Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/783 E. 2026/969 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/783
- Karar No
- 2026/969
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/783 - 2026/969 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2026/783 KARAR NO : 2026/969
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2026 NUMARASI : 2024/134 Esas - 2026/115 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI : 1- ADRES : VEKİLLERİ : Av. ADRES :
DAVALI-KARŞI DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı - karşı davalı vekili; taraflar arasında 03.05.2016 tarihli “... İnşaat İşleri Yapım Sözleşmesi” akdedildiğini, Sözleşme konusu işin iki kademeden oluşan regülatör ve ...' in ikinci kademe hattının eksik inşaat işlerinin ikmali olduğunu, müvekkili şirketin proje kapsamında; regülatör ve tesisleri, iletim tüneli, tahliye yapısı, yükleme havuzu, basınçlı boru mesnetleri, santral binası, kuyruk suyu kanalı, kuyruk suyu dere taraması inşaatlarında eksik kalan kısımların tamamlanması işlerini üstlendiğini, davalı ile yapılan zeyilnamelerle iş artırımına gidildiğini, sözleşmeye göre işin bedeli, sözleşme ekinde yer alan birim fiyatlar çerçevesinde 5.500.000 ABD Doları olarak karara bağlandığını, söz konusu Sözleşmeye ek olarak 05/05/2016 tarihinde imzalanan protokolün 3.d.maddesinde motorin, patlayıcı madde, çimento, demir ve hasır çeliğin davalı işveren tarafından alınacağı ve Sözleşme ekinde yer alan Özel Teknik Şartnamenin 4.1. maddesinde “yapılacak işlere ait her çapta betonarme demirinin ve hasır çeliğin temini ve finansmanı işveren tarafından karşılanacaktır” 5.1. maddesinde de “iş ile ilgili tüm uygulamam projeleri işveren tarafından temin edilerek işe başlamadan önce yükleniciye sayısal ortamda teslim edilecektir” düzenlemesi olduğu halde motorin, çimento alımının tamamının ve demir ile hasır çeliğin büyük kısmının müvekkili tarafından alınarak hak edişlere ilave edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 30.12.2016 tarihli 1 nolu zeyilname ile işin bitim tarihinin 30.09.2017 tarihine, 20.07.2017 tarihli 3 nolu zeyilname ile işin tamamlanma tarihinin 31.12.2017 tarihine ötelendiğini, aynı zeyilnamenin 5. Maddesinde Sözleşmenin 3.7. maddesinin revize edilerek %15'i kazı tamamlandığında ve %35'i santral binası betonarme işleri çatı ve tavan vinci montajı tamamlandığında ve 31.12.2017 tarihine kadar işin tesliminde kalan %50 olmak üzere 600.000,00 TL sözleşme bedeline ilave prim ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak, davalının proje çizimlerini süresinde yapmadığını, kamulaştırma, orman izin ve su yapıları denetim hizmet sözleşmesi gereği sorumlulukları gibi sebeplerle zorunlu olan görevlerini ve proje değişikliklerini geciktirdiğini, projelerin kesinleşmesi için gerekli olan deney ve etütleri yapmadığını, bunun yanında davalıya ait olup işin yapımında kullanılmak üzere müvekkiline tahsisi edilen makine ve araçların önemli bir kısmının çalışamaz arızalı olarak teslim edildiğini, tamir-bakımları yapıldıktan sonra tutanakla teslim edileceği ifade edilmiş ise de bakımları yapılmadığından makinelerin tutanak ile teslim edilmediğini, davalının alması gereken çimento, demir, hasır çelik, motorin, dinamit gibi malzemelerin süresinde müvekkiline teslim edilmediğini, tüm bu olumsuzluklara rağmen müvekkilinin kendi taahhüdündeki işi %95 oranında tamamladığını, kalan iş oranının %5 olduğunu, 28/08/2017 tarihi itibariyle işin primi ile hak ediş alacaklarını ödememek maksadı ile gecikme ve işin gidişatı ile ilgili hiçbir yazılı sözlü ihtar yapılmaksızın davalı tarafça 28.08.2017 tarih ve 30978 yevmiye nolu noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, davalı işveren şirketin sözleşme hükümlerine uymayarak hak edişleri sözleşmede belirtilen sürelerde ödemediğini, mülkiyeti davalıya ait olup işin yapımında kullanılmak üzere müvekkil şirkete verilen makinelerin ve araçların bir kısmının arızalı olduğu için kullanılamadığından bedeli ödenmek suretiyle üçüncü kişilerden kiralandığını, sözleşmenin 3.2.1 maddesinde “iş bu sözleşme kapsamındaki işler için işveren tarafından yükleniciye işin toplam bedelinin %5'ine tekabül eden 275.000,00 ABD Doları tutarında avans ödemesi yapılacaktır” hükmüne göre ödenen 800.000 TL avansın davalıya iade edilmesine rağmen hak edişlerden kesinti yapılmaya devam edildiğini ve hakedişlerin tam olarak ödenmediğini, 15.09.2017 tarihinde her iki taraf temsilcilerinin huzurunda Sözleşme Eki-7 deki malzeme, demirbaş ve duran varlıklar, araç gereç, sarf malzemeleri, cihazlar, arazi, arsa ve binalar ile ambardaki malzemelerin miktarını ve durumunu gösteren liste yapılarak imza altına alınmasına rağmen Müvekkil şirket tarafından sözleşme gereği iş artışları kapsamında yapılan işlerin ve diğer işlerin ölçümlerinin davalı tarafın tespite yanaşmaması nedeni ile yapılamadığını, Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/3 D. İş dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, yapılan tespit üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda ise; mekanik açıdan toplam 3787,12 metre iletim hattı ve yanı sıra diğer mekanik işlerin yapılarak Müvekkil Şirketin YF-1 Mekanik montaj işçiliğinin 87.540,00 TL ve YF2 Mekanik montaj işçiliğinin 21.113,78 TL, tamamlanan inşaat imalatları bedelinin 7.619.653,84 TL, şantiyede bırakılan malzeme tutarının 549.963,24 TL olmak üzere toplam 8.278.270,86 TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan 05/05/2016 tarihli protokolün 3.b maddesi ile sözleşme ekinde yer alan Özel Teknik Şartnamenin 4.1. ve 5.1 maddesinde yapılacak işlere ait her çaptaki betonarme demirinin ve hasır çeliğin temini ve finansmanın yükleniciye davalı işveren tarafından karşılanması, işle ilgili tüm uygulama projelerinin işveren tarafından temin edilerek işe başlamadan önce yükleniciye sayısal ortamda teslim edilmesi kararlaştırıldığı halde davalı şirketin bu sorumlulukları yerine getirilmediğinden imalatın tutarından temin edilmek zorunda kalındığını, davalı şirketin sorumluluğunda bulunan çimento, demir ve hasır çeliğin toplam tutarının ise 1.980.963,50 TL olduğunu, davalı tarafından hazırlanması gereken uygulama projeleri için gerekli olan rezistivite deneyi, santral bölgesi sondajı ve sondaj raporu hazırlanması işlerinin toplam tutarının da 31.900,00 TL, taraflar arasında imzalı bulunan sözleşme kapsamında olmadığı halde Müvekkiline yaptırdığı ve tutanağa bağlanan sözleşme dışı işlerin toplam tutarının ise 651.747,25 TL olmak üzere Müvekkili tarafından davalı şirkete yapılan tüm işlerin toplam tutarının 10.942.881,61 TL sonuca ulaşıldığını, anlatılan tespitlere ve rakamlara uygun olarak Müvekkil şirket tarafından hazırlanan 10(kesin) nolu hak edişin Proje Müdürü ve dava konusu yapım işinde sorumlu olan davalı şirketin temsilcisine (...) gönderildiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığını ancak Müvekkiline de herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun yanında Müvekkil şirketin davalıdan 1.972.788,71 TL ödenmeyen hak ediş, 549.963,24TL malzeme ve konkasör maliyetleri ve 600.000,00 TL erken bitirme primi, 290.483,56 TL makine tamirleri ile ilgili ilave masraflarından dolayı alacağı olmak üzere toplam 3.413.235,71 TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalı tarafların ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi talep ettiklerini ileri sürerek, müvekkili ile davalı taraf arasında imzalanan Erzurum İli Oltu İlçesi sınırları içinde bulunan ... İnşaat İşleri Yapım Sözleşmesinden doğan ( hak ediş, malzeme, pirim, masraf vb.) alacakları ile sözleşmenin davalı tarafça tek yanlı olarak feshi nedeni ile uğranılan zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de istemini, hak ediş alacağı yönünden 2.225.525,63 TL'ye erken ödeme primi alacağının 569.052,42 TL'ye, sahada kalan malzeme ve kiralık makine bedeli alacağını 634.212,52 TL'ye olmak üzere toplamda 3.428.790,57 TL'ye yükseltmiş ayrıca 24/09/2017 olduğu ifade edilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı - karşı davacı vekili; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili ile davacı arasında...çayları üzerinde inşaat çalışmaları devam eden iki kademede oluşan ...... Projesinde Il. Kademe hattın “ regülatör ve tesisleri, iletim kanalı, İletim tüneli, tahliye yapısı, yükleme havuzu, basınçlı boru mesnetleri, santral binası, kuyruk suyu dere taraması” inşaatlarında eksik kalan kısımları tamamlanması işleri için 03.05.2016 tarihli “... İnşaat İşleri Yapım Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşmenin 4.1. maddesinde yüklenicinin sözleşme kapsamındaki işleri 31.01.2017 tarihine kadar tamamlayarak işverene teslim edileceğinin belirtildiğini, ancak Müvekkilinin tüm iyi niyetli çabalarına, her türlü desteğine ve yapılan tüm bildirimlere rağmen davacının işi öngörülen sürede bitiremeyeceği anlaşıldığından işin bitim tarihi 30.12.2016 tarihli zeyilname ile 30.09.2017, 20.07.2017 tarihli zeyilname ile de 31.12.2017 olarak değiştirildiğini, taraflar arasında hazırlanan 05.05.2016 tarihli protokolün 3.d maddesi gereğince ... II şantiyesinde kurulu bulunan Müvekkiline ait idari bina, yatakhane, yemekhane vb. Şantiye tesislerinin makine ve ekipman ve tüm malzemeleriyle kullanım için teslim tesellüm tutanağı ile birlikte davacıya teslim edildiğini, teslimi gerçekleşen makine-ekipman parkı ve şantiyedeki diğer sarf malzemelerinin kullanıma bağlı bakım, onarım ve benzeri ilgili bütün maliyetlerinin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, ayrıca aynı madde kapsamında ilave tesis, makine ve ekipmanların davacı tarafından tedarik edileceği, bu nedenle ilave bir maliyet talep edilmeyeceğini, bu konudaki davacı tarafından imzalanan belgeye rağmen teslimin yapılmadığı yönündeki davacı beyanının kötü niyet göstergesi olduğunu, sözleşmenin 9. maddesinde yüklenicinin belirtilen süre içinde işe başlamaması üstlenilen işin yapımında gecikme ve duraklama olması veya süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşılması halinde ihtara ve ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek olmaksızın işverenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin belirtildiğini, Müvekkil şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak ifa ettiğini, davacının aksi beyanlarının soyut iddialardan ibaret olduğunu, buna rağmen davacının işi sözleşme süresi içinde bitiremeyeceğinin ve ek süre verilmesinin de fayda etmeyeceğinin anlaşılması ile sözleşme Ankara 63. Noterliğinin 28.08.2017 tarih ve 30978 sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini, fesih tutanağı için davacının şantiyede hazır bulunması aksi takdirde tespitin yokluğunda yapılacağının bildirildiğini, yapılan bildirime rağmen verilen süre içinde davacının tespit için şantiyeye gelmediğini, davacı tarafın fesih bildiriminden sonra tek taraflı olarak düzenlediği hak ediş ve buna bağlı olarak düzenlediği faturayı gerçek dışı beyanlar içeren Ankara 37. Noterliğinin 12.092.017 tarih ve 23527 sayılı ihtarnamesinin ekinde göndermiş olduğu taraflarınca asla kabulü mümkün olmayan ihtarname içeriği ve ekinde gönderilen hak ediş evrakı ve faturanın yasal süre içinde Ankara 63. Noterliğinin 20.09.2017 tarih ve 33264 sayılı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davacı tarafın Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017 D.İş sayılı dosyası ile yokluklarında yapılan keşif sonucu pek çok hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, söz konusu raporda; belirtilen imalat miktarlarının sözleşme gereği kesinleşmiş imalat miktarları olmadığını, sözleşme 3.4. maddesinde kesin hesap ödemesinin tanımlandığını, kesin hakediş için bir komisyon kurulması gerektiğini, komisyon tarafından mutabakatla belirlenen imalat miktarlarının kesin hesap değeri olarak kabul edilebileceğini, oysa taşeron ( davacı) tarafından sunulan hak ediş miktarlarının kesin hesap değerleri olmayıp hatalı ve mükerrer imalat değerlerini içerdiğini, raporda sunulan imolatlarla ilgili kalite kontrol belgelerinin işverene sunulmadığını, yapılan işlerde kalite kontrol ve ölçüm raporlarının mutlaka sunulması gerektiğini, aksi durumda yapılan işlerde kalite yönünden eksiklik, kusur ve imalat ayıplarının düzeltilmesi için yapılacak iyileştirme bedellerinin taşeron hak edişinden kesilmesi gerekeceğini, raporda belirtilen imalatlarda kullanılmış olan betonlar için düzenlenen onaylı karışım dizaynlarının iş sahibine sunulması gerektiğini, demir imalatlarıyla ilgili laboratuvar numune test sonuçlarının ve demir çekme test ve sonuçlarının sunulması gerektiğini, kazılarla ilgili olarak; asılsız ve yersiz taleplerde bulunulduğunu, Müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan işlerin bedelinin fazlasıyla ödendiğini, bu nedenle davacının Müvekkili şirketten dava konusu sözleşmeden kaynaklı hiçbir hak ve alacağının olmadığı gibi Müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir Davalı- Karşı Davacı vekili; karşı davasında, Borçlar Kanununun 471 inci maddesi uyarınca yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğunu, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki basiretli bir yüklenicinin göstermesi geren mesleki ve teknik kurallara uygun davranışının esas alındığını, yüklenicinin özen borcu kapsamında, yapım sözleşmesinin uzman tarafı olan yüklenicinin yüklendiği işleri özenle, sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yapmak zorunda olduğu halde sözleşmenin başından itibaren sözleşmeye aykırı davranışlar sergilediğini, her türlü uyarıya ve iyi niyetli yaklaşımlarına karşın sözleşmeyi gereği gibi ifa etmediğini, zamanında da bitiremeyeceği anlaşıldığından tek taraflı olarak Müvekkilince sözleşmenin feshedildiğini, davacı - karşı davalı tarafın yasaya, sözleşmeye, teknik şartnamesine, fen ve sanat kurallarına aykırı davrandığını, işin devamı sırasında özen borcuna uygun hareket etmeyip basiretli bir tacir gibi davranmayan yüklenicinin iyi niyetli olmayan davranışlarla Müvekkili şirkete birçok güçlükler yaşattığını, Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2 D.İş sayılı dosyasına istinaden yaptırılan tespitte davacı tarafından yapılan ayıplı, kusurlu imalatların bedelinin 385.089,91 TL olarak belirlendiğini ancak davacı/karşı davalı tarafın ayıplı yaptığı işleri bedelinin tespit edilen bu rakamın çok üstünde olduğundan söz konusu raporun aleyhe olan kısımlarına itiraz ettiklerini, davacı - karşı davalı tarafa yaptığı işin karşılığının çok üzerinde 9.190.095,12 TL ödeme yapıldığını, sayın mahkemece ticari defter ve kayıtlar üzerinde gerekli inceleme yaptırılması hainde fazla ödeme yapıldığının anlaşılacağını, işin başında tutanakla Davacı/karşı davalıya teslim edilen malzemelerin amacına uygun şekilde kullanılmadığı bakımları zamanında yapılmadığı için çoğunun çalışmaz ve işlevini göremeyecek halde bırakıldığını, bu şekilde bırakılan makine ve ekipmanların tespiti için Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyasına istinaden tespit yaptırıldığını, buna göre Müvekkil şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı karşı davacı iş sahibi 10.000,00 TL'lik alacak istemine ilişkin yapmış olduğu 12/03/2021 tarihli açıklayıcı yazılı beyanında arızalı makinelerin tamir gideri için 2.000,00 TL, fazladan ödenen bedele ilişkin 8.000,00 TL talepte bulunduğunu belirtmiş, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı - karşı davalı vekili; müvekkili şirketin edimini ifa ettiği şekli ile davalı karşı davacı iş sahibine borçlu değil alacaklı olduğunu savunarak, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Kaldırma kararına konu belgelerin temini hususunda DSİ Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü'ne, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'ne, Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu'na, DSİ Genel Müdürlüğü Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış, Davacı karşı davalı tarafça, BAM 31. Hukuk Dairesi'nce verilen ilamda açıklandığı üzere menfi zararın dayanakları ve istek kalemlerine ilişkin mahkememizce verilen süreye rağmen açıklama yapılmamış ve dayanak belge sunulmamış, özellikle başlangıçta kısmi olarak 100.000,00 TL değer üzerinden açılan davada değer ile ilgili yapılan kuruşlandırmada 64.907,00 TL'sinin KDV dahil hakediş alacağı, 16.596,00 TL'sinin erken ödeme primi, 18.497,00 TL'nin sahada bırakılan malzeme ve kiralı makine bedeli olarak belirtilmiş, Davacı vekili 02/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini, hakediş alacağı yönünden 2.225.525,63 TL'ye, erken ödeme primi alacağını 569.052,42 TL'ye, sahada kalan malzeme ve kiralık makine bedeli alacağını 634.212,52 TL'ye olmak üzere toplamda 3.428.790,57 TL'ye yükseltmiştir. Gerek dava dilekçesindeki başlangıçta kısmi olarak açılan davada gösterilen değer olan 100.000,00 TL'nin davacı tarafça yapılan açılımı gerekse toplamda 3.428.790,57 TL olarak ıslah ile yükseltilen alacak tutarının açılımı değerlendirildiğinde ve özellikle davacıya menfi tespit istek kalemleri ile ilgili açıklama yapılması istenildiğinde açıklama yapmadığı dikkate alındığında, mevcut davada sözleşmenin feshi nedeniyle davacının menfi zarar ile ilgili tazminat talebi olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı karşı davacı... A.Ş. vekilince 07/01/2026 tarihli dilekçe ile, 05/06/2018 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesini ıslah ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacaklı olduğuna kanaat getirilmesi halinde bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek müvekkil alacağı ile bu alacağın takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiş ise de, Bilirkişi raporunda belirlenen davalı karşı davacı alacağı, karşı davanın konusunu oluşturmakla HMK'nun ıslah ile ilgili maddeleri ve yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında 07/01/2026 tarihli dilekçede ifade edildiği şekilde karşı dava konusunun alacaktan mahsuba çevrilmesi mümkün olmamakla ıslah dilekçesi yok hükmünde sayılmıştır. Müzekkere cevapları alındıktan sonra dosya, re'sen bilirkişi olarak atanan Nitelikli Hesap Bilirkişisi ..., İnşaat Mühendisi ... ve Emekli Sayıştay Denetçisi ...'den oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, gerek duyulursa taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yetkisi de verilmek suretiyle 16/11/2025 tarihli rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kurulunca mahkememizce daha önce aldırılan rapor ve ek raporlar da değerlendirilmek suretiyle taraflar arasındaki 03/05/2016 tarihli sözleşme, 23/02/2017 tarihli sözleşme, 1 nolu, 2 nolu ve 3 nolu zeyilnameler kapsamında, tarafların ayrıntılı iddia ve savunmaları ile dosya içeriği bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, Davalının fesihte haklı olup olmadığı hususu: Taraflar arasında 03.05.2016 tarihinde yapılan sözleşmeye göre işin bedeli 10.752.454.80 TL olup, işin süresi 273 gün olmak üzere iş bitim tarihi 31.01.2017'dir. Ne var ki işin süresi 31.12.2017 tarihine uzatılmış bulunmaktadır. Dolayısı ile işin süresi (31.01.2017 - 3.05.2016 ) 607 gün, günlük harcama bedeli de (10.752.454.80 / 607 gün) 17.714.09 TL olmaktadır. 30.06.2017 tarihli 8. hakedişe göre yapılan iş bedeli 7.648.972.63 TL olmakla, kalan iş bedeli (10.752.454.80 - 7.648.972.63) 3.103.482.17 TL'dir. Günlük harcama bedeli ile 8. hakediş tarihinden işin sonu olan 31.12.2017 tarihine kadar yapılabilecek iş bedeli (17.714.09 x 184 gün) 3.259.392.56 TL'dir. Buna göre kalan işin(3.103.482,17 TL) kalan sürede bitirilmesinin mümkün olduğu tespiti yapılmıştır. Bilirkişi kurulunca yapılan teknik değerlendirme gerekçeli ve denetime elverişli olmakla itibar edilmiş, buna göre davalı karşı davacının sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu anlaşılmış ve bu yönde kanaat edinilmiştir. Yine bilirkişi kurulu raporunda, erken ödeme primi ile ilgili yapılan değerlendirmede, Davacı, zeyilname 3 madde 5 kapsamında, yüklenici işbu zeyilnamede belirtilen tarihler itibarıyla santral binasının kazı işlerini tamamlarsa %15, santral binasının betonarme işleriyle çatı ve tavan vinci montajını tamamlarsa %35, işverene işin tesliminde %50 olmak üzere 600.000.00 TL prim ödemesi almaya hak kazanacaktır. Tespit bilirkişi raporlarından, davacının kazı işlemlerini verilen sürede yerine getirmemiş olduğu anlaşıldığından, takdir hakkı mahkemeye at olmak üzere herhangi bir primi hak etmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı, santral binası işinin 31.12.2017 tarihine kadar bitirilmesi mümkün olduğu halde sözleşmenin 28.08.2017 tarihinde feshi nedeni ile bu imkanın elinden alındığını belirtmekte ise de düzenlenen 4. Banka İlerleme Raporunda; santral binası kazı imalatlarının Eylül ayının 2. haftasında tamamlanacağı ve temel yalıtım işlerine başlanılmasının planlandığı, santral binası betonarme imalatlarının tamamlanarak çatısının kapatılması ve eloktromekanik ekipman montajına hazır hale getirilmesi, gezer hol vinç montajının tamamlanması içimn planlanan tarihin Kasım 2017 sonu olduğu belirtilmiştir. Ocak 2018 tarihinde düzenlenen 5. Banka İlerleme raporunda da açık kazılar dışında santral binası kapsamında başka bir imalatın yapılmadığı, kazı imalatlarının tamamlanması sonrasında santral binası tesviye betonu, topraklama ve betonarme imalatlarına başlanacaktır. denmektedir. Dolayısı ile davacının, santral binasının 25.08.2017 tarihinde kazısının, 30.11.2017 tarihinde betonarme işleri ile çatı ve tavan vincinin montajının bitirilmesi şartına bağlı olarak ödenmesi öngörülen 600.000.00 TL tutarındaki prim bakımından bir talepte bulunamayacağı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi kurulu raporunun teknik değerlendirme bölümünde gerekçeli ve denetime elverişli olarak açıklandığı üzere davacı karşı davalı yüklenici tarafından taraflar arasındaki 3 nolu zeyilnamenin 5. maddesinde öngörülen süreler içerisinde davacının kazı işlemlerini öngörülen sürede yerine getirmediği, santral binası kapsamında da gerekli imalatların yapılmadığı anlaşılmakla, davacı karşı davalı yüklenicinin erken ödeme nedeniyle prim alacağı talep edemeyeceği anlaşılmış ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiştir. Yine 16/11/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, önceki hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile uyumlu şekilde davacı karşı davalının yapmış olduğu imalat bedeli, tarafınca alınan malzeme bedeli, şantiyede kalan malzeme ve araç-gereç bedeli toplamı KDV dahil 12.996.111,37 TL olduğu, davalı karşı davacı tarafından yapılan ödemeler ve keşide edilen faturalardan mahsup edilen tutar düşüldükten sonra davacı karşı davalının alacağı 2.859.738,15 TL olarak hesaplanmıştır. Yine önceki raporlarla uyumlu olarak davacı karşı davalı yüklenici tarafından yapılan imalatlardaki eksik, kusurlu ve ayıplı imalatlar nedeniyle davacı karşı davalı iş sahibinin talep edebileceği bedel 454.402,57 TL, yine sahada var olduğu tespit edilen, ancak arızalı olması nedeniyle davalı karşı davacı tarafından yapılan KDV dahil faturalı onarım gideri 30.947,58 TL olarak toplamda 485.350,15 TL olarak belirlenmiş, yapılan bu hesaplamaya da önceki raporlarla uyumlu tespit raporları dikkate alınarak saptanmış olmakla, mahkememizce itibar edilmiştir. Söz konusu rapora yönelik itirazlar raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle haklı görülmeyerek ek rapor aldırılması cihetine gidilmemiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2023/463 E., 2024/191 K., sayılı 15/02/2024 tarihli ilamına uygun olarak kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan tahkikatta, Karara konu belgeler yazılan müzekkerelerle temin edildikten ve taraflarca gerekli açıklamalar yapıldıktan sonra, nitelikli hesap bilirkişisi, emekli sayıştay uzman denetçisi ve yüksek mühendis mimardan oluşturulan bilirkişi kurulundan aldırılan 16/11/2025 tarihli bilirkişi kurulunca yukarıda açıklandığı üzere tespit raporları dahil önceki raporlar, taraflar arasındaki sözleşmeler ve zeyilnameler kapsamında sunulan deliller ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirilmek suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak verilen raporda, Davacı karşı davalı yüklenici şirketin, Sözleşme kapsamında davalı iş sahibinin yükümlülüğünde iken kendisi tarafından temin olunan motorin, patlayıcı madde, çimento, demir çelik gibi malzemeler, 3.zeyilnamenin 5.maddesi kapsamında işin tamamlanma oranı dikkate alınarak hak ettiği prim alacağı ve hak edişten kaynaklı talep edebileceği toplam alacak 2.859.738,15 TL olarak belirlenmiştir. Yine davalı karşı davacı iş sahibinin davacı karşı davalı yüklenicinin yapmış olduğu eksik ve kusurlu imalatların toplam tutarı 454.402,57 TL ve yine yükleniciye teslim edilen ve sorumluluğunda olan makine ve ekipmanlarda yüklenicinin kusuru ile oluşan zarar nedeniyle talep edilebilecek tutar 30.947,58 TL olmak üzere toplamda 485.350,15 TL olarak belirlenmiştir. İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, sözleşme ve ekleri kapsamında, taraflarca Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan tespitler sonucu teknik bilirkişilerce düzenlenen raporlar ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirilerek düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli olup, önceki rapor ve tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle ikinci bilirkişi kurulunca düzenlenen kök rapor ve ek raporlar bütün olarak değerlendirildiğinde, Davacı karşı davalı yüklenicinin, davalı karşı davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği de dikkate alındığında bilirkişi rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere yapılan iş nedeniyle tarafına yapılan eksik ödeme, hak ettiği erken ödeme primi ve yine davalı iş sahibinin yükümlülüğünde iken kendilerince temin edilen ve de sahada kalan malzeme nedeniyle, davalı iş sahibinin yapmış olduğu ödemelerin mahsubu sonrasınında 2.859.738,15 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiş olmakla, bu miktar için esas davanın kısmen kabulü cihetine, Yine karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı yüklenicinin sorumluluğunda olan makine onarım bedelinin yerine getirilmemesi nedeniyle 30.947,58 TL, onarım giderlerinden ötürü eksik ve ayıplı iş nedeniyle 454.402,57 TL karşı davacı iş sahibinin alacaklı olduğu ancak istemin kısmi dava olarak açıldığı dikkate alınarak, talep gibi 10.000,00 TL için karşı davanın kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl davada kabul edilen tutara müvekkilinin prim alacağının dahil edilmediğini, davalı - karşı davacı tarafın alacak kalemleri yönünden yapılan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olmadığını, müvekkilinin davalı - karşı davacıya bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin hakedişlerine dahil edilmeyen tünel, tarama kazısı, beton dökümü, püskürtme beton atılması, taş tahkimat işleri, kazı - dolgu işleri, drenaj işleri eksiklikleri gibi işlerin eksik veya kusurlu imalatlar bulunduğu ileri sürülerek, bu işlere ilişkin bedellerin hakedişlerden tekrardan mahsup edilmesinin mükerrer olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulabileceği ayıplı bir imalatının söz konusu olmadığını, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, asıl dava yönünden hükmedilen alacağa ihtarname tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, 24/09/2017 tarihinde davalı - karşı davacı yönünden temerrüdün gerçekleştiğini, Ankara 37. Noterliğinden keşide edilen 12/09/2017 gün ve 23527 yev. No’lu ihtarname ile 9.no’lu hakkediş ile bu hakedişe ait fatura davalıya tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin alacaklarının ödenmesi için 10 gün süre verildiğini, ihtarnamede verilen 10 günlük ödeme süresinin 24/09/2017 tarihinde sona erdiğini, davalı - karşı davacının 24/09/2017 tarihinden itibaren mütemerrid olduğunu, bu nedenle bu sebeple hüküm altına alınan alacağa 24/09/2017 tarihinden itibaren de avans faizi oranında temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın tümden kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı - karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme gereğince yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin davacı - karşı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, fazladan yapılan ödemeler ve eksik ve ayıplı imalatlar nedeni ile alacağı bulunduğunu, zeyilname kapsamında haricen gerçekleştirildiği iddia edilen işler için belirlenen alacak kalemlerine ilişkin yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, yine sözleşme fiyatları ile gerçekleştirilen imalat tutarları konusundaki değerlendirmelerin de doğru olmadığını, davacı - karşı davalının şantiye sahasında kalan malzemeler ile ilgili herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, yine davacı - karşı davalının prime hak kazanamayacağını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, müvekkilince dosyaya 23/01/2026 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, takas ve mahsup taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu talebin de değerlendirilmediğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın tümden reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden davacı - karşı davalı tarafça peşin ödenen 48.837,17 TL harçtan, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 48.105,17 TL harcın davacı - karşı davalıya iadesine, 3-Karşı dava yönünden davacı - karşı davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Asıl dava yönünden davalı - karşı davacı taraftan alınması gereken 195.348,71 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 48.837,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 146.511,54 TL harcın davalı - karşı davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 5-Karşı dava yönünden davalı - karşı davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır