Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/762 E. 2026/1045 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/762
Karar No
2026/1045
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1708 E., 2025/1675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla) SAYISI : 2023/397 E., 2024/206 K.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyularak verilen karar müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP Talep eden vekili, şirketin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, borca batık halde bulunduğunu, iflasın ertelenmesi halinde şirketin mali durumunda iyileşme meydana geleceğini, bununla ilgili projeyi sunduklarını, iflasın ertelenmesinin hem alacaklıların hem de şirketin menfaatine olduğunu ileri sürerek iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararı ile talep edenin mali kayıtlarının tespiti amacıyla ticari defterlerinin sunulması için kesin süre verildiği, talep eden bu sürede defterlerini sunmadığı, mahkemece talep edenin mali durumunun tespit edilememiş olup iflas erteleme taleplerinde haklı olduklarını talep edenin ispatlayamadığı gerekçesiyle talebin reddiyle talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2025 tarihli kararı ile mahkemece iflas erteleme talebinde bulunan şirket vekiline çıkarılan davetiye sonrası şirketin rayiç değer bilançosuna esas alınacak güncel verilerin sunulmaması, mahkemece de temin edilememesi sebebiyle güncel borca batıklık bilançosunun oluşturulamadığı, dolayısıyla iflas erteleme talep edenin usulünce belirlenmiş, denetlenebilir borca batıklığın varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, bu nedenle, iflas erteleme talep eden tarafından belirtilen mali verilerin sunulmaması sebebiyle mahkemece borca batık olup olmadığı belirlenemeyen şirketin iflas erteleme talebinin reddi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrıca iflasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmek suretiyle talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin17.01.2025 tarihli kararının süresi içinde talep eden vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; talep eden şirketin alınan son rapora göre borca batık olduğu sabit olduğuna göre talep eden şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın res’en bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak talep eden şirketin 26.08.2015 tarihinde iflas erteleme talebinde bulunduğu ve mahkemece 27.08.2015 tarihinde iflas erteleme tedbirlerine karar verildiği, İİK’nın 179/b-7. maddesi uyarınca iflas erteleme tedbirlerinin 5 yıldan daha fazla olamayacağı, inceleme tarihi itibariyle 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre talep eden şirketin borca batık durumda olduğu gerekçesiyle şirketin iflasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Müdahil ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; talep eden şirketin iflasına karar verilebilmesi için şirket varlıklarının rayiç değerlerinin ve bu kapsamda borca batıklığın tespitinin, bu şartın yerine geldiğinin anlaşılması halinde de iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının, somut verilere dayalı olarak, bilimsel şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, talep eden şirketin kötüniyetli olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ver kapsamına göre taraflar arasındaki talep, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; müdahil ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/762, K. 2026/1045, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-762-e-2026-1045-k-0eb628826922