Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/523 E. 2026/1043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/523
Karar No
2026/1043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1218 E., 2025/1308 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/460 E., 2025/133 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili alacaklıların dava dışı ... Taş Ürünleri İnş. Mak. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alacaklı olup, sıra cetvelinde 3. sıradan 10. sıraya kadar ayrı ayrı alacaklı olduklarını, belirtilen sıralar ile sıra cetveline kayıtlı olduklarını, davalı ...'ün sıra cetvelinde 2. sırada olduğunu, davalının alacağının gerçek bir alacak olmadığını, zamanaşımına uğradığını, dava dışı borçlu şirketin sahibi ile davalı ... arasında 20.06.2013 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının 31.05.2010, 31.06.20 10... .07.2010 keşide tarihli toplam 180.000,00 TL bedelli keşidecisi davalı ... Şirket, cirantası dava dışı ... olan çekler olduğunu, çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, 20.06.2013 tarihine kadar hiçbir işlem yapılmadığından 3 yıllık işlem süresinin geçtiğini, muvazaalı işlem yapıldığını, davalı ...'nin sahibi olduğu Kütük Mermer San A.Ş'nin açtığı istihkak davasının kaybedilmesi üzerine çeklerin takibe konulduğunu ileri sürerek davalının bulunduğu 2. sıradaki alacağın çıkarılarak bu sıraya düşen payın müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile davacılara ait kambiyo senedine dayalı icra takiplerine konu çeklerin takip tarihleri incelendiğinde 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra takibine konu olan çekler zamanaşımına uğradığından davacıların sıra cetveline itiraz etme hakkı ortadan kalktığını, bu nedenle davacıların, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacıların, müvekkili alacağının muvazaalı olduğuna dayanak gösterilen istihkak davasında müvekkilinin alacağının sabit olduğunu bu nedenle müvekkili alacağının gerçek alacak olması nedeniyle asıl davanın reddine, davacı alacaklarının zaman aşımına uğradığından karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalının, takip konusu çeklerle alakalı alacağın kaynağının, 05.06.2017 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi olduğu belirttiği, sözleşmenin fabrika binası ve arsasının satışı ile alakalı olduğunun belirtildiği, bu suretle belirtilen çeklerin taşınmaz satışından kaynaklandığının anlaşıldığı, sözleşmenin resmi şekilde hazırlanmamasından kaynaklı geçersiz sözleşmede karşı edim olarak verildiğinin söylenebileceği, bu kabul halinde ise çeklerin bedelsiz olduklarının ve çeklerden dolayı alacağın bulunmadığının kabulünün gerekeceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tüm dosya içeriği itibariyle çeklerden kaynaklı geçerli bir alacağın varlığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; sıra cetveline yönelik itirazda bulunma ehliyeti ve zamanaşımı iddiasının ileri sürülebilmesi yalnızca borçlu tarafa ait olup, üçüncü kişi konumundaki şikayetçinin bu yöndeki itirazları değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini, satış vaadi sözleşmesinin geçersizliği iddiasına ilişkin olarak bir sözleşmenin geçersizliğini, kural olarak yalnızca o sözleşmenin tarafları ileri sürebileceğini, üçüncü kişiler, sözleşmenin şekil şartına uyulmadığını veya geçersiz olduğunu ileri sürerek, bu sözleşmeye bağlı olarak düzenlenen ve kambiyo senedi vasfı taşıyan çeklere dayalı takibi hükümsüz kılamayacağını, bu durum, hem sözleşmeler hukuku hem de kambiyo hukuku ilkeleri açısından önem arz ettiğini, kaldı ki, borçlar hukukunun temel ilkeleri uyarınca, taraflar arasında kurulan bir sözleşmenin karşılıklı edimlerinin ifa edilmiş olması, sözleşmenin hükümlerinin fiilen uygulanmış ve geçerli olarak hayata geçirilmiş olduğunu göstereceğini, ayrıca karşı dava yönünden, tarafımıza çıkartılan sıra cetvelinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, kaldı ki kendilerince açılan karşı dava, davacı tarafın sıra cetveline dayalı olarak açtığı asıl davanın kendilerine tebliğinden itibaren başlayan cevap süresi içinde açılmış olduğunu, bu yönüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 132. maddesinin birinci fıkrası uyarınca usulüne uygun ve süresinde olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/523, K. 2026/1043, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-523-e-2026-1043-k-d280854b7f1a