Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1595 E. 2026/1311 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1595
Karar No
2026/1311
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1595

KARAR NO : 2026/1311

KARAR TARİHİ: 14/10/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (Kapatılan)Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/07/2024

NUMARASI : 2022/1179 Esas, 2024/713 Karar

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 14/10/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların vadeye dayalı konkordato talebinde bulunduğunu, buna göre tüm alacaklıların alacaklarının tamamını konkordatonu tasdik edilmesiyle 2024 yılı başında 3 yıl vadede (aylık eşit taksitler halinde) toplamda 3 yılda, faizsiz, hiç bir icra takip ile ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin borçların ödenmesinin teklif edildiği belirtilerek İİK. 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde icra ve iflas kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ".... Somut uyuşmazlıkla borçlu Şirketler bakımından, konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen İİK 302. maddesinin (b) bendinde sayılan koşullarda alacaklı sayısı ve alacak tutarı yönünden değerlendirildiğinde; alacaklı sayısı yönünden %39,67 oranındaki KABUL oylarının kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini (%25) ve alacak tutarı yönünden %68,98 oranındaki KABUL oylarının alacakların üçte ikisini (%66,67) aştığı bu doğrultuda Konkordato Projesinin İİK 302. Maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olduğu, Rehinli alacaklılar yönünden; müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibariyle üçte ikiyi aşan çoğunluk ile bir anlaşma sağlanamadığı, raporumuzun III-1.3.7 (sayfa 33-38) ve IV-1 (sayfa 75-77) ve bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine karar vermek gerekmiştir.

İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi “Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.” Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançoda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Komiser tarafından rayiç değer bilançosuna esas alınmak üzere şirketin mali tablolarında ve kayıtlarındaki varlıkların rayiç değerleri bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilmiş, bilirkişilerce hazırlanan raporlar ve komiser raporları ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin borca batık durumda olduğu tespiti yapılmıştır.

Konkordato talep eden gerçek kişiler bakımından İİK 302. Maddesinde sayılan koşullarda alacaklı sayısı ve alacak tutarı yönünden değerlendirildiğinde; alacaklı sayısı yönünden ve alacak tutarı yönünden KABUL eden alacaklının olmadığı, alacaklıların tamamı tarafından RET edildiği, bu doğrultuda Konkordato Projesinin İİK 302. Maddesi uyarınca RET EDİLMİŞ OLDUĞU dikkate alınarak reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; Konkordato talep eden davacı borçlular ... T.C. kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ...,... T.C. kimlik numaralı ..., ... T.C. kimlik numaralı ..., ... Vergi Numaralı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Vergi Numaralı ... .... Ltd. Şti. , ... Vergi Numaralı ... ... Ltd. Şti.'nin konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine ... Vergi Numaralı ... . LTD. ŞTİ.,'nin İİK'nun 177/4 Maddesi uyarınca iflasına, İflasın 16/07/2024 , saat: 11:11 itibariyle açılmasına, talep eden ... Ltd. Şti.,'nin borca batık olduğu dikkate alınarak iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğüne UYAP üzerinden derhal bildirilmesine, İİK m.308. f/8 maddesi uyarınca, tasfiyenin borçlu adi tasfiye usulüne göre yapılmasına," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... ...Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçluların iflas kararından önce mahkemece dinlenmediklerini, davacı ... