İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/407 E. 2026/625 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/407
- Karar No
- 2026/625
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/407 Esas - 2026/625 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/407 KARAR NO : 2026/625
.... DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar) DAVA TARİHİ : 10/01/2015 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 17/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi düzenlenmiş olan ve ....'in sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı araçta davacının kusursuz yolcu olarak bulunduğu; 01/05/2014 tarihinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın takla atarak yoldan çıktığı ve bu suretle tek taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği; kazanın etkisiyle davacının ağır şekilde yaralandığı; vücudunun çeşitli yerlerinde büyük ve parçalı kemik kırıkları oluştuğu; belindeki ve boynundaki kırıklar nedeniyle hayati tehlikesinin bulunduğu ve acil olarak yapılan operasyonla dalağının alındığı; henüz yirmi bir yaşında olan davacının geçici iş göremezliğinin yanında kalıcı iş göremezliğinin de oluştuğu; meydana gelen trafik kazasıyla ilgili olarak.... soruşturma numarasıyla başlatılan soruşturmanın hâlihazırda devam ettiği; davalı şirketin....ilinde şubesi bulunduğundan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca davanın .... mahkemelerinde açılmasında hukuki bir engel bulunmadığı; davacının geçici iş göremezliğinden ve maluliyetinden dolayı zararının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında karşılanması gerektiği; beyan edilmiş olup; tensiple birlikte davacının maluliyet oranının tespiti için .... sevkine; tensiple birlikte kusur raporu alınması için dosyanın bilirkişiye tevdiine; toplanacak delillere göre (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarının belirlenerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10,00.-TL maddi (geçici ve daimi iş göremezlik) tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davacıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; "davacının tazminata esas geliri ve kaza tarihindeki yaptığı iş konusunda açıklamada bulunulması gerektiği" hususunda davacı vekilinden açıklama yapılması istenilmiş olup; davacı vekili tarafından sunulan açıklama beyanında, "davacının kaza tarihi itibariyle inşaat işçisi olarak çalıştığı; günlük yevmiyesinin 80,00.-TL olduğu; ayda otuz gün çalıştığı ve aylık 2.400,00.-TL gelir elde ettiği; kaza geçirdiği aracın çalıştığı şantiyenin taşeronuna ait olduğu ve yapılacak aktüerya hesabının bu ücret üzerinden yapılması gerektiği" hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 05/02/2020 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun tarafına tebliğ edildiği; anılan raporda, davacının müterafik kusurunun bulunmadığının takdiri hâlinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olması durumunda davacı lehine 545.296,83.-TL, araç sürücüsünün %85 kusurlu olması durumunda 463.502,20.-TL; davacının müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde ise araç sürücüsünün %100 kusurlu olması durumunda davacı lehine 436.237,46.-TL, araç sürücüsünün %85 kusurlu olması durumunda 370.801,84.-TL tazminat hesaplandığı; bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminatın kaza tarihinde şahıs başına azami ölüm ve sakatlanma teminat limitini aştığı ve sorumluluk bedelinin 268.000,00.-TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunun belirtildiği; ayrıca kazaya sebep olan araç ticari olduğundan davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilecek tazminata avans faizi uygulanması gerektiğinin bildirildiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava değerinin 10,00.-TL'den 268.000,00.-TL'ye çıkarılmasına ve bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; dava konusu trafik kazasına karışan .... plakalı aracın, davalı şirket tarafından düzenlenen.... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle teminat altına alındığı ve poliçedeki teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğu; dava konusu olayın tek taraflı yaralamalı trafik kazası olduğu; dosyaya sunulan Trafik Kazası Tespit Tutanağında araç sürücüsü....'in kural ihlali yaptığının belirtildiği; soruşturma aşamasında alınan 12/05/2014 tarihli bilirkişi raporu ile 27/10/2014 tarihli .... raporunda sürücü ....'in "asli", şirket yetkilisi veya yetkililerinin ise "tali" kusurlu olduğunun tespit edildiği; ancak davalı şirketin yokluğunda yapılan kusur tespitlerinin kabul edilmediği ve bunlara itiraz edildiği; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının, poliçede belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlü olduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince takılması zorunlu bulunan emniyet kemerinin davacı tarafından takılıp takılmadığının ve dolayısıyla salt bu nedenle kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği; davacının soruşturma aşamasında alınan 09/06/2014 tarihli ifadesine göre sürücü ...'in ehliyetsiz olduğunu bildiği hâlde kazaya karışan araca bilerek yolcu olarak binmesi sebebiyle hatır taşımacılığının koşullarının oluştuğu ve bu hususlar dikkate alınarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları içinde indirim yapılması gerektiği; davacının yaralanmasıyla ilgili tedavi aşamaları ve iş göremezlik süreleri ile ilgili dayanak belgeler dâhil olmak üzere tüm delillerin dosyaya kazandırılması gerektiği ve dava dilekçesi ekinde ibraz edilen belgeler ile içeriklerinin bu aşamada kabul edilmediği; davacıya ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, gelir bağlanıp bağlanmadığının, gelir bağlanmışsa peşin sermaye değerinin miktarının ve rücuya tabi alacak olup olmadığının sorulmasının yasa gereği hukuki zorunluluk olduğu; davalı şirket tarafından düzenlenen hasar dosyası ile ...soruşturma sayılı dosyasının celbinin gerektiği; geçici iş göremezlik hâlinin tedavi süreci içinde bulunduğu ve 6111 Sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereğince tedavi giderlerinin ... tarafından ödenmekte olduğu, dolayısıyla davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı nedeniyle hukuki ve yasal sorumluluğunun bulunmadığı; davanın hukuki niteliği gereği haksız fiil olması nedeniyle davalı şirketten reeskont faizi talep edilemeyeceği; gerek davacının gerekse sürücünün soruşturma aşamasında alınan ifadelerinin içeriğinden sürücü ...'in sürücü belgesine sahip olmadığının açıkça anlaşıldığı ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortacının bu hâlde sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğu beyan edilmiş olup; davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesi gereğince sigorta ettirene ihbarına; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER 1. ....Trafik Timi Tarafından Düzenlenen 01/05/2014 Tarihli Ölümlü ve Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile Ekindeki Kaza Yeri Krokisi. 2. Davalı ... Tarafından Düzenlenen.... Numaralı ve .... Dönemine Ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Poliçe Bilgileri Çıktısı. 3. ....Tarafından Düzenlenen, 01/05/2014 Yatış ve 20/05/2014 Çıkış Tarihli Epikriz Raporu ile Ekindeki Tedavi, Laboratuvar ve Görüntüleme Kayıtları. 4.... Numaralı Engelli Sağlık Kurulu Raporu. 5. Davacı Vekili Tarafından Davalı ...'ye Yöneltilen 02/11/2015 Tarihli Tazminat Başvurusu. 6. Davacı Vekili Tarafından Sunulan 27/04/2015 Havale Tarihli Dilekçe Ekindeki Makbuz ve İbraname Başlıklı Belge. 7.... .... 26/09/2018 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Ücret Tespitinde Görevli Bulunulmadığına İlişkin Bilgi. 8... Fiyatlarına Göre 1.237,00.-TL Olabileceğine İlişkin Emsal Ücret Tespiti. 9...28/11/2018 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Aylık ve Yıllık Gelir Hesabının Bağımsız Sigorta Aktüer Hesaplama Uzmanları Tarafından Yapılmasının Uygun Olacağına İlişkin Bilgi. 10.... İşçileri Sendikasının 24/12/2018 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Sendika Kayıtlarında Emsal Ücret Verisi Bulunmadığına İlişkin Bilgi. 11...25/03/2019 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Davacının Mart Ayından Kasım Ayı Sonuna Kadar Çalışabileceğine ve Aylık Gelir Miktarına İlişkin Emsal Ücret Tespiti. 12. .... 29/03/2019 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Ücret Tespitinde Görevli Bulunulmadığına İlişkin Bilgi. 13.... Arasındaki Sözleşmedeki Tutar Üzerinden Tespiti Gerektiğine İlişkin Emsal Ücret Görüşü. 14... 13/05/2019 Tarihli Yazısı Kapsamında Bildirilen, Davacının Yıl İçinde Düzenli Olarak Yedi-Sekiz Ay Çalışabileceğine İlişkin Bilgi. 15. ... ... 14/03/2019 Tarihli Yazısı Kapsamında Gönderilen, Davacıya 01/05/2014 Tarihli İş Kazası Nedeniyle 01/06/2015 Tarihinden İtibaren Gelir Bağlandığını ve Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ödenmediğini Bildirir Yazı. 16. ... ... Tarafından Gönderilen 18/02/2019 Onay Tarihli Peşin Sermaye Değeri Tablosu. 17. ... ... 11/03/2020 ve 16/03/2020 Tarihli Yazıları Kapsamında Gönderilen Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı Tespiti Belgeleri ile İşyeri Unvan Listeleri. 18. Davacıya Ait Şubat, Mart ve Nisan 2023 Dönemlerine İlişkin Kamu Bilişim Sistemi Personel Bordro Bilgileri. 19. ... Düzenlenen 30/04/2018 Tarihli Adli Tıp Kurulu Raporu (Maluliyet). 21. Makine Mühendisi ... Tarafından Düzenlenen 01/10/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu (Kusur ve Hasar). 22...Tarafından Düzenlenen 29/07/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu (Kusur). 23... İhtisas Dairesi Tarafından Düzenlenen 23/10/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu (Kusur). 24. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 14/01/2020 Tarihli Bilirkişi Raporu. 25. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 09/04/2020 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. 26. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 13/10/2022 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. 27. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 19/02/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. 28. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 22/05/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. 29. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 30/05/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu.
TEMYİZ İNCELEMESİ a) MAHKEMEMİZİN ... KARAR SAYILI HÜKMÜ : Mahkememizce verilen 22/06/2023 tarihli,.... Karar sayılı karar kapsamında, "Dava, tek taraflı trafik kazası nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan davacının .... poliçesinden kaynaklanan geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. … Yeniden yapılan yargılamada ... kararına uyulmuştur ancak bilirkişi raporu incelendiğinde raporun terditli hazırlandığı ve psd değerinin tenzili yönünden de değerlendirme bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, davacı vekilince müvekkil lehine maddi tazminatın (geçici ve daimi iş göremezlik) talep edildiği, … davacı ...'a her iki durumda da % 10 oranında kusur atfedildiği, davacıya her iki durumda da emniyet kemeri takmaması nedeniyle % 10 oranında müterafik kusur atfedildiğinin tespit edildiği, ...'ın 01.05.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 30,2 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, 13.10.2022 tarihli ek raporda, 2020 yılı verilerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve 2023 TRH yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığı, TRH 2010 yaşam tablosuna ve 2023 yılı verilerine göre hesaplama yapılması halinde davacının % 20 müterafik kusurun bulunduğunun takdiri halinde; % 20 müterafik kusur indirimi ve SGK tarafından ödenen PSD değerinin tenzili sonrasında davacı lehine toplam 989.312,80 TL maddi tazminat hesaplandığı ve davacının davasını poliçe limiti üzerinden ıslah ettiği ve talebini açıkladığı anlaşılmakla, talebi gibi ve poliçe limiti ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. b) .... KARAR SAYILI BOZMA KARARI : Müteakiben Mahkememizce verilmiş bulunan işbu kararın temyiz incelemesi; ... Karar sayılı karar kapsamında, "Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemenin .... karar sayılı hükme esas teşkil eden 09.04.2020 tarihli ek rapor ile tespit edilen tazminat miktarları davacı yönünden kesinleşmiştir. Bozma ilamının davalı yararına yapıldığı ve bozma ilamında kazanılmış haklara dikkat edilmesi gerektiğine değinildiği halde karar tarihine yakın güncel veriler ile hesaplama yapılarak belirlenen bu tazminat miktarı üzerinden indirimlerin yapılması doğru görülmemiştir. Diğer taraftan; … hesaplanan tazminattan davalının %100 kusur oranının esas alınarak bu miktar üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması da kazanılmış haklara aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacı yönünden kesinleşen, davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09.04.2020 tarihli raporda belirlenen tazminattan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğu hususunun kesinleştiği gözetilerek ortaya çıkan zarardan bozma ilamı ile kesinleşen %20 oranında müterafik kusur ve ... tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi kısmının indirilerek davacının zararlarının tespitidir. … dosya kapsamından ... tarafından açılan rücu davasının akıbeti hakkında bilgiye rastlanmamıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmeyerek yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir. … davalı tarafça, ... tarafından .... Esas sayılı davasında davalı sigorta şirketi aleyhine 67.479,52 TL rücuen tazminata karar verildiği ve teminat limitinde bu hususun gözetilmesi gerektiği savunması dikkate alındığında davalının bu savunması üzerinde durulmayarak davalının bakiye teminat limiti gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeksizin ve kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş ve dosya, Mahkememizin işbu .... Esasına kaydedilmiştir. c) USULİ MÜKTESEP HAK TEŞKİL EDEN HUSUSLARIN TETKİKİ : Bilindiği üzere; bir mahkemenin verdiği kararın istinaf (BAM) veya temyiz (...) incelemesi sonucu bozulması üzerine; bozma kapsamı dışında kalan ve taraflardan biri lehine kesinleşen hususlar, dosyanın geri gönderildiği mahkemeyi ve sonraki aşamaları bağlamaktadır ve bu doğrultuda ilgili noktaların artık aleyhe değiştirilememesi gerekmektedir. Bu hususta; müktesep hakkın yalnızca bozmaya uyma kararıyla doğacağı; direnme (ısrar) hâlinde doğmayacağı; yalnızca bozma dışında bırakılan ve lehe olan kısımlar için söz konusu olduğu; kamu düzenine ilişkin hususlarda (görev, kesin yetki, taraf ehliyeti, derdestlik, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve re'sen gözetilmesi gereken meseleler), bozmadan sonra ortaya çıkan yeni delil / maddi olgular ile yargılama sırasında lehe değişen Kanun hükümlerinin işbu hakkın istisnasını oluşturduğu ve ayrıca kazanılmış hakkın; maddi vakıaya değil, yargılama usulüne ilişkin olduğu hususlarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Anılan hususların yanı sıra; esası incelenmeksizin (hakkında) bozma kararı verilmiş bulunan kararlarda, davanın maddi esasına ilişkin kazanılmış hak oluşmamakta; sadece bozma gerekçesi yapılan usul işlemi yönünden usuli müktesep hak oluşmaktadır. İşbu açıklamalar doğrultusunda; mevcut yargılamada verilen üç adet bozma kararının tamamı Mahkememizce incelenmiş olup; Mahkememizin 06/12/2017, 22/11/2022 ve 13/03/2026 tarihli celselerinde bozma ilamlarına uyulmasına karar verilmiş olduğu ve direnme kararı verilmediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda; işbu yargılamada usuli müktesep hak hâlini almış hususlar aşağıda belirtilmiştir: c.1) Davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda %90 oranında kusurlu olduğu hususu; .... 10/01/2022 tarihli ilamında "oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi heyetinin 29/07/2019 tarihli raporundaki % 90 kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmemesine" denilmek suretiyle benimsenmiş; 21/11/2024 tarihli ilamda ise anılan oranın kesinleştiği açıkça belirtilmiştir. Anılan hususun; davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.2) Hesaplanan tazminattan emniyet kemeri takmama nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması hususu; .... 10/01/2022 tarihli ilamı ile benimsenmiş ve 21/11/2024 tarihli ilamda "bozma ilamı ile kesinleşen %20 oranında müterafik kusur" denilmek suretiyle kesinleşmiştir. Belirtilen işbu hususun; davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.3) Olayda birden çok müterafik kusur sebebi bulunsa dahi tek indirim yapılacağı ve davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi nedeniyle tazminattan ilave indirim yapılamayacağı hususu; ....10/01/2022 tarihli ilamıyla karara bağlanmıştır. Anılan hususun; davacı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.4) Dava konusu olayda hatır taşıması şartlarının oluşmadığı ve tazminattan bu nedenle indirim yapılamayacağı hususu; ....10/01/2022 tarihli ilamında "somut olayda hatır taşıması şartlarının oluşmadığına ve tazminattan bu nedenle indirim yapılamayacak oluşuna ilişkin kabulün yerinde görülmesine" denilmek suretiyle karara bağlanmıştır. Belirtilen işbu hususun; davacı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.5) Davacının ... hizmet döküm cetvelindeki gelirinin tazminat hesabına esas alınması hususu; .... 10/01/2022 tarihli ilamı ile yerinde bulunmuş ve davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir. Anılan hususun; davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.6) Mahkememizin 21/09/2020 tarihli, .... Karar sayılı hükmüne esas teşkil eden 09/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda tazminat hesabına esas alınan verilerin (... hizmet döküm cetvelindeki gelir, 2020 yılı asgari ücret düzeyi ve .... 21/11/2024 tarihli ilamı ile açıkça karara bağlanmıştır. Bu doğrultuda tazminat hesabının, karar tarihine yakın güncel veriler yerine anılan rapordaki veriler (2020 yılı asgari ücret düzeyi ve... yaşam tablosu) üzerinden yapılması gerekmektedir. Usuli kazanılmış hak, tazminat hesabının dayanağını oluşturan bu verilere ilişkin olup; hesap neticesinde ulaşılacak tutar, bozma ilamının ayrıca araştırılmasını emrettiği ... rücu alacağının gerçekleşen miktarına göre değişebilir niteliktedir. Belirtilen işbu hususun; davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. c.7) Hükmedilecek tazminata dava tarihi olan 10/01/2015 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi hususu; Mahkememizin 21/09/2020 tarihli hükmünde kabul edilmiş ve .... 10/01/2022 tarihli ilamıyla davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazları reddedilmek suretiyle bu husus bozma kapsamı dışında bırakılmıştır. Anılan hususun; davacı lehine usuli müktesep hak teşkil etmekte olduğu anlaşılmıştır. d) MAHKEMEMİZİN 2025/407 ESAS SAYILI DOSYASINDA YÜRÜTÜLEN YARGILAMA : d.1) Bilirkişi Raporlarının Analizi : i. .... 