Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2418 E. 2026/1225 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2418
Karar No
2026/1225
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2418

KARAR NO:2026/1225

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/09/2022

NUMARASI:2021/421 Esas 2022/524 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili tarafından, dava dışı sigortalı .... A.Ş/ye ait emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı ... Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, dava dışı sigortalı ... tarafından Çin'den ithal edilen oto yedek parçalarının 10.06.2020 tarih, ... no.lu konşimento ile taşınmak üzere ... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, emtianın tahliyesi esnasında ... no.lu konteyner muhteviyatı emtianın, konteynerlerdeki deliklerden su girmesi sonucu ıslanarak hasarlandığının ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, navlun faturasının 1 no.lu davalı tarafından tanzim edildiğini ve tahsil edildiğini ve 1 no.lu davalının akdi taşıyan olduğunu, 2. No.lu davalının ise ... numaralı konşimentoyu tanzim ettiğini ve fiili taşıyan konumunda olduğunu , taşıyanın, TTK 1178 maddesi uyarınca sorumluluğunun söz konusu olduğunu, borçlular aleyhine, İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Hasar oluştuğu iddia edilen konteynerin gönderici sahasından Çin limanına taşınması işlemi ile varış limanından alıcının fabrikasına taşınması işinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, bu sebeple, öncelikli olarak davacı tarafın iddia edilen hasarın müvekkili şirketin taşıma sorumluluğu dahilindeki zaman müddetinde gerçekleştiğini ispatlaması gerektiğini, davacının ıslanma olayını, sigorta süresi içerisinde gerçekleştiğini TTK .1473 maddesi uyarınca ispat etmesi gerektiğini, iddia olunan hasar sebebiyle dava dışı sigortalı .. şirketinin zarara uğradığının kanıtlanması gerektiğini, müvekkili şirketin konteyner yetersizliğinden sorumlu olmadığını, hazırlanan ekspertiz raporunun, kanun ve usulü aykırı inceleme sonucunda hazırlandığını, müvekkili şirkete süresinde ve usulüne uygun hasar bildirimi yapılmadığını, hasarlanan yük miktarının şüpheli ve kesin olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, taraflar arasında faiz ile alakalı bir sözleşme bulunmadığını ve talep edilen faize, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına itirazları olduğunu, davanın fiili taşıyana ihbar edilmesi taleplerinin olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir.Dava dışı sigortalı tarafından satın alınan emtianın ... Limanı'ndan ... "..." gemisi ile ... Limanı'na sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı ... poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde konteyner tavanındaki delik nedeniyle emtiaların ıslanmış ve büyük bir kısmının hasar görmüş olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de yerleşim yeri Türkiye olan davalı ... Şirketi yönünden ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı, yine davalı ... e İzafeten açılan dava yönünden ise; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Konişmentonun fiili taşıyanın yabancı acentesi tarafından düzenlenmiş ise de Türk acente navlun faturasını düzenleyerek taşımaya aracılık etmiş olup yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Taşımaya ilişkin düzenlenen ... sayılı konişmento .... adına düzenlendiği, 27.07.2020 Tarihli Navlun Faturasının ise davalı ... tarafından düzenlendiği, buna göre davalıların akdi taşıyan konumunda olup pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu mal faturasına göre emtianın FOB teslim şartı ile satıldığı görülmektedir. Bu satış türüne göre emtia gemi küpeştesini geçtikten sonra her türlü risk alıcıdadır. Dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda dava dışı.... A.Ş tarafından Çin'de faaliyet gösteren tedarikçi ....'den satın almış olduğu 35.291 USD ve 1.532,24 Euro tutarında oto yedek parçaları emtiasının tüm bedelinin tedarikçiye ödendiğinin belirtildiği, buna göre dava dışı alıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 1472. maddesi gereğince halefiyete istinaden aktif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 05/08/2020 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, icra takibinin 11/12/2020 tarihinde, hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı görülmüştür.Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yükün 05/08/2020 tarihinde teslim edildiği, süresi içerisinde hasar ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından taşıyıcı lehine doğan karinenin aksini ispat yükü davacı taraftadır. Ekspertiz raporunda, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu, "yükleme fotoğrafları incelendiğinde (Ek-10), konteyner tavanında, kapıya yakın sol hatta (teslimde ıslaklığın yoğun görüldüğü kolilerin yerleşimi ile uyumlu) bir delik göze çarpmakta olup, buradan yükleme esnasında bu deliğin mevcut olduğu, delik/hasarlı konteyner içerisine dolum yapan yükleyicinin de müteselsilen oluşan hasardan sorumluluğu bulunduğu belirtilmiş, bilirkişi raporunda ise hasarın denizyolu ile taşıma aşamasında mı yoksa deniz aşamasını takip eden davalının sorumluluk süresi dışında bekleme ve/veya kalan kara taşımasında mı meydana geldiğinin belli olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu konşimento ve navlun faturası incelendiğinde, ayrıca bir nihai teslim yerinin belirtilmediği, kara taşımasını üstlenmedikleri, taşıyanın deniz taşıması ile sorumlu olduğu, konteynerin tahliyesiyle sorumluluğunun sona erdiği anlaşılmaktadır.Dava konusu konteynerin, limanda tahliye edilmesi sırasında hasarlı olduğunu gösteren konteyner el değiştirme ve hasar tespit tutanağının bulunmadığı, yine ıslanma hasarının deniz suyundan kaynaklı olduğunun tespitine yönelik gümüş nitrat testinin de yapılmamış olduğu, bu açıklamalara göre davacının hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğini uygun delillerle ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, kısa kararda sehven belirtilmemiş ise de yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmeyerek"gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konişmentoda hiçbir şekilde hasar kaydı olmamasından dolayı TTK m.1239 uyarınca emtianın, gemiye hasarsız ve eksiksiz yüklendiğinin kabulünün gerektiğini, davalının söz konusu emtiayı alıcıya eksiksiz ve hasarsız bir şekilde teslim etme yükümlülüğünün bulunduğunu, hangi aşamada gerçekleşirse gerçekleşsin hasar, konteynerdeki delik sebebiyle meydana geldiğinden davalıların zarardan sorumlu olduğunu, dava konusu emtianın, 1 no'lu davalının akdi taşıyan sıfatıyla sorumlu olmasından bahisle ... numaralı konşimento tahtında gemiye hasarsız şekilde yüklendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasar, konteynerdeki delik sebebiyle meydana geldiğine göre konteynerin hangi aşamada delindiğinin bir önemi olmaksızın zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu, hasar ve nedeninin danıştay kararı gereğince delil niteliğini haiz, tarafsız ve bağımsız olarak hazırlanan hukuken geçerli belge olarak nitelendirilen ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde dahi dosyanın, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, arabuluculuk kanununun 18/a-14 bendi uyarınca ödenen 1.320,00.-tl arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacıdan tahsiline karar verilmesinin anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ve hak arama özgürlüğünün bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkının açıkça ihlali olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacı tarafından ... poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1178. maddesine göre; taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olup taşıyan, eşyanın ziyaı veya hasarından veya geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.TTK'nın 1185/1 uyarınca; ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şart olup, ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Eşyanın ziya veya hasarı süresinde bildirilmediği takdirde, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Ancak bu karinelerin aksinin ispatı mümkündür.Davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... poliçe numaralı nakliyat abonman sigorta poliçesi ile teminat altına alınan oto yedek parçası cinsi emtianın dava dışı sigortalı...A.Ş. tarafından Çin'de yerleşik dava dışı şirketten satın alındığı, emtianın konteynerle ... Limanı'nda 10.06.2020 tarihinde ... isimli gemiye yüklendiği, geminin ... getirildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen ... sayılı konişmento .... adına düzenlendiği, 27.07.2020 tarihli navlun faturasının ise davalı ... tarafından düzenlendiği, buna göre davalıların akdi taşıyan olduğu, emtianın FOB teslim şartı ile satıldığı, bu teslim şekline göre emtianın gemiye yüklenmesi ile hasara katlanma yükümlülüğü alıcıya geçeceğinden eşya üzerinde sigortalanabilir menfaate alıcının sahip olduğu, yükün 05/08/2020 tarihinde teslim edildiği, süresi içerisinde hasar ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından taşıyıcı lehine doğan karinenin aksini ispat yükü davacı taraftadır. Ekspertiz raporunda, taşıyanın hasardan sorumlu olduğu, "yükleme fotoğrafları incelendiğinde, konteyner tavanında, kapıya yakın sol hatta (teslimde ıslaklığın yoğun görüldüğü kolilerin yerleşimi ile uyumlu) bir delik göze çarpmakta olup, buradan yükleme esnasında bu deliğin mevcut olduğu belirtilmiş, bilirkişi raporunda ise hasarın denizyolu ile taşıma aşamasında mı yoksa deniz aşamasını takip eden davalının sorumluluk süresi dışında bekleme ve/veya kalan kara taşımasında mı meydana geldiğinin belli olmadığı belirtilmiştir.22.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda; yükleme fotoğraflarının incelenmesinde; konteyner tavanında kapıya yakın sol hatta bir delik mevcut olduğu,bu deliğin yükleme esnasında mevcut olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise; hasarın denizyolu ile taşıma aşamasında mı yoksa deniz aşamasını takip eden davalının sorumluluk süresi dışında bekleme ve/veya kalan kara taşımasında mı meydana geldiğinin belli olmadığı belirtilmiştir.Dava konusu konşimento ve navlun faturası incelendiğinde, ayrıca bir nihai teslim yerinin belirtilmediği,kara taşımasını üstlenmedikleri, taşıyanın deniz taşıması ile sorumlu olduğu, konteynerin tahliyesiyle sorumluluğunun sona erdiği anlaşılmaktadır.Dava konusu konteynerin, limanda tahliye edilmesi sırasında hasarlı olduğunu gösteren konteyner el değiştirme ve hasar tespit tutanağının bulunmadığı,yine ıslanma hasarının deniz suyundan kaynaklı olduğunun tespitine yönelik gümüş nitrat testinin negatif sonuç verdiği, tatlı su olduğu, tespit edilmiştir.Uyuşmazlık, emtiadaki hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği, deniz taşıması üstlenen davalıların emtiadaki hasardan sorumlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Fotoğraflar ve evraklar üzerinden 22/10/2020 tarihli eksper incelemesi yapılmış olup, hasarın daha öncesinde tespitine ilişkin bir tutanak tutulmamıştır. Bu durumda sigortalı tarafından taşıyıcıya süresinde hasar ihbarı yapılmadığından TTK'nın 1185. maddesinde düzenlenen hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir nedenden ötürü kaynaklandığına dair taşıyıcının lehine karine oluşmuştur. Ancak hasarın taşıma sırasında, taşıyanın sorumlu olduğu bir nedenden ötürü meydana geldiğinin ispatına engel bulunmamakta, bu husustaki ispat yükü karinenin aksini iddia eden davacının üzerindedir. Taşımanın hiç bir aşamasında konteyner el değiştirme ve hasar tutanağı düzenlenmemiştir. Emtianın gemiden tahliyesi sırasında herhangi bir hasar tutanağı tutulmamıştır. Dava dosyasındaki belgelere göre hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilememiştir. Fiili taşıyan tarafından düzenlenen asıl konşimentoda limandan limana taşıma üstlenilmiş, Ancak, davalıların kara taşımasını üstlendiklerine dair dosyada bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda hasarın deniz taşıma sürecinde olabileceği gibi öncesinde veya taşıma sonrası da olabileceği, hasarın neden ibaret olduğunun taşımanın hiç bir evresinde incelenip bir tutanağa bağlanmadığı anlaşılmakla davacı tarafça karinenin aksinin yasal delillerle ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Taşımaya esas konşimentoda bulunan "...., ..., ...." kaydı, emtianın konteyner içerisine bizzat yükleten firma tarafından istif edilmiş, yüklenmiş, sayılmış vc sonrasında konteyner kapılarının mühürlenmiş olduğunu ifade etmektedir. Taşıma konusu konteynerin yüke veya taşımaya elverişliğine yönelik bir delil ve kayıt bulunmadığı gibi, konteyner dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının deniz yolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair gerek yükleme veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağı bulunmadığı, bu nedenle yükteki hasarın konteynerin elverişsizliğinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.Konşimentoda bulunan "shipper loaded, counted, sealed" kaydı gereği emtianın konteynere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve kapıların mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleyici tarafından gerçekleştirildiği sabittir. Emtianın mühürlü konteyner içerisinde taşıyana teslim edildiği sabit olup, taşıyanın mühürlü konteyneri açarak kontrol etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. TTK'nın 1182. maddesine göre de yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmallerinden meydana gelen zarardan taşıyıcı sorumlu tutulamaz. Dolayısıyla dava konusu taşımada yüklemenin dava dışı firma tarafından yapıldığı ve mühürlü olarak teslim aldığı konteyner içeriğini kontrol etme yükümlülüğü bulunmayan taşıyıcıların, hasarın oluşumunda kusurunun bulunmadığı anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi 14. fıkrası;''Uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.'' HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; ''Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.'' Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, arabuluculuk giderlerinin davacı yana yüklenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2418, K. 2026/1225, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2418-e-2026-1225-k-df2b1844c405