Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1477 E. 2026/1527 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1477
- Karar No
- 2026/1527
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1477
KARAR NO : 2026/1527
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI : 2022/169 E. - 2024/142 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerine ait marka ile telif haklarını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden kullanımların, aşağıda linkleri sıralanan internet sitelerinde/sosyal medya hesaplarında kullanılıp kullanılmadığının, kullanılıyor ise hangi ürünler üzerinde kullanıldığının, kullanım tarihleriyle birlikte bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle incelemesi suretiyle tespitine ve tespit sonucunda elde edilecek sonuçların Mahkeme dosyasına konmasını,http://....com/http://....com/.../https://www...com/...https://www...com/...-.../?https://www...com/.../https://www...com/.../https://www...com/.../?https://www...com/.../1 numaralı tespit taleplerinin gerçekleştirildiğinden sonra, davalılara ait yukarıda gösterilen adres ve/veya daha sonra gösterilecek adreslere gidilerek, müvekkillerine ait marka ile telif hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden, dava dilekçelerinde sıralanan ürünlerin üretilip üretilmediğini, davalı işyerinde bu ürünlerden bulunup bulunmadığının tespitini; bulunuyor ise bahsi geçen ürünlerin dosyaya atanacak marka vekili bilirkişi marifetiyle tespitini, ürünlerin fotoğrafının çekilmesine ve birer ürün örneğinin satın alınarak Mahkeme dosyasına alınmasını, Tespit taleplerinin kabul edilmesi halinde, bilirkişiler marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde elde edilecek delillere göre davalının ihlal, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebimize ilişkin olarak; a) İhtiyati tedbir istemlerinden öncelikle ve ivedilikle incelenip sonuçlandırılmasını, müvekkillerinin önceki tarihli marka ile telif haklarını ihlal ve bu haklara karşı haksız rekabet teşkil eden davalılara ait dava dilekçemizde sıralanan ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, yukarıda sayılan http://....com/...http://....com/.../ web-sitelerinde, yukarıda sayılan https://www...com/...https://www...com/...-.../?...https://www...com/.../https://www...com/.../https://www...com/.../?.https://www...com/.../ sosyal medya hesaplarında ve işyerlerinde kullanılmasının durdurulması için tedbir kararı verilmesini ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri’ne ve Gümrük Müdürlükleri’ne müzekkere yazılmasını, b) Müvekkillerinin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, davalıya ait dava dilekçemizde sıralanan ürünlere, ambalajlarına, tanıtım materyallerine ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tedbiren el konulmasını, c) Davalı şirket adına ... numara ile tescilli markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasını, Davalının, müvekkillerinin önceki tarihli marka ile telif haklarını ihlal ve bu haklara karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, Davalı şirket adına ... numara ile tescilli markasının hükümsüzlüğünü ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinini, Müvekkillerinin önceki tarihli marka ile telif haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını; müvekkillerine ait hakları ihlal eden davalılara ait dava dilekçemizde listelenen tüm ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el koyularak muhafaza altına alınmasını, imhasını ve internet üzerindeki tüm kullanımların durdurulmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda incelenen internet sitelerinin dava dışı ... ... ... Limited Şirketi’ne ait olduğunu o şirket tarafından sevk ve idare edildiğini, görüldüğü üzere müvekkilleri ...’nin işbu davada husumete ehliyetinin bulunmadığını, Paris Sözleşmesi kapsamında Ülkemizde ayrıca korunması gerekenin marka olmadığını, bununla birlikte davacı şirketler Türkiye’de https://....tr/... bu alan adıyla faaliyet gösterdiğini, işbu davanın sebebini teşkil eden ... markasının davacıların resmi internet sitesinde reklam edilmediğini, ... markasının https://.../.../ isimi sanal vasatta reklam edilse de davacı tarafın ... markası ile Türkiye’de bir üretimi olmadığı gibi ... markası Türkiye’de hedef müşteriye hitap ettiğini, Türkiye’de reklam edilmediğini; ... markasının Türkiye’de markasal kullanımının bulunmadığını, somut vakıada davacı taraf, ... markasının Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmadığını, ... markası ile Türkiye’de hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan davacı taraf, ... markasını https://www...com.tr/... sanal vasatta dahi reklam etmediğini, davacı adına tescilli .... ve ... numaralı bu markalar işbu hükümsüzlük davasına mesnet, dayanak olamayacağını, markalar bütünsel olarak farklı olduğu gibi kullanılan ibarelerin de farklı olduğunu, somut durumda markaların birbirinin serisi olarak algılanmayacağını, davalı markasının, davacıya ait markalara zarar vermeyeceğini ve sulandırmayacağının da açık olduğunu belirterek, davanın; davalı ... yönünden evleviyetle usulden reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın her üç müvekkil şirket bakımından da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "1-Davalı ... ve ... Limited Şirketi adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-"..." markası yönünden sair tüm taleplerin şartları oluşmadığından reddine,
3-Davacı adına kayıtlı ... ve ... tescil numaralı markalar yönünden davanın tüm davalılar yönünden kabulü ile, davalıların eylemlerinin davacı adına kayıtlı ...tescil numaralı markalar haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulması ve önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda ... ve ...tescil numaralı marka haklarına ihlal oluşturan ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, internet kullanımlarının durdurulmasına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davanın, esasa girmeden reddi yerine esasa girerek hükümsüzlük kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacının markasının kullanılmadığının sabit olduğnu, markanın tescil amacına uygun kullanılmaması durumunda kullanmama def'inin ileri sürülebileceğini, ilk derece mahkemesinin kötüniyet gerekçesiyle verdiği kararın hatalı olduğunu, davalı markasının tescil edildiği 31/01/2018 tarihi ile davacının dayanak markasının tescil tarihi arasında yaklaşık 11 yıllık bir zaman farkı bulunduğunu, davacının markasını hiçbir dönemde kullanmadığını, kötüniyet iddiasının bu şartlar altında hükümsüzlük sebebi olamayacağını, dava konusu marka ile dayanak marka arasında iltibas seviyesinde bir benzerlik bulunmadığını, markaların ancak esinlenme kavramı ile açıklanabileceğini, müvekkili şirketin davacıya ait ...tescil numaralı markaları ihlal eden bir ticari faaliyetinin veya imalatının mevcut olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosya üzerinden inceleme yapılması suretiyle yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalılar yanın istinaf taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların markaya tecavüz teşkil eden kullanımlarının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, davalının markanın kullanılmadığına dair iddiasının kötü niyetli olduğunu, hükümsüzlük taleplerinin SMK 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca tanınmışlık, telif hakları ve kötü niyet temellerine dayandığını, davalının web sitesinde müvekkili markasını kullanmasının kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davalının basiretli tacir olarak sektördeki markalardan haberdar olması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalılar tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine , refine ve davalı adına tescilli ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerine ait “...”, “...” ve “...” markalarının davalılar tarafından meşrubat ürünleri üzerinde ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarında izinsiz olarak kullanıldığını, davalıların ürün ambalajları ile tanıtımlarında müvekkillerine ait markaların ayırt edici unsurlarını taklit ettiklerini, bu kullanımların marka ve telif haklarına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunu, davalıya ait “...” markasının “...” markasıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ve kötü niyetle tescil ettirildiğini ileri sürerek davalıların tecavüzünün tespitine, önlenmesine, refine ve ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, incelemeye konu internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının dava dışı ... ... ... Limited Şirketine ait olduğunu, bu nedenle davalı... Şirketine husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların “...” markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmadıklarını, davacılar adına tescilli ...ve ... numaralı markaların hükümsüzlük istemine dayanak oluşturamayacağını, “...” ile davacı markalarının bütünsel olarak farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimali oluşmayacağını savunarak davanın ... yönünden husumet nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, SMK’nin 6/9. Maddesine dayalı ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
26/10/2022 tarihli bilişim uzmanı bilirkişi raporunda; “http://....com/..../” adresindeki internet sitesinde firmanın 1988 yılında faaliyete başladığı, partner firmalarının meşrubat üretimi, gıda satış ve pazarlama ile gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösterdiği yönünde açıklamalara ve “...” ibareli içecek ürünlerinin görsellerine yer verildiği, sitenin iletişim bölümünde merkez ofis adresinin “... Mahallesi, ... No.lu Sokak, No:... .../Türkiye”, fabrika adresinin ise “5. Organize ... Bölgesi, ... No.lu Cadde, No:..../Türkiye” olarak gösterildiği; ... numaralı telefonlar ile “...@....com” ve “...@....com” elektronik posta adreslerinin kullanıldığı, alan adı kayıt bilgilerinde “....com” alan adının 04/12/2019 tarihinde kaydedildiği ve 04/12/2022 tarihine kadar geçerli olduğu, kayıt kuruluşu olarak .... bilgilerinin yer aldığı bu şirketin adresinin “Ümraniye, ... Mahallesi, ... Caddesi, ..., İstanbul”, iletişim numarasının ise +... olarak gösterildiği, sosyal medya incelemesinde; “....com/...” hesabında 30/04/2017 tarihinden itibaren paylaşım yapıldığı, hesap açıklamasında “... ...” ifadesine ve yerleşim yeri olarak ... bilgisine yer verildiği, 03/05/2017 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı, “....com/...-...” hesabının 23/10/2017 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...” ibaresinin bulunduğu, iletişim bilgilerinde ...numaralı telefon, “...@....com.tr” elektronik posta adresi ve “....com.tr” internet sitesinin gösterildiği, 769 takipçisi bulunan hesaptan 31/10/2017 tarihinden itibaren “...” ibareli ürünlerin paylaşıldığı, “....com/...” hesabında toplam altı paylaşım ve 89 takipçi bulunduğu, hesaptan yalnızca 10/05/2020 tarihinde paylaşım yapıldığı, “....com/...” hesabında ise 03/10/2016 tarihinden itibaren toplam 170 paylaşım yapıldığı, hesap açıklamasında “...@....com.tr” elektronik posta adresi ile “www...com.tr” internet sitesine yer verildiği, hesabın 391 takipçisinin bulunduğu ve 09/04/2017 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı, “....com/...” hesabının Ocak 2020’de oluşturulduğu, hesap açıklamasında “....” ... unvanına, ... ve ...numaralı telefonlara, “...@....com” elektronik posta adresine ve “www...com” internet sitesine yer verildiği, hesapta toplam 989 paylaşımın ve 11.200 takipçinin bulunduğu, 17/04/2021 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı, “....com/...” hesabının ise 15/01/2020 tarihinde oluşturulduğu, hesap adının ve açıklamasındaki firma unvanının “....” olduğu, hesabın “toptan satış ve tedarik mağazası-gıda toptancısı” olarak tanıtıldığı, iletişim bilgilerinde ...numaralı telefon, “...@....com” elektronik posta adresi ve “www...com” internet sitesinin kullanıldığı; 681 takipçisi bulunan hesaptan 16/04/2021 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı belirlenmiştir.
03/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda;davalıya ait olduğu belirtilen “http://....com/beverage-products/” adresli internet sitesinde firmanın 1988 yılında faaliyete başladığı, partner firmalarının meşrubat üretimi, gıda satış ve pazarlama ile gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösterdiği yönünde açıklamalara yer verildiği, sitenin iletişim bölümünde firma adresinin “... Mahallesi, ... No.lu Sokak, No:... .../Türkiye” olarak gösterildiği, ... numaralı telefonlar ile “...@....com” ve “...@....com” elektronik posta adreslerinin kullanıldığı, “http://....com/.../” adresinde gösterilen markalar arasında “...” ibaresinin bulunduğu, “http://....com/beverage-products/” sayfasında “...” ibareli ürün ayrı bir ürün kaydı olarak yer almamakla birlikte sayfadaki görsel üzerinde “...” ibaresinin kullanıldığı , “....com” alan adının .... aracılığıyla ... adına 04/12/2019 tarihinde kaydedildiği, kayıt süresinin 04/12/2023 tarihinde sona ereceği, internet sitesindeki son güncellemenin 18/12/2022 tarihinde gerçekleştirildiği, alan adı sahibi olarak görünen ...’nun iletişim bilgilerinde “...@...com” elektronik posta adresinin, ... numaralı telefonun ve adres olarak ... bilgisinin bulunduğu, “....com/...” hesabında 30/04/2017 tarihinden itibaren paylaşım yapıldığı, hesap açıklamasında “...” ifadesinin yer aldığı, yerleşim yeri olarak ... bilgisinin gösterildiği ve 03/05/2017 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı; “....com/...” hesabının 23/10/2017 tarihinde oluşturulduğu, hesap açıklamasında “...” ibaresinin bulunduğu, künye bilgilerinde ...numaralı telefon, “...@....com.tr” elektronik posta adresi ve “....com.tr” internet sitesi bilgilerinin kullanıldığı, hesabın 773 takipçisinin bulunduğu ve 31/10/2017-01/10/2022 tarihleri arasında “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı; “....com/...” hesabından 10/05/2020 tarihinden itibaren toplam altı paylaşım yapıldığı, hesabın 110 takipçisinin bulunduğu ve paylaşımlarda “...” ibareli ürünlerin yer aldığı;“....com/...” hesabının 15/01/2020 tarihinde oluşturulduğu, hesap adının “...” olduğu, açıklama bölümünde “....” firma adına...numaralı telefona, “...@....com” elektronik posta adresine ve “www...com” internet sitesine yer verildiği, hesaptan 17/04/2021 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı; “....com/...” hesabının Ocak 2020’de oluşturulduğu, hesap açıklamasında “....” firma adı ile... ve ...numaralı telefonların, “...@....com” elektronik posta adresinin ve “www...com” internet sitesinin gösterildiği, hesapta toplam 1.045 paylaşım ve yaklaşık 10.700 takipçi bulunduğu, 17/04/2021 tarihinden itibaren “...” ibareli ürün görsellerinin paylaşıldığı; “....com/...” hesabının 22/04/2014 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “... Arabia” ibaresinin ve “...” markalı ürün görsellerinin yer aldığı, hesabın yaklaşık 789.000 beğeni aldığı; “... ...” adlı ... hesabından 29/01/2018 tarihinde yayımlanan “...” başlıklı videonun 47.014.439 kez, aynı hesaptan 15/02/2017 tarihinde yayımlanan “...” başlıklı videonun 24.868.009 kez izlendiği; “... ...” adlı ... hesabından 02/10/2019 tarihinde yayımlanan “... ...” başlıklı videonun ise 1.074.075 kez görüntülendiği; ... arama motorunda “...” ibaresiyle yapılan aramada, markanın Türkiye’de “...” adıyla satıldığı, dünyanın diğer ülkelerinde orijinal adının “...” olduğu, “...” sözcüğünün ... dilinde “takdire layık” ve “harika” anlamlarına geldiği, markanın dünya çapında “...” markasının başlıca rakiplerinden biri olarak bilindiği ve ürünlerin ... tarafından üretildiği yönünde sonuç ve açıklamalara ulaşıldığı; internet sitesi ile ... ve Instagram hesaplarında yer alan “...” ibareli ürün görselleri, kullanılan firma adları, ... adresleri, telefon numaraları, elektronik posta adresleri ve internet sitesi bağlantıları birlikte değerlendirilerek söz konusu çevrim içi kullanımların davalıların ticari faaliyetleriyle bağlantılı olduğu, “...” markasının uluslararası sosyal medya hesaplarındaki kullanımı, milyonlarca görüntülenmeye ulaşan reklam videoları ve internet arama sonuçlarındaki görünürlüğü ile davalıların “...” kullanımları birlikte değerlendirildiğinde davalıların kullanımlarının SMK’nın 29. maddesi yollamasıyla 7/2-(b) ve 7/2-(c) maddeleri kapsamında davacıların marka haklarına tecavüz oluşturduğu, davalı adına tescilli ... numaralı “...” markası bakımından ise SMK’nın 25/1. maddesi yollamasıyla 6/1 ve 6/9. maddelerinde düzenlenen hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
27/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacıların ... numaralı “...” markasını dava tarihi olan 30/09/2022’den geriye doğru son beş yıllık dönemde Türkiye’de ciddi biçimde kullandıklarının tespit edilemediği, bu nedenle SMK’nin 6/1, 19/2 ve 25/7. maddeleri uyarınca ileri sürülen kullanmama definin iltibasa dayalı hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz istemleri bakımından sonuç doğuracağı, buna karşılık kullanmama definin SMK’nin 6/9. maddesinde düzenlenen kötü niyetli marka başvurusuna dayalı hükümsüzlük isteminde uygulama alanı bulunmadığı, davalıların kullanımının davacılara ait “...” markasına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
24/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; “...” ve “...” markalarının aynı veya benzer malları kapsadığı, bütünsel değerlendirmede ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, ancak davacıların “...” markasının son beş yılda Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını kanıtlayamadıkları, bu nedenle ... numaralı “...” markası yönünden SMK’nin 25/7. maddesi uyarınca kullanmama definin SMK’nin 6/1. maddesine dayanan iltibas nedeniyle hükümsüzlük ile SMK’nin 29/2. maddesine dayanan marka hakkına tecavüz istemleri bakımından geçerli olduğu davalıların ürünler üzerindeki şekil ve renk kullanımlarının davacılara ait ...numaralı tanınmış “...” markası ile ... numaralı “...” markasına tecavüz oluşturduğu, davalı ... Şirketinin aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle davacı markasını bilmemesinin mümkün olmadığı, karıştırılma ihtimali doğuracak bir markayı seçerek davacı markasının değerinden haksız yararlanmayı amaçladığı ve ... numaralı başvurunun SMK’nin 6/9. maddesi anlamında kötü niyetli olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir.
TPMK kayıtlarına göre, davacılara ait ...numaralı tanınmış “...” markası ile ... numaralı “... markası ile , davacı.... adına 32. sınıftaki maden suları, alkolsüz içecekler, meyveli içecekler, meyve suları, şuruplar ve içecek yapımında kullanılan müstahzarlar yönünden tescilli ... numaralı “...” markasının ... başvuru tarihli olduğu, hükümsüzlüğü istenen ... numaralı “...” markasının ise 32. sınıftaki biralar, maden ve kaynak suları, sodalar, sebze ve meyve suları, meşrubatlar ve enerji içecekleri yönünden 13/02/2017 başvuru tarihli olduğu 31/01/2018 tarihinde davalı ... Şirketi adına tescil edildiği görülmektedir.
Hükümsüzlük istemi yönünden: Davacı, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/4, 6/6 ve 6/9. maddelerine dayandırmıştır. Davalının süresinde ileri sürdüğü kullanmama def’i karşısında, davacının SMK’nın 6/1. maddesine dayanak gösterdiği önceki tarihli markaların, dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarihten önceki beş yıllık dönemde tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ciddi biçimde kullanıldığı veya kullanmamaya ilişkin haklı bir sebebin bulunduğu ispatlanamadığından, SMK’nın 25/7. maddesi yollamasıyla 19/2. maddesi uyarınca 6/1. maddeye dayalı hükümsüzlük isteminin reddi gerekir. Bununla birlikte kullanmama def’i, hükümsüzlük isteminin SMK’nın 6/4, 6/6 ve 6/9. maddelerine dayanan sebepleri yönünden dikkate alınmayacağından bu düzenlemelere dayalı hükümsüzlük talebinin ayrıca incelenmesi usul ve yasaya uygundur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/4. maddesinin uygulanabilmesi için, dayanak markanın Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında ilgili sektörde tanınmış olması, sonraki başvurunun hak sahibinin izni bulunmaksızın bu markayla aynı veya benzer bir işareti aynı veya benzer mal ya da hizmetler yönünden içermesi ve işaretler arasındaki benzerliğin karıştırılma ihtimali doğurması gerekir. Paris Sözleşmesi anlamında küresel bir tanınmışlığa sahip olan yabancı markaların, SMK m. 6/4 kapsamında korumadan yararlanabilmesi için Türkiye'de tescilli olması, Türkiye pazarında fiilen kullanılması şart değildir. (bkz. Yargıtay 11. HD, 2007/7160 E., 2009/12579 K.).
Davacı tarafından dosyaya sunulan , markanın geçmişi, uluslararası yaygınlığı ve ilgili sektördeki bilinirliğine ilişkin deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalının, davacı markasının tanındığı içecek sektöründe ticari faaliyette bulunması nedeniyle “...” markasını bilmediğinin düşünülemeyeceği, Türkçede bir anlamı bulunmayan, özgün ve ayırt edici nitelikteki “...” ibaresinin çok benzerinin aynı sektörde tesadüfen seçilmiş olmasının mümkün olmadığı, davalının “...” markası dışında davacıya ait tanınmış “...” ve “...” markalarına benzer kullanımlar gerçekleştirdiğinin tespit edilmiş olması karşısında dava konusu marka başvurusunun dürüstlük kuralına aykırı ve haksız yarar sağlama amacıyla yapıldığı, dolayısıyla SMK’nın 6/9. maddesi anlamında kötü niyetli olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının, davacının kullanıma uzun süre sessiz kaldığı ve bu nedenle hükümsüzlük talep edemeyeceği yönündeki istinaf itirazı ise SMK’nın 25/6. maddesine göre, sonraki tarihli marka tescilinin kötü niyetli olması bu kuralın açık istisnası olarak düzenlendiğinden yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, SMK’nın 6/9. maddelerindeki koşullar gerçekleştiğinden dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp, davalının bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Marka hakkına tecavüz istemi yönünden: Somut olayda, davacı adına kayıtlı ...tescil numaralı “...” markasının tanınmış marka olduğu, davalıların kola ve diğer meşrubat ürünlerinde küre biçimi içerisinde bu markaya özgü kırmızı, beyaz ve mavi renkleri ters sıralamayla kullanmak suretiyle tanınmış markayla benzer bir kullanımda bulundukları, kullanıldıkları ürünlerin aynılığı ve davalıların aynı sektörde faaliyet göstermeleri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kullanımın tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacağı gibi tanınmış “...” markasının ayırt edici gücü ve itibarından haksız yarar sağlamaya elverişli olduğundan SMK’nın 7/2-(b) ve 7/2-(c) maddeleri kapsamında tecavüz teşkil ettiği , yine ürün ve ambalaj görselleri ile 26/10/2022, 05/12/2022, 03/07/2023, 27/12/2023 ve 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan birbirini doğrulayan tespitlerden, davalıların internet sitesi, sosyal medya hesapları ve fiziki işyerindeki kullanımlarında davacı adına kayıtlı ... tescil numaralı “...” markasına ait ayırt edici şekil ve renk unsurlarını kullandıkları bu kullanımın da SMK’nın 7/2-(b) maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali yarattığı ve tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Diğer yandan 26/10/2022 tarihli bilişim uzmanı raporunda, “....com” internet sitesi ile “...” ve “...” adlı ... ve Instagram hesaplarında “...” ibareli ürünlerin farklı tarihlerde tanıtıldığı, bu mecralarda davalılarla bağlantılı ... adresleri, telefon numaraları, elektronik posta adresleri ve internet sitesi bilgilerinin kullanıldığı tespit edilmiş, 05/12/2022 tarihli yerinde incelemede davalılar ... Şirketi ile ...nin ortak işyerinde ihlale konu ürünlerin bulunması, internet ortamı ve ve fiziki kullanımların davalılarca birlikte gerçekleştirildiğini gösterdiğinden davalıların ihlal sebebiyle sorumlu tutulmalarında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle “...” markasına dayanan marka hakkına tecavüz isteminin kullanmama defi nedeniyle reddine, buna karşılık ...numaralı tanınmış “...” ve ... numaralı “...” markalarına dayanan tecavüz istemlerinin bütün davalılar yönünden kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, buna karşılık davalı yanın haksız rekabete ilişkin kurulan hüküm yönünden somut bir istinaf sebebi ileri sürmediği görüldüğünden bu konuda değerlendirme yapılmamıştır.
Tüm bu açıklamalara göre, istinaf edenin sıfatına göre yapılan inceleme sonunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih ve 2022/169 E., 2024/142 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.710,40 TL harçtan mahsubu ile 978,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalılar tarafından fazla yatırdığı anlaşılan 3.508,20 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının karar kesinleştiğinden ve talebi halinde kendisine iadesine,
4- Davalılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026