30/04/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacının 01/05/2014 tarihli kaza nedeniyle varsa geçici ve sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinin istenildiği;.... 01/05/2014 tarihli adli olgu bildirim formunda hastanın genel durumunun orta, her iki hemitoraksta palpasyonla hassasiyet bulunduğu, solunum sıkıntısı ve batında defans ile rebaund olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğunun kayıtlı olduğu; .... çıkış tarihli epikriz raporunda hastaya toraks tüpü takıldığı, karaciğer laserasyonu bulunduğu, ...tezisi nedeniyle 14/05/2014 tarihinde .... posterior poliaksiyal transpediküler vida ile stabilizasyon ameliyatı yapıldığı; görüntüleme tetkiklerinde pnömotoraks, dalak laserasyonu ile L1-L3 transvers proçes kırığının tespit edildiği; ....Raporunda tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %29 olarak belirlendiği; 04/04/2018 tarihli muayenesinde desteksiz mobilize olduğu, yürümesinin normal bulunduğu ve eklem hareket açıklıklarının doğal olduğunun saptandığı; 11/10/2008 tarihli ve 27021 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre mevcut bulguların değerlendirilmesi neticesinde davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının olay tarihli yaşına göre %30,2 olarak bulunduğu; tıbbi iyileşme süresinin dokuz aya kadar uzayabileceği hususları rapor edilmiştir. 30/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davalı vekili tarafından "raporda belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğu ve ... kararları gereğince raporun .... Kurumundan alınması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 06/12/2017 tarihli celsede daha önce kurulmuş bulunan ara karar doğrultusunda kusur ve hasar uzmanı bilirkişi incelemesi yapılması cihetine gidilmiştir. ii. Makine Mühendisi .... Tarafından Düzenlenen 01/10/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; kaza mahallinin meskûn mahal dışında, iki yönlü trafiğe açık, iki şeritli, asfalt kaplamalı, yüzeyi kuru, virajlı ve eğimli bir yol olduğu, olay vaktinin gündüz olup görüşe engel bir durum bulunmadığı ve olay mahallinden önce sağa tehlikeli viraj trafik levhası bulunduğu; sürücü ...'in aracı kullanmaya yetkili sürücü belgesinin bulunmadığı ve alkol durumu ile ilgili bir tespit yapılmadığı; tutanağı düzenleyen görevlilerin sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiğini belirttikleri; sürücünün ifadesinde aracın lastiklerini yol kenarındaki toprağa kaptırdığını ve direksiyon hakimiyetini kaybederek takla attığını beyan ettiği; davacının ifadesinde aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunduğunu beyan ettiği; olay yerinde yapılan tespitte davacı ile diğer yolcunun araç dışına fırlamış vaziyette bulunmalarının, davacının araç seyir hâlindeyken emniyet kemeri takmadığını gösterdiği; sürücünün belgesiz araç kullanma yasağına, trafiğin akışına, trafik işaretlerine ve hız kurallarına uymadığı; yolun virajlı kesimine hızlı bir şekilde girip aracını savurarak taşıt yolu dışına çıktığı olayda asli ve tam kusurlu bulunduğu; davacının emniyet kemeri takmamasının kendi yaralanmasında etkisi görüldüğünden olayda müterafik kusurunun bulunduğu kanaati rapor edilmiştir. 01/10/2018 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davalı vekili tarafından "raporun kusur tespitine ilişkin aleyhe hususlarının kabul edilmediği ve .... Tarafından Düzenlenen 29/07/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan 29/07/2019 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; kaza mahallinin iki yönlü, iki şeritli, altı metre genişliğinde, eğimli ve virajlı köy yolu üzerinde bulunduğu, zeminin kuru ve asfalt kaplama olduğu, vaktin gündüz ve havanın açık olduğu; Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği; soruşturma aşamasında alınan 12/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu ve araçtan fırlayan yolcuların emniyet kemeri takmamakla ihmallerinin bulunduğunun bildirildiği; aynı olaya ilişkin olarak Kurumun İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27/10/2014 tarihli raporda sürücünün asli, sürücü belgesi olmayana araç kullandıran şirket yetkililerinin tali kusurlu oldukları sonucuna varıldığı; şirket yetkililerinin sürücü belgesi olmayan şahsa araç kullandırıp kullandırmadıkları hususunda tereddüt hasıl olduğundan alternatifli rapor tanzimi cihetine gidildiği; şirket yetkilisinin, sürücü belgesi bulunmayan kişiye işçileri bırakması için görev vermiş olması hâlinde sürücü ...'in %75, davacı ...'ın kendi yaralanması olayında %10, şirket yetkilisi veya yetkililerinin %15 oranında kusurlu olduğu; şirket yetkilisi tarafından bir görevlendirme yapılmamış olması hâlinde ise sürücü ...'in %90, davacı ...'ın kendi yaralanması olayında %10 oranında kusurlu olduğu; davacıya atfedilen kusurun, emniyet kemeri takmayıp kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmesinden kaynaklandığı hususları rapor edilmiştir. 29/07/2019 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "davacıya %10 oranında kusur atfedilemeyeceği, arka koltukta oturduğu ve emniyet kemeri takmadığı kabulünün gerçek dışı olduğu; araç şirkete ait olduğundan işletenin sorumluluğu gereği şirket yetkililerine kusur verilmemesinin hatalı olduğu" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "davacının ifadesine göre görevlendirmenin sabit olduğu ve birinci alternatifin esas alınması gerektiği; sürücüye atfedilen %75 kusur oranının fahiş olduğu; davacının ve şirket yetkililerinin kusurlarının daha yüksek olması gerektiği; davacının ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle ayrıca müterafik kusurlu olduğu ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 30/09/2019 tarihli celsede kurulan ara karar kapsamında kusur ve müterafik kusur oranlarının yeniden tespiti amacıyla dosyanın bu kez .... Dairesine gönderilmesi cihetine gidilmiştir. iv. ...Tarafından Düzenlenen 23/10/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; kaza tespit tutanağı ve ekindeki krokinin tetkikinde olayın virajlı bir yolda meydana geldiği, olay mahalli zemin üzerinde yolun sağına doğru yirmi metre lastik izi tespiti yapıldığı, olay sonrası aracın yoldan elli dört metre ileride bulunduğu, sürücünün ehliyetinin olmadığı ve şirkete ait araç ile işçileri Kalın köyüne bırakmak için yola çıktığı; sürücünün ifadesinde araçta bulunanların takla atan araçtan dışarı fırladıklarını beyan ettiği; davacının ifadesinde sürücünün hızının tahminen doksan kilometre olduğunu beyan ettiği; .... Dairesinin 29/07/2019 tarihli raporuna iştirak edilerek olayın alternatifli olarak değerlendirildiği; şirket yetkilisi veya yetkililerinin işçileri araç ile eve bırakması için ehliyetsiz olan sürücüye görevlendirme yaptığının kabulü hâlinde sürücü ...'in %75, davacı ...'ın %10, şirket yetkilisi veya yetkililerinin %15 oranında kusurlu olduğu; sürücünün şirket yetkililerinin izni dışında işçileri araç ile eve bıraktığının kabulü hâlinde ise sürücü ...'in %90, davacı ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu ve şirket yetkililerinin kusursuz bulunduğu; davacının, araç içerisinde yolcu konumunda iken takması gereken emniyet kemerini takmayarak araçtan savrulması nedeniyle kendi yaralanması olayında alt düzeyde tali kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir. 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "kusur raporuna yönelik itirazların tekrar edildiği; olasılığa dayalı hesap yapılmasının kabul edilmediği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "kusur raporuna yönelik itirazların tekrar edildiği; müterafik kusur indirimi talebi bulunduğu; şirket yetkilileri ile davacının daha fazla kusurlu olduğunun düşünüldüğü" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 16/12/2019 tarihli celsede "Ankara ve İstanbul Trafik İhitas Dairelerinin aynı içerikli rapor olması" gerekçeleriyle yeniden maluliyet raporu alınması hususundaki talebin reddine karar verilerek, dosyanın aktüer hesaplama konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmesi cihetine gidilmiştir. v. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 14/01/2020 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı vekili tarafından davacı lehine 10,00.-TL maddi tazminatın (geçici ve daimi iş göremezlik) talep edildiği; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından davacıya atfedilen %10 oranındaki kusurun, davacının her iki durumda da emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur olarak atfedildiğinin tespit edildiği; davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %30,2 olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin dokuz aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği; davacının müterafik kusurunun bulunmadığının takdiri hâlinde, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü durumunda davacı lehine 545.296,83.-TL, %85 kusurlu olduğunun kabulü durumunda 463.502,20.-TL tazminat hesaplandığı; davacının müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde ise, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü durumunda davacı lehine 436.237,46.-TL, %85 kusurlu olduğunun kabulü durumunda 370.801,84.-TL tazminat hesaplandığı; hesaplanan maddi tazminatın kaza tarihinde şahıs başına azami 268.000,00.-TL olan ölüm ve sakatlanma teminat limitini aştığı ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu; dava öncesinde davalı şirkete başvuru yapılıp yapılmadığının dosya kapsamından tespit edilemediği; kazaya karışan aracın ticari nitelikte olduğunun araç ruhsatından tespiti sonucu, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerektiği hususları rapor edilmiştir. 14/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "hesabın ... hizmet dökümündeki eksik bildirilmiş ücrete dayandırılamayacağı ve emsal ücretin esas alınması gerektiği" gerekçesiyle; davalı vekili tarafından ise "davacının normal işçi statüsünde olduğu ve asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiği; hesapta önce kusur ve müterafik kusur indirimlerinin, sonra peşin sermaye değeri tenzilinin uygulanması gerektiği; emniyet kemeri takmama ile ehliyetsiz sürücünün aracına binme nedenleriyle ayrı ayrı müterafik kusur indirimleri ile hatır taşıması indiriminin uygulanması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 09/03/2020 tarihli celsede, davacının 2014 yılına ilişkin ücret bilgilerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan istenilmesi ve dosyada mevcut kusur oranları ile ücrete ilişkin bilgiler ve itirazlar nazara alınarak ek rapor tanzim edilmesi amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. vi. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 09/04/2020 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; .... 11/03/2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen hizmet döküm cetvelinde 2014/05 döneminde davacı adına bir günlük asgari ücret düzeyi üzerinden sigorta primine esas kazanç bildiriminde bulunulduğunun tespit edildiği ve hesaplamanın asgari ücret düzeyi baz alınarak yapıldığı; davacıya her iki durumda da emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 oranında müterafik kusur atfedildiğinin tespit edildiği; davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde davacı lehine 176.085,79.-TL, %10 kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde 212.154,74.-TL, kusurunun bulunmadığının takdiri hâlinde ise 248.223,70.-TL tazminat hesaplandığı; anılan tutarların, davacıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri olan 112.465,86.-TL'nin tenzili sonrasında bulunan tutarlar olduğu; hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerektiği hususları rapor edilmiştir. 09/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "emsal ücret araştırması sonuçlarının esas alınması gerektiği ve asgari ücretin kamu düzeninden olması nedeniyle hükme en yakın tarihteki asgari ücretin gözetilmesi gerektiği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "tüm indirimlerin ayrı ayrı uygulanması gerektiği ve raporun bu anlamda hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı; kusur tespitine yönelik itirazların tekrar edildiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 21/09/2020 tarihli celsede yargılama tamamlanarak hüküm kurulmuş; anılan hükmün temyizi üzerine verilen bozma kararı sonrasında, 15/09/2022 tarihli tensip kararı ile "yargılamanın hızlılığı ilkesi gereği bozma ilamına uyulma ihtimaline binaen, bozma ilamı doğrultusunda daha önceki rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması" amacıyla tekrar ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. vii. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 13/10/2022 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; .... 10/01/2022 tarihli bozma kararında peşin sermaye değeri ödemesi düşülmeden tazminatın belirlendiği gerekçesine yer verildiği; ancak 09/04/2020 tarihli raporun altıncı sayfasındaki tablodan anlaşılacağı üzere, kusur indiriminden sonra davacıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri olan 112.465,86.-TL'nin tenzil edilerek tazminat miktarlarının hesaplandığı; Mahkemenin 21/09/2020 tarihli kararında ise peşin sermaye değeri tenzili yapılan 176.085,79.-TL üzerinden değil, bu indirim yapılmadan önceki zarar miktarı üzerinden hüküm kurulduğu ve bu nedenle raporda peşin sermaye değeri yönünden değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus tespit edilmediği; 09/04/2020 tarihli raporda .... yaşam tablosu kullanılarak hesaplandığı üzere, davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde 176.085,79.-TL, %10 kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde 212.154,74.-TL, kusurunun bulunmadığının takdiri hâlinde 248.223,70.-TL tazminat hesaplandığı; nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, hükme esas alınan raporun düzenlendiği 2020 yılı asgari ücret miktarı dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ile bakiye ömür belirlenip progresif rant yöntemine göre ikinci bir hesaplama yapıldığı; TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması ve davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde, müterafik kusur indirimi ve peşin sermaye değerinin tenzili sonrasında davacı lehine toplam 226.816,28.-TL maddi tazminat hesaplandığı hususları rapor edilmiştir. 13/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "asgari ücret artışının her aşamada gözetilmesi gerektiği; davalı lehine usuli müktesep hak doğmadığı ve bozma kararında maddi hata yapıldığı" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "raporun bozma kararına aykırılık teşkil ettiği; tarafları lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulü sonrasında TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının kabul edilemez olduğu ve yapılacak hesaplamada davacının önce %10 kusuruna, sonrasında %20 müterafik kusuruna göre indirim yapılması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 22/11/2022 tarihli celsede "dosyanın aynı bilirkişiye tevdi edilerek itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınması" kararı verilmiştir. viii. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 19/02/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; ihbar olunan vekilinin 01/12/2022 tarihli itiraz dilekçesindeki itirazın kusur durumuna ilişkin olduğu ve kusur tespiti bilirkişi tarafından yapılmadığından kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı; davalı vekilinin 03/11/2022 tarihli itiraz dilekçesi yönünden, ... Karar sayılı emsal kararı uyarınca usuli kazanılmış haklar gözetilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresi belirlenip progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının içtihat edinildiği, ayrıca ek raporda takdir Mahkemeye bırakılarak hem .... yaşam tablosuna göre ayrı ayrı hesaplama yapıldığı; davacı vekilinin 19/10/2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesi yönünden ise, .... 10/01/2022 tarihli bozma kararında usuli kazanılmış haklar korunmak kaydıyla karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle 2020 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplama yapıldığı; tarafların itirazlarının incelenmesi sonrasında kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus tespit edilmediği ve 13/10/2022 tarihli raporun sonuç bölümünde yer alan tespitlerin aynen korunduğu hususları rapor edilmiştir. 19/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "asgari ücretin kamu düzeninden olması nedeniyle hükme en yakın tarihteki asgari ücretin gözetilmesi gerektiği ve asgari ücret artışlarının usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğu" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "ilk hükme esas alınan 09/04/2020 tarihli rapordaki hesaplama yöntemine davacı tarafın itirazı bulunmadığı ve bu rapor doğrultusunda ıslah işlemi yapıldığı ve bu yönleriyle kararın kesinleşmiş olması nedeniyle yeni bilirkişi hesabı yapılamayacağı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; celse arasında re'sen "ek raporda 2023 yılı verilerine göre hesaplama yapılması" amacıyla tekrar ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ix. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 22/05/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; 13/10/2022 tarihli ek raporda 2020 yılı verilerine göre hem... hem de TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığı; işbu ek raporda ise 2023 yılı verilerine göre her iki yaşam tablosu kullanılarak hesaplama yapılarak takdirin Mahkemeye bırakıldığı; PMF 1931 yaşam tablosu ve 2023 yılı verilerine göre hesap yapıldığında, davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde 816.798,12.-TL, %10 kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde 932.956,12.-TL, kusurunun bulunmadığının takdiri hâlinde 1.049.114,12.-TL tazminat hesaplandığı; TRH 2010 yaşam tablosuna ve 2023 yılı verilerine göre hesaplama yapılması ile davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde ise, müterafik kusur indirimi ve peşin sermaye değerinin tenzili sonrasında davacı lehine toplam 989.312,80.-TL maddi tazminat hesaplandığı hususları rapor edilmiştir. 22/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davalı vekili tarafından "ilk hükme esas alınan rapordaki hesaplama yönteminin kesinleştiği ve yeni bilirkişi hesabı yapılamayacağı; kesinleşen ... ilamına göre %90 kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmediği ve %20 oranında müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; 22/06/2023 tarihli celsede yargılama tamamlanarak hüküm kurulmuş; anılan hükmün temyizi üzerine verilen bozma kararı üzerine 13/03/2026 tarihli celsede bozmaya uyulmasına karar verilerek, aynı celsede "... bozma kararında belirtildiği şekilde davacı yönünden kesinleşen davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09/04/2020 tarihli raporda belirlenen tazminat ve ... ödemesinin rücuya tabi kısmının mahsubu" hususunda dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi cihetine gidilmiştir. x. .... Hususunda Uzman Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 30/05/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu : .... Karar Sayılı Bozma Kararı akabinde alınan işbu 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; Mahkememizin 01/05/2026 tarihli görevlendirme tutanağında talimatlandırılan hususlara göre hesaplama yapıldığı; .... Dairesi tarafından iki alternatifli kusur değerlendirmesi yapıldığı ve davacıya her iki durumda da emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 oranında kusur atfedildiği; davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %30,2 olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin dokuz aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği; ....21/11/2024 tarihli bozma kararı uyarınca zarardan önce %10 kusur indirimi, ardından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı; hesaplamanın 09/04/2020 tarihli raporda yer alan veriler ve... yaşam tablosuna göre, 2020 yılı işlemiş dönem sonu kabul edilmek suretiyle yapıldığı; davacının dokuz ay süreyle geçici iş göremez hâlde kaldığı ve 7.987,25.-TL tutarındaki geçici iş göremezlik zararından 798,73.-TL kusur indirimi ile 1.437,70.-TL müterafik kusur indirimi yapılarak 5.750,83.-TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; sürekli iş göremezlik zararının 34.607,34.-TL işlemiş dönem, 274.506,40.-TL işleyecek aktif dönem ve 43.588,57.-TL işleyecek pasif dönem olmak üzere toplam 352.702,31.-TL olarak belirlendiği, bu tutardan 35.270,23.-TL kusur indirimi ile 63.486,41.-TL müterafik kusur indirimi ve .... ödenen 68.133,73.-TL peşin sermaye değeri tenzil edilerek 185.811,93.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; ... tarafından .... Esas sayılı dosyasında davalı sigorta şirketi aleyhine açılan rücuen tazminat davasında, davalı tarafından peşin sermaye değeri borcunun tamamı olan 68.133,73.-TL'nin ödendiği ve bu nedenle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği; kaza tarihinde poliçe teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğu ve anılan ödeme sonrasında poliçede (268.000,00.-TL - 68.133,73.-TL =) 199.866,27.-TL bakiye teminat limiti kaldığı; davacı lehine 5.750,83.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 185.811,93.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 191.562,76.-TL maddi tazminat hesaplandığı ve hesaplanan tazminatın bakiye poliçe limiti dâhilinde kaldığı hususları rapor edilmiştir. 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 11/06/2026 tarihli dilekçe kapsamında, "raporda 2020 yılı asgari ücretleri esas alınarak hesaplama yapıldığı; asgari ücretin artışının yargılamanın her aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu ve bunun usuli kazanılmış hak ile sınırlandırılabileceğini ileri sürmenin asgari ücretin kamu düzeni amacını boşa çıkaracağı; bozma sonrasında kamu düzeniyle ilgili durumlarda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ve asgari ücretteki değişikliklerin usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu; ... kayıtlarındaki bir günlük kayıt esas alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığı, eksik prim ödemek için işverenin başvurduğu yöntem sonucunda ücretin düşük gösterildiği ve bunun işveren lehine kullanılamayacağı, ücretin her türlü delille ispat edilebildiği ve .... Odaları Birliğinin 25/03/2019 tarihli yazısında 2014 yılı için aylık ortalama net 1.650,00.-TL gelir belirtildiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin .... Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle bakiye yaşam hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği ve... yaşam tablosunun esas alınması suretiyle davacının ömür bakiyesinde yaklaşık dokuz yıl eksik hesaplama yapıldığı" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 16/06/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "raporda aleyhe yapılan tüm tespit ve değerlendirmelere itiraz edildiği; yapılan hesaplamanın fahiş olduğu ve gerçek zararı yansıtmadığı; davalı şirketin poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu ve 268.000,00.-TL teminat limiti dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi ile Genel Şartların A.5 maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin sağlık giderleri teminatı kapsamında bulunduğu ve 6111 Sayılı Kanun ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiği, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğu ve bu talebin reddi gerektiği; bilirkişi raporunda belirlenen bedelin üzerinde talep edilen miktar yönünden red kararı verilmesi gerektiği ve zamanaşımı itirazlarının tekrar edildiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. xi. Bilirkişi Raporuna İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik itirazlara yönelik yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından hesaplamada 2020 yılı asgari ücret verilerinin esas alınması hususundaki itiraz beyanının, asgari ücretteki artışların kural olarak kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve bu yönüyle usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğu kabul edilmekle birlikte; işbu dosyada tazminat hesabının hangi verilere göre yapılacağı hususunun, .... Karar sayılı bozma ilamı ile "davacı yönünden kesinleşen, davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09.04.2020 tarihli raporda belirlenen tazminattan" hareket edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle açıkça karara bağlanmış olması ve 13/03/2026 tarihli celsede bozmaya uyulmasına karar verilmekle Mahkememizin bozma ilamının kapsamı dışına çıkma imkânının bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından tazminata esas gelirin ... hizmet döküm cetvelindeki bir günlük kayda göre belirlenemeyeceği ve emsal ücretin esas alınması gerektiği hususundaki itiraz beyanının, davacının ... hizmet döküm cetvelindeki gelirinin tazminat hesabına esas alınmasının ....Karar sayılı ilamı ile yerinde bulunarak davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddedilmiş olması ve bu suretle anılan hususun davalı yararına usuli kazanılmış hak hâlini almış bulunması nedeniyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından bakiye ömür hesabında... yaşam tablosu yerine TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği hususundaki itiraz beyanının, hesaplamada esas alınacak yaşam tablosunun da tazminatın hesap yöntemine dâhil bulunduğu ve bozma ilamının hesabın 09/04/2020 tarihli raporda belirlenen tazminattan hareketle yapılmasını emretmesi nedeniyle anılan raporda kullanılan... yaşam tablosunun terk edilmesinin kazanılmış hakka aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından hesaplamanın fahiş olduğu ve poliçe teminat limitinin gözetilmediği hususundaki itiraz beyanının, raporda kaza tarihindeki kişi başına teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğunun tespit edildiği, .... rücu alacağı için ödenen 68.133,73.-TL'nin bu limitten düşülmesi suretiyle bakiye teminat limitinin 199.866,27.-TL olarak belirlendiği ve hesaplanan toplam tazminatın anılan bakiye limit dâhilinde kaldığının açıkça gösterilmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğu hususundaki itiraz beyanının, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 6111 Sayılı Kanun ile değişik 98. maddesinin trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları "sağlık hizmet bedelleri" bakımından ödeme yükümlülüğünün ... ait olduğunu düzenlemekte olup çalışma gücünün geçici olarak yitirilmesinden doğan kazanç kaybını kapsamaması, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde tedavi giderleri ile kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların ayrı bedensel zarar kalemleri olarak sayılmış bulunması ve davalının dayandığı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinin, anılan Genel Şartların C.12. maddesi uyarınca 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ve C.11. maddesi uyarınca yalnızca yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanan metne ait olması nedeniyle 20/03/2014 tarihli dava konusu poliçe bakımından uygulanma kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından zamanaşımı hususundaki itiraz beyanının, dava konusu kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesi uyarınca ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin maddi tazminat talepleri için de geçerli olması ile davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunması nedeniyle artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması gerektiği kanaatiyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Buna karşılık; davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda belirlenen tutarı aşan talep yönünden red kararı verilmesi gerektiği hususundaki itiraz beyanı yerinde görülmüş ve bu husus, hükmün 3. bendi kapsamında karşılanmıştır. xii. Bilirkişi Raporlarının Yorumlanması : Mahkememizce Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/01/2020 tarihli bilirkişi raporu, 09/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporu, 13/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu, 19/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 22/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ve 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; anılan raporlarda esas alınan verilerin dosya kapsamındaki verilerle örtüştüğü, bu bağlamda davacının 31/07/1993 doğum tarihi ile %30,2 oranındaki sürekli iş göremezlik oranının ve dokuz aylık tıbbi iyileşme süresinin .... 30/04/2018 tarihli raporuyla, davacıya atfedilen %10 oranındaki kusur ile sürücüye atfedilen kusur oranlarının .... 29/07/2019 ve 23/10/2019 tarihli raporlarıyla, tazminata esas gelirin .... 11/03/2020 tarihli yazısı ekindeki hizmet döküm cetveliyle, 112.465,86.-TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerinin 18/02/2019 onay tarihli peşin sermaye değeri tablosuyla, 268.000,00.-TL tutarındaki teminat limitinin ... numaralı poliçeyle ve Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen 68.133,73.-TL tutarındaki rücu bedelinin .... Karar sayılı kararı ile .... tarihli kararıyla birebir örtüştüğü; yalnızca 30/05/2026 tarihli raporda anılan ödemenin tarihinin "11.11.2023" olarak gösterildiği, ancak ödenen tutarın ve bunun bakiye teminat limitine etkisinin değişmediği; aynı raporda geçici iş göremezlik kaleminde 798,73.-TL kusur ve 1.437,70.-TL müterafik kusur indirimi sonrasında 5.750,82.-TL yerine 5.750,83.-TL, sürekli iş göremezlik kaleminde ise %20 oranındaki müterafik kusur indiriminin 63.486,42.-TL yerine 63.486,41.-TL gösterildiği; raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının değerlendirilmiş olduğu, bu kapsamda kaza tespit tutanağı, kusur raporları, maluliyet raporu, hizmet döküm cetveli ve emsal ücret yazı cevapları ile ... kayıtlarının incelenmiş olduğu; anılan raporların kendi içlerinde ve birbirleriyle çelişki barındırmadığı, aksine her ek raporun bir önceki raporun verilerini koruyarak yalnızca Mahkeme talimatı doğrultusunda ilave hesap seçeneği ürettiği ve nihai raporun, bozma ilamının emrettiği tek hesap yöntemine indirgendiği; dosya kapsamındaki Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile Mahkememizce aldırılan raporlar arasında da çelişki bulunmadığı, zira tutanakta sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği ve alınan tüm kusur raporlarında sürücünün asli kusurlu kabul edildiği, soruşturma aşamasında alınan 12/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda araçtan fırlayan yolcuların emniyet kemeri takmamakla ihmallerinin bulunduğunun belirtildiği ve Adli Tıp Kurumunun 29/07/2019 tarihli raporunda araçtakilerin fırladıklarının anlaşıldığının kaydedildiği, bu hususun Mahkememizce alınan raporlarda müterafik kusur olarak değerlendirildiği, sürücünün alkol durumu ile ilgili bir tespit yapılmadığının ise 01/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağına dayanılarak belirtildiği ve raporlarda bu yönde bir kabule yer verilmediği; bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları ile ilgili olarak genel anlamda yeterli inceleme bulunmakla birlikte, 30/05/2026 tarihli raporda Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan ödemenin tarihi ile yukarıda gösterilen birer kuruşluk matematiksel sapmalar yönünden maddi hataların bulunduğu, ancak anılan hataların hesabın dayandığı tutarları ve bakiye teminat limitini etkilememesi nedeniyle esasa müessir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu raporların, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları kanaatine varılmıştır. d.2) Bozma Kararı Doğrultusunda Mahkememizce Yapılan İşlemler : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; Mahkememizin 22/06/2023 tarihli,... Karar sayılı kararı kapsamında, davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil eden 09/04/2020 tarihli raporda belirlenen tazminat yerine, karar tarihine yakın güncel verilerle hesaplanan tazminat esas alınarak ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kesinleşen %90 kusur oranı yerine %100 kusur oranı uygulanarak, poliçe limiti olan 268.000,00.-TL üzerinden davanın kabulü yönünde hüküm verilmiş olduğu ve müteakiben .... Karar sayılı bozma kararı kapsamında da; bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeksizin ve kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde karar verilmesi; ... tarafından açılan rücu davasının akıbeti araştırılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması ve davalının bakiye teminat limitinin gözetilmemesi gerekçeleriyle Mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kazanılmış Haklara Aykırı Olarak Karar Tarihine Yakın Güncel Verilerle Hesaplama Yapılması Hususunda Mahkememizce (bozma kararı sonrasında) 17/07/2026 tarihinde verilen hüküm kapsamında; 13/03/2026 tarihli celsede bozma kararına uyulmasına karar verilerek dosyanın, davacı yönünden kesinleşen ve davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09/04/2020 tarihli raporda belirlenen tazminat üzerinden hesaplama yapılması için bilirkişiye tevdi edildiği; bilirkişi raporunda aktarıldığı üzere 01/05/2026 tarihli görevlendirme tutanağı ile bilirkişiye, hesaplamanın 09/04/2020 tarihli raporda yer alan veriler ve... yaşam tablosu esas alınarak, 2020 yılı işlemiş dönem sonu kabul edilmek suretiyle yapılması talimatının verildiği; bu doğrultuda düzenlenen 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda, 09/04/2020 tarihli rapordaki 7.987,25.-TL geçici iş göremezlik zararı ile 352.702,31.-TL sürekli iş göremezlik zararı esas alınarak hesaplama yapıldığı ve hükmün de bu veriler üzerinden kurulduğu; bu suretle güncel verilerle hesaplama yapılmasından kaynaklanan kazanılmış hak ihlalinin giderildiği anlaşılmıştır. Ara kararda ve bozma ilamında geçen "belirlenen tazminat" ibaresi, anılan raporda hesaba esas alınan verileri ifade etmektedir. Kesinleşen %90 Kusur Oranı Yerine %100 Kusur Oranının Esas Alınması Hususunda Mahkememizce (bozma kararı sonrasında) 17/07/2026 tarihinde verilen hüküm kapsamında; 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda aktarıldığı üzere, .... 21/11/2024 tarihli ilamında davalıya sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğunun kesinleştiği gözetilerek ortaya çıkan zarardan kesinleşen %20 oranındaki müterafik kusurun ve ... tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi kısmının indirilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle, zarardan öncelikle %10 kusur indirimi, müteakiben %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı; 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda bu sıralamaya uyulmak suretiyle, 7.987,25.-TL geçici iş göremezlik zararından 798,73.-TL kusur indirimi ve 1.437,70.-TL müterafik kusur indirimi yapılarak 5.750,83.-TL; 352.702,31.-TL sürekli iş göremezlik zararından 35.270,23.-TL kusur indirimi ve 63.486,41.-TL müterafik kusur indirimi yapılarak 253.945,66.-TL tazminat hesaplandığı ve hükmün de bu hesap üzerinden kurulduğu; bu suretle kusur oranı yönünden ortaya çıkan kazanılmış hak aykırılığının giderildiği anlaşılmıştır. ... Tarafından Açılan Rücu Davasının Akıbetinin Araştırılmaması Hususunda Mahkememizce (bozma kararı sonrasında) 17/07/2026 tarihinde verilen hüküm kapsamında; ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan .... Esas numarasını aldığı ve kesinleştiği bildirilerek dosya sureti ile kesinleşme şerhinin gönderildiği; anılan dosya kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından peşin sermaye değeri borcunun tamamı olan 68.133,73.-TL'nin ödendiği ve davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği tespit edilerek; ödenen bu tutarın, hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından tenzil edilmesi suretiyle sonuç tazminatın belirlendiği ve bu suretle eksik incelemenin giderildiği anlaşılmıştır. Davalının Bakiye Teminat Limitinin Gözetilmemesi Hususunda Mahkememizce (bozma kararı sonrasında) 17/07/2026 tarihinde verilen hüküm kapsamında; kaza tarihinde geçerli olan kişi başına ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğu, ...rücu alacağı için davalı tarafından ödenen 68.133,73.-TL'nin bu limitten düşülmesi gerektiği tespit edilerek, davalının sorumluluğunun (268.000,00.-TL - 68.133,73.-TL =) 199.866,27.-TL bakiye teminat limiti ile sınırlı olduğunun tespitine karar verilmiş ve hükmedilen toplam tazminatın anılan bakiye limit dâhilinde kaldığı belirlenmiştir. e) MAHKEMEMİZİN NİHAİ DEĞERLENDİRMESİ : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede, dava konusu uyuşmazlığın; haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davası niteliğinde olduğu; davacının, davalı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada 01/05/2014 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazminini talep ettiği; davalı vekilinin talebi üzerine davanın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca sigorta ettiren ...'e ihbar edildiği ve ihbar olunan vekili tarafından yargılamaya katılınarak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi kapsamında, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması hâlinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup; anılan Kanun'un 85/4. maddesi uyarınca işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 Sayılı KTK.'nın 91/1. maddesi kapsamında, işletenlerin anılan Kanun'un 85/1. maddesinde düzenlenen sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmış; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi kapsamında da zarar görene, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteme hakkı tanınmıştır. Bu doğrultuda davalı sigorta şirketinin, sigortalı aracın işleteninin sorumlu olduğu zarardan, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu kazanın oluşumunda kusur durumu yönünden; Mahkememizce alınan .... 29/07/2019 ve 23/10/2019 tarihli raporlarında sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, davacıya ise kendi yaralanması olayında %10 oranında kusur atfedildiği tespit edilmiş; ... Karar sayılı ilamı ile 29/07/2019 tarihli raporda belirlenen %90 kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilmiş ve anılan oran, 21/11/2024 tarihli bozma ilamında da açıkça ifade edildiği üzere kesinleşmiştir. Sigortacı, sigortalısının sorumlu olduğu zarardan onun kusuru oranında sorumlu bulunduğundan; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının %90 olduğu gözetilerek, hesaplanan zarardan %10 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde, zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacının, aracın seyri sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle kendi yaralanmasının doğmasında ve artmasında etkili olduğu hususu tüm raporlar kapsamında sabit bulunduğundan, kusur tespiti sonrasında tespit olunan zarardan ayrıca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiş; anılan oran da ....21/11/2024 tarihli ilamında "bozma ilamı ile kesinleşen %20 oranında müterafik kusur" denilmek suretiyle kesinleşmiş bulunmaktadır. Zararın kapsamı yönünden; 6098 Sayılı TBK.'nın 54. maddesinde bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu; 55. maddesinde ise bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı ve kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin zarardan indirilemeyeceği düzenlenmiştir. .... 30/04/2018 tarihli raporu ile davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %30,2 olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin dokuz aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş olup; bu tespitler dosya kapsamındaki tedavi belgeleriyle örtüştüğünden hükme esas alınmıştır. Tazminat hesabında esas alınacak veriler hususunda ise; .... Karar sayılı bozma ilamı ile "davacı yönünden kesinleşen, davalı yararına kazanılmış hak teşkil eden 09.04.2020 tarihli raporda belirlenen tazminattan" hareket edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle açıkça karara bağlanmıştır. Mahkememizce 13/03/2026 tarihli celsede anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla; bozma ilamının gereklerini yerine getirme yükümlülüğü doğmuş ve bozma ile davalı yararına doğan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin, hükme en yakın tarihteki asgari ücretin ve TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiğine ilişkin talepleri; asgari ücretteki artışların kural olarak kamu düzenine ilişkin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, işbu dosyada hesabın dayanağının bizzat bozma ilamı ile belirlenmiş olması ve bozmaya uyulmasıyla doğan bağlayıcılık gerekçeleriyle karşılanamamıştır. Bu doğrultuda alınan 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; 09/04/2020 tarihli raporda belirlenen 7.987,25.-TL geçici iş göremezlik zararından %10 kusur indirimi (798,73.-TL) ve %20 müterafik kusur indirimi (1.437,70.-TL) yapılarak 5.750,83.-TL; 352.702,31.-TL sürekli iş göremezlik zararından ise %10 kusur indirimi (35.270,23.-TL) ve %20 müterafik kusur indirimi (63.486,41.-TL) yapılarak 253.945,66.-TL tazminat hesaplanmıştır... ödemesi yönünden; .... 10/01/2022 tarihli ilamında, davacıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin, rücuen tahsil için açılmış dava bulunup bulunmadığı da araştırılarak sürekli iş göremezlik tazminatından düşülmesi gerektiği; 21/11/2024 tarihli ilamda ise indirilecek kalemin "... tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi kısmı" olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan araştırma neticesinde; .... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan .... Karar sayılı ilam ile 67.479,52.-TL rücu alacağına hükmedildiği, anılan kararın ... Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, davalı sigorta şirketinin 7326 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yaparak bu borcun tamamını 68.133,73.-TL olarak 11/11/2021 tarihinde ödediği ve bu nedenle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği; anılan kararın ... Karar sayılı, 25/01/2023 tarihli kesin kararı ile kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiği ve rücu dosyasının kesinleştiğinin ....10/09/2025 tarihli yazısı ile bildirildiği tespit edilmiştir. İndirime esas alınacak tutar; davacıya bağlanan gelirin 112.465,86.-TL tutarındaki ilk peşin sermaye değerinin tamamı değil, rücu davası sonucunda fiilen ödenmiş bulunan ve rücuya tabi kısmı oluşturan 68.133,73.-TL'dir; zira 6098 Sayılı TBK.'nın 55/1. maddesi uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarar veya tazminattan indirilemez. Nitekim 6102 Sayılı TTK.'nın 1484/3. maddesi uyarınca da zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde sigortacının sorumluluğu sona ermektedir. Bu doğrultuda 68.133,73.-TL'nin sürekli iş göremezlik tazminatından tenzili gerekmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı (253.945,66.-TL - 68.133,73.-TL =) 185.811,93.-TL olarak belirlenmiştir. Öte yandan; 09/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının %20 müterafik kusurunun bulunduğunun takdiri hâlinde belirlenen 176.085,79.-TL tutarı ile hükmedilen sürekli iş göremezlik tazminatı arasındaki farkın kaynağı da açıklanmalıdır. Anılan raporda; 360.689,56.-TL tutarındaki zarardan yalnızca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ve davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamı (112.465,86.-TL) tenzil edilmiştir. Buna karşılık 21/11/2024 tarihli bozma ilamı; aynı zarardan, kesinleşen %90 kusur oranı gözetilerek önce %10 oranında kusur indirimi, ardından kesinleşen %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını ve .... tarafından yapılan ödemenin yalnızca rücuya tabi kısmının indirilmesini emretmiştir. Bu itibarla 09/04/2020 tarihli raporda, bozma ilamının emrettiği indirim sırasını ve tenzil kalemini birlikte içeren bir hesap seçeneği bulunmamakta olup; anılan rapordaki sonuç tutarları, hükme esas alınan hesapla doğrudan karşılaştırmaya elverişli değildir. Davalı yararına doğan usuli kazanılmış hak, tazminat hesabının dayanağını oluşturan verilere (2020 yılı asgari ücret düzeyi ve ... yaşam tablosu) ilişkin olup; hesaptan indirilecek sosyal güvenlik ödemesinin miktarı, bizzat bozma ilamının araştırılmasını emrettiği rücu davasının sonucuna göre belirlenmiştir. Talep edilen tutarın kalemler arasındaki dağılımı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından dava değerinin 268.000,00.-TL'ye çıkarıldığı ve 22/06/2023 tarihli celsede bu tutarın 5,00.-TL geçici iş göremezlik ile 267.995,00.-TL sürekli iş göremezlik tazminatından oluştuğunun açıklandığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK.'nın 26/1. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinden; geçici iş göremezlik kaleminde 5.750,83.-TL hesaplanmış olmakla birlikte, talep 5,00.-TL ile sınırlı bulunduğundan bu kalemde 5,00.-TL'ye hükmedilmesi gerekmiştir. Davalının sorumluluğunun kapsamı yönünden; dosyada mevcut ... numaralı poliçe ile kaza tarihinde geçerli kişi başına ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 268.000,00.-TL olduğu sabittir.... Kurumunun rücu alacağı için yapılan 68.133,73.-TL tutarındaki ödeme de aynı poliçe teminatından karşılandığından, davalının bakiye sorumluluğu (268.000,00.-TL - 68.133,73.-TL =) 199.866,27.-TL ile sınırlı bulunmakta olup; hükmedilen toplam tazminatın (5,00.-TL + 185.811,93.-TL =) 185.816,93.-TL olduğu ve anılan bakiye limit dâhilinde kaldığı tespit edilmiştir. Bozma ilamının, davalının bakiye teminat limitinin gözetilmesini açıkça emretmesi nedeniyle bu hususun hüküm fıkrasında münferiden belirtilmesi lüzumu hasıl olmuştur. Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin beyanları ile ilgili olarak; 2918 Sayılı KTK.'nın 6111 Sayılı Kanun ile değişik 98. maddesi, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ile diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları "sağlık hizmet bedelleri" bakımından ödeme yükümlülüğünü .... yüklemekte olup; anılan hüküm, çalışma gücünün geçici olarak yitirilmesinden doğan kazanç kaybını kapsamamaktadır. 6098 Sayılı TBK.'nın 54. maddesinde de tedavi giderleri ile kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ayrı bedensel zarar kalemleri olarak sayılmıştır. Davalının dayandığı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesi ise; anılan Genel Şartların C.12. maddesi uyarınca 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ve C.11. maddesi uyarınca yalnızca yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanan metne ait olduğundan, 20/03/2014 tarihinde akdedilen dava konusu poliçe bakımından uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Nitekim dava konusu poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında A.5 maddesi bulunmadığı gibi; anılan Genel Şartların A.3. maddesinde teminat dışında kalan hâller sayılırken geçici iş göremezlikten doğan kazanç kaybına da yer verilmemiştir. Bu nedenlerle; davalının anılan hususlardaki beyanlarına itibar edilmemiştir. Davalı vekili tarafından sunulan zamanaşımı def'i yönünden; 2918 Sayılı KTK.'nın 109/1. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava konusu kaza 01/05/2014 tarihinde meydana gelmiş ve dava 10/01/2015 tarihinde açılmış olduğundan, anılan iki yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle hitam bulmamıştır. Ayrıca dava, 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğundan, 05/02/2020 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinde kesildiği kabul edilmiştir. Bu itibarla, dava konusu kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması nedeniyle 2918 Sayılı KTK.'nın 109/2. maddesi uyarınca uygulanacak uzamış zamanaşımı süresi ayrıca tartışılmaksızın, anılan def'iye itibar edilmemiştir. Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından dava dilekçesinde ve dava değeri artırım dilekçesinde avans faizi talep edilmiş, kazaya karışan aracın ticari nitelikte olduğu 14/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda araç ruhsatına dayanılarak tespit edilmiş ve Mahkememizin 21/09/2020 tarihli hükmünde kabul edilen bu husus, ... 10/01/2022 tarihli ilamıyla bozma kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleşmiş bulunduğundan; hükmedilen tazminata dava tarihi olan 10/01/2015 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine lüzum görülmüştür. Açıklanan tüm hususlar doğrultusunda; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Mahkememizce yapılan incelemede; hükmün verilmesi aşamasında, hüküm bölümünün kanun yollarının bildirimi kısmında sehven "6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca...kanun yolu açık olmak üzere" ifadelerinin kullanıldığı anlaşılmış olup; Mahkememizin dava konusu uyuşmazlıkta verdiği ilk kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilmiş olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın Geçici 3/2. maddesi uyarınca kesinleşinceye kadar temyiz hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı anlaşıldığından; hüküm bölümünde değişiklik yapılması cihetine gidilmeyerek; anılan hatanın, gerekçe kapsamında yapılan işbu açıklama kapsamında belirtilmesi ile yetinilmiştir.) HÜKÜM 1) Maddi Tazminat Talebinin KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda 01/05/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; a) Geçici İş Göremezlik ile ilgili olarak; 5,00.-TL'nin, dava tarihi olan 10/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Sürekli İş Göremezlik ile ilgili olarak; 185.811,93.-TL'nin, dava tarihi olan 10/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c) Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2) Davalının sorumluluğunun, dava konusu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin (rücu ödemesi düşüldükten sonraki) bakiye teminat limiti olan 199.866,27.-TL ile sınırlı olduğunun TESPİTİNE, 3) Sürekli iş göremezlik talebi yönünden, talep edilen 267.995,00.-TL ile hükmedilen 185.811,93.-TL arasındaki 82.183,07.-TL'lik kısım yönünden davanın REDDİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 12.693,15.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 5,54.-TL peşin harç ve 915,35.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 920,89.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.772,26.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5,54.-TL peşin harç ve 915,35.-TL ıslah harcı, 27,70.-TL başvurma harcı ve 4,10.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 952,69.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.775,00.-TL bilirkişi ücreti ile 886,33.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.661,33.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.845,22.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 816,11.-TL yargılama giderinin ise davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 4.075,00.-TL bilirkişi ücreti ile 264,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.339,00.-TL yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 1.330,57.-TL'nin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 3.008,43.-TL yargılama giderinin ise davalı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 185.816,93.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 82.183,07.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) 6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.17/07/2026
... ¸ ¸
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar Mahkememiz dosyasının, 17/07/2026 tarihli celsesinde verilen hükmün; kanun yolları bildirimi kapsamında: "6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere" ibarelerine yer verilmiş ise de; Mahkememizin dava konusu uyuşmazlıkta verdiği ilk kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilmiş olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın Geçici 3/2. maddesi uyarınca kesinleşinceye kadar temyiz hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı anlaşıldığından, anılan ibarelerin karardan çıkarılması ile; "6100 Sayılı HMK.'nın Geçici 3/2. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere" ibarelerinin eklenilmesine dair karar verildiği, şerh olunur. 17/08/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar