Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1547 E. 2026/1514 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1547
- Karar No
- 2026/1514
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1547
KARAR NO : 2026/1514
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2024
NUMARASI : 2022/700 E. - 2024/27 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 01.12.2018 tanzim tarihli, 10.12.2018 vade tarihli ve 100.005,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhinde İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, tarafların 23.09.2020 tarihli protokole göre müvekkilinin, kendisine alacaklısı tarafından fatura edilen 1 adet cam kesme makinesi, 1 adet takometre ve 1 adet el taşı makinelerini alacaklıya 3 gün içerisinde iade etmeyi, alacaklı da iade edilen makineler karşılığı borçlunun dosya borcundan 57.000 TL düşülmesini kabul ve taahhüt ettiğini, borçlunun ilgili icra dosyasının, makinelerin bedeli olan 57.000 TL düşüldükten sonra kalan güncel borcun vade farkı da eklenmiş hali ile 62.500 TL olduğunu ve borçlunun söz konusu tutarı 28.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL ve devam eden aylarda ayların 25. Günü 7.500,00 TL eşit taksitler halinde ödemesi hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin ilgili protokolden doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Protokol uyarınca iadesi konusunda anlaşılan malların, davalıya iade edildiğini, müvekkilinin protokolde belirtilen bakiye tutarın ilk ödemesini 28.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL olarak, kalan miktarı da aylık 7.500,00 TL olmak üzere toplam 7 taksitle ödediğini ve dosya borcunu kapatmasına rağmen icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmadığını ve davalı tarafından müvekkilinin ... dan olan alacağına haciz konulması neticesinde 19.02.2022 tarihinde fazladan 80.000TL daha tahsil edildiğini, davanın kabulüyle davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen 80.000 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği, 20/02/2023 havale tarihli beyan dilekçesinde ise özetle; İstirdat davasının maddi şartının gerçekleşmediğini, zira davacı tarafın borçlu olduğunu kabul etmiş olup icra dosyası kapak hesabına ilişkin itirazı bulunmadığı, dolayısıyla fazladan ödeme davalı tarafça hukuka uygun şekilde kanalıyla tahsil edildiği, yapılan tahsilat haklı bir nedene dayanmakta olup istirdat davasının şartı oluşmadığı, davacı tarafın iddiasının aksine protokolde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediği, ödemelerini kararlaştırılan zamanda gerçekleştirmediği, davacının protokole bağlılığının olmaması üzerine, borcun ifa edileceğine dair güven zedelendiğinden davalı tarafça güncel kapak hesabı alınarak takibe devam edildiği, güncel kapak hesabının tahsil edilmesinin ardından fazladan tahsil edilen miktarların "derhal" davacı-borçluya iade edildiğini ifade etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.487,91 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, davalı şirket tarafından 01.12.2018 tanzim ve 10.12.2018 vade tarihli 100.005,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, tarafların 23.09.2020 tarihli protokolle borcun ödenmesi hususunda anlaştıklarını, protokol uyarınca davacının 1 adet cam kesme makinesi, 1 adet takometre ve 1 adet el taşı makinesini iade ederek borçtan 57.000 TL düşülmesini sağladığını, kalan borcun 28.09.2020 tarihinde 5000 TL ve devamında aylık 7500 TL taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının tüm protokol yükümlülüklerini yerine getirerek ödemeleri ... üzerinden gerçekleştirdiğini, buna rağmen icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmadığını, davalı tarafından ... alacaklarına konulan haciz neticesinde 19.02.2022 tarihinde fazladan 80.000 TL tahsil edildiğini, iade taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davalının ödeme yapmayı reddettiğini, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz haklarını kullanamadıklarını, yerel mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, mükerrer tahsil edilen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin optik sektöründe faaliyet gösteren saygın bir ticari işletme olduğunu, davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında ürün bedeli olarak düzenlenen bonoya istinaden İstanbul 36. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının borçlu olduğunu ve borç miktarını kabul ettiğini, icra takibinin kesinleşerek haciz işlemlerine geçildiğini, taraflar arasında 28.09.2020 tarihinde imzalanan ödeme protokolünün davacı tarafından ihlal edildiğini, protokolde belirlenen kesin vade tarihlerine uyulmadığını, protokole duyulan güvenin zedelendiğini, davacının protokol yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle protokolün geçersiz hale geldiğini, müvekkili şirketin güncel kapak hesabı üzerinden icra takibine devam etmesinde hukuki bir engel bulunmadığını, davacının istirdat davası şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin fazladan tahsilat yapmadığını, aksine 25.02.2022 ve 28.02.2022 tarihlerinde davacıya iadeler yapıldığını, haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu ve tahsil harçlarının ödendiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı şirket tarafından 01/12/2018 düzenleme tarihli, 10/12/2018 vadeli ve 100.005,00 TL bedelli bonoya dayanılarak İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, tarafların 23/09/2020 tarihli protokolü imzaladıklarını, protokol uyarınca davacının bir adet cam kesme makinesi, bir adet takometre ve bir adet el taşı makinesini davalıya iade etmesi karşılığında takip borcundan 57.000,00 TL indirim yapılmasının kararlaştırıldığını, bu indirimden sonra vade farkı dahil kalan borcun 62.500,00 TL olarak belirlendiğini, borcun 28/09/2020 tarihinde 5.000,00 TL ve devam eden aylarda aylık 7.500,00 TL taksitlerle ödenmesinin kabul edildiğini davacının protokolün gereklerini yerine getirdiğini, ancak icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmadığını, haciz nedeniyle ayrıca 80.000,00 TL tahsil edildiğini ileri sürerek fazladan tahsil edilen 80.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf 20/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde; davacının icra dosyası kapak hesabına itiraz etmediğini, protokolde belirlenen ödeme tarihlerine uymadığını, güncel kapak hesabı üzerinden takibe devam edildiğini takip sonucunda fazladan tahsil edilen miktarların 25/02/2022 ve 28/02/2022 tarihlerinde davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 01/12/2018 düzenleme tarihli, 10/12/2018 vadeli ve 100.005,00 TL bedelli bonoya dayanılarak davacı aleyhine 28/12/2018 tarihinde takip başlatıldığı, davacının ...’den olan alacaklarına 19/02/2019 tarihinde haciz konulduğu, 23/09/2020 tarihli protokolden önce icra dosyasına toplam 55.149,08 TL, protokol tarihinden sonra ise toplam 24.851,91 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 23/09/2020 tarihli protokolde, davacıya satılan bir adet cam kesme makinesi, bir adet takometre ve bir adet el taşı makinesinin üç gün içinde davalıya iade edilmesi karşılığında 57.000,00 TL’nin takip borcundan düşülmesi, kalan borcun vade farkıyla birlikte 62.500,00 TL olarak kabul edilmesi ve 28/09/2020 tarihinde 5.000,00 TL, devam eden aylarda ise her ayın 25. günü 7.500,00 TL taksitlerle ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporlarında; protokolde taksitlerin zamanında ödenmemesi halinde borcun tamamının muaccel olacağına veya protokolün hükümsüz kalacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davalının gecikmeli ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiği, protokolden dönüldüğüne veya protokolün feshedildiğine ilişkin bir ihtar bulunmadığı ve protokolün tarafları bağlamaya devam ettiği protokol tarihinden sonra icra dosyasına ... haczi nedeniyle 24.851,91 TL ödendiği, davacının protokol kapsamında ödenmeyen son 5.000,00 TL taksidinin bu miktardan düşülmesiyle 19.851,91 TL fazla tahsilat kaldığı, davalı tarafından 25/02/2022 tarihinde 2.020,00 TL ve 28/02/2022 tarihinde 2.344,00 TL olmak üzere toplam 4.364,00 TL’nin davacıya iade edildiği gözetilerek davalının iade etmesi gereken bakiye miktarın 15.487,91 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece; davalının fazladan tahsil ettiği 15.487,91 TL yönünden sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne , 15.487,91 TL’nin 02/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Taraflar arasında, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun tasfiyesi amacıyla 23/09/2020 tarihli protokol düzenlendiği, protokolde taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde bakiye borcun tamamının muaccel olacağına, protokolün kendiliğinden geçersiz hale geleceğine ve takip kapak hesabı üzerinden tahsile devam edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, söz konusu takip borcunun tasfiyesine ilişkin bu anlaşmanın tarafları bağladığı, davalının protokol kapsamındaki gecikmeli ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul ettiği, protokolü feshettiğine dair bir ihtar göndermediği bu nedenle protokolün geçerli olduğu davalının protokolle belirlenen borç miktarını aşacak şekilde tahsilat yapma hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 23/01/2023 tarihli yazısında, protokolün düzenlendiği 23/09/2020 tarihine kadar ... haczi kapsamında toplam 55.149,08 TL, protokol tarihinden sonra ise toplam 24.851,91 TL tahsil edildiği bildirilmiştir. Tarafların mevcut takip borcunun tasfiyesine ilişkin düzenleme yaptıkları dikkate alındığında protokol öncesinde ödenen 55.149,08 TL nin bakiye borca eklenmediği protokol tarihi itibarıyla kalan borcun 62.500,00 TL olarak belirlendiği, öncesinde yapılan 55.149,08 TL, tahsilat mükerrer olmadığından toplam 80.000,00 TL’nin iadesinin istenemeyeceği anlaşılmıştır.
Protokol tarihinden sonra ... haczi yoluyla tahsil edilen 24.851,91 TL’den davacının protokol kapsamında ödemediği 5.000,00 TL tutarındaki son taksit mahsup edildiğinde fazla tahsilatın 19.851,91 TL olduğu , davalı tarafından davacıya toplam 4.364,00 TL iade edildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup fazla ödemenin toplamda 15.487,91 TL olduğu bu miktarın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıdan istirdadının gerektiği görülmüştür.
Fazla tahsilatın farklı tarihlerde ve parça parça yapılması, davacının ödenmemiş son taksidinin mahsup edilmesi ve davalı tarafından bir kısmının iade edilmesi karşısında mahkemece son tahsilat tarihi olan 02/03/2022’nin faiz başlangıcı kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına ve hukuka uygun olup, taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2024 tarih ve 2022/700 E., 2024/27 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.057,98 TL TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 202,78 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026