Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4863 E. 2026/1886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4863
- Karar No
- 2026/1886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1171 E., 2025/1287 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/210 E., 2025/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'nun 2010 yılında mesanesinde kötü huylu tümör teşhisi konularak davalı hekim ... tarafından davalı hastanede ameliyat edildiğini, ameliyat sonrasında murisin taburcu olmak istememesine rağmen isteği dışı taburcu edildiğini, taburcu edildikten bir hafta sonra yüksek ateş, halsizlik, nefes darlığı, bel ağrısı şikayetleriyle acil olarak hastaneye başvurduğunu, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tahlil ve tetkikler sonrasında antibiyotiklerin çoğuna dirençli bir enfeksiyon bulaşmış olduğunun bildirildiğini, sonrasında ise vefat ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması şartıyla 5.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davalının müteveffanın iyileşmesi için hasta yararına gerekli dikkat, özen ve çabanın gösterilmiş olup kusuru bulunmadığını, müvekkili tarafından taburcu edildikten sonra uyarıldığı halde takip için müvekkiline başvurmayan müteveffanın diğer sağlık merkezlerinden aldığı hizmet ve tıbbi müdahaleler sonucu müvekkili ile illiyet bağının kesilmiş olduğunu, bu müdahalelerin sonucundan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacıların iddialarının tıbbi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığını, tazminat şartlarının gerçekleşmediğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi vekili; olayın meydana geldiği 2010 yılında Trabzon ilinde ... Hastanesi bulunmadığını, müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmayıp bir özel hastane olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müteveffanın müvekkili hastanedeki tedavisinde iyileşmesi için gerekli dikkat ve özenin gösterilmiş olduğunu, müvekkili hastaneden taburcu olduktan sonra uyarıldığı halde takip için müvekkiline başvurmayan müteveffanın, diğer sağlık merkezlerinde aldığı hizmet ve tıbbi müdahaleler sonucu müvekkili ile illiyet bağının kesilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarında davalı hastaneye bağlı olarak çalışan davalı doktorun bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, taburculuk gününe ilişkin santral/telefon kayıtları, Enfeksiyon Kontrol Komitesi tutanakları, sterilizasyon–hijyen denetimleri ve personel eğitim kayıtları, hastaneye özgü antibiyogram/rezistans paternleri, son operasyon sonrası üreter tıkanıklığı/ürinom için perioperatif stent yerleştirilip yerleştirilmediği ve erken görüntüleme (kontrastlı BT/ürografi) kayıtları, BCG–MMC seçimine ve erken radikal cerrahiye ilişkin özel aydınlatılmış onam formları, sevk/konsey/ileri merkez değerlendirmeleri ile epikriz içeriklerinin Sağlık Bakanlığı e‑Nabız kayıtları ve HBYS audit log/zaman damgası ile doğrulanmasının dosyaya getirtilmediğini, servis hemşiresinin dinlenilmediğini, murise yüksek riskli T1 mesane tümörü teşhisi konulmasına rağmen, tedaviye uluslararası kılavuzların önerdiği intravezikal BCG tedavisi yerine Mitomisin C ile başlandığını, mahkemece dosyaya sunulan kılavuzların dikkate alınmadığını, nüks eden yüksek riskli mesane tümörlerinde erken radikal cerrahi önerilmesi gerektiğinin kılavuzlarda açıkça düzenlendiğini, murisin bizzat şikayeti olmasına rağmen hekimin hastayı servise dahi gelmeden telefonla taburcu ettiğini, dirençli enfeksiyon gelişmesine rağmen hastanenin hijyen önlemleri alıp almadığı, enfeksiyon kontrol komitesi belgeleri ve sterilizasyon protokollerinin uygulanıp uygulanmadığının incelenmediğini, murisin son operasyonunda üreter tıkanıklığını önlemeye yönelik kılavuzların önerdiği hiçbir tıbbi müdahale bulunmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tıbbi kötü uygulamadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yapılan tıbbi işlemlerde davalı hekim ve hastanenin ihmal ve kusurunun bulunmamasına, ATK ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, davacı tarafın itirazlarının bilirkişi raporunda değerlendirilmiş olmasına, davalı hekimin uygulamalarının tıbba uygun olmasına, davacılar murisinin risk faktörlerinin çoğuna sahip olması nedeniyle enfeksiyon geliştiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.