İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/645 E. 2026/511 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/645
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/645 Esas KARAR NO : 2026/511

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davacı firma... A.Ş adı ile araç kiralama sektöründe binek otomobil için uzun dönem operasyonel filo kiralama hizmeti sunmaktadır. Müşterilerine sunmuş olduğu bu hizmetler sırasında aşağıda izah edileceği gibi maddi hasarlı trafik kazaları meydana gelmektedir. Müvekkil firmanın ... plakalı aracına davalının aracının çarpması sonucu hasar görmüş, onarım ve tamir için on üç (13) gün serviste kalmıştır. Davalıların kusurundan kaynaklı meydana gelen kaza sonucunda müvekkil firma kiracı müşterisine tahsis ettiği yedek araç sebebiyle kazanç kaybına uğramıştır. Şöyle ki; 04.02.2024 günü müvekkil firmanın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ... plakalı araç trafik kurallarına uygun şekilde park halindeyken, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç yanlış manevra sonucu müvekkil şirkete ait araca arkadan çarpmıştır. Kaza sonucu, müvekkil şirketin aracı muhtelif yerlerinden hasar görmüş ve trafiğe çıkmaya uygunsuz hale gelmiştir. Diğer davalı araç sahibi de işleten sıfatına sahip olup aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Müvekkil şirkete ait aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin belirlenebilmesi için öncelikle İTO'ya müzekkere yazılmasını talep ederiz. İTO'dan gelen müzekkere cevabı neticesinde dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek aracın onarım süresinin belirlenmesi gerekmekte olup bilirkişi tarafından yapılacak incelemede parçaların değişim veya onarım işlemlerinin süresi, parça bekleme süreleri, aracın hasar onarımı için sigorta şirketine ihbarı, eksper tayini ve eksper incelemesi, sigorta onay süreci işlemlerinin toplamı üzerinden belirleme yapılması gerekmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporunda günlük kiralama tutarına KDV dahil edilip kazanç kaybı bedelinin KDV dahil bir şekilde hesaplanması gerekmektedir. Kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve haklarımız yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla işbu belirsiz alacak davamızın kabulü ile 300-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ...Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf; 04/02/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak, müşterisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkil şirkete ait olduğunu iddia ettiği ...plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin tamirde geçen süre için kazanç kaybı talebi ile işbu davayı ikame etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptı, müvekkil şirketin e-tebligat adresine 02/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup tarafımızca cevaplarımızın ve delillerimizin hazırlanabilmesi için sayın mahkemenizden 2 hafta ek süre alınmıştır. Yasal süremiz içerisinde davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerine karşı itirazlarımızı ve delillerimizi işbu dilekçe ile sunmaktayız. Şöyle ki; Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait kazanç kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemeleri ticari davalara bakmakla görevlidir. Oysaki huzurdaki yargılama bir ticari dava değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereği göreve dair kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Sayılan sebeplerle öncelikle davanın görevsiz mahkemede ikame edilmesi sebebiyle usulden reddedilmesi gerekmektedir. Hiçbir Surette Davacı İddialarını Kabul Manasına Gelmemek Ve Usuli İtirazlarımızı Yenilediğimizi Belirtmek Kaydıyla, Müvekkilin Bahsi Geçen Kazadan Sorumluluğu Kusuru İspatlanabildiği Takdirde Kusura İsabet Eden Oran İle Sınırlıdır. Hukuki mesnetten yoksun, fazlaya ilişkin talep ve iddialarının reddi gerekmektedir. Kazanç kaybı, araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların talep edilebilmesi için kazanç kaybına veya araç mahrumiyetine uğradığı iddia edilen aracın kaç gün serviste kaldığı, hangi onarımları gördüğü, kaza meydana gelmeden evvel günlük kaç para üzerinden kiralandığı, kaza tarihinde aracın kiralık vaziyette mi yoksa boşta mı olduğunun tespiti gerekmektedir. Bu hususları davacının ispatlaması, aksi halde ispatlanamayan davanın reddi gerekir. Son Olarak İşbu Cevap Dilekçemiz Ekinde Sunmuş Olduğumuz Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmeleri İle Sigorta Poliçelerinde Müvekkilin Tür Değişikliğine Gitmeden Önceki Ünvanı Mevcut Olduğundan Tür Değişikliğine İlişkin Açıklama Yapma Zarureti Hasıl Olmuştur. Şöyle Ki,Müvekkil şirketin ... tarihli,...Genel Kurul Kararı ile ''... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ... mersis numarası ile kayıtlı ...Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu'nun 180 ile 193. maddelerine göre tür değiştirmesi suretiyle'' ...Şirketi kurulmuştur. Bahsi geçen kurulmaya dair ... sayılı, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi de ekte sunulmuş olup delillerimiz arasındaki sözleşme ve poliçelerdeki ünvanın müvekkilin eski ünvanı olduğunun göz önünde tutularak delillerimizin değerlendirilmesini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunan.... A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, ...’nin çevre ve atık yönetimi alanında faaliyet gösteren kamu iştiraki olup, İstanbul genelinde temizlik, geri dönüşüm, hafriyat toprağı bertarafı ve atık yönetimi gibi kamusal nitelikte görevler ifa etmektedir. Faaliyetleri tamamen kamu hizmeti kapsamındadır ve kar amacı gütmemektedir. Bu nedenle davacı şirketin, kamu hizmeti yürüten bir kuruluşu temelsiz bir iddiayla yargı sürecine dahil etmesi, hem hukuken hem de etik olarak kabul edilemez bir tutumdur. Müvekkil... A.Ş., davalı ...A.Ş. tarafından, olası rücu veya sorumluluk paylaşımı ihtimaline karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca işbu davaya ihbar edilmiştir. Müvekkil şirket davanın tarafı olmayıp, yalnızca ihbar olunan sıfatıyla dosyaya dâhil edilmiştir. Bu nedenle müvekkil hakkında doğrudan veya dolaylı bir hüküm kurulması, gerek usul hukukuna gerek yerleşik yargı içtihatlarına açıkça aykırıdır. Davaya konu olay 04.02.2024 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasına ilişkindir. Kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç ...A.Ş. mülkiyetinde olup, davacı tarafından kiraya verilen araçtır. Diğer araç ise ... plakalı olup ...A.Ş. tarafından kullanılmaktadır. Dosyada mevcut ...A.Ş. kasko poliçesi ve ... A.Ş. tarafından düzenlenen 76.325,83 TL bedelli fatura incelendiğinde, zararın önemli kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığı, kalan kısmın davacı tarafından talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle dava, haksız fiil hükümlerine dayalı belirli miktarlı bir tazminat davası niteliğindedir. Davacının zararın miktarını bilirkişi veya ekspertizle belirlettiği ve bu miktarın dava dilekçesinde açıkça gösterildiği dikkate alındığında, HMK m.107 anlamında bir belirsiz alacak davasından söz edilmesi mümkün değildir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve araç kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, müvekkil ...’ın kazanın hiçbir aşamasında taraf olmadığını, kazaya karışan araçların mülkiyetinin ve kullanımının müvekkile ait bulunmadığını açıkça göstermektedir. Müvekkil ne işleten ne malik ne de sürücü sıfatına sahiptir. Ayrıca müvekkil ile ... arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde, araçların kullanımı, bakımı, onarımı ve sigortalanmasına ilişkin tüm yükümlülüklerin yüklenici şirkete ait olduğu açıkça düzenlenmiştir. Sözleşmede, yüklenicinin üçüncü kişilere vereceği her türlü zarardan münhasıran sorumlu olacağı, idarenin yani ...’ın bu zararlardan dolayı herhangi bir müteselsil sorumluluk taşımayacağı belirtilmiştir. Bu durumda sarılar a.ş.’nin müvekkile karşı rücu hakkı doğması hukuken mümkün değildir. Zira taraflar arasındaki sözleşme, risk paylaşımını açıkça yüklenici aleyhine düzenlemiştir. Araçların sigorta poliçesi de Sarılar tarafından yapılmış olup, müvekkil ...’ın bu poliçenin tarafı olmadığı görülmektedir. Tüm bu nedenlerle, müvekkil ... yönünden davanın herhangi bir taraf sıfatı bulunmamakta, sorumluluk veya illiyet bağı kurulmamaktadır. ... A.Ş. tarafından yapılan ihbarın, olası bir rücu ihtimali bulunmaması nedeniyle hukuki sonucu da yoktur. Müvekkil hakkında hüküm kurulması, davanın tarafı olmayan bir kişi aleyhine yargılamanın genişletilmesi anlamına geleceğinden usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç olarak, müvekkil ...A.Ş. hakkında herhangi bir hüküm kurulmadan, davada taraf sıfatı bulunmadığının tespitine, müvekkil yönünden açık yetkisizlik ve husumet yokluğu bulunduğunun değerlendirilmesine, ileride açılabilecek olası rücu davalarında işbu dosya içeriğinin müvekkil aleyhine bağlayıcı nitelikte olmamasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmamasına karar verilmesini..."savunmuştur. CEVAP; İhbar olunan ...A.ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 04.02.2024 tarihinde kazaya karıştığını ve davacının aracında hasar meydana geldiğini belirtmiştir. Davacı taraf, işbu dava ile aracın hasarlanması sebebiyle hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talep etmiştir. Müvekkil ...A.Ş. tarafından ... plakalı araç için 11.09.2023 - 01.08.2024 arihleri arasında geçerli olmak üzere ... Poliçe No ile Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlemiştir. Poliçe kapsamında ... teminat limiti 5.000.000,00-TL' dir. Teminat limitlerinin bildirilmesi asla davayı kabul anlamına gelmemektedir. Bu kapsamda aleyhe hususları kabul etmemekle beraber süresi içerisinde cevaplarımızı sunuyoruz. asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; hasar miktarının 01.06.2015 tarihli genel şartlar hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir. hasar bedeli hesaplaması mevzuata uygun yöntemle yapılmalıdır. kabul anlamına gelmemek kaydıyla: müvekkil sigorta şirketi kdv’den sorumlu tutulamaz. dosyanın kusur incelemesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne gönderilmesini talep ediyoruz. kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüt tarihi olarak müvekkil şirkete başvuru tarihinden 8 iş gün sonrası esas alınmalıdır. kabul anlamına gelmemekle beraber davanın kabulü halinde yasal faize hükmedilmelidir. davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli talebi poliçe teminatı dışındadır. bu bakımdan davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Davanın reddine karar verilmesini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... ve ... plakalı araçların karıştığı 04/02/2024 tarihli kazaya ait hasar bilgilerinin ve ... plaka sayılı aracın tramer bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. İlgili Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 04/02/2024 tarihinde " ... ve ..." plaka sayılı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile varsa mobese görüntülerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ...A.Ş'ye müzekkere yazılarak, ... plaka sayılı aracın 04/02/2024 tarihinde karışmış olduğu kazaya ilişkin tamirat işlemlerine ait tüm bilgi ve belgelerin ve hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ...'ya müzekkere yazılarak davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 04/02/2024 tarihindeki günlük kiralama bedelinin araştırılarak mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, müzekkere ekine dava dilekçesi ve ekinin eklenmesine karar verilmiştir. ... ve ...plakalı araçların sahiplik bilgisini uyap sistemi üzerinden sorgulanarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Davanın ihbarı talebinin kabulüne, davanın ... A.Ş. (VKN: ...),... Tic. A.Ş. (VKN: ...) ve ... A.Ş. (Mersis No: ...)'ye tebliğine karar verilmiştir. ... İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı ...'ya ait kazaya karışan ... plakalı aracın 04/02/2024 kaza tarihi itibariyle KABİS sistemine kayıtlı olup olmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Dosyanın kusur tespitinde ve otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek dosya kapsamı itibariyle kazada kusur durumunun oransal olarak tespiti ile kaza nedeniyle davacı yanın kazanç kaybına dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 31/10/2025 tarihli raporunda özetle;"... plakalı araç sürücüsü ...'nun; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 56/C ve sürücü asli kusurlarından Madde 84/D kurallarını ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 46/B ve Madde 46/C kurallarını ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan; İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu Madde 85 gereği ... plaka sayılı araç işleteni sıfatıyla, trafik kazasına karışan araç sürücüsü ... ile birlikte ve kusuru oranında (%50) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın trafik kazasının meydana gelme şekli ve şiddeti ile uyumlu olduğu, davalı ... Tic. A. Ş.' nin; Meydana gelen trafik kazasında sorumluluğunun bulunmadığı, 2024 Kasım ayı itibarıyla ... plakalı aracın 10 günlük onarım süresi mahrumiyet bedelinin 16.500,00TL olabileceği, davacının ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %50 kusuru oranında 8.250,00TL talepte bulunabileceği... " rapor edilmiştir. Mahkememizin 24/12/2025 tarihli alınan ara kararı ile; -Kusur yönünden dosyada mevcut raporlar arasında çelişki olduğu görüldüğünden; dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik trafik kusur alanında uzman bilirkişilere tevdii edilerek meydana gelen trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespitine dair rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Kazanç kaybı hesaplamasına dair rapora sair itirazların kusur raporuna itiraz süreci tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişilerden alınan 14/01/2026 tarihli raporunda özetle; "Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenizin ... Esas dosyasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yaptığımız detaylı inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, sürücü ...'nun atfı kabil kusuru olmadığı, sürücü ... %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu..." rapor edilmiştir. ... İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerenin tekidine karar verilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. İhbar olunanlar vekillerinin ayrı ayrı mesleki mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin tebliğine karar verilmiştir. Davacı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin geçen celse 2 nolu ara karar ile değerlendirilmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline HMK m.107 uyarınca değer artırım dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağının ihtarına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 04/02/2024 tarihinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı... tarafından kullanılmakta olan ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davalı sürücünün kusurlu olduğundan bahisle davacı nezdinde kazanç kaybı zararı meydana geldiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ile dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı ...tarafından kullanılmakta olan ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracının hasar gördüğü, aracın onarımı nedeniyle on üç gün serviste kaldığı, davacının bu nedenle kazanç kaybı zararına uğradığı, anılı zarardan davalıların sorumlu olduğu iddiasıyla işbu dava ikame edilmiştir. Mahkememizce dosya, dosya kapsamı itibariyle kazada kusur durumunun oransal olarak tespiti ile kaza nedeniyle davacı yanın kazanç kaybına dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor tanzimi için kusur tespitinde ve otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 31/10/2025 tarihli raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun; trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, 2024 Kasım ayı itibarıyla ... plakalı aracın 10 günlük onarım süresi mahrumiyet bedelinin 16.500,00TL olabileceği, davacının ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %50 kusuru oranında 8.250,00TL talepte bulunabileceği kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce kusur yönünden dosyada mevcut raporlar arasında çelişki olduğu görüldüğünden; meydana gelen trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespitine dair rapor tanzimi için dosya İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik trafik kusur alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 14/01/2026 tarihli raporlarında dava konusu somut olayda, sürücü ...'nun atfı kabil kusuru olmadığı, sürücü ... %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi heyet raporu somut olay, dosya kapsamı ve kaza sonrası çekilen fotoğraflar ile uyumlu bulunarak hükme esas alınmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere “...Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan ATK ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın ... tarihli raporunda davalı sürücü ...’ın yönetimindeki ambulans ile seyri sırasında seyir istikametine göre yolun sol tarafından orta refüj üzerinden kontrolsüz ve aniden yola giren yaya ...’e çarptığı, kazanın ani şekilde olduğu, mahal şartları ve CD çözüm tutanağı dikkate alındığında, davalı ...’a atfı kabil kusur bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Olayın gece saati 22:15 sıralarında karanlıkta ve aniden meydana gelmesi, davacılar murisinin dava dışı kişiler tarafından kovalanması sonucu yola atlaması gözetildiğinde, dosyada bulunan ATK ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporunun oluşa uygun olup, bu haliyle davalı sürücünün kusursuz olduğu kabul edilerek davalı tarafın sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davalı sürücünün (2/8) oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğu ve sorumlu tutulmaması gerektiği halde sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Anılan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”. Aynı yöndeki Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında da "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma, ... Karar sayılı sürücünün kusursuz olması nedeniyle verilen takipsizlik kararı, takipsizlik kararına dayanak alınan Adli Tıp Kurumu, ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/12/2013 tarihli raporunda davalının sigortaladığı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun belirtilmesi de nazara alındığında bu tespitlerle ve dosya kapsamıyla uyumlu, tekniğine uygun, yeterli ve denetime elverişli şekilde hazırlanan Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli raporuna itibar edilerek, dava konusu kazada davalı tarafın kusursuz olduğu anlaşıldığına göre meydana gelen maddi zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla da davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının anılan hususlara değinen istinaf istemi yerinde değildir...". Emsal içtihatlar, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve bilirkişi raporları dikkate alınarak; 04/02/2024 günü saat 14:30 sıralarında davalı ...'nun sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın bölünmüş, üç şeritli ... karayolunun orta şeridi üzerinde seyir halinde iken; aracının sağ ön kısımlarıyla, seyir yönüne göre kendisiyle aynı yönde sağ şerit üzerinde seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol arka yan kısımlarının çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği; öncelikle davalı ...'ın husumet itirazı yönünden; genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde sigorta ettirenin davalı ... olması nedeniyle mahkememiz nezdinde husumet itirazının kabul görmediği; kusur durumu bakımından sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile görüşe engel bir durumun olmadığı, bölünmüş, üç şeritli ...karayolu üzerinde seyir halinde geldiği kaza mahallinde bulunduğu şeridin soluna geçiş yapmadan önce ön arka ve yan trafiği kontrol ederek gireceği şeritten gelen aracın güvenle geçişini bekledikten sonra manevrasına başlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeden kontrolsüzce sola manevra yaptığı sırada aracının sol arka yan kısımlarına, kendisiyle aynı yönde solundaki orta şerit üzerinden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracının sağ ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışıyla; dava dışı sürücünün %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nun ise atfı kabil kusurunun olmadığı, bu nedenle davalıların davacının zararından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 500,00TL tebligat ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ye verilmesine, 5-Davalı... Şirketi vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 300,00 TL üzerinden hesaplanan 300,00TL'nin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Şirketi'ne verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı Sarılar vekilinin ve ihbar olunan İstaç vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/07/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/645, K. 2026/511, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-645-e-2026-511-k-492611a4224a