Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/338 E. 2026/1763 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/338
- Karar No
- 2026/1763
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/338
KARAR NO: 2026/1763
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(KAPATILAN İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
TARİHİ: 21/06/2022
NUMARASI: 2021/184 Esas - 2022/562 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili özetle; Müvekkili ile davalı arasında "Barınma Hizmeti Verilmesi Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin maliki olduğu ... bulunan ... nolu rıhtımda davalı yana ait... ve ... gemilerine barınma hizmeti vermeyi ve karşılığında davalının Sözleşme'de belirtilen ücreti ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya ait gemilere barınma hizmeti sağlama yükümlülüğü en fazla 2 ay olmasına rağmen, davalının gemilerine bakım ve onarım çalışması yaptırması ve gemilerin iskeleden ayrılabilecek durumda olmaması nedeniyle, gemilerin 13.12.2019 tarihine kadar Sözleşmede kararlaştırılan rıhtımda barındığını, Sözleşmenin 3. maddesine göre davalının 7 gün içerisinde ödeme yapması gerekirken ödeme yapılmadığını, cari hesap ekstresi incelendiğinde müvekkilinin toplamda 111.826,97 TL alacağı bulunduğunu, bir kısmının ifası ile birlikte toplamda bakiye alacak miktarının 75.302,14 TL olduğunu, 105 günlük barınma hizmetine karşılık 52.500 TL, içme suyu bedeli teminine karşılık 3.970,80 TL, kullanma suyu bedeli teminine karşılık 1.425,88 TL, elektrik tüketim ve farkı için 17.436,46 TL, ihrakiye temini için 759,11 TL olmak üzere toplamda 75.302,14 TL alacağını halen elde edemediğini, işbu durumun davalı tarafından onaylanmış e-faturalar ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından Sözleşmeden doğan bakiye alacağını elde etmek amacıyla davalıya karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; Taraflar arasında, müvekkiline ait ... ve... isimli gemilere barınma hizmeti verilmesi için sözleşme akdedildiğini, sözleşme ile davacının müvekkiline ait gemilerin barınması, içme ve kullanma suyu, elektrik ve diğer ihtiyaçların teminini sağlamayı bir ay süre ile üstlendiğini, davacının sözleşme ile belirlenmiş olan 27.07.2019-26.06.2019 tarihleri arasında hizmet verdiğini, müvekkiline ait gemilerin 13.12.2019 tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan rıhtımda kaldığı ve hizmet aldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davanın haksız olduğu iddiasıyla davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece özetle; Davacı şirketçe davalı adına 2019 yılında düzenlenmiş BS formu ile davalı şirkete mal ve hizmet satışı olarak beyan edilmiş bulunan 17 adet faturanın tamamını, davalının itiraz etmeden ticari defterlerine kaydettiğini ve ayrıca BA formu beyanlarıyla davacı şirketten mal/hizmet alımı olarak beyan edildiğini, davalı tarafından Vergi Dairesine bildirimde bulunmakla Yargıtay kararları ışığında davacının fatura ve faturaya konu malı davalı tarafa teslim ettiği hususunun ispatladığı, aksi bir durumun ve ayrıca varsa bir ödemenin de davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, davalının itiraz ve savunmalarının soyut olduğunu, gerekli ihtaratları içerir tebligata rağmen inceleme gün ve saatin de ticari defterlerin hazır edilmediği, dosyada toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının takip tarihi itibariyle takibe konu cari hesap miktarı olan 75.302,14-TL alacaklı olduğu ve davalının asıl alacağa itirazının haksız olduğu; işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede ise, takip öncesi davalının usulüne uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir bilgi ve belgenini dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmakla Yargıtay kararları ışığında davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 75.302,14-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine, faturaya dayalı alacağının likit olması sebebiyle hükmedilen asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacının 27.07.2019-26.06.2019 tarihleri arasında hizmet verdiğini, müvekkilinin söz konusu barınma hizmetinden yalnızca sözleşme ile belirlenmiş olan süre ile faydalanmış olup, işbu sürenin herhangi bir şekilde uzatılmadığını, müvekkilinin davacı tarafa sözleşme ile belirlenmiş bir aylık süreye ilişkin hizmet bedelini ödediğini, davacının haksız ve kötü niyetli hareket ederek vermemiş olduğu hizmetin bedelini tahsil etmeye çalıştığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesine dayalı cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının cari hesabı oluşturan faturalara konu hizmetleri verip vermediği, davalının davacıya takip konusu borcunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında,..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " cari hesaptan kaynaklanan alacak 75.302,14 TL" nedeniyle 75.302,14 TL asıl alacak, 1.277,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.579,18 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 75.302,14 TL alacaklı durumdadır. İlk derece mahkemesince ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar davalı vekiline ihtar edilmiş olup, davalı herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı, 2019 yılında davacının 17 adet faturasına ilişkin olarak 106.267,00 TL bedelle BA bildiriminde bulunmuştur. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır.
Davacı kendi ticari defterlerine göre 75.302,14 TL alacaklı olup, davalının bunun ve ayrıca B/A bildirimlerinin aksini ispatlaması gerekir. Davalı taraf, davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerin ve kendi BA bildirimlerinin aksini ispatlayamamış olduğu görülmüştür. Somut olayda, her ne kadar davalı taraflar arasındaki sözleşmenin bir ay süreli olduğunu ve bu süreye ilişkin hizmet ücretinin ödendiğine itiraz etmişse de, taraflar arasında, davalıya ait... ve ... gemilerinin davalının rıhtımında barınma hizmeti verilmesi için, 26.07.2019 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşmenin 11. maddesine göre sözleşme süresi bir ay olarak belirlenmiş, süre bitiminde mutabakat sağlanması durumunda 1 ay daha sürenin uzayacağı kararlaştırılmıştır. Dosyada bulunan ...Başkanlığı'nın yazısında, söz konusu gemilerin ....12.2019 tarihinde limandan ayrılmış olduklarının bildirilmiş olduğu görüldüğünden, davacının söz konusu hizmeti bu tarihe kadar verdiğinin kabulü gerekir. Davacının defter ve kayıtlarına göre, KDV dahil 111.826,97 TL, KDV hariç 106.267,00 TL tutarlı 17 adet faturaya ilişkin davalı tarafından yapılan 36.524,83 TL ödemenin düşülmesinden sonra davalıdan 75.302,14 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının defter ve belgelerini sunmadığı, davalı, cari hesaba konu faturaları vergi dairesine BA formuyla bildirdiğinden artık faturalara konu hizmetin verilmediğini ispatlaması gerekmekte olup davalı tarafından buna dair herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, Mahkemece bu tutarın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.858,00 TL harcın, alınması gerekli olan 5.143,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.285,89 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 08/10/2026 tarihinde karar verildi.