Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2422 E. 2026/1229 K. – Çek İstirdadı Ve

Konu: Çek İstirdadı Ve Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2422
Karar No
2026/1229
Karar Tarihi
Konu
Çek İstirdadı Ve Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2422

KARAR NO:2026/1229

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/10/2022

NUMARASI:2021/230 Esas, 2022/937 Karar

DAVANIN KONUSU:Çek istirdadı ve menfi tespit

Taraflar arasındaki çek istirdadı ve menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının dilekçede belirtilen adresinde 25.12.2020 akşamında hırsızlık eyleminin gerçekleştiğini, yaşanan bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzalı imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çeki ile bir miktar pararın ve ziynet eşyalarının çalındığını, hırsızlık olayı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/111766 soruşturma dosyasının açıldığını, hırsızlık eylemi ile ilgili şüphelilerin göz altına alındığını, çeklerin ortaya çıkmadığını, davacının elinde iken kaybolan hamili/lehdarı bulunduğu çeklerle ilgili 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/988 E. sayılı dosyasıyla ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından çek iptali davasının açıldığını, dava dosyasına çek bedellerinin %15'i oranında teminat yatırılarak çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararının verildiğini, bu kararın ilgili bankalara müzekkere ile bildirildiğini, dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından iptal davasına konu edildiğini, dava dışı cirantacı .... ...'dan yapılan ticaret karşılığında teslim alınan keşidecisi .... Şti. olan ... A.Ş.'nin ... şubesine ait ... numaralı 26.02.2021 tarih 15.000,00 TL bedelli çeke de ödemeden men kararının işlendiğini, davacının hamili/lehtarı olduğu çeklerin ticari ilişkisi olduğu diğer firmalara verilmek üzere cirolu ve imzalı bir şekilde kasasında muhafaza edilmekte iken kimliği belirsiz kişilerce çalındığını, ekli faturalardan ve çek teslim bordrolarından da görüleceği üzere dava konusu çekin gerçek bir ticaret karşılığında dava dışı .... ...'dan teslim alındığını, dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiğini, çeki taraflarına teslim eden dava dışı .... ... ile çeki bankaya ibraz eden davalı arasında her hangi bir ticari ilişkinin olmadığını, bu hususta dava dışı .... ... firmasının ticari defter ve kayıtlarının incelenebileceğini, bu nedenle davacıdan sonra çekin üzerinde ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı şirketinde çek bakımından yetkili hamil sıfatına haiz olmadığını, çekin yetkili hamilinin davaçı olduğunu, davalı firmanın İkitelli OSB'de gerçekleştirilen başka bir hırsızlık sonucu çalınan çekin yetkili hamili olarak da ortaya çıktığını, ... firmasının yetkili hamil sıfatıyla hırsızlık suçundan kaybolan bir çeke ilişkin icra takibini yaptığını, (İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra ödeme emri) bu çekin çalındığını, hırsızlık suçu ile ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/39212 dosyasından saruşturmanın sürdüğünü, davacının çalınan tüm çeklerinin davalının elinden çıktığını, çeklerden keşidecisi .... Şti. olan ... A.Ş. ... şubesine ait ... numaralı 31.01.2021 tarihli 14.000,00 TL bedelli çekin de davalı firma tarafından bankaya ibraz edildiğini ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 E. sayılı dosyasından davaya konu çek bakımından teminat yatırıldığını, işbu dava bakımındanı da teminat yatırılması ihtimalinde aynı çeke ilişkin mükerrer bir teminatın söz konusu olacağını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen yargılama kapsamında Ticaret sicil Gazetesinde “davaya konu çekleri elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde ibraz etmeleri aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususu" ihtar olunmuş olup hali hazırda davalının bahse konu çek iptal davasına müdahil olması ve çek bakımından yetkili hamil olduğunu ispat etmesinin gerektiğini, henüz icra takibine konu edilmeyen dava konusu çekin icra takibine konu edilmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesinin çok elzem olduğunu, davalının çalıntı çek bakımından yetkisiz hamil olduğunu, dolayısıyla davacının kendisinden sonra gelen yetkisiz cirantalarda her hangi bir ilişkisinin söz konusu olmadığını, ... A.Ş. ... şubesine ibraz edilen keşideçcisi .... Şti. olan ve davacıya .... ... tarafından teslim edilen ... A.Ş. ... şubesine ait ... numaralı 26.02.2021 tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamil olan davacının rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebi ile icra takibine konu edilmesinin tedbiren durdurulmasını, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun/talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, davacının yetkili son hamil olduğunu, takibe konu çekin davacı lehine istirdatına karar verilmesini istemenin gerekli olduğunu, teslim alınan keşidecisi .... Şti. olan ve davacıya .... ... tarafından teslim edilen ... A.Ş. ... ... nurtaralı 26.02.2021 tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamil olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle icra takibine konu edilmesinin tedbiren durdurulmasını, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun talep hakkının davacıda olduğunun tespitini, davacının yetkili son hamil olduğu, takibe konu çekin davacı lehine davalıdan istirdatına, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine” karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; söz konusu işbu davada dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı söz konusu çeklerin kasadan çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayeti tutanağında (içeriğinden çeklerin kasada olduğunun ispatlanamadığını) başka her hangi bir belgenin ibraz edilmediğini ve ilgili çeklerin kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya ispata yarar bir belgenin sunulmadığını, davacı yanın dava konusu çekin çalınması suretiyle zayi edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çek zayi davalarının büyük çoğunluğunun işbu sebeple açıldığını, çeklerin kargo şirketleri tarafından dahi kabul edilmediği bilinmesine rağmen görülmekte olan çoğu davada çeklerin kargoda çalındığının iddia edildiğini, bu hususun kötü niyetli davacıların sıklıkla başvurduğu ve çalındığını kesin delillerle ispat edemedikleri bir yol olduğunu, davacı şirket açısından ağır kusur teşkil eden bir fiilin söz konusu olduğunu, bu sebeple davacı tarafın kusurlu eylemiyle zarar oluşumuna tek başına sebebiyet verildiğini, bu sebeple davacının oluşan zararın tamamında tek başına sorumlu olduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca iyi niyetli meşru hamil olan müvekkiline karşı işbu davanın dinlenemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu çekin meşru, haklı ve iyi niyetli hamil olduğunu, bu nedenle çekin zayi edilmiş olmasının müvekkilinin yetkili hamil olmasına engel teşkil edemeyeceğini, çekin iktisabında müvekkiline atfedilecek kötü niyet ve ağır kusurun bulunamayacağını, davacı tarafın çekin zayi ediliş şekline ilişkin beyanlarının bir an için kabul edilse dahi davacının bu sonucun oluşmasına kendi fiili ile sebebiyet verdiğini, ancak; asıl zarar görenin bugün itibari ile alacağına kavuşamayan müvekkili olduğunu, davacının müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun şifahi ve tahmini beyanlarla değil kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, alacağına kavuşamayan müvekkilinin dilekçe metninde yer alan kanun maddesi uyarınca iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının çek iptali davasına açıldığına yönelik itirazının yersiz olduğunu, sözü edilen davanın muhatabın müvekkili olmadığını, işbu davanın tek taraflı olarak açılmış çek iptal davası olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olup kendisinin taraf olmadığını, hasımsız olarak açılan dava sonucunda çekin iptaline dahi karar verilmiş olsa bu durumun alacaklı olan müvekkilinin takip hakkını etkileyemeyeceği gibi ihtiyati haciz kararı almasına da engel olamayacağını, dava şartı oları arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, tedbir talebinin reddine verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK m.72 uyarınca %20 olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, çeke ilişkin menfi tespit ve istirdat talebine yöneliktir.Davacının dava dilekçesinden özetle;25.12.2020 tarihli hırsızlık eyleminden kaynaklı 50 adet müşteri çekinin çalındığını, Bakırköy CBS 2020/111766 soruşturma dosyasının açıldığını, dava konu çeke ilişkin Bakırköy 5 ATM'nin 2021/7 esas sayılı dosyasında kıymetli evrakın iptali davasının açıldığını, dava dışı ciranta ... ... ile yapılan ticaret karşılığında davaya konu çekin teslim alındığını, çekin davalı tarafça ibraz edildiğini, dava dışı .... ... ile davalı arasında ticari ilişki olmadığını, davalı şirketin hırsızlık sonucu kaybolan tüm çeklerde yetkili hamil olarak çıktığını, davalının çekleri iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu, davalının ticaret sicil gazetesindeki ve mersiste ilan edilen adresteki şirket merkezi adresinde herhangi bir ticari faaliyetinin mevcut olmadığını yetkili hamilin davacı olduğunun tespiti ile çekin istirdatı ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği,Davalının cevap dilekçesinden özetle; arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, dava şartı yokluğunun bulunduğunu, davacının dava konusu çekin çalındığı hususunu ispat edemediğini, davacını basiretsiz ve ağır kusurluyla oluşan zararlardan tek başına sorumlu olduğunu, davalının davaya konu çekte haklı ve iyiniyetli hamil olduğunu, çekin zayi edilmesinin iyiniyetli hamil olmaya engel teşkil etmediğini, davacının çekin kötüniyetle iktisap edildiğini kesin deliller ile ispat etmesi gerektiğini, çek iptali davasının takip alacaklısının takip hakkını engellemediğini, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; iş bu dosyanın ... banka a.ş. ... şubesine ait ... numaralı çeke ilişkin menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkin olduğu,Dosyanın yapılan incelemesinde; iş bu davanın menfi tespit ev çek istirdatına dayalı olduğundan arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, davaya konu çekin ön ve arka yüz görüntüsünün bankadan celp edildiği, keşidecisinin ... ve uygulama şirketi olduğu, lehdarının ... şirketi olduğu, bu şirketten sonraki ciranta arasında ... ... ibaresinin yer aldığı, ancak kaşe ve imza olmadığı, isim olarak belirtildiği, lehdardan sonraki cirantaların ..., ... ve ... şirketine ait olduğu, davaya konu çekin iş bu dava tarihinden sonra İstanbul 18. İcra Müdürlüğ'ünün ... sayılı icra dosyasında 31.03.2021 tarihinde icra takibine konulduğu, davacının isminin ciranta olarak yer almadığından icra takibinin tarafı da olmadığının anlaşıldığı,Davacının 24.12.2020 Tarihli tahsilat makbuzu sunduğu, makbuz içeriğinde .... ...'dan alınan davaya konu çek bilgilerinin yer aldığı, bu kişi ile arasındaki ticari ilişkiye ilişkin fatura sunulduğu,Davaya konu çekin Bakırköy 5 ATM'nin 2021/7 esasında kayıtlı kıymetli evrakı iptali dosyasına konu olduğu, davalı tarafın bu dosyada sunduğu 09.09.2021 tarihli dilekçe ile tablo halinde14 adet çeke ilişkin müdahale talebinde bulunduğu, bu çeklerin keşide/vade tarihlerinin 2021 yılı 2. Ay, 3. Ay, 4. Ay, 5.aylara yönelik olduğu, 25.12.2020 tarihinde ... Sitesi 4. Yol 3 numarada davacı adresindeki hırsızlık olayına ilişkin şikayette bulunulduğu, davaya konu çekinde bulunduğu bir kısım çeklere ilişkin şikayette bulunulduğu, davacının 51 adet çeke ilişkin çek bilgileri de belirtilerek şikayette bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin ifadesinin Bakırköy CBS 2020/111766 soruşturma dosyasında alındığı, soruşturma dosyasının celp edildiği,Davacı tarafın 01.10.2021 tarihli dilekçesinde çekin ...- ... tarafından ciro atılmadan kendisine verildiğini, ... şirketinin cirosunun yan tarafında da "..." yazılı olduğunu, ... şirketi ile ... arasındaki ticari ilişkiye yönelik faturaları sunduğu,Bilirkişi ...'den 23.09.2022 tarihli raporun alındığı, bilirkişi raporunda, davacının 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin incelendiği lehine delil niteliğinde bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut bulunmadığı, davalının 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı defter kayıtlarında da davacı ile ticari ilişki kaydı yer almadığı, davaya konu çekin 24.12.2020 tarihinde davacı tarafın defterine kayıtlı olduğunu, çekte davacı ile çeki teslim aldığı ....'in cirolarının olmadığını, çekin 30.12.2020 tarihinde çek giriş bordrosu ile davalının defterlerine alındığı, bordroda davalı ile davalı ile bu şirketin kaşe ve imzasının olmadığı, davalının mavin defter kayıtlarında 2020 yılı 2. Ayından itibaren ... şirketine mal satışına ilişkin fatura ile çek ile ödemeye ilişkin kayıtların yer aldığı, davalı ile ... şirketi arasında 2020 yılı için fatura ile satış miktar toplamının 5.317.684,71 TL olduğu, ödemelerinde sadece çek ile yapıldığı çek giriş toplam miktarınında 5.317,684,71 TL olduğu, davalı ile ... şirketi arasında 2021 yılı içinde 6. Aya kadar ticari ilişkinin devam ettiği, 2021 yılı 3. Ayda dört adet, 6. Ayda ise üç adet fatura düzenlendiği, davalı şirketin ... şirketine düzenlediği e-arşiv faturalarının üzerinde irsaliye ve veya teslim tesellüme ilişkin belgelerin olmadığı, bunun nedeninin davalı tarafça raporda faturada belirtilen ürünlerin depolarından ya da davalının satın almış olduğu firmalardan alıcı tarafından kendi araçları ile teslim alındığından irsaliyenin düzenlenmediğinin belirtildiği, raporda davalının beyanı ispatlayacak herhangi bir dayanağın sunulmadığı, davalı ile ... arasındaki cari hesaba konu faturaların ispata muhtaç olduğunun belirtildiği, Dosya kapsamında sunulan belgelerden davalı şirketin 2020 yılına ilişkin ticari defterleri üzerinde vergi incelemesi yapıldığı, Vergi Müfettişi ... tarafından yapılan araştırmalarda davalı şirket hakkında "sahte belge düzenleme" tespitinin yapıldığı, vergi incelemesinin devam ettiği,Bakırköy 3 ATM 'nin 2021/482 esas ile 20222/291 karar sayılı kararındaki dosya tarafların iş bu dosya tarafları ile benzer olduğu, mahkememiz dosyasında yer almayan diğer iki ciranta olan ... ile ...'nun diğer dosyada davalı taraf olarak yer aldığı, mahkeme gerekçesinde Bakırköy 6 ATM'nin 2021/515 esas, Bakırköy 7 ATM'nin 2021/387 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/487 esas, Bakırköy 1 ATM'nin 2021/492 esas, Bakırköy 3 ATM'nin 2021/520 esas, 2021/746 esas , 2021/767 esas , Bakırköy 2 ATM'nin 2021/554 esas sayılı dosyalarında davaya konu çeklerin aynı yada benzer ciro silsilesiyle yer aldığının belirtildiği, menfi tespit ve istirdat talebinin kabulüne karar verildiği,Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu uyuşmazlığın çekten kaynaklı menfi tespit ve yetkili hamil olunduğundan bahisle çek istirdatı talebine ilişkin olduğu, yargılama sırasında keşideci tarafından çek bedelinin icra dosyasına yatırıldığı, menfi tespit talebinin çek bedelinin istirdatı talebine dönüştüğü, iş bu davada ispat yükün davacı tarafta olduğu davacı tarafın çekin yetkili hamili iken çekin çalındığını, davalının kast ya da ağır kusur ile çeki iktisap ettiğini yetkili hamil olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın çek üzerinde ciro ve imzasının olmadığı, ancak çekin davacı taraf ticari defterine 24.12.2020 tarihli tahsilat makbuzuyla kayıtlı olduğu, bu makbuzda çekin davacı tarafa .... ... tarafından verildiği, çekin arkasında davacının ve davacıya çeki veren tarafın kaşe ve imzası olmasa da "... ..." yazısı olduğu, davacının işyerinde 25.12.2020 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığı, bu olaya ilişkin kapsamlı soruşturma dosyasının devam ettiği, çekin davalı taraf ticari kayıtlarına 30.12.2020 tarihinde girdiği, davalının 2020 yılı ticari kayıtlarına ilişkin vergi incelemesi geçirdiği, davalı şirket hakkında "sahte belge düzenleme" tespitinin yapıldığı, davalı şirket ile önceki ciranta arasında cari hesaba konu faturaların ispata muhtaç olduğu, Bakırköy 3 ATM 'nin 2021/482 esas ile 20222/291 karar sayılı kararındaki dosyadaki, Bakırköy 6 ATM'nin 2021/515 esas, Bakırköy 7 ATM'nin 2021/387 esas, Bakırköy 2 ATM'nin 2021/487 esas, Bakırköy 1 ATM'nin 2021/492 esas, Bakırköy 3 ATM'nin 2021/520 esas, 2021/746 esas , 2021/767 esas , Bakırköy 2 ATM'nin 2021/554 esas sayılı dosyalarında davaya konu çeklerin aynı yada benzer ciro silsilesiyle yer aldığı, davalının kıymetli evrakın iptali davasında davacının çalındığını belirtiği 14 adet çeke ilişkin talepte bulunduğu, davalı tarafın defterinde çek girişlerinin 2020 yılı 2. Ayından itibaren başladığı 2021 yılında da devam ettiği hususları birlikte dikkate alındığında, her ne kadar çek illetten mücerret ise de davalının basiretli tacir olarak daha önce hırsızlık, ödeme yasağına konu çekleri edinmiş olmasının basiretli tacir davranışı ve basiretli tacirin göstermesi gereken özen ve ihtimam ile uyumlu olmadığı, nitekim davalı hakkında vergi incelemesi yapıldığı ve sahte belge düzenlenmesine ilişkin tespit bulunduğu, davalı tarafın kendisinden önceki ciranta ile ticari ilişkine konu faturalarında teslimi hususunun ispata muhtaç olduğu, soruşturma dosyasına konu çeklerin aynı yada farklı cirolar ile davalı uhdesinde yeterli araştırma yapılmadan bulunmasının basiretli tacir davranışıyla uygun olmadığı, davalı tarafın bu nedenlerle davaya konu çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu, ve yetkili hamil olmadığını değerlendirilerek davacının menfi tespit ve çekin isitrdatı davasını ispat ettiğinin değerlendirildiği, (emsal İstanbul BAM 12 HD2018/1227 esas, 2020/321 karar, aynı dairenin 2018/1547 esas, 2020/471 karar, Yargıtay 11 HD'nin 2020/5570 esas 2021/4450 karar sayılı ilamları) çek bedelinin yargılama sırasında keşideci tarafından icra dosyasına ödendiğinden davacının çek bedelinin tarafına ödenmesini talep edebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verildiği, İİK 72 maddesi kapsamında tazminatların düzenlendiği, İİK 72/4 ve 5 madde şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine..." gerekçesiyle davanın kabulü ile keşidecisi .... Şti., Lehdarı ... Şti olan, ... AŞ. ... Şubesine ait ... numaralı 26/02/2021 keşide tarihli, İstanbul keşide yerli, 15.000,00-TL bedelli çekin yetkili son hamilinin davacı ... –Nalbur Malzemeleri( TC...)8) olduğunun ve talep hakkının davacıda olduğunun tespiti ile İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına takibe konu iş bu çekin davalıdan alınarak davacıya istirdatına(iadesine), İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yatan paranın davacıya ödenmesine, davacı tarafın yukarıda bilgileri belirtilen davaya konu çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iş bu davada yetkili hamil olduğunu ispatlamanın yanında davalı müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu da ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafından bu hususun ispat edilemediğini, bilirkişinin ... ile ... şirketi arasında ticari kayıtlar bulunmadığını tespit ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, taraflar arasında cirantaların bulunduğunu ... ile ... arasında ticari ilişki ve çek giriş kayıtlarının tespit edildiğini, bu kayıtlarda kaşe ve mühre ihtiyaç bulunmadığını, ticari hayatta defterlerin bu şekilde tutulduğunu, bilirkişiye irsaliye faturalarıyla ilgili bilginin mail yolu ile iletildiğini, buna rağmen bilirkişinin raporunda irsaliye faturalarının düzenlenmediğini bu sebeple faturaya konu malların tesliminin ispata muhtaç olduğunu değerlendirdiğini, ilgili faturalarda belirtilmiş olan ürünlerin; müvekkilinin .... mah. ... cad. no:... istanbul adresindeki deposundan ve satın almış oldukları firmaların depolarından alıcı tarafından kendi araçları ile teslim alındığından vergi usul kanunu’nun 230. maddesinin 5 numaralı bendi kapsamında irsaliye düzenlenmediğini, söz konusu malların satışlarının vergi dairesine bildirildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, vergi inceleme raporunda sahte fatura düzenlemeye yönelik tespit yapılmadığını, tek bir faturadan dolayı hakkında sahte fatura kullanımından yapılan tespitin müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, ticari hayatın olağan akışı içerisinde müşterilerinden birinin sahte fatura düzenlemesinin kusurunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, davacı tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmamış olmamasına rağmen mahkemenin arabuluculuk ücreti hükmetmesinin de söz konusu kararın ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 792. maddesine dayanılarak açılan çekin istirdadı ve söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda, davacı tarafından .... ...'dan teslim alınan keşidecisi ....Şti. olan... AŞ. ... Şubesine ait ... numaralı 26/02/2021 tarihli 15.000-TL bedelli çekin davacının elindeyken işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında (50 adet çekin) çalındığı, cirantaların sırasıyla ....Şti. nden sonra ..., .... Şti. ve son hamilin davalı .... Şti. olduğu, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, çeke ilişkin Bakırköy CBS'nin 2020/111766 sayılı soruşturması kapsamında soruşturmanın sürdüğü ; davacı tarafından çekin (ve diğer çeklerin) zayi nedeniyle iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacı, çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamalıdır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır.Dosya kapsamı incelendiğinde, çekin davacının uhdesindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı .... Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’ta yapılan tespitler itibariyle, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Ayrıca davaya konu olayın şekliyle çok benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalı .... Şti.'nin eline geçmesi nedeniyle anılan davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit ve/veya çekten kaynaklanan davalarda kararlar verildiği ticari hayatın gerekleriyle uyuşmayan bu durum UYAP'tan yapılan incelemede belirlenmiştir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalı .... Şti.nin, hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun hırsızlık olayı ve sonrasında yapılan ciroların bir organizasyon içinde yapıldığının kabulü gerekir. Söz konusu çekin davalı .... Şti.'nin kayıtlarında yer alması ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği hususların araştırılması da sonuca etkili değildir. Aynı olayda çalınan diğer çeklerin de aynı cirolar ile davalı elinde bulunması kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi kapsamında davalı lehine yorumlanamayacağı, davacının davalının ağır kusurlu iktisabını, hamil olduğunu kanıtladığı, vergi inceleme raporunda yapılan tespitlerin, çekin davalı kayıtlarında yer almasının iyiniyetli hamil olarak kabulüne yeter olmadığı, davanın kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir.01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Dava tarihi 11.03.2021 dir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK m.5/A da dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gereken davalar arasında menfi tespit davası yoktur. Menfi tespit davasınında yer aldığı yasal değişiklik 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin davadan önce arabuluculuğa gidilmediği ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine dair istinaf nedeninin de reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 767,65 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2422, K. 2026/1229, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2422-e-2026-1229-k-e5b4c462816f