İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/95 E. 2026/792 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/95
- Karar No
- 2026/792
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/95 Esas KARAR NO : 2026/792
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının toptan gıda ticareti işi yaptığını, davalı ile çeşitli zamanlarda gıda satış ilişkisi gerçekleştiği, ödenmeyen son fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı Aleyhine Antalya Genel İcra dairesinin .../... esas nolu icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında bir anlaşma sağlanamaması üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Faturalar ve ticari defter kayıtları incelendiğinde davalının borçlu olduğunun anlaşılacağını, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacının yanında 2019-2023 yılları arasında sigortalı işçi olarak pazarlamacı pozisyonunda çalıştığı, “ben işveren olarak sana araç ve mal teslim ediyorum, güvence olarak ... TL teminat senedi vermek zorundasın, biz her işçi ile bu şekilde çalışıyoruz” şeklinde talepte bulunduğu ve davalıdan da ... TL teminat senedi alınmıştır. Davalı 2023 yılında kendi şahıs şirketini kurmuştur. Davacı ile olan ticari ilişki 2024 yılı ... ayında son bulmuştur. Davalının davacı ile iş yaptığı dönemlere ilişkin borcu yoktur. Davacının davalıdan hiç alacağı yokken ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL tahsil ettiğini, müvekkilinin hak kaybına uğramamak için davacının davalıya kestiği ve icra takibine kon edilen e faturalara Antalya ... Noterliğinden ... yevmiye ile ... tarihli ihtarnamesi ile açıkça itiraz ettiğini, işçi olarak çalıştığı dönemde verdiği teminat senedinin iadesini istediğini, ancak teminat senedi iade edilmediğini, davacının sunmuş olduğu ... usd teminat senedinde açıkça tahribat yapıldığını, Türk Lirası olarak düzenlenen senedin para birimi daha sonra dolar şeklinde değiştirildiğini, davanın reddini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun itirazı nedeniyle İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, davacının ve davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak 2025 yılı alış-satış analizleri celp edilmiş, Antalya ve Manavgat Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve ... ve ... Gelir İdaresi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, davacının ve davalının ticari defterleri ve ... tarihli mali müşavir bilirkişisi raporu dosyaya kazandırılmıştır. Dava konusu Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından toplam ...-TL. tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibi olduğu, icra takibinin fatura alacağına dayandığı, davalının icra dosyasına itiraz ettiği belirlenmiştir. Davacı ve davalı ticari defterlere delil olarak dayanmıştır. Tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK. madde 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı; Tarafların ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu, Takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde yer alıp almadığı: Takip ve dava konusu edilen faturaların tamamı iki tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, Ticari defter ve belgelere göre davacı tarafın takip dosyası ile talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarı; Davalı ticari defter kayıtlarındaki borç alacak durumu: Davalı ticari defter kayıtlarına göre davalı takip tarihi itibariyle davacıya ... TL borçludur. ... tarihi itibariyle ise borcu yoktur. Davacı kayıtlarına göre; Takip tarihi ve ... tarihleri itibariyle davacı davalıdan ... TL alacaklıdır. Takibe konu edilen asıl alacak tutarı ise ... TL dir. Sonuç olarak ; Davacı kayıtlarında 2024 yılından 2025 yılına devreden davalıdan olan alacak tutarı ... TL; davalı kayıtlarında 2024 yılından 2025 yılına devreden davacıya olan borç tutarı ... TL dir. Tarafların 2024 yılında 2025 yılına devreden cari hesap borç tutarı uyumlu değildir. Ayrıca davalı kayıtlarında olan yukarıda detayı yazılı ... TL lik 4 adet ödeme davacı kayıtlarında yoktur. Bu ödemelere ilişkin bir belge de görülmemiştir. Takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarında davalının davacıya olan borcu ... TL iken ... tarihi itibariyle davalı kayıtlarına göre davalının davacıya borcu yoktur. Davacı kayıtlarında ise takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan olan asıl alacak tutarı ... TL, takibe konu edilen alacak tutarı ise ... TL dir. Tarafların 2024 yılından 2025 yılına devreden borç alacak tutarı uyumsuz olduğundan ve davalı kayıtlarında belgesi görülmeyen ... TL lik ödeme olduğundan davacının davalıdan olan alacağı ile ilgili bir tespit yapılamadığı, iki tarafın ticari ilişki dönemine ilişkin ticari defterlerinin ve borç alacakla ilgili tüm belge suretlerinin sunulması halinde borç alacak tutarı hesaplanabileceğini mahkemenin takdirine arzı" bildirilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ihtilaflı hususlar, taraflar arasında gıda teminine dair ticari ilişki olup olmadığı, takibe dayanak yapılan yedi adet faturadan kaynaklı davalının borcunun olup olmadığı, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptalinin gerekip gerekemediği ve alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. ... tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar tarafların cari hesabı tutmadığı için her iki tarafın ticari ilişki dönemine ilişkin ticari defterlerinin sunulması halinde borcun hesaplanabileceği belirtilmiş ise de; takibe dayanak alacak, cari hesaba değil, faturaya dayanmakta olup; takibe konu faturalar her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olup; BA-BS formlarının uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davalı kayıtlarında davalının davacıya olan borcu ... TL iken ... tarihi itibariyle borcunun olmadığı görülmekte olup; aynı ödeme kaydı davacı defterinde olmadığından, ödemeye dair ispat yükü davalıda olduğundan ve dosyaya ödemeye ilişkin ispata yarar delil sunulmadığından, bilirkişi raporunun temel incelemeleri de hüküm kurmaya elverişli olduğundan, davanın kabulüne karar verilmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Eldeki davada, dava konusu alacak miktarı belirli faturalara ve karşı tarafın ticari defterleriyle doğrulanan cari heaba dayandığından, davalıdan borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2- Asıl alacağın %20 si tutarında (... TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır