İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1045 E. 2026/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1045
- Karar No
- 2026/733
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1045 Esas KARAR NO : 2026/733
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/09/2024 tarihinde davalı (sürücü) ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, müvekkilin sevk ve kullanımında olan ... plakalı araca ... yan yolu üzerinde çarptığını ve akabinde müvekkilin aracı ile takla atmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası müvekkilinin ekiplerin yardımı ile araçta çıkarıldığını ve araç çekici ile otoparka çektirildiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %100 oranında ağır kusurlu olduğunu, iş bu bu kusur durumu ceza dosyasında alınan raporlar ile diğer kaza raporları ile sabit olduğunu, aracın işletini/ruhsat sahibi olan diğer davalı ...'ın ise 2918 sy. ve 6098 sy yasanın amir hükümleri gereği diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yine aracın sigorta şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş'de meydana gelen kaza nedeniyle maddi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılardan ...'ın sanık olduğu ceza yargılaması ... 39.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkilinin 16/04/1993 doğumlu olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana geldiği tarihte ... unvanlı işyerinde çalıştığını, aylık kazancı ortalama olarak 42.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin kazaya uğramış olmanın şoku nedeniyle büyük bir manevi bunalım yaşadığını, müvekkilinin psikiyatri/psikoloji doktoru kazadan sonra müvekkilin kullanmış olduğu ilaçların dozunu yükseltmek zorunda kaldığını, kazadan sonra bir daha araç kullanmaya cesaret edemediğini, manevi ruh bütünlüğü tamamen bozulduğunu ve iş bu mağduriyet halen devam ettiğini, müvekkilinin aracı takla atması nedeniyle ve bir daha kullanılamaz hale geldiğinden perte çıktığını, 10/09/2024 tarihinde de 55.000,00 TL'ye satmak zorunda kaldığını, müvekkilinin aracın perte çıkmış olması ve değerin çok altında satılması nedeniyle maddi olarak zararı oluştuğunu beyanla öncelikle davalılar adına kayıtlı tüm menkul ve gayrimenkullere teminatsız olarak ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tebir konulmasını, özellikle kazaya karışan ... plakalı araca tedbir konulmasını, müvekkili adına kayıtlı hiçbir mal varlığı bulunmadığından yargılama harç ve masraflarını karşılayacak maddi imkanları olmadığından adli yardımdan faydalandırılmasını, HMK Madde 107 gereği 100,00 TL araç değer kaybı tazminatı, HMK Madde 109 gereği 100,00 TL Mahrum kalınan gün bedeli/ikame araç bedeli tazminatı, 100,00 TL Çekici masrafı tazminatı olmak üzere şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi (02/09/2024) itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 300.000,00 TL Manevi Tazminatın davalı Sürücü ... ve araç işleteni/sahibi davalı ...'dan kaza tarihinden (02/09/2024 )itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın haksız fiil nedeniyle tazminat davası olduğu ve zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı için usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası ile kısmi dava ayrımını yapamadığını, maddi tazminat kalemlerinden değer kaybı dışındakilerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin zorunlu olduğunu, 02.09.2024 tarihinde meydana gelen kazada davalı müvekkili ...'ın hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ... plakalı aracıyla kendi şeridinde seyir halindeyken davacı ...'in ... plakalı aracıyla sağ taraftan hızla gelip ani manevra yaparak kazaya sebebiyet verdiğini, davacının taralı alana girerek trafik kurallarını ihlal ettiğini, kazanın asli ve tek kusurlusunun davacı olduğunu, müvekkilinin düşük hızla ve kontrollü seyrettiğini, davacının ise panikleyerek gaza basması sonucu aracının takla attığını, trafik kaza tespit tutanağında davacının %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, savcılık dosyasındaki bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, araç sahibi diğer davalı ...'ın sürücünün kusuru bulunmadığı için sorumlu tutulamayacağını, bir an için kusur varsayılsa dahi zararın ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde çalıştığına dair belge sunmadığını, araç değer kaybı iddiasının mesnetsiz olduğunu, aracın geçmiş hasar durumunun belirtilmediğini, mahrum kalınan gün bedeli ve çekici masrafı için herhangi bir fatura veya delil sunulmadığını, davacının aracını tamir ettirmeyip sattığını, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, davacının iddia ettiği gibi kaza anında araçta mahsur kalmadığını ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanması olduğunu, davalıların davacıya tehdit veya hakarette bulunmadığını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin yasal şartları taşımadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ... poliçesi ile sigortalandığını, kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında sigortalı araca atfı kabil herhangi bir kusurun bulunmadığı değerlendirmesi yapıldığını, ...ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağı kuralı gereği müvekkilinin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı aşikar olduğunu, aksi düşünülse dahi çekici hizmet bedeli ve ikame araç bedeli ... kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda sigorta şirketinin sorumluluğu doğmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete kusur atfedilebilmesi için gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, ... Poliçesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranınca, poliçe kapsamında teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davacının aracında değer kaybı oluşmadığını, değer kaybı hesabında aracın km'si, önceki hasarları, model yaşı göz önüne alınması gerektiğini, yüksek km'ye sahip eski model bir araç için değer kaybı zararı oluşmayacağı izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davacının talep ettiğ mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat talepleri poliçe teminat kapsamında olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 20.12.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan araç değer kaybı, ikame araç bedeli tazminatı, çekici masrafı tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin 28/04/2026 tarihli celsesinde davacı tanığı ...; " ben davacının eşi olmaktayım, kendisini 7 yıldır tanırım fakat 3 gün önce evlendik, kaza anında ben yanında değildim, kazadan yaklaşık 20 dk sonra olay yerine gidebildim, arabanın kaldırılmasına ve otoparka çekilmesine yardımcı olduktan sonra hastaneye geçtiğimde ...'yi boyunluk takarak baygın vaziyette yatırdıklarını gördüm, ben ve abisinden başka hiçkimse yoktu, ayrıca iç kanama riskine ilişkin birkaç saat beklettiler, gece saat 01:00 civarında hastaneden taburcu ettiler, ... kaza olmadan öncede psikolojik olarak tedavi görüyordu fakat kazadan sonra kaza sonrası tramva tanısı ile aldığımız raporlar doğrultusunda ilaç tedavisine b aşladılar, ben kendisine hem... Hastanesine hem de ...'da bulunan ... Hastanesine bizzat götürdüm, kaza sonrasında ben olmadan veya yanında biri olmadan arabaya ve toplu taşımaya binememektedir, zaten araba kullanamamaktadır, şuan da çalışmaktadır, Lenova firmasında çalışır, kazadan hemen sonra hastaneden taburcu olduktan sonra herhangi bir kırık çıkık olmadığı için fiziksel olarak hastanede yatmadı, fakat psikolojik tedavisi halen devam etmektedir, psikolojik tedavisi devam etmektedir, daha önce görmüş ol duğu tedaviye göre ilaç değiştirildi ve dozajı da artırıldı, ilacın kırmızı reçeteli olduğunu biliyorum ama ilacın adını bilmiyorum, kaza sonrası ilaca başlandı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 28/04/2026 tarihli celsesinde davacı tanığı ...; " ben ...'nin abisi olmaktayım, davacıyı bu nedenle tanırım, kaza anında ben ...'nin yanında değildim, olay günü ... beni aradı, kaza yaptığını söyledi, hangi hastanede olduğunu sordum ve yanına gittim, yanına gittiğimde sedye'de yatar vaziyette tedavi görüyordu, biz hastaneden çıktıktan sonra karakola giderek ifade verdik ve oradan eve geçtik fakat kazadan heme sonraki günden itibaren ... kabuslar görmeye, uyuyamamaya, araç kullanamamaya başladı, ... kazadan öncede bipolar tanısı ile tedavi görüyordu fakat kazadan sonra aynı ilaç fakat dozajı artırılarak kullanmaya başladı, şuan da olayın üstünden 2 yıl geçmiştir, ilaç tedavisi sona erdi, kabuslarda azaldı, ... şuan günlük hayatına devam edebiliyor ve çalışıyor, ... firmasında çalışmaktadır, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişisi tarafından alınan 19/06/2026 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı araç Sürücüsü ...'in % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığını, kazada dava konusu araç tam hasarlı (pert) olduğundan dolayı yargıtay kararları doğrultusunda tam hasarlı araçta değer kaybının olmayacağı görüş ve kanaatine varıldığını, dava konusu ... plakalı aracın, olan kazada tam hasarlanmış olmasından dolayı davacının emsal özelliklere sahip yeni bir araç alıncaya kadar geçecek 8 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet tazminatının kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 4.306,00 TL olacağını, davacı araç hasarı talebinde bulunmamış olmasına rağmen mahkemenin inceleyebilmesi için yapılan hesaplamada araç hasar bedelinin kaza tarihi itibarıyla 239.000,00 TL olarak tespit edildiğini, ... plakalı araç ... nolu poliçe ile 06.03.2024- 06.03.2025 vade aralığında davalı sigortalı ... adına Bereket Sigorta nezdinde ...Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 02.09.2024 tarihinde meydana gelen kazanın ... vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ... maddi araç başı teminat limiti 200.000,00 TL olarak belirlendiğini, ... Genel Şartları gereği Araç onarım ve değer kaybı zararı ... Teminat kapsamında olduğu ve araç mahrumiyet zararı ve manevi tazminat talepleri ... teminat kapsamı dışında olduğunu, davalı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsü dava konusu kazada kusurlu olmadığını, tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacı tarafından talep edilen maddi zarar bedellerinin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ... Genel Şartları gereği davalı tarafa ait araç sürücüsünün ve işleteninin kusuru / sorumluluğu nispetinde talep edebileceğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebi ... Genel Şartları gereği teminat kapsamında olmayan zararlardan olduğunu, işleten yönünden değerlendirmesi sayın mahkemenin takdirinde olacağını bildirmişlerdir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve tanık ifadeleri içeriğine göre; 20.12.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç Sürücüsü davacı ...'in % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kusurunun bulunmadığı, aynı kazaya ilişkin ceza mahkemesince aldırılan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunun da aynı doğrultuda olduğu anlaşılmakla kazada kusuru olmayan davalıya yönelik açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.025,68 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 293,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 865,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 300,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 48.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... ve ...'a verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı ... tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalı ...'a iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır