Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/795 E. 2026/1162 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/795
- Karar No
- 2026/1162
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/795 Esas
KARAR NO:2026/1162
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:09/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2026/62 Esas
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; "..." markası altında faaliyet gösteren müvekkili ile davalı arasında kurulan franchise sözleşmesinin 07/10/2024 tarihinde feshedilmesiyle hukuken sona erdiğini, ancak davalı taraf, sözleşme sona ermesine rağmen "... Muratpaşa/ANTALYA" adresindeki işletmesini müvekkilinin kurumsal kimliğinden arındırmadığını, aksine "..." ismi altında, müvekkilin yıllar süren emeği ve yatırımıyla oluşturduğu "..." konseptini birebir kopyalayarak faaliyetlerine devam ettirerek, tüketiciler nezdinde işletmenin hala müvekkili ile bağlantılı olduğu veya müvekkilin bir alt markası/şubesi olduğu yönünde yanlış bir algı yarattığını, davalının hukuka aykırı eylemlerinin tespiti amacıyla Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/52 D.İş sayılı dosyası üzerinden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, davalının gerçekleştirdiği ihlallerin şüpheye yer bırakmayacak şekilde somutlaştırdığını ileri sürerek, davalıların işletmesinde bulunan müvekkilin konseptiyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olan her türlü tabela, menü, Amerikan servis, personel kıyafeti ve diğer tüm sarf malzemelerine el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:İlk derece mahkemesince 09/04/2026 tarihli ara karar ile; tüm dosya kapsamı ve Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/52 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda "aleyhine tespit istenilen tarafın mağazasında davacı-tespit talebinde bulunan tarafın usulüne uygun olarak tescilli markalarının kullanılmadığı, bu çerçevede tescilli marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı" tespitleri doğrultusunda yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/52 D.İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi heyet raporunda, davalının müvekkili şirkete ait işletme konseptini, mimari tasarımını ve ürün sunum tekniklerini nasıl sistemli bir şekilde taklit ettiğini teknik verilerle ortaya konduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki teknik kanaatin, yerel mahkemece hiçbir hukuki gerekçe sunulmaksızın değerlendirme dışı bırakıldığını, marka tecavüzü odaklı ret gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemenin gerekçesinde, bilirkişi raporundaki "tescilli marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı" ifadesine dayanıldığını, ancak aynı raporun sayfalarca süren haksız rekabet tespitlerini karara esas almadığını, yerel mahkemenin, yaklaşık ispat koşulu oluşmamakla şeklinde soyut bir gerekçe ile talebi reddederken, dosyadaki bu devasa delil yığınını nasıl bertaraf ettiğini açıklamadığını, yerel mahkemenin yaklaşık ispatın oluşmadığı yönündeki kanaatinin, yerleşik Yargıtay içtihatları ve dosya gerçekleriyle tamamen çelişmekte olduğunu, davalının müvekkilin kurumsal kimliğini bütünüyle taklit eden faaliyetlerini sürdürmesinin, müvekkilinin marka değerini aşındırmakta ve piyasada ciddi bir bilgi kirliliği yaratarak tüketicileri yanılttığını, mahkemenin delilleri hatalı takdir ederek verdiği ret kararının, davalının haksız kazanç elde etmesine hukuk eliyle imkân tanınması anlamına geldiğini ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ticaret sicil unvan terkini, alan adı terkini ve tazminat talebine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 09/04/2026 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin davalı eylemlerini hem markaya tecavüzün ve hem de haksız rekabet olarak nitelendirerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının ticaret unvanının sicilden terkinini, alan adı terkinini talep ettiği dava dilekçesinde, ihtiyati tedbir olarak, "davalıların işletmesinde bulunan müvekkilin konseptiyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olan her türlü tabela, menü, Amerikan servis, personel kıyafeti ve diğer tüm sarf malzemelerine el konulmasına ve imhasına," karar verilmesini talep ettiği, delil tespit dosyasından alınan raporda marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı yönünde görüş bildirildiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince ilk derece mahkemesince haksız rekabet iddiası yönünden bir değerlendirme yapılmadıysa da, raporda marka hakkına tecavüz oluşturmadığı belirtilen davalı eylemlerine ilişkin, haksız rekabet hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının yargılamayı gerektirdiği, yargılama sırasında değişen delil durumuna göre yeniden tedbir talep edilebileceği, bu nedenlerle bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin sonuç itibariyle yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026