İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/728 E. 2026/620 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/728
Karar No
2026/620
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/728 Esas KARAR NO : 2026/620

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında 05.02.2024 tarihli "Malzeme Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, davalıya ait ... ilinde bulunan 750 yataklı hastane projesi için Pvc zemin kaplama malzemesi satacağını, davalı tarafın da sözleşmede belirlenen satış bedelini müvekkili şirkete ödeyeceğini, satılacak ürünlerin miktarı ve bedellerinin sözleşmenin 3. ve 4. maddelerinde açıkça belirtildiğini, yapılacak ödemenin vadesinin ise yine sözleşmenin 5. Maddesinde açıkça belirtildiğini, sözleşmenin akdedilmesinden sonra, sözleşmede öngörülen ürünler davalı tarafa teslim edilmiş olsa da davalı tarafça; ... numaralı faturaya ilişkin 47.448,00 EUR, ... numaralı faturaya ilişkin 48.501,00 EUR ve ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturaların bakiye satış bedeli olarak 12.572,95-EURO’yu müvekkiline ödemediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak, müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirlenen ürünlerin tamamının davalıya teslim edildiğini ve ürünlere ilişkin olarak keşide edilen faturalara davalı şirket tarafından 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, davalının...numaralı faturaya ilişkin 47.448,00 EUR, ... numaralı faturaya ilişkin 48.501,00 EUR tutarındaki bedelleri ödemediğini, davalının ayrıca ..., ..., ...,... ve ... numaralı faturalara konu malzemelerin bakiye satış bedelini de ödemediğini, şöyle ki; ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturaların toplam bedelinin 235.629-EURO olduğun, davalının 30.06.2024 tarihinde 99.065,25-EURO’nun ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığını ...bank... Şube’ye ait 30.06.2024 düzenleme tarihli, ... seri numaralı çek ile, yine 30.06.2024 tarihinde 83.260,98-EURO’nun ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığını ...bank ...Şube’ye ait ... düzenleme tarihli, ... seri numaralı çek ile, 40.729,82-EURO’nun ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığını ...bank ... Şube’ye ait 30.06.2024 düzenleme tarihli, ... seri numaralı çek ile ödediğini, gelinen aşamada, davalının ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturalardan kaynaklı akiye12.572,95- EURO’yu müvekkiline ödemediğini, davalının bu tutardan sorumlu olup; bu hususun ayrıca sözleşmenin 5.maddesinde düzenlendiğini, daraflar arasındaki sözleşmenin “Ödeme” başlıklı 5.maddesinin; “çek bedellerinin ödenmesi, Alıcı’nın EURO tutar olarak nazara alınacak toplam fatura fatura bedelini ödediği anlamına gelmez. Alınan çek bedelleri, çek bedelinin banka hesabına geçtiği tarihteki TCMB Euro döviz satış kuru üzerinden EURO’ya çevrilecek ve faturada belirtilen EURO tutardan mahsup edilecektir. Alıcı, bu mahsup işlemi neticesinde oluşacak bakiye bedelden ayrıca sorumlu olduğunu ve bakiye EURO bedeli fiili ödeme tarihindeki TCMB EURO döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ödeyeceğini kabul ve beyan eder” şeklinde olduğunu, işbu sözleşme hükmü uyarınca, davalının ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturalardan kaynaklı bakiye 12.572,95-EURO tutarından sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, dava öncesi anılan faturalara dayalı dava şartı arabuluculuğa başvurulmuşsa da, arabuluculuk aşamasında bir anlaşmaya varılamadığını, İşbu dava ile talep edilen alacağa dayalı ... 35.icra Müdürlüğü nezdinde ... E. Sayılı dosyasında ilamsız takip ikame edilmişse de; davalı şirketin itirazı üzerine itirazın iptali davası yerine anılan icra takibi ile tahsilde mükerrer olmamak kaydı ile huzurdaki alacak davasının ikame edildiğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100-EURO’nun davaya konu edilen her bir fatura tarihinden itibaren 120 gün sonra başlayarak alacağın fiilen ödeneceği tarihe kadar işleyecek EURO para birimine ödenen en yüksek banka mevduat faizi ile, fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak kur üzerinden Türk Lirası olarak tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1993 yılında İstanbul'da kurulmuş olup hastane, konut, villa, endüstriyel yapılar ve banka binaları gibi birçok alanda mühendislik ve müteahhitlik hizmetleri veren köklü bir kuruluş olduğunu, bugüne kadar toplam 3.000.000 metrekare inşaat alanına sahip projelerin başarıyla tamamlandığını,... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi,... Devlet Hastanesi, ... Binası ve. .. Test ve Laboratuvar Binası dahil olmak üzere devam eden toplam 687.000 metrekare inşaat alanına sahip 8 projenin bulunduğunu, davacı şirketin ödenmemiş fatura alacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç olmadığını, davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile müvekkil şirketin kayıtlarının örtüşmediğini, davacının sözleşmeye aykırı ve fahiş faiz oranlarıyla haksız bir borç miktarı ortaya çıkardığını, bu durumun ticari itibara zarar verdiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile iddiaların asılsızlığının ortaya çıkacağını, ... Devlet Hastanesi projesi kapsamında 05.02.2024 tarihinde imzalanan malzeme satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafın yükümlülüklerini geç, eksik ve ayıplı ifa ettiğini, iş programında gecikmelere sebebiyet verildiğini, davacının iş gücü ve malzeme eksikliği konularında defalarca uyarıldığını, eksik ve ayıplı ifa nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğratıldığını, davacının sözleşmeye aykırı şekilde fatura kestiğini, bu nedenle davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağını belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen malzeme satış sözleşmesi kapsamında davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davaya konu faturalar nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ...tarafından sunulan 03.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Sözleşmenin üçüncü maddesinde birim fiyatların; ... ürünün 13.000 m2*7,5 Euro, .. ürününün 27.000 m2 *7,50 Euro,... ürününün 3.404 m2*15,00 Euro olmak üzere toplamda 351.060,80 Euro + KDV olarak belirlendiği, Davalı kayıtlarında davacıya 3.123.562,52 TL borçlu olduğu, Davacı kayıtlarında davalıdan 3.617.811,78 TL (104.955,57 Euro) asıl alacak ve 833,08 Euro faiz alacağı olduğu, Taraflar arasında 494.249,24 TL fark bulunmaktadır. Davacı kayıtlarında yer alan 419.590,85 TL tutarlı kur faturası davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Kalan 74.658,39 TL ise 2024 yılı öncesine dayanmaktadır. Davalı tarafça 01.01.2024-07.06.2024 tarihleri arası kayıtlar sunulu olduğu için 74.658,39 TL farkın sebebi tespit edilemediği, Dosyada sunulu faturalardan ... ürünün sözleşmedeki miktardan 3 m2 eksik teslim edildiği, ... ürününün sözleşmedeki miktarın teslim edildiği, ... ürününün sözleşmedeki miktarın teslim edildiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 03.10.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Kök raporda faturalar üzerinde yazılı miktarlar üzerinden oluşturulan aşağıdaki tabloda görüleceği üzere ... ürünün 13.000 m2 olması gerekirken sunulu faturalarda 12.967 m2 yazmaktadır. ... ürünün eksik teslim edildiği hususu faturalardaki miktarlar üzerinden yapılmış olup aksinin ispatı davacı tarafa aittir. Davacı vekilince bu eksik teslimin nasıl bir sonuç ihtiva ettiği raporda belirtilmediği ifade edilmiştir. Tarafımca yapılan inceleme fatura ve defter kayıtları üzerinden bir inceleme olup cüzi de olsa eksik miktarın somut olaya bir etkisinin olup olmaması teknik ve hukuki değerlendirme gerektirdiği, Davalı tarafça 2024 yılı cari muavini sunulu olduğu için cari muavinden taraf kayıtlarında 2024 yılında 14.384.509,01 TL davacı faturasının her iki tarafta da kayıtlı olduğu, karşılığında davalının yapmış olduğu 10.993.788,00 TL ‘nin her iki taraf kayıtlarında da yer aldığı, davalının düzenlemiş olduğu 110.202,66 TL faturanın her iki taraf kayıtlarında da yer aldığı, Davalı kayıtlarında davacıya 3.123.562,52 TL borçlu olduğu, Davacı kayıtlarında davalıdan 3.617.811,78 TL (104.955,57 Euro) asıl alacak ve 833,08 Euro faiz alacağı olduğu, Davacının bakiye alacağı; ... nolu 47.448,00 Euro, ... nolu 48.501,00 Euro ve ... nolu 11.934,74 Euro tutarlı faturalardan kaynaklandığı, 11.937,74 Euro faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, Taraflar arasında 494.249,24 TL fark bulunmaktadır. Davacı kayıtlarında yer alan 419.590,85 TL tutarlı kur faturası davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Kalan 74.658,39 TL ise 2024 yılı öncesine dayanmaktadır. Davalı tarafça 01.01.2024-07.06.2024 tarihleri arası kayıtlar sunulu olduğu için 74.658,39 TL farkın sebebi tespit edilemediği, Davalı vekilinin talep ettiği tazminat miktarının hesaplanması mali bilirkişi olarak uzmanlık alanımda olmayıp varsa uğranılan bir zarar sözleşmeye konu iş konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilerek hesaplamanın yapılmasının mümkün olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ve borçlar alanında uzman nitelikli bir hesap bilirkişisi ... tarafından sunulan 04.02.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere A. Davacı tarafından üstlenilen teslim borcunun gereği gibi (eksiksiz-ayıpsız-gecikmeksizin) ifa edilip edilmediği hususunu değerlendirmenin uzmanlık alanımızın dışında kaldığı; B. Borçlar mevzuatı açısından değerlendirme yapıldığında: Davacı ile davalı arasında 05.02.2024 tarihinde "Malzeme Satış Sözleşmesi"nin kurulduğu; davacı tarafından davalıya satılanların teslim edildiğinin ve fakat keşide edilen faturalara davalı şirket tarafından 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinin, bu nedenle de davalının ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı fatura bedellerinin ödemediğinin iddia edildiği; davacı tarafından davalı aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takibin başlatıldığı ve malzeme satışından doğan alacak olarak 108.521,95EURO’nun fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının ödenmesinin talep edildiği; 1. Davacı, faturalara itiraz edilmemesi halinde bunun alacağa delil teşkil edeceğini ileri sürmüş olup TTK m. 21(2) hükmünün “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” şeklinde olduğu; buna ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. ..., K. ..., T. 30.5.2024 kararının “6102 Sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak da; esnafın gönderdiği faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmaz. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu süresinde itiraz edilmemekle içeriğinden sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Ne var ki fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği hâlde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. 6102 Sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabilir. Sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların sonradan faturaya konulması durumunda, ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşecektir. Dolayısıyla faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi durumunda faturanın olağan içeriği dışında kalan konular bakımından 6102 Sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde öngörüldüğü şekilde ispat yükü yer değiştirmiş olmaz. Yani sözleşmeye aykırı şekilde düzenlenen faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmayacak ve faturadaki bedelin kesinleşmesine neden olmayacaktır.” şeklinde olduğu; bu noktada takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 2. Sözleşme hükümlerince davacının satıcı, davalının da alıcı sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 5. maddesinde ödeme hususunda alıcı tarafından bakiye EURO bedelinin fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro döviz satış kuru üzerinden TL. karşılığının ödeneceğinin kararlaştırıldığı; sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince taraflarca TBK m. 1 hükmünce karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kabul edilen bu sözleşme hükmü gereğince (eğer davacı satıcı tarafından üstlenilen mal teslim borcunun gereği gibi ifa edildiği, geç-eksik-ayıplı ifa edilmediği kabul edilir ise bu halde) alıcı davalı tarafından bakiye EURO bedelinin, fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro döviz satış kuru üzerinden TL. karşılığının ödenmesi gerekeceği; dolayısıyla fiili ödeme tarihindeki EURO ve TL. üzerinden yapılacak farkın da istenebileceği (mali incelemede hesaplamaların yapıldığı) kanaatine varıldığı; takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, C. Mali açıdan inceleme neticesinde: Kök ve ek rapordaki tespitlerimde değişiklik olmadığı, 1. Davacı kayıtlarında davalıdan 3.617.811,78 TL (104.955,57 Euro) asıl alacak ve 833,08 Euro faiz alacağı olduğu, Davalı kayıtlarında davacıya 3.123.562,52 TL borçlu olduğu, 2. Taraflar arasında 494.249,24 TL fark bulunmaktadır. Davacı kayıtlarında yer alan 419.590,85 TL tutarlı kur faturası davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Kalan 74.658,39 TL ise 2024 yılı öncesine dayanmaktadır. Davalı tarafça 01.01.2024-07.06.2024 tarihleri arası kayıtlar sunulu olduğu için 74.658,39 TL farkın sebebi tespit edilemediği, 3. Davacının bakiye alacağının; ... nolu 47.448,00 Euro, ... nolu 48.501,00 Euro ve ... nolu 11.934,74 Euro tutarlı faturalardan kaynaklandığı, 11.937,74 Euro faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı, kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında davalının yüklenicisi olduğu Bursa İlinde yapılacak hastanede kullanılmak üzere PVC zemin kaplama malzemesi satışı hususunda sözleşme düzenlendiğinin, sözleşme kapsamında davacı tarafça ürünlerin teslim edildiğinin, davacının bakiye alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin sunulduğu sözleşmenin 2.maddesinde sözleşme konusunun davalının yüklenicisi olduğu Bursa İlinde yapılacak hastanede kullanılmak üzere PVC zemin kaplama malzemesi satışına ilişkin olduğunun belirtildiği, sözleşmenin 4.maddesinde malzeme fiyatlarının yabancı para birini Euro üzerinden belirlendiği, dava dilekçesinde teslim edilen ürünlere ilişkin ... numaralı faturanın tamamı olan 47,448,00 Euro,...numaralı faturanın tamamı olan 48.501,00 Euro ve ..., ...., ..., ... ve ... numaralı faturalardan bakiye satış bedeli olarak12.572,95-Euro alacağının kaldığının iddia edildiği, davacı tarafça iddia ettiği faturalar yönünden ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı İcra dosyası ile takip başlatıldığı, takibe karşı davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı tarafça duran takibe karşı itirazın iptali talepli dava açabileceği gibi itirazın iptali davası açmayıp tahsilde mükerrerlik oluşturmayacak şekilde alacak davası da açabileceği bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu davaya konu faturalar yönünden ürünlerin teslim edilip edilmediği yönünden ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında ürünlerin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, taraflarca ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişilerden kök ve ek raporların alındığı, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, bilirkişi raporlarında defter incelemesinde davacı kayıtlarında davalıdan 3.617.811,78 TL (104.955,5 Euro) alacaklı olduğunun, davalı kayıtlarında davacıya 3.123.562,52 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunun görüldüğünün, taraf kayıtları arasında 494.249,24 TL fark bulunduğunun, davacı tarafça düzenlenen 419.590,85 TL (11.934,74 Euro) tutarlı kur faturası davalı kayıtlarında yer almadığının, kur farkı faturasının 30.06.2024 vadeli 3 adet çekin toplam 7.861.388 TL çeklerin ve bakiye alacağı kaldığı iddia edilen yukarıda belirtilen 5 adet faturalara istinaden oluşan kur farkı faturası olduğunun kalan 74.658,39 TL'nin ise 2024 yılı öncesine dayandığının tespit edildiği, alınan raporlar kapsamında taraflar arasında düzenlenen sözleşme doğrultusunda ürün satışına ilişkin davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında bu faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davalı tarafça davacının ayıplı ürün teslim edildiği yönünde iddia ve itirazda bulunulmuş ise de ayıp iddiası yönünden somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davacı tarafça yukarıda açıklanan nedenlerle ... numaralı faturanın tamamı olan 47,448,00 Euro,... numaralı faturanın tamamı olan 48.501,00 Euro bedelleri talep edebileceği, ..., ..., ..., ... ve ...numaralı 5 adet faturalardan bakiye kaldığı iddia edilen miktar yönünde ise taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.maddesinde faturaların tarihlerinden itibaren düzenlenecek 120 gün vadeli çeklerle ödeneceğinin, çeklerin tahsil edildiği tarihteki TCMB Euro satış kuru üzerinden ödenen bedelin Euro karşılığının belirlenerek fatura bedelinden mahsup edileceğinin ve bakiye bedel kalması halinde alıcı olan davalının sorumlu olacağının düzenlendiği, sözleşmenin bu maddesi kapsamında ..., ..., ..., ...ve ...numaralı 5 adet faturalar yönünden kur farkının talep edilebileceği, bu açıklamalar ile birlikte raporlarda tespit edildiği üzere davacı tarafça defterlerinde kayıtlı olan toplam 104.955,5 Euro bedeli davalıdan talep edebileceği, davanın kısmi dava olarak açıldığı davacı vekilince 28/04/2026 tarihli duruşmada davacı vekiline talebi doğrultusunda davayı ıslah etmek üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davanın ıslah edilmediği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.maddesi kapsamında davalının 15/06/2024 tarihinde temerrüte düşmüş sayılması gerektiği anlaşıldığından taleple bağlılık kapsamında davanın kabulü ile; 100,00 EURO 'nun temerrüt tarihi olan 15/06/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (... 35. İcra Müdürlüğü 'nün...Esas sayılı dosyası yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla), karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; 100,00 EURO 'nun temerrüt tarihi olan 15/06/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (İstanbul ... İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı dosyası yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla), 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 3.640,90-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 11.167,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair miktar yönünden kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karar verildi. 07/07/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/728, K. 2026/620, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-728-e-2026-620-k-45790f8fb909