Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/604 E. 2026/1162 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/604
Karar No
2026/1162
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/604 Esas 2026/1162 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/604 KARAR NO : 2026/1162

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 NUMARASI : 2021/622 Esas 2023/576 Karar

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı bir kısım davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın ... Şubesi ile müteveffa ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, diğer müteveffa ...'in de anılan borca müşterek borçlu/müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlu ... ve müteselsil kefil ...'in vefat etmesi üzerine yasal mirasçılarına ihtarnameler gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/9916 E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların iddiasının aksine icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın eşi ve diğer müvekkillerinin babası muris ...'ın 15.09.2020 tarihinde geçirdiği kaza sonrası vefat ettiğini, muris ...'ın kullanmış olduğu kredi kapsamında davacı Bankanın ... Şubesinin acentesi olduğu ... A.Ş. tarafından 18.12.2018 tarihli Ticari Hayat Sigortası ve yine aynı tarihli Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin davacı Banka Şubesi aracılığı ile yaptırıldığını, murisin sigortalarının kredi ödemesi bitene kadar her yıl yenilenmesini kabul ettiğini, ancak muris vefat ettikten sonra müvekkillerinin ... şubesine başvurduklarında murisin Hayat Sigortası ve Ferdi Kaza Sigortasının yenilenmediğini öğrendiklerini, kredi ödemeleri devam ederken davalı banka şubesi tarafından sigorta poliçelerinin vadesi bitmesine ve Ticari Hayat Sigortası F Önemli bilgiler 11. maddesine otomatik olarak yenilenmesi gerekmesine rağmen, sigortayı Acente olarak yenilemedikleri gibi murise de herhangi bir bildirimde bulunmadığını, buna göre müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla banka aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/7 E. dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, davacı bankanın müvekkillerinden kredi borcunun ödenmesini talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava açıldıktan sonra taraflar arasında imzalanan protokole istinaden davacıya ödeme yapıldığı, davacı vekilince takip dosyasına sunulan 15/09/2022 tarihli dilekçe ile gerekli harç ve masrafların borçlular tarafından yatırılması halinde dosyanın kapatılması ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunulduğu, icra müdürlüğünce talebin kabulüne karar verildiği, dava konusu icra takibinin haricen tahsil suretiyle infaz edildiği ve eldeki itirazın iptali davasının konusuz kaldığı, alacağın likit (belirlenebilir) olduğu ve ödemenin dava açıldıktan sonra yapılmasının nazara alındığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takibe konu alacağın (92.626,49 TL'nin) %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinde müvekkilleri ve kefillerin tüm malvarlıklarına ihtiyati haciz konulduğunu, zor durumda kalan müvekkillerinin davacı banka ile protokol imzalandığını, müvekkillerinin söz konusu protokolü dosyadaki hacizlerin kaldırılacağı vaadi ile baskı altında imzaladıklarını, dava konusu borcun protokole uygun olarak ödenmesine rağmen davacının protokole aykırı olarak itirazın iptali davasından vazgeçmediğini, 22/05/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacının protokole aykırı olarak davadan feragat etmediği ve icra inkar tazminatı ile asıl borcun ferilerine, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin talepleri nedeniyle davanın reddine ve tazminata karar verilmesini, olmadığı takdirde menfi tespit davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece davacının protokole aykırı talepleri esas alınarak müvekkilleri aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmetmesinin haksız olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/9916 sayılı takip dosyası ile davacı banka tarafından davalılar hakkında 76.612,42 TL asıl alacak, 3.241,45 TL masraf, 12.164,40 TL işlemiş temerrüt faizi ve 608,22 TL BSMV olmak üzere toplam 92.626,49 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış, davalılar tarafından borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş, davacı tarafından eldeki dava ile takibin davalıların haksız itirazı ile durduğu ileri sürülerek itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalıların itiraz dilekçelerinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle birlikte yetkili icra dairesini göstermediklerinden yetki itirazlarının geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından sunulan 19/12/2022 tarihli dilekçe ile dava konusu icra takip dosyası borcunun haciz tehdidi altında müvekkillerince ödendiği ve icra dosyasının kapatıldığı bildirilerek davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı banka vekili ise 13/03/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili banka ile davalılardan ... arasında dava tarihinden sonra protokol düzenlendiği, protokole konu tutarın müvekkili bankaya ödendiği, yapılan ödemelere istinaden dava konusu icra takip dosyasına harçların ödenmesi halinde hacizlerin kaldırılması ve dosyanın kapatılmasının talep edildiği, dava konusu anapara ve bir kısım faiz alacağı tahsil edilmiş olmakla birlikte haksız yere takibe itiraz edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen faiz alacağı, icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağına ilişkin taleplerinin devam ettiği bildirilerek dilekçe ekinde protokol sunulmuştur. Söz konusu protokolün incelenmesinden; davacı banka ile davalıl ... arasında imzalandığı, davacı banka ile ... arasında borçlunun bankaya olan ... numaralı taksitli ticari kredisinden kaynaklanan toplam 64.879.67 TL nakdi borcunun tasfiyesi hususunda anlaşmaya varıldığı, borçlu ve müteselsil kefilin iş bu protokole uygun hareket etmesi kaydıyla bankanın da alacağını tam ve eksiksiz olarak tahsil etmesini müteakip tüm masrafları borçtan sorumlulara ait olmak, ilgililerin muvafakatinin alınmasının borçlu ve müteselsil kefil tarafından sağlanması, bankanın başkaca bir alacağının teminatını teşkil etmemesi kaydıyla borçlu ve müteselsil kefilin iş bu protokol kapsamındaki borçlarından dolayı sorumluların malvarlıkları üzerine konulmuş bulunan her türlü takyidatı kaldırmayı, iş bu protokole konu borçlarından dolayı borçlu ve müteselsil kefilden başka bir talepte bulunmamayı beyan ve taahhüt ettiklerinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 06/03/2023 tarihli yazısı ile Müdürlüğün 2021/9916 sayılı icra takip dosyasının 16/09/2022 tarihinde haricen tahsil olarak kapatıldığı bildirilmiştir. Buna göre eldeki itirazın iptali davasının yargılaması sırasında davacı banka ile davalı ... arasında protokol imzalandığı, protokol konusu borcun ödendiğinin davacı bankanın kabulüne olduğu ve dava konusu icra takip dosyasının haricen tahsil olarak kapatıldığı, icra takip konusu borcun dava tarihinden sonra ödenmesi nedeniyle eldeki davanın konusuz kaldığı ve Mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bir kısım davalıların vekilinin istinaf dilekçesinde mahkemece taraflar arasındaki protokole aykırı olarak müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunun ileri sürüldüğü, dava konusu protokolde vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı yönünden açık bir düzenlemeye yer verilmemiş olmakla birlikte davacının protokolde saklı tutmadığı kalemlerin protokole göre yükümlülükler yerine getirildiğinde istenilmeyeceğine dair davalıda oluşan güveni ortadan kaldıran talebin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, bankanın alacağının tam ve eksiksiz olarak tahsil edilmesini müteakip protokol konusu borçtan dolayı borçlu ve müteselsil kefilden başkaca bir talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği, asıl borca ilişkin başkaca bir talepte bulunulamayacak olmasının asıl borca bağlı ferileri de kapsadığı, dolayısıyla davacının bu taahhüdüne icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de dahil olduğunun kabulü gerektiği, davacının eldeki davada icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece davalılar aleyhine icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde isabet bulunmadığından davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. İstinaf dilekçesinde davacı banka aleyhine tazminatı hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, somut olayda tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin bu hususa değinen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2023 tarih 2021/622 Esas 2023/576 Karar sayılı kararının davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden KALDIRILMASINA, 3-İstinaf gelmeyen diğer davalılar yönünden hüküm kesinleşmiş olduğundan diğer davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığını, 4-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının peşin alınan 1.118,70 TL harç ile 463,13 TL icra peşin harcından mahsubu ile fazla alınan 849,83 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Protokol hükümleri gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Protokol hükümleri gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (ilk derece mahkemesince diğer davalılar hakkında hükmettiği tutarla tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen) davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davalılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 17/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

(Karşı oy)

KARŞI OY Davacı yan, bir kısım davalılar murisi ... ile banka arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerde bir kısım davalılar murisi ...'in müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava açıldıktan sonra taraflar arasında imzalanan protokole istinaden davacıya ödeme yapıldığı, dava konusu icra takibinin haricen tahsil suretiyle infaz edildiği, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı, alacağın likit olduğu, ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 92.626,49 TL'nin %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf itirazı davacının protokole aykırı olduğu, aleyhlerine yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine yöneliktir. Taraflar arasında akdedilen bila tarihli protokolde, borçlu ve müteselsil kefilin 05/08/2022 tarihi itibarıyla ... firmasının ... numaralı taksitli ticari kredisinden kaynaklanan 64.879,67 TL nakdi muaccel borcun bulunduğunu, kayıtsız ve şartsız kabul, beyan ve ikrar ettikleri, 10/08/2023 tarihinde 24.106,30 TL olmak üzere taksitler halinde toplam 24.106,30 TL olarak nakden ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri, bu ödemeden ayrı olarak 10/08/2023 tarihinde 10.000,00 TL'yi nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri, borçlu ve müteselsil kefilin protokolde belirlenen yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi halinde bankanın herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek olmaksızın derhal mevcut takiplerine devam edebileceği, bankanın borçlu ve müteselsil kefil tarafından bütün taksitler zamanında tam ve eksiksiz olarak ödendiği ve yükümlülükler yerine getirildiği taktirde protokole konu borçlarından dolayı borçlu ve müteselsil kefilden başkaca bir talepte bulunmamayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği hükme bağlanmıştır. Anılan protokol hükümleri gözetildiğinde protokolde açıkça borçlu ve müteselsil kefilin protokolde yer alan bütün taksitleri zamanında ve tam olarak ödediği taktirde bankanın protokole konu borç nedeniyle borçlu ve müteselsil kefilden başkaca bir talepten bulunmayacağı hüküm altına alınmıştır. Protokole konu borç ise, ... firmasının ... numaralı taksitli ticari kredisinden kaynaklanan 64.879,67 TL nakdi muaccel borcudur. Protokole konu borcun taksitli ticari kredi borcu olduğu açıkça belirtildiği gibi, davacı bankanın müşteri ve kefillerden başka bir talepte bulunmamayı taahhüt ettiği borç da protokole konu borçtur. Protokolde davacının dava konusu icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında, davalıların haksız çıkması halinde lehine hüküm altına alınacak olan yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının talep edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm ise bulunmamaktadır. Nitekim yargılama aşamasında da davacı vekili davalı yandan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağına ilişkin taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir. Bu durumda, taraflar arasında akdedilen protokolde davacı bankanın protokole konu borcun ödenmesi halinde borçlu ve müteselsil kefilden protokole konu borç nedeniyle başkaca bir talepte bulunmamayı taahhüt ettiğinin hüküm altına alındığı, anılan hükümde iş bu davada davacı yanın talep edebileceği icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri nedeniyle de bankanın talepte bulunamayacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı, protokolde hüküm altına alınan açık hususun protokole konu asıl borçlunun bankadan kullandığı taksitli ticari krediye ilişkin olduğu, davacının yargılama aşamasında açıkça davalı yandan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacak taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, protokolde açıkça talep edilmeyeceği hükme bağlanmadığından konusuz kalan işbu davada dava tarihi itibarıyla haksız olduğu anlaşılan istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılamamaktayım. 17/09/2026

Üye

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/604, K. 2026/1162, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-604-e-2026-1162-k-fc3203967511