İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/966 E. 2026/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/966
- Karar No
- 2026/531
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/966 Esas KARAR NO:2026/531
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2025 KARAR TARİHİ:18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Taraflar krom cevheri üretip zenginleştirerek ihraç ettiklerini, davalı tarafından ihraç için limanda bulunan gemisine yüklenerek yurt dışına ihraç edilmek üzere 28.07.2024 tarihli fatura ile müvekkili şirketten 970,502 ton krom cevheri satın aldığını, müvekkilinin davalıdan olan alacağı tüm iyiniyetli görüşmelere rağmen ödenmediğinden, davalı hakkında .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından, takip konusu borca ve ferilerine itiraz edildiğinden takip durdurulduğunu, davalı, borca itiraz dilekçesinde, müvekkili firmaya borcunun bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini, itirazını gerekçelendirmediğini, kendisine satılan krom cevheri bedelinin ne şekilde ödediğini açıklamadığını, davalı tarafından müvekkilinden krom cehveri satın alındığını, karşılığında 28.07.2024 tarihli 388.200,80 USD bedelli fatura düzenlendiğini, davalının takip konusu faturaya itirazı olmadığını, müvekkilinin takip tarihi itibariyle davalıdan işlemiş faiz dahil 394.916,67 USD alacağı bulunduğunu, davalının itirazı borcu sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile duran takibin devamı için işbu davayı açmak zorunluluğumuz doğduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk şartına bağlı bulunduğunu, başvuru yaptıklarını, 08/09/2025 tarihinde yapılan son toplantıda anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davalının borçlu olduğu tespit edileceğini, bu nedenle davalının borca itirazı haksız olduğunu, davalı borçlunun haksız olan itirazının iptali gerektiğini, davalı -borçlunun borca itirazı haksız ve kötüniyetli olduğunu, uyuşmazlığa konu alacağın gerçek miktarı bütün unsurları ile belirlenebilir olduğunu, itirazın iptali ile alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki krom cevheri satışından kaynaklanan fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan.... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı takip dosyasına konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, alacak ve işlemiş faiz kalemlerinin yerinde olup olmadığı, davalının dava konusu fatura borcundan dolayı sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 16.083.889,69 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği, Dedeman Madencilik San. ve Tic.A.Ş.vekili tarafından takibe, takip konusu borca faize ve takibin diğer ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkili hakkında başlanılan takibin İİK 66 gereği durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. Mahkememiz 12/03/2026 tarihli celsesinde defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak, rapor düzenlenmesi için bilirkişi ara kararı kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi İrfan Demirci tarafından hazırlanan 17.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacının 2024 ve 2025 yıllarına ait e-ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davacı ve davalı şirketlerin takibe konu alacağı oluşturan davacı tarafından davalı adına düzenlenen 28.07.2024 tarihli ... numaralı 388.200,80 USD (12.794.554,89 TL) tutarlı faturayı elektronik ortamda karşılaştırmalı alış-satış analizleri ile kayıt altına alındığı görüldüğünden, elektronik defter babında faturanın kayıtlarının sağlandığı ve davalının iş bu faturaya karşılık dosya içeriğinde itirazı görülmediği, İş bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının faturayı ve dolayısıyla faturada belirtilen borç tutarını kabul ettiği, davacının, incelenen kendi ticari defter dökümlerinde takip tarihi olan 07.08.2025 tarihi itibariyle davalıdan 388.200,80 USD (12.794.554,89 TL) alacaklı olduğu, Sayın Mahkemece Alacağın kabulü halinde, Davacının İş bu tutarlara takip tarihi olan 07.08.2025 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise talebi ile bağlı olarak, Merkez Bankasınca belirlenen ABD dolarına uygulanan 1 yıllık alacaklara uygulanan yıllık %1,90 üzerinden faiz talep edilebileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda: Taraflar arasındaki mal satışına ilişkin ticari ilişki uyarınca davacı tarafından davalıya mal satılıp satılmadığı, bu kapsamda davalı tarafından davacıya ödenmemiş bedeller olup olmadığı, buna ilişkin düzenlenen fatura ve davalı taraf vergi dairesi (BA-BS) kayıtların tespiti ile dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz taleplerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davalı şirkete, müvekkili olan davanın tarafı olan şirketin 2024-2025 yılı ticari defterler açılış ve kapanış noter tasdik bilgileri, e-deftere tabi ise yevmiye defteri ilk ve son beratı, defteri kebir ilk beratı, envanter defteri noter tasdik bilgileri, diğer şirket ile olan 2024-2025 yılını kapsayan dava konusu cari hesap kayıtları, cari hesapta yer alan kayıtların dayanağı belgelerin (fatura, ödeme belgesi, dekont) imzalı, kaşeli suretleri ve yevmiye kayıt suretlerinin inceleme günü olan 27/03/2026 GÜNÜ SAAT 14:00'TE mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmesi hususunda HMK 222 madde uyarınca ihtarına, belirlenen inceleme gününde istenilen defter ve belgelerin sunulmaması halinde, defter sunmaktan kaçınılmış sayılacağının ve mevcut dosya kapsamına göre yargılamaya devam olunacağının ihtarına karar verilmiş, davalı tarafça inceleme gününde ticari defterler sunulmamıştır. Yargıtay 15. H.D. 2016/3858 esas, 2017/2944 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." Anılan Yargıtay ilamı ve davalı tarafın ihtara rağmen defterlerini sunmaması ve davacı tarafın usule uygun olarak tutulmuş olup bilirkişi incelemesine tabi tutulmuş defterleri uyarınca mahkememizce değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında krom cevheri satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı ve davalı şirketlerin takibe konu alacağı oluşturan davacı tarafından davalı adına düzenlenen 28.07.2024 tarihli ... numaralı 388.200,80 USD (12.794.554,89 TL) tutarlı faturayı elektronik ortamda karşılaştırmalı alış-satış analizleri ile kayıt altına alındığı, elektronik defter sisteminde faturanın kayıtlarının sağlandığı ve davalının iş bu faturaya karşılık dosya içeriğinde itirazı tespit edilmediği, davalının faturayı ve dolayısıyla faturada belirtilen borç tutarını kabul etmiş sayılacağı, davacının, incelenen kendi ticari defter dökümlerinde takip tarihi olan 07.08.2025 tarihi itibariyle davalıdan 388.200,80 USD alacaklı olduğu hususlarının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği, ancak davalı tarafça sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar uyarınca davacı tarafa ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davalının borçlu olduğu miktarın belirlendiği raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının mahkememizce benimsenen raporda yapılan hesaplama miktarı kadar itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın raporda belirlenen miktar üzerinden iptaline karar verilmiştir. Belirlenen asıl alacak miktarı için takip öncesi temerrüt bulunmadığından işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalılar, mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından.... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 388.200,80 USD asıl alacak üzerinden aynen devamına, 2-Belirlenen 388.200,80 USD'nin takip tarihindeki TCMB kuruna göre alacağın % 20 si olarak hesaplanan 3.162.074,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin 6.715,87 USD'lik talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.140.162,48 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 194.253,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 945.909,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 194.253,18 TL peşin nispi harçtan oluşan yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.170,00 TL (tebligat masrafı, müzekkere masrafı ve bilirkişi rapor ücreti) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 9.997,05 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.203.820,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 78,23 TL'sinin davacı taraftan, 4.521,77 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 18/06/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır