Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/635 E. 2026/1085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/635
Karar No
2026/1085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1066 E., 2025/3266 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/810 E., 2025/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2021 yılının Mayıs ayında, koku şikayetiyle davalının ... isimli Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğine gittiğini, davalının, davacının sağ üst kaplamasında iltihap oluştuğunu, bütün kaplamaların değişmesi gerektiğini, aksi halde uyum sağlamayacağını söylediğini, davalının, en iyi kaplamadan yapacağını söylemesi üzerine müvekkilinin kaplama yapılmasını kabul ettiğini ve tarafların 9.000,00 TL ücret karşılığında anlaştıklarını, ancak davalının, gerek teşhis gerekse tedavi aşamalarında mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediğini, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının dişlerine eksik, hatalı ve kusurlu tedavi uyguladığını, davalının yaklaşık bir saat kaplamayı çıkarmaya uğraştığını, bu esnada müvekkilinin dayanılmayacak kadar acı çekmesine sebep olduğunu, davalının, davacının ön dişlerinden birinin kırılarak parçalanmasına neden olduğunu beyan ederek, müvekkilinin, tedavi bedeli için davalıya vermiş olduğu bedelin karşılığı olarak şimdilik 450,00 TL, davalı tarafından davacıya uygulanan hatalı işlemlerin düzeltilmesi için davacının yapmış olduğu ve yapması gereken tedavi masraflarının karşılığı olarak şimdilik 50,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının, davacının maddi ve manevi vücut bütünlüğüne yapmış olduğu haksız ve hatalı müdahale nedeniyle, davacının yaşamış ve yaşamakta olduğu acı, üzüntü ve organlarında meydana gelen işlev kaybı için 12.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacının, kliniğine geldiğinde porselen dişler ve tedaviler konusunda 9.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ilk seansta dişlerinin kesim ve ölçü işlemlerini yaptığını, ikinci kez geldiğinde anestezi istemediğini dayanabileceğini söylediğini, bunun üzerine anestezi yapmadığını, ilk seansta üst dişlere yaptığı anestezi sırasında dudak içinde ince bir kılcal damar çatlaması sonucu hafif bir kanama ve şişlik oluştuğunu, sinirlerde kesinlikle bir zedelenme oluşmadığını, zaten 3 gün sonra davacı geldiğinde yavaştan iyileştiğini kendisinin de söylediğini, B vitamini alırsa daha çabuk iyileşeceğini söylediğini, oluşabilecek komplikasyonların davacıya anlatıldığını, köprü çıkarmanın çok zor olduğunu davacıya söylediğini, diş etlerinde çekilmenin davacı geldiği zaman da olduğunu, iddiaların hepsinin gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... sözleşmesinde, yüklenicinin belli bir sonucu (...) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenicinin borcunu ifa etmiş sayılacağı ve ücrete hak kazanacağı, dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu raporunda ve bilirkişi heyet raporunda, yapılan işlemlerde ihmal ya da hatalı bir tedaviye rastlanmadığı hususlarının tespit edildiği, manevi zararın kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olduğu, manevi tazminatın amacının da fiziki veya ruhsal acıların, üzüntülerin ihlali sonucu oluşan yaşama sevincindeki azalmanın bir miktar para veya başka bir yol ile giderilmesi olduğu, manevi tazminat olarak bir miktar paranın ödenmesinin amacının, zarar görende meydana gelen, para ile ölçülemeyen fiziksel ve duygusal olumsuzluklar olduğu, somut olayda, davacının yaşadığı olayda davalının kusurlu olmadığı gerekçesiyle, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek Adli Tıp Kurumu raporu gerekse bilirkişi raporuyla davacıya uygulanan tedavinin hatalı olmadığının tespit edildiği, davacının üst dudakta gülümseme esnasında bir asimetrisinin olduğu, tedavi sırasında oluşan kırığın ise restore edilmiş olduğu, bilirkişi heyetince hasta izleme kartına göre bilgilendirmenin yapıldığının da tespit edilmiş olduğu, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; incelemeye dayalı, kendi içerisinde çelişkili olduğunu, hükme esas alınmaya elverişli bulunmadığını,

b.Tanık beyanlarının hiç dikkate alınmadığını, bunun gerekçesinin dahi açıklanmadığını,

c.Davacının hatalı tedavi nedeniyle yaşadığı sıkıntıların en önemli kanıtlarından biri olan sağlık kayıtlarının ve başka diş hekimlerine başvurularının hiç dikkate alınmadığını,

d.Mahkeme kararında her ne kadar hastanın aydınlatılmış rızasının alınması zorunluluğundan bahsedilmiş ise de, davalının bu hususu kanıtlayamadığının gözardı edildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ... sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Manevi tazminat istemi yönünden; Dosya içeriğine göre mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 12.000,00 TL olup, 6100 sayılı HMK'nın 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Yasa ile değişik Ek Madde 1/2 maddesine göre ilk derece mahkemesinin dava tarihi 07.09.2021 itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b. maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. Maddi tazminat istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,

2.Davacı vekilinin maddi tazminat istemine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı (tüketici) muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/635, K. 2026/1085, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-635-e-2026-1085-k-a9dd27c16241