Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2050 E. 2026/2543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2050
- Karar No
- 2026/2543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/859 E., 2025/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/87 E., 2022/505 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıların...Kulübü Derneğinin yönetim kurulu üyesi olduklarını, ... Kulübü Derneğinin 23.06.2019 tarihli Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısında alınan, ''Yönetim Kurulunun ibra edilmemesine'' ilişkin Genel Kurul kararının iptaline karar verilmesi ve Yönetim Kurulunca daha önce alınmış olan ''Yönetim Kurulu kararının geçerliliğine/iptaline genel kurulun karar vermesine ilişkin'' genel kurul kararının yok hükmünde sayılmasına, ancak bu karara ilişkin Mahkeme, yok hükmünde olduğunun aksi kanaatinde ise kararın her halükarda iptaline karar verilerek, müvekkillerinin aleyhine alınan genel kurul tüm kararların her halükarda iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına konu ettiği bu hususta alınmış olan genel kurul kararının iptalini gerektirir yasal bir sebep bulunmadığını, 23.06.2019 tarihinde yapılmış olan genel kurul toplantısında, gerek usulü açıdan gerek ise alınan kararlar açısından herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, genel kurulun, tüzük ve kanunda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde toplanarak yine bu usul ve esaslara uygun olarak genel kurulun iradesi doğrultusunda kararlar alındığını, davacı tarafın "yönetim ve denetim kurulunun bir bütün olarak ibrası için oylama yapılması gerekir" yönündeki iddiasını kabulünün mümkün olmadığını, davacıların derneğin eski yönetim kurulu üyeleri olduklarını, dava tarihi itibarıyla yönetim kurulunu temsil ve ilzama yetkili olmadıklarını, bu nedenle yönetim kurulunun ibra edilmemesi hususuna ilişkin aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, yönetim kurulunun ibrasının usule uygun düzenlenmiş genel kurulu gündemi dahilinde oylandığını ve oy birliğiyle yönetim kurulunun ibra edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Denetim kurulu ibra edilmişken, yönetim kurulunun ibra edilmemesi yolunda alınan karar, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Bu sebeple, yönetim kurulunun ibra edilmemesi yolundaki genel kurulda alınan bu kararın iptalinin gerektiği, 23.06.2019 tarihli Genel Kurulda, 2018/137 sayılı Yönetim Kurulu kararı 2 numaralı bendi, 2019/53 sayılı Yönetim Kurulu kararı 1-3- ... numaralı bentleri, 2019/55 sayılı Yönetim Kurulu kararı, 2019/56 sayılı Yönetim Kurulu kararı, 2019/57 sayılı Yönetim Kurulu Kararının geçerliliğine/iptaline genel kurulun karar vermesi yolunda alınan karar, münhasıran yönetim kuruluna verilmiş yetkinin, genel kurul tarafından kullanılması anlamına geleceğinden yok hükmünde olduğu, davacıların da yönetim kurulunda olduğu dönemde yapılan işlemlerin derneği zararlandırıcı işlem olmadığı, bu nedenle de yönetim kurulundan çıkarılmasına yönelik haklı gerekçe teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı ... Derneğinin 23.06.2019 tarihli "Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısında" alınan ve 8 numaralı bentte belirtilen "yönetim kurulunun ibra edilmemesine" ilişkin alınan kararının iptaline; 7 numaralı bentte belirtilen "yönetim kurulu kararının geçerliliğine/iptaline Genel Kurulun karar vermesine ilişkin" alınan Genel Kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davadaki bu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 23.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ...'ın davalı kulüpten 24.503.855,46 TL alacaklı olduğu, şirketin ticari defter kayıtlarına göre genel kurul tarihi olan 23.06.2019 tarihi itibarıyla davalı kulübün elde ettiği kazançları öncelikle devlet/kamu borçlarını ödemek için kullanması gerektiği, hal böyleyken ... Mahallesindeki gayrimenkul satışlarından dolayı davalı kulübün zararının olmadığı fakat elde edilen kazancın ...’ın alacağından mahsup edilmek suretiyle kulübün Devlete/kamuya olan borçlarını ödemekten mahrum kalması nedeniyle kulübü zararlandırıcı işlem olduğu, 23.06.2019 tarihi itibarıyla ...Fabrikalarından 71.790,02 TL günün dolar kuruyla 71.290,02/5.81=12.270,22 USD alacağının bulunduğu ve ...’ın alacağından mahsup edilmemesine rağmen temlik kararı ileride ...’ın hesabından mahsup edilmesi halinde kulübü zararlandırıcı işlem olduğu, 23.06.2019 tarihi itibarıyla ...dan 658.318,80 TL günün EURO kuruyla 658.318,00/6.56=100.353,48 EURO alacağının bulunduğu ve ...’ın alacağından mahsup edilmemesine rağmen temlik kararı ileride ...’ın hesabından mahsup edilmesi halinde kulübü zararlandırıcı işlem olduğu, 23.06.2019 tarihi itibarıyla ...Club Ltd.’den 1.547.188,68 TL günün EURO kuruyla 1.547.188,68/6.56=235.851,93 EURO alacağının bulunduğu ve ...’ın alacağından mahsup edilmemesine rağmen temlik kararı ileride ...’ın hesabından mahsup edilmesi halinde kulübü zararlandırıcı işlem olduğu sonucuna varıldığı bu durumda yönetim kurulunun ibra edilmemesinin haklı gerekçelerinin bulunduğu, Öte yandan genel kurulun derneğin en yetkili kurumu olduğu, yönetim kurulunun yetkilerini kısıtlama veya genişletme hakkına sahip bulunduğu gözetildiğinde 7 numaralı bentte belirtilen "yönetim kurulu kararının geçerliliğine/iptaline Genel Kurulun karar vermesine ilişkin" alınan Genel Kurul kararının geçerli olduğu sonucuna varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına dayanak olarak bilirkişi raporunun yorumu yoluna gidildiğini, ancak dosya kapsamı, bilimsel veriler ve hukuki gerekçelerin adeta yok sayıldığını, bilirkişilerce raporda işlemlerin zararlandırıcı işlem olduğuna dair hiçbir hukuki dayanak, bilimsel veri belirtilmediği gibi, elle tutulur herhangi bir gerekçeye de yer verilemediğini, dernek yöneticilerinin derneğin elde ettiği kazançları, "öncelikle Devlet/kamu borçlarını ödemek için kullanması gerektiğine" ilişkin hiçbir sorumluluğu veyahut yükümlülüğü hukukumuzda düzenlenmediğini, müvekkilleri ve diğer tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetlere istinaden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan başlatılan soruşturmalar sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca; 28.01.2020 tarihli 2019/105321 Sor. 2020/6133 Karar numaralı ve 21.02.2020 tarihli 2019/102069 Sor. 2020/12281 Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilerek, müvekkilleri ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararların kesinleştiğini, spor kulüplerinde esas olan husus mali husus olup, mali yönden kusurlu olmayan yönetim kurulunun ibra edilmemesi hukuka açıkça aykırı olduğunu, bu kapsamda, müvekkillerinin de içerisinde olduğu yönetim kurulunca alacakların temliğine ilişkin kararların tamamen hukuka uygun ve hukuken geçerli işlemler niteliğinde olduğu ve kulübü zararlandırıcı işlemler olmadığını, kararın, eksik inceleme ile ve hukuka aykırı olarak ve dayanaktan yoksun olarak verildiğini ileri sürerek açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, dernek genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 1. Yönetim Kurulunun ibra edilmemesi yönünden yapılan değerlendirmede; Bilindiği üzere; tüzel kişiler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) birinci kitabı olan Kişiler Hukukunun, ikinci kısmında üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Burada dernekler; ikinci bölüm olarak 4721 sayılı Kanun'un 56 ilâ 100. maddeleri arasında hüküm altına alınmış olup, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmıştır. Derneğin zorunlu organları 4721 sayılı Kanun'un 72. maddesinde “genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu” olarak açıklanmıştır. Derneklerin; zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabileceği hüküm altına alınmış da olsa, bu organlara, zorunlu organların görev, yetki ve sorumluluklarının devredilemeyeceği belirtilmiştir. Genel kurul, derneğin en yetkili karar organı olup; derneğe kayıtlı üyelerden oluşur (4721 sayılı Kanun m. 73). Genel kurulun “olağan ve olağanüstü” olmak üzere iki tür toplantısı bulunmaktadır. Olağan toplantı, tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır ve ayrıca olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur (4721 sayılı Kanun m. 74). Olağanüstü genel kurul toplantıları ise, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağırılması suretiyle gerçekleşir. Yönetim kurulu, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmazsa, dernek üyelerinden birinin başvurusu üzerine, sulh hâkimi, üç üyeyi genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmakla görevlendirir (4721 sayılı Kanun m. 75). 4721 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile dernek genel kurulunun görev ve yetkileri düzenleme konusu yapılmış, buna göre; “Genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür. Genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir” hükmü düzenleme altına alınmıştır. Bir derneğin suç sayılan eylemler nedeniyle feshine karar verilebilmesi için o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen birden çok eylemin varlığı ile saptanması halinde mümkündür. Ancak o taktirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp, dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Öte yandan tüzel kişi olan dernekler ancak yönetim organlarında görev alan gerçek kişilerin eylemlerinden dolayı sorumlu tutulabilirler. İptali istenilen genel kurulun yapıldığı 23.06.2019 ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasına göre (Mülga:22.04.2022-7405/58 md.); derneklerden spor faaliyetlerine yönelik olanların spor kulübü adını alacağı belirtildikten sonra ikinci fıkrada da; spor kulüplerinin organları, bu organların görev ve yetkileri bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu kanuna göre çıkartılan Dernekler Yönetmeliğinin 15. maddesinin altıncı fıkrasına göre; toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar bir tutanağa yazılır ve Divan başkanı ile yazmanlar tarafından birlikte imzalanır. Öte yandan dava konusu genel kurul tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan davalı ... Tüzüğünün Yönetim Kurulu 29 ve devamı maddelerinde, Denetim Kurulu ise 31 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, 31. maddeye göre, Denetim Kurulu, ...'un tüzükte gösterilen amaç ve amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, defter, hesap ve kayıtların mevzuata uygun tutulup tutulmadığını denetleyen kurul olarak tanımlandığı, Genel Kurul Yetkileri arasında m. 22/c bendinde "...'un ve bağlı tüzelkişilikler ile bağlı şirketlerin mali hesaplarını görüşmek ve bu konuda karar vermek", 22/d bendinde "Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu faaliyetlerinin ibrası hakkında karar vermek” düzenlemesinin yanında "İbra Oylaması ve Sonuçları" başlıklı 28. maddesine göre ise seçimli genel kurullarda organların seçimine ilişkin oylama geçilmeden önce, mevcut yönetim döneminin idari ve mali açıdan bir bütün olarak ibrası için oylama yapılacağı, Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin kendileri hakkında yapılan ibra oylamasına katılamayacakları düzenlenmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; 23.06.2019 tarihli olağanüstü seçimli genel kurul toplantısı yapıldığı, toplantı ve karar yeter sayısının bulunduğu, gündemin 8. maddesinde Yönetim Kurulunun ibrasının, 9. maddesinde ise Denetleme Kurulunun ibrasının oylandığı, buna göre Yönetim Kurulunun oy birliğiyle ibra edilmediği, Denetleme Kurulunun ise oy birliğiyle ibra edildiği, davacılar ...ve ...in ibra edilmeyen Yönetim Kurulu üyesi oldukları anlaşılmıştır. İbrasına karar verilen Denetim Kurulu'na ait 23.06.2019 tarihli olağanüstü seçimli genel kurul toplantısı öncesi düzenlenen denetim raporu dosya kapsamında bulunmadığından ibra/ibra edilmeme yönünden iş bu raporun değerlendirilmediği, ayrıca Dairemizin 2024/2443 Esas sayılı dosyası üzerinden aynı gün incelenen dava dosyasında ise incelemeye konu dosya davacıları Yönetim Kurulu üyesi olan ... ve ... ile birlikte aynı yönetimin Yönetim Kurulu Başkanı olan ... tarafından incelemeye konu dava da olduğu gibi "... Kulübü Derneğinin 23/06/2019 tarihli "Olağanüstü Seçimi Genel Kurul Toplantısında" alınan ve 8 numaralı bentte belirtilen yönetim kurulunun ibra edilmemesine ilişkin alınan Genel Kurul kararının iptalinin istenildiği, İlk Derece Mahkemesince (Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/536 Esas, 2020/568 Karar) davanın kabulüne karar verildiği, istinaf üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2023/16 Esas, 2023/242 Karar) davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre Denetim Kurulu ibra edilmişken, Yönetim Kurulunun ibra edilmemesi yolunda alınan kararın başta 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenmiş dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediği ve diğer yönleri ile değerlendirilebilmesi için ibra edilen Denetim Kurulu raporunun değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca aynı konuya dair açılmış başka bir dava da bulunduğu, karar verirken aynı konuya dair açılmış davada verilen kararın dikkate alınması, gerekirse her iki dava dosyasının birleştirilerek birlikte değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi, 2. "Yönetim Kurulu kararlarının geçerliliğine/iptaline Genel Kurulun karar vermesine ilişkin'' genel kurul kararının iptali talebi yönünden; Yukarıda (V.B.1) numaralı benttede açıklandığı üzere; 4721 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereği Genel kurul, derneğin en yetkili karar organı olup; derneğe kayıtlı üyelerden oluşur. 79. madde de ise Genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddeler görüşüleceği, ancak, toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 80. maddesi ile dernek genel kurulunun görev ve yetkileri düzenleme konusu yapılmış, buna göre; “Genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür. Genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir” hükmü düzenleme altına alınmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 23.06.2019 tarihli genel kurulda 7. gündem maddesi görüşülürken Tayfur Serdar Güllülü tarafından 421 Genel Kurul üyesi imzasının içerir önerge sunulduğu, önerge okunarak açık oylamada oy birliği ile kabul edildiğinin zapta geçtiği, ancak önerge kabul edilmesine rağmen tutanağa eklenen (Ek-11) önerge içeriğine dair bir görüşme ve oylama yapılmadığı, önerge içeriği okunduğunda ise beş (5) ayrı yönetim kurulu kararlarının geçerliliğine/iptaline Genel Kurulun karar vermesi adına gündeme eklenerek aylatılmasının istendiği tespit edilmiştir. Yönetim Kurulu kararlarına karşı dernek içi denetim yolu ile Genel Kurul'da itiraz edilebileceği (4721 sayılı Kanun m. 83/2), ve en yetkili karar organı olan Genel Kurulun bu konuda karar vermesinin mevzuat gereği olduğu, esasında bu konunun uyuşmazlık dışı olduğu aşikardır. Ancak yetki devri manasına gelecek şekilde yönetim kurulu kararlarının geçerli olup olmadığı yönünden genel kurula yetki verilmesi mevzuat ve dernek tüzüğü gereği mümkün değildir. Buna göre; iptali istenilen önerge ile gündeme eklenen 7. gündem maddesinin ikinci bendinde alınan karar yönetim kurulu kararlarına itiraz ve alınan kararların genel kurulda görüşülerek iptali/iptal isteminin reddi kararı olmadığı, kabul edilen önerge ile doğrudan geleceğe yönelik olarak Genel Kurula yönetim kurulunun daha önce almış olduğu kararların geçerliliği veya iptali yetkisi verilmiş olması karşısında iş bu talebin İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.