Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/332 E. 2026/1767 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/332
Karar No
2026/1767
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/332

KARAR NO: 2026/1767

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/12/2022

NUMARASI: 2022/35 Esas - 2022/1113 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili özetle; Taraflar arasında yapılmış hisse devrine ilişkin taahhütname gereği, müvekkili ve dava dışı ... ...'a ait dava dışı ... A.Ş. hisselerinin davalıya devredildiğini, bu doğrultuda davalının ise, şirket hisselerini üçüncü kişilere devretmesi halinde, hisselerin nominal değerinin altında olmamak koşuluyla hisse devir bedelinin yarısını müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafça şirket hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi nedeniyle doğan müvekkili alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili özetle; Müvekkilinin adresi itibariyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava dışı ... A.Ş.'nin hisselerinin davacı ve dava dışı ... ... tarafından bedelsiz olarak müvekkiline devrine ilişkin taahhütname imzalandığını ancak, taahhütnamenin dayanağı muvazaalı işlemin yapılmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkiline pay devrinin yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece özetle; Taraflar arasında yapılmış Hisse Devri Halinde Borç Taahhüdü kapsamında, davalı tarafça kendisine bedelsiz olarak devredildiği anlaşılan dava dışı ... A.Ş. hisselerinin 3.kişilere satılması veya devredilmesi halinde satış bedelinin yarısının davacıya, diğer yarısının dava dışı ... ...'a nakden ve defaten ödeyeceğinin, satış bedelinin nominal değerden düşük olması halinde ise nominal değer kadar sorumlu olacağının taahhüt edildiğini; alınan bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere, dava dışı şirkette bulunun davacı hisselerinin dava dışı ... ...'a, bu kişi tarafından da davalı ...'e devredildiği, davalı tarafça da şirketin tek pay sahibi dava dışı ...'e devredildiğinin anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasında yapılmış taahhüt gereği, davalı tarafça yapılan hisse satış bedelinin yarısının davacıya ödenmesi gerektiği, davalı tarafça ileri sürülen muvazaa iddiasının yerinde görülmediği, davacı tarafça taahhütnamede belirtildiği üzere nominal değer üzerinden şirket sermayesi olan 1.000.000,00 TL'nin yarısı olan 500.000,00 TL üzerinden talepte bulunulduğu, davadan önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, 500.000,00 TL asıl alacak miktarına yönelik davalının itirazının İİK'nun 67. maddesi gereğince iptaline; bu miktarı aşan davacı tarafın takipte işlemiş faiz isteminin açıklanan nedenlerle reddine; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine; reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tanık dinlenilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, sözleşmenin hangi şartlarda yürürlüğe gireceği ve uygulanacağı hususu tespit edilmeden verilen karar isabetsiz olduğunu, sözleşmenin davacı tarafında ikrar ettiği üzere davacının ve dava dışı ... ...'ın hisseleri birlikte ...'e devretmesi için kurulduğunu, ancak bu sözleşmenin hiç uygulanmadığını ve hisselerin tamamının ... ... tarafından satın alınarak müvekkiline devredildiğini, dolayısıyla da davacının ne şirketle ne de sözleşme ile bir alakası kalmadığını, sözleşmenin usulüne uygun olarak yürürlüğe girdiği kabulü yapılsa dahi TMK uyarınca kanuna aykırı fiillerin kanunca korunmadığını, kabul etmemekle birlikte sözleşmenin geçerli olduğu kabulü üzerinden gidilecek olsa dahi hiç kimse kanuna aykırı bir durumda hak iktisab edemeyeceği ilkesince davacının talebinin reddedilmesi gerektiğini, ortada muvazaalı bir işlem olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki Hisse Devri Halinde Borç Taahhüdünden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, sözleşmenin yanlış yorumlanıp yorumlanmadığı noktasındadır.

Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "...A.Ş. Hisse Devri borç Taahhüdü 500.000,00 TL" nedeniyle 500.000,00 TL asıl alacak,109.726,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 609.726,03 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.

Davacı, davalı ve dava dışı ... ... arasında 20.02.2019 tarihinde imzalanan ...Anonim Şirketi Hisse Devri Halinde Borç Taahhüdü ''.... A.Ş. hissedarı olan ben ... Kayral şirket hisselerini satmam devir etmem vb. halinde aldığım bedelin yarısını ...'a kalan yarısını ... ...'a nakten ve defaten ödeyeceğimi beyan kabul ve ikrar ederim. Nominal değerinden düşük şirket hisse satışı gerçekleştirilecektir gerçekleştirilmez halinde tarafım ... ... satılan pay adedinin nominal değeri kadar sorumlu olacaktır'' düzenlemesine havidir.

.... Noterliği'nin 15/02/2019 tarihli senede bağlanmamış anonim şirket pay devirlerinde, davacı tarafından dava dışı ... ...'a 65.000 adet hissenin bedelsiz olarak devredildiği, aynı tarihte ... ... tarafından da davalı ...'e 100.000 adet hissenin bedelsiz olarak devredildiği, .... Noterliğinin 23/05/2019 tarih ve ... sayısı ile tasdikli, 17/05/2019 tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile davalı ... hisselerini ...'e devrettiği ve 03/06/2019 tarihli ... Ticaret Sicil Gazetesine göre şirketin tek pay sahibinin ... olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, her ne kadar davalı, sözleşmenin davacının, dava dışı ... ...'ın hisseleri birlikte hisselerin ...'e devretmesi için kurulduğunu, sözleşmenin hiç uygulanmadığını çünkü hisselerini dava dışı ... ...'a sattığına ve ...'ın tanık olarak dinlenilmediğine ve işlemin muvazaalı olduğu bahsiyle itiraz etmişse de, davalı tarafından imzalanan taahhütnamede bu hususta herhangi bir düzenleme bulunmamakta olup, sadece şirketteki hisselerinin devretmesi, satması vb. durumlarda nominal değerini ödemeyi taahhüt ettiği, zaten davacının % 65 hissesini sözleşmenin diğer tarafı olan ... ...'a bedelsiz devrederek, ... ...'ında aynı gün kendi hissesi ile birlikte, davacının devrettiği hisseleri yani şirketin tüm hisselerini bedelsiz olarak davalıya devrettiği görülmüştür. Davalının muvazaaya ilişkin iddiası yönünden ise kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı ve uyuşmazlığın tanıkla ispatının da mümkün olmaması karşısın davalının bu yönlerdeki itirazları da yerinde görülmemiştir.

Diğer taraftan, davalı yanca tanık dinletme taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, davalı tarafça yargılama sırasında sunulan beyanlarda, tanıkları sözleşmenin yorumlanmasına ilişkin dinletmek istediği anlaşılmaktadır. Sözleşme maddelerinin yorumu noktasında tanık dinletilmesi mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince tanıkların dinlenilmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Taraflar arasında 20.02.2019 tarihinde imzalanan ...Anonim Şirketi Hisse Devri Halinde Borç Taahhüdü'nde davalı dava dışı şirkette hissedar olduğunu ve şirket hisselerini satması, devir etmesi vb. halinde aldığı bedelin yarısını davacı ...'a kalan yarısını dava dışı ... ...'a nakten ve defaten ödeyeceğini, nominal değerinden düşük şirket hisse satışı gerçekleştirmesi halinde satılan pay adedinin nominal değeri kadar sorumlu olacağını kabul etmiş olup, kendisine bedelsiz olarak devredilen şirketin tüm hissesini dava dışı ...'e devretmiş olması karşısında artık 1.000.000,00 TL değerindeki hissenin % 50 'si olan 500.000,00 TL'yi davacıya taahhüt gereği ödemesi gerektiğinden Mahkemece bu tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.538,75 TL harcın, alınması gerekli olan 34.155,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.616,25 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 08/10/2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/332, K. 2026/1767, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-332-e-2026-1767-k-5cbc66b0f4b0