu...A.Ş.ne gönderildiğini, işbu faturalara karşı davalı tarafından itiraz edilmediğini, müvekkilinin cari hesap alacağının tahsili için 27.11.2020 tarihinde .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafça herhangi muaccel borçlarının olmadığı iddiasıyla borca, faize ve ferilerine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, işbu nedenle itirazın iptalini ve takibin devamını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, dava konusu değerin davalı şirket açısından önemli bir miktar olması, davacının alacağına kavuşmasının daha fazla sürüncemede kalmaması amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar davalının malvarlığı üzerinde ivedilikle dava miktarı oranında ihtiyati tedbir konulmasına, davalının haksız itirazı nedeniyle duran icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli olarak icra takibine itiraz eden davalı borçluların İİK 67 hükmü gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili özetle; Müvekkilinin davacıya bir takım ürünlerini geçmişte taşıttığını, ancak davacı tarafından işlemlerin yapılıp müvekkiline faturalar kesilmesinden sonra, müvekkili tarafından kesilen faturaların piyasa rayiçlerinin çok üstünde olduğunun fark edildiğini, bunun üzerine davacı ile müvekkilinin bu hususta görüşerek piyasa rayici ile faturalardaki farka ilişkin olarak davacıya iade fatura düzenlenmesi noktasında anlaşmaya vardıklarını, taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen, davacı tarafın iade faturalara sonradan itiraz etmesi nedeniyle, davacı ile müvekkili firma arasında hesap mutabakatı yapılamadığını ve borç alacak miktarı netleştirilemediğini, ancak davacı tarafından bu hususlar gözetilmeyerek müvekkili hakkında icra takibine girişildiğini, takibe konu yapılan alacağın tarafların anlaşmaları ve ayrıca önceden kesilen ve davacı tarafından kabul edilen faturalar nedeniyle oluşan teamül gereğince sona erdiğini belirterek, ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddini, davacı tarafın % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece özetle; Davalı, davacı tarafından gönderilen faturaları itiraz etmeksizin defterlerine kaydettiği için fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ancak bilirkişi raporunda tespit olduğu üzere davalı tarafından daha sonra davacı yana 4 adet fiyat farkı iadesi faturası kesilerek gönderildiğini, davacının 5.900,00 TL ve 11.800,00 TL tutarlı olan 2 adet iade faturasına itiraz ederek iade ettiğini, ancak 17.700,00 TL bedelli diğer iki faturaya itiraz etmediğini ve TTK'nun 21/2 maddesi hükmü gereğince fatura içeriklerini kabul etmiş sayıldığını, bu durumda davacının defterlerinde kayıtlı olmayan ve itiraza uğramayan toplam 35.400,00 TL bedelli iki faturanın davacının davalıdan olan alacaklarına dair cari hesabından mahsubu gerektiğini, bu durumda davacı cari hesabında yer alan 80.898,00 TL'den 35.400,00 TL'nin mahsubu ile davacının davalıdan olan alacağının 45.498,00 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafından yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptali ile takibin devamına karar verildiği, davacının talebinin faturadan kaynaklanmakla alacağın likit olduğu anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı isteminin itirazın iptaline karar verilen alacak miktarı yönünden kabulüne karar verildiği, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bedel iadelerine ilişkin piyasa rayiç değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, bilirkişi taşımacılık konusunda piyasa rayiç değerlendirmesinin kendi uzmanlık alanına girmediğinden bahisle davalı tarafın fatura miktarlarının fahiş olduğuna dair iddiasına cevap veremediğini,

iade içerikli satış faturalarının usulüne uygun olarak tebellüğ edilmediğini, faturaların tebliğ edildiği mail adresinin aktif durumda olması, kişinin faturaları tebliğ almaya yetkili olduğunu göstermediğini, davalı tarafın düzenlemiş olduğu bedel iadesi içerikli satış faturaları geçersiz olduğunu, bu faturalar davacı için hukuki bağlayıcılıktan yoksun olduğunu, davalı tarafın tanzim ettiği faturanın Vergi Usul Kanunu md 231'e aykırı olduğunu ve düzenlenmemiş sayılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın taraflar arasındaki sözlü anlaşmayı yok saydığını, piyasa farkı ile fatura bedelleri arasındaki farkın giderilmesi konusunda davacı ile müvekkilinin sözlü olarak anlaştıklarını, davacı tarafından yukarıda yazılı faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun surette teslim alındığını, davacının 17.700,00 TL bedelli her iki faturaya da herhangi bir itirazı olmadığını, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya uygun kesilen faturaların itirazsız kabulünün taraflar arasındaki anlaşmanın da gereği olduğunu, davalı tarafından kesilen ilk iki faturaya itiraz etmeyen davacının sonradan kesilen faturalara itiraz etmesinin taraflar arasındaki anlaşmaya ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından neden ilk iki faturaya itiraz edilmediğine ilişkin bir açıklama getirilemediğini,müvekkili hakkında inkar tazminatı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuş tur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı iadesi faturalarının davacıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği noktasındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı 80.898,00 TL" sebebine dayalı olarak toplam 80.898,00 TL alacağın tahsili istemiyle ....11.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 80.898,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde yer alan kayıtlara göre davacıya 27.798,15 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının davalı tarafından düzenlenen 2 adet 17.700,00 TL bedelli ve ayrıca 5.900,00 TL ile 11.800,00 TL bedelli fiyat farkı iadesi faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından düzenlenen 5.900,00 TL ve 11.800,00 TL bedelli faturaların davacı tarafından davalıya iade edildiği, davalının düzenlediği 2 adet 17.700,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından davalıya iade edilmediği, bu durumda davacının davalıdan 45.498,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda, bilirkişi ile incelenen taraf defterlerine göre davacı tarafından düzenlenen faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olup, davacının defterlerine göre takip tarihinde davalıdan 80.898,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre takip tarihinde davacıya 39.598,15 TL borçlu olduğu, taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın davalı tarafından düzenlenen 29.10.2020 tarihli... numaralı 17.700,00 TL, 13.11.2020 tarihli ... numaralı 17.700,00 TL, 20.11.2020 tarihli ...numaralı 5.900,00 TL, 30.11.2002 tarihli...numaralı 11.800,00 TL tutarlı fiyat farkı iadesi açıklamalı faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Söz konusu fiyat farkı faturaları davacının defterlerinde kayıtlı değildir.

Davacı, .... Noterliğinin ...11.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 20.11.2020 tarihli ...numaralı 5.900,00 TL tutarlı, .... Noterliğinin ....12.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile de 30.11.2002 tarihli...numaralı 11.800,00 TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturalarını davalıya iade etmiştir.

Bu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu kayıtların dayanağı belgelerin de sunulmamış olduğu, bu faturaların davacı tarafça davalıya süresinde iade edildiği görülerek bu faturalara itibar edilmemiştir.

Davalı tarafından düzenlenen 29.10.2020 tarihli... numaralı ve 13.11.2020 tarihli ... numaralı 17.700,00 TL tutarlı faturalar yönünden davacı bu faturaların tebliğ edildiği ''....com'' mail adresinin harici muhasebecisinin e-posta adresi olduğunu, müvekkili adına kesilen faturaları kabule yetkili olmadığını beyan etmiş olup, söz konusu mail adresinin davacı şirketin mail adresi olduğunun iddia ve ispat edilmediği, davacının muhasebecisinin mail adresi olduğunu, faturaları teslim almaya yetkili kişiye faturaların tebliğ edildiğinin ispatlanamamış olmasına göre, faturalar davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 80.898,00 TL alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece söz konusu faturaların usulüne uygun tebliğ edilerek süresinden itiraz edilmediği kabul edilerek davacının alacağından mahsup edilmesi isabetsiz görülmüştür.

Eldeki davada, dava konusu cari hesap/fatura alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.

Bu nedenle, davalının alacağın likit olmadığı yönündeki iddiaları dinlenebilir değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 80.898,00 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,

2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 16.179,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,

4-Alınması gereken 5.526,14 TL karar ve ilam harcından, 1.381,54 TL peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 4.144,60 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına

5-Davacı tarafça yatırılan 1.381,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Davacı tarafça yapılan toplam 1.194,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,

10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 98,00 TL olmak üzere toplam 318,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 777,00 TL harcın, alınması gerekli olan 3.107,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.330,97 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 08/10/2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/296, K. 2026/1766, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-296-e-2026-1766-k-27a5831a04de