İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/751 E. 2026/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/751
Karar No
2026/636
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/751 Esas KARAR NO : 2026/636

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 3568 sayılı kanun kapsamında mali müşavirlik hizmeti verilmesine dair sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında yasal defterlerin tutulduğunu, beyannamelerin hazırlandığını, SGK işlemlerinin yapıldığını ve mali danışmanlık hizmeti sunulduğunu, müvekkil şirketin sözleşme süresi boyunca yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, buna rağmen davalı tarafın 13.09.2024 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi dayanaktan yoksun, gerçek dışı ve hayal ürünü kusur isnat ederek tek taraflı feshettiğini, tarafların mutabık kaldığı hizmetler dışında kalan işlerin ... Odası asgari ücret tarifesinden az olmamak üzere ek ücrete tabi olduğunun sözleşmede düzenlendiğini, davalı tarafın ileri sürdüğü fesih gerekçelerinin dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshedilmesi sonucu müvekkilin fesih tarihinden itibaren sözleşme süresine ilişkin kalan aylara ait ücret alacaklarını ödemek zorunda olduğunu, sözleşmenin sona ermesi halinde ödenmesi gereken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait ücretler ile enflasyon düzeltmesi işlemlerine ait ücretler yönünden müvekkil şirketin alacağı bulunduğunu, davalı şirkete 13.09.2024 tarihli ihtarnamesine cevap olarak 19.09.2024 tarihli ihtarname çekilerek karşı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, 19.09.2024 tarihli ihtarnamenin ek yapılarak ödenmesi gereken tutarların mahkemece bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek temini için dava açma ihtiyacının hasıl olduğunu, İİK m. 257 vd. uyarınca dava konusu para alacağı yönünden şimdilik 1.000 TL ve yargılama sırasında netleşecek bakiye ile sınırlı olmak üzere uygun teminat karşılığında davalıların menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasının zaruri olduğunu, şirketin yurtdışı menşeili olup Türkiye’de tür değişikliği ve sermaye nakli yollarına başvurması nedeniyle mal kaçırma şüphesinin mevcut olduğunu, alacağın tam miktarı, işleyecek faiz, enflasyon düzeltmesi işlemlerine ait ücretler ve sair kalemlerin yargılama aşamasında bilirkişi incelemesiyle netleşeceğini, bu nedenle işbu davanın kısmi alacak davası olarak açıldığını, taraflar arasında imzalanmış bulunan hizmet sözleşmesi kapsamında belirsiz alacağın tam tutarlarının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesini, HMK m. 109 uyarınca kısmi dava kapsamında fazlaya ve fer’ilerine ilişkin tüm hakların saklı kalmak kaydıyla hizmet sözleşmesi kapsamında şimdilik 1.000 TL tutarının davalıdan reeskont avans faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği alacağın muaccel ve kesin bir alacak niteliği taşımadığını, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde fesih halinde kalan ay ücretlerinin muaccel olacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, davacının talebinin hâkimin takdirine tabi tartışmalı bir tazminat iddiası olduğunu, davacı tarafından sunulan muavin defterinin tam ve kesintisiz hizmet verildiğini ispatlamadığını, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının bizzat şirket tarafından işlendiğini, davacının yalnızca sınırlı ve teknik nitelikte işlemler gerçekleştirdiğini, bu durumun hizmetin parçalı yürütüldüğünü ortaya koyduğunu, davacının enflasyon düzeltmesine ilişkin kayıtları dayanak göstererek talep ettiği ek ücretin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede enflasyon düzeltmesine ilişkin bir ücret hükmü bulunmadığını, davalıdan alınmış yazılı veya örtülü bir ücret mutabakatı mevcut olmadığını, hizmetin parçalı yürütülmesinin kalan ay ücreti talebini zayıflattığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin kabulünün mümkün olmadığını, varsa dahi talep edilebilecek bedelin hâkimin takdirine ve indirime tabi olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması halinde davacı tarafından fiilen yapılan işlemlerin, davalı şirket tarafından yürütülen muhasebe faaliyetlerinin, enflasyon düzeltmesi kayıtlarının kapsamının ve bu işlemlerin ayrıca ücretlendirilmesini gerektirip gerektirmediğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacının muaccel ve kesin bir alacağa dayandığı yönündeki iddialarının reddini, enflasyon düzeltmesine ilişkin ayrıca bir ücret alacağı bulunmadığının tespitini, bilirkişi incelemesinin belirtilen hususlar çerçevesinde yapılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlendiği bildirilen sözleşme kapsamında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Borçlar Hukuk Alanında Uzman Hesap Bilirkişisi ... tarafından sunulan 09.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Sayın Mahkemece “sözleşme kapsamında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespitine” dair rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı ve taraf ticari defterleri incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere A. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: (Haricen atandığımı öğrendiğim dosyanın tarafıma 03.04.2026 tarihinde bildirilmesi üzerine yaptığım incelemeler neticesinde) Taraflar arasında mali müşavirlik hizmeti verilmesine dair sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede davacının mevzuata uygun şekilde mali müşavirlik hizmeti vermeyi, muhasebe kayıtlarının tutulmasını, vergi beyannamelerinin hazırlanmasını, mali konularda danışmanlık verilmesini, SGK işlemlerini yapmayı üstlendiği; davalı tarafça... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile dayanaktan yoksun bir şekilde sözleşme feshedildiği için sözleşmeye göre davalının, fesih tarihten itibaren sözleşme süresine ilişkin kalan aylara ait ücret alacaklarını ödemek zorunda olduğunun ve dolayısıyla Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait ücretlerin ve ayrıca enflasyon düzeltmesi işlemlerine ait ücretlerin ödenmesi gerektiğinin, buna ilişkin olarak davalı şirkete gönderilen 19.09.2024 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünün iddia edildiği ve şimdilik 1.000TL.’nin ödenmesinin talep edildiği; davalı tarafından ise davacının üstlendiği edimi gereği gibi ifa etmediğinin iddia edildiği; sözleşmede fesih tarihinden sonraki ayalara ilişkin olarak ödemenin yapılacağına veya enflasyon düzeltmesine ilişkin açık bir ücret hükmünün bulunmadığının ileri sürüldüğü; - 29.12.2022 tarihli, adi yazılı şekildeki sözleşmenin 6. maddesinde KDV dahil aylık 2.500TL.nin ödeneceğinin, sözleşmenin 7. maddesinde sözleşmenin yürürlük süresinin 01.12.2022-31.12.2022 arasında olduğunun ve sözleşmenin 15 günlük fesih süresi içinde feshedilmemesi halinde aynı koşullarla bir yıl daha uzayacağının; sözleşmenin 8.1 maddesinde sözleşmenin davalı (müşteri) tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi halinde davacıya kalan ücretin tamamının ödeneceğinin kararlaştırıldığı; - davalı tarafça ... 40. Noterliği’nden... tarihinde davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davacının üstlendiği edimleri ifa etmediğinden bahisle sözleşmenin sonlandırıldığının beyan edildiği; uzmanlık alanım gereğince işbu ihtarnamede davalının dayandığı hususların haklı olup olmadığını değerlendirmenin mümkün olmadığı; zira işbu ihtarnamenin mali hususlara ilişkin iddialar içerdiği; - defter incelemesinin yanı sıra davacının sözleşmeye göre üstlendiği edimleri ifa edip etmediğinin, başka bir ifadeyle sözleşmede kararlaştırılan ivaza (karşılığa) hak kazanıp kazanmadığının irdelenmesi gerekeceği, - eğer Sayın Mahkemece davacının sözleşme gereğince üstlendiği edimleri mevzuata göre, süresinde, davalının menfaatine uygun bir şekilde ifa ettiği kabul edilir ise bu halde davacının malvarlığının aktif kısmında “sözleşmeden doğan alacak hakkının” olacağı; bu kapsamda davalının, sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşmenin yürürlük süresinin 01.12.2022-31.12.2022 arasında olduğu ve bir yıllık sürelerle uzatıldığı; ayrıca sözleşmenin 8.1 maddesinde de sözleşmenin davalı (müşteri) tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi halinde davacıya kalan ücretin tamamının ödeneceği kararlaştırıldığı için (davalının fesih ihtarnamesini 13.09.2024 tarihinde gönderdiği anlaşılmakla geri kalan aylar bakımından Ekim, Kasım, Aralık 2024 için) üç aylık, yani 3 x 2.250TL. (mali inceleme neticesinde 2024 yılında düzenlenen fatura bedelinin 2.250TL. olduğu görüldüğünden)= 6.750TL. alacaklı olacağı kanaatine varıldığı; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, - ayrıca davacı tarafından enflasyon düzeltmesi işlemlerine ait ücretlerin de ödenmesi gerektiği ileri sürülmüş olsa da, sözleşmede buna ilişkin bir hükme rastlanmadığı, B. Mali Yönden: 1- Davacı ve davalı 2024 yılı ticari defterlerine ait noter açılış tasdikleri ile davacı yevmiye defterine ait kapanış tasdikinin TTK 64/3 maddesi gereği kanuni süresi içinde yaptırıldığı, davalı yevmiye defterine ait kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, 2- Davacı tarafından davalı adına düzenlenen mali müşavirlik hizmet bedeli faturaları ile 2023 yılı yıllık enflasyon düzenlemesi ve 2024/2.dönem enflasyon düzenlemesi için düzenlenen iki faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinde davalının Eylül 2024 dönemi mali müşavirlik hizmet bedeli faturası ile 2024/2.dönem enflasyon düzeltmesi faturasından kaynaklı 11.362,50 TL davacıya borç bakiyesi bulunduğu, işbu tutarın 2025 yılına devrettiği, 3- Davalı ticari defterlerinde, Ocak 2024-Ağustos 2024 arasına ait davacı mali müşavirlik hizmet bedeli faturaları ile 2023 yılı yıllık enflasyon düzeltmesi ve ....dönem enflasyon düzeltmesi faturalarının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Eylül 2024 ayı hizmet bedeli faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Ocak 2024-Ağustos 2024 arası hizmet bedeli faturaları ile 2023 yılı yıllık enflasyon düzeltmesi faturasına ait ödemelerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde davacının ....dönem enflasyon düzeltmesi faturasından kaynaklı 9.112,50 TL alacaklı bulunduğu, işbu tutarın 2025 yılına devrettiği, 4- Davalının işbu faturalara ihtarname, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta (KEP) yoluyla süresi içinde itirazına, iptaline ve iade faturasına rastlanmadığı, 5- Davalı ticari defterlerinde, davacı tarafından 2023 yılı için ilgili parasal olmayan kıymetlere (hesaplara) enflasyon düzeltmesi işlemlerinin yapıldığı, 6- Davalı ticari defterlerinde, davacı tarafından 2024/2.dönem geçici vergi döneminde ilgili parasal olmayan kıymetlere enflasyon düzeltmesi işlemlerinin yapıldığı, işbu dönemde enflasyon düzeltmesinin yapılıp yapılmayacağı hususundaki kriter olan 2023 yılı gelir tablosundaki brüt kazancının 50.000.000,00 (Elli Milyon) TL olup olmadığı hususunun belirlenmesi için sayın Mahkemenin gerekli görmesi halinde davalı vergi dairesinden 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerinin istenebileceği, 7- Enflasyon düzeltme işlemleri için hem Hazine ve Maliye Bakanlığının 2024 yılı asgari ücret tarifesinin hem İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın 2024 yılı önerilen asgari ücret tarifesinde ayrıca ücretlendirme yapıldığı, belirlenen ücretlerin normal mali müşavirlik hizmet ücretlerinden ayrı olarak belirlendiği, belirlenen tutarların asgari tutarlar olduğu, tarafların asgari tutarlardan aşağı olmamak üzere tarifeden farklı ücretler belirleyebilecekleri, 8- Davalı hem cevap dilekçesinde hem davacıya gönderdi fesih ihtarnamesinde davacının sözleşmede üstlendiği borçları gereği gibi, zamanında, eksiksiz, usulüne uygun şekilde yapmadığını ileri sürmüş olup bu kapsamda değerlendirme yapıldığında, 2024/2.dönem enflasyon düzeltme işlemlerinin 50.000.000,00 TL kriterine göre yapıldığının da sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde, davacının sözleşmede üstlendiği borçları gereği gibi ifa ettiği," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından 12.05.2026 tarihli ıslah dilekçelerinde; sözleşmesel alacağa ilişkin olarak işbu dilekçe ile yapılan, ilgili sözleşmenin 8.1 maddesinde de sözleşmenin davalı (müşteri) tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi halinde kalan ücretin tamamının ödeneceği kararlaştırıldığı için geri kalan aylar bakımından Ekim, Kasım, Aralık 2024 için) üç aylık, yani 3 x 2.250TL = 6.750 TL, Eylül 2024 dönemi mali müşavirlik hizmet bedeli faturası ile ...dönem enflasyon düzeltmesi faturasından kaynaklı 11.362,50 TL olmak üzere toplam 18.112,50 TL ıslahlarının kabulü ile karşı taraftan reeskont avans faizi ile tahsiline, yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından taraflar arasında mali müşavirlik hizmeti verilmesine ilişkin düzenlenmiş sözleşmenin bir suretinin sunulduğu, sözleşmenin 5.maddesinde sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen işler için aylık hizmet bedelinin kdv dahil 2.500 TL olduğunun, 7.maddesinde sözleşme süresinin 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında olduğunun, sözleşme bitiminden 15 gün önce sözleşme ilişkisinin sona erdirileceğinin yazılı olarak bildirilmemesi halinde sözleşmenin 1 yıl süreyle yenilenmiş sayılacağının, 8.maddesinde sözleşmenin süre bitiminden önce davalı tarafça haksız olarak feshedilmesi halinde davacının yıl içerisindeki kalan aylık ücretleri talep edebileceğinin belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2023 yılı içerisinde sözleşmenin 7.maddesi kapsamında sonlandırıldığına ilişkin dosya içerisinde bir iddia ve delil bulunmadığından sözleşmenin 2024 yılı için yenilendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından davacıya gönderilen ... 40. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, fesih gerekçesi olarak davacının sözleşmeye aykırı olarak ek ve yüksek ücretler talep ettiğinin, davalının gümrükte bulunan ürünlerine ilişkin evrakların Gümrük Müdürlüğü'ne gönderilmemesi nedeniyle davalının mağduriyet yaşadığının belirtildiği, davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının, sözleşme kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden tarafların ticari defterlerinin de incelenerek teknik yönden bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, alınan raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, raporda davacı defterlerinde....dönem enflasyon düzeltme fatura bedeli olarak 9.112,50 TL ile eylül ayı hizmet bedeli olarak 2.250,00 TL olmak üzere toplam 11.362,50 TL alacaklı olduğunun, davalı defterlerinde ...dönem enflasyon düzeltme fatura bedeli olarak 9.112,50 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunun, davalı defterlerinde eylül ayı faturasının kayıtlı olmadığının, tarafların defterlerinde 2024 yılı aylık hizmet bedeline ilişkin eylül ayına kadar olan faturaların ve davalı tarafından yapılan ödemelerin kayıtlı olduğunun, aylık hizmet bedeli olarak davacı tarafça aylık kdv dahil 2.250 TL fatura düzenlediğinin, aylık hizmet bedelinin mali müşavirlik asgari ücret tarifesi kapsamında uygun olduğunun, enflasyon düzeltme işlemi ile defter tutma işlemlerinin asgari ücret tarifesinde ayrı olarak ücretlendirildiğinin tespit edildiği, 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi ve rapordaki teknik tespitler kapsamında davacı tarafça ....dönem enflasyon düzeltme faturasına ilişkin hizmetin verildiği ve fatura bedelini talep edebileceği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davalı tarafça sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, alınan raporda da teknik yönden davalı lehine yapılmış bir tespitin bulunmadığı, davalı tarafça eylül ayına kadar olan diğer fatura bedellerini itiraz etmeksizin ödemiş olduğu, sözleşmeyi feshin haklı nedene dayandığı ispat edilemediğinden sözleşmenin 8.maddesi kapsamında eylül, ekim kasım, aralık aylarının bedellerinin talep edilebileceği, bu aylara ilişkin toplam bedelin 9.000 TL olduğu, 2024/2.dönem enflasyon düzeltme fatura bedeli olarak 9.112,50 TL dahil edildiğinde davacının toplam 18.112,50 TL talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile; 18.112,50-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; 18.112,50-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.237,26 TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40 peşin harç ve 293,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 908,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 328,86 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 293,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 18.112,50-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 14.510,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair miktar yönünden kesin olarak davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda karar verildi. 14/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/751, K. 2026/636, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-751-e-2026-636-k-ec53bd92b9f1