Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1225 E. 2026/1348 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1225
Karar No
2026/1348
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1225 Esas 2026/1348 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1225 KARAR NO : 2026/1348

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2021 NUMARASI : 2018/122 Esas 2021/71 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2018 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... limited şirketi ve yetkilisi süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... ... Ltd. Şirketi ve diğer davalı müteselsil kefiller arasında akdedilen 02/03/2016 tarihli ve 1.250.000,00 TL bedelli Genel Kredi sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Çorum 2.Noterliği’nin 31/01/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ancak borcun geri ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların takibe konu işlemiş faiz miktarı ile faiz oranı ve türüne itiraz ettiğini beyanla davalıların Ankara 26.İcra Dairesi’nin 2017/5540E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının iptaline, % 20 oranında icra-inkâr tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın kredi borcunun yapılandırması taleplerini kabul etmediğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak takip başlatıldığını, davacının keşide ettiği hesap kat ihtarnamesinde belirttiği faiz oranı ve tanınan borç ödeme süresinin usule aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu Ankara 26.İcra Dairesi’nin 2017/5540E. sayılı takip dosyasına vâki davalıların asıl alacak haricindeki takibe konu alacaklara ilişkin haksız itirazının iptaline, takibin ... no'lu ticari kredi yönünden (%30,48 oranında) 30.360,84 TL işlemiş faiz ve 1.518,04 TL BSMV'si ile birlikte 31.878,88 TL, borçlu cari hesap yönünden (%36 oranında) 15.309,31 TL işlemiş faiz ve 765,46 TL işlemiş faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte 16.074,77 TL, ... no'lu ticari kredi kartı yönünden (%28,08) oranında 1.245,46 TL işlemiş faiz ve 62,27 TL işlemiş faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte 1.307,73 TL dahil olmak üzere 46.915,61 TL işlemiş faiz ve 2.345,77 TL BSMV olmak üzere toplam 49.261,38 TL alacak yönünden takibin devamına, İİK 67. m gereğince hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 9.852,27 TL icra-inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Limited Şirketi ve Şirket Yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı tarafın hiçbir alacağı bulunmadığını, dosyada yapılan bilirkişi raporundaki faiz oranlarının fahiş olup, sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davacı kurum adına yapılan icra takibinin kapandığını, davacı banka alacağını ... tahsil ettiğini, bu alacağın fon tarafından takip edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesi ve ticari kredi kartından kaynaklanan alacağa ilişkin olarak başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/5540 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından davalı borçlular aleyhine ticari krediden kaynaklı 1.009.925,06 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 1.041.803,94 TL, kredi kartından kaynaklanan 44.969,95 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 46.277,68 TL, borçlu cari hesaplardan kaynaklanan 431.164,97 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 447.239,74 TL'nin tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının ticari kredi için % 30,48, kredi kartı için %28,08, BCH için %36 olduğu, davalı borçluların süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı alacaklı banka ile davalı asıl borçlu .... Ltd. Şti arasında 02/03/2016 tarihli 1.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, diğer davalılar ... ve ...'in iş bu sözleşmeye aynı limitle kefil olduğu görülmüştür. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen rapor hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı şirket ve kefil olan gerçek kişi davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalılar ... Limited Şirketi ve Şirket Yetkilisi'nin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına yöneliktir. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenen "Temerrüt Faizi" başlıklı maddesi uyarınca, “Müşteri'nin Kredi borcunu (taksitlendirmiş kredilerde Taksitler'den herhangi birini), faiz, komisyon, masraf, bilimum vergi, resim ve harçlarını veya diğer bir tutarı (kur farklarını ve arbitraj masrafları v.s) Taksit Ödeme Tarihi'nde/ vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmesi ve ayrıca işbu Sözleşme'nin VI. Maddesinde belirlenen temerrüt hallerinden birinin vuku bulması nedeni ile temerrüde düşmesi halinde Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için Banka'ca tesbit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 (yüzde elli) fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini (geçmiş günler faizini) (teşvik kapsamındaki kredilerde ayrıca mevzuat ile öngörülen ceza faizini) ödeyecektir." düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı banka tarafından temerrüt faizi oranının tespitine esas faiz genelgesinin dosyaya sunulmadığı, bilirkişi tarafından mahkeme kalemine müracaatla UYAP üzerinden link verilen Merkez Bankası entegrasyon sistemine girilmek suretiyle, davacı Bankanın, ihtarname keşide ettiği Ocak/2017 ayı itibariyle ticari krediler için Merkez Bankasına bildirdiği, fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı bilgisi edinilip dosyaya dahil edildiği, söz konusu belgeye göre, Ocak/2017 ayı itibariyle fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının Merkez Bankası kayıtlarında % 30 olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin 10. Maddesinin bu orana tatbiki ile kredi kartı dışında kalan alacaklar için tatbiki gereken temerrüt faizi oranı % 45 olarak tespit edildiği, davacı Bankanın sözleşmenin 10. maddesine göre % 45 oranından faiz talep hakkı mevcut iken, takip talebinde taksitli ticari kredi için % 30,48 ve borçlu cari hesap kredileri için% 36 oranlarından talepte bulunulduğu, talep edilen bu oranların ise davalılar lehine sonuç doğurduğu dikkate alınmak suretiyle, taksitli ticari kredi için % 30,48 ve borçlu cari hesap kredilerinden kaynaklı alacaklar için % 36 oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca hesaplanan temerrüt faiz oranının takip talebinde talep edilen temerrüt faiz oranından fazla olduğu, HMK'nun 26. maddesi uyarınca mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınması gerektiği, mahkemece hüküm altına alınan faiz oranlarının davalı lehine olacak şekilde davacının talep edebileceği faiz oranından az olduğu anlaşılmakla, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranına yönelik davalı yanın istinaf itirazının dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, KGF destekli kredinin KGF tarafından yapılan ödeme ile tahsil edilmesi halinde dahi bankanın KGF'ye karşı sorumluluğunun devam ettiği dikkate alındığında, mahkemece yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... Limited Şirketi ve Şirket Yetkilisi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalılar ... Limited Şirketi ve Şirket Yetkilisinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ... Limited Şirketi ve Şirket Yetkilisiden alınması gerekli olan 3.365,04 TL istinaf karar ve ilam harcından harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.749,64 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1225, K. 2026/1348, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1225-e-2026-1348-k-6c44c3fbdf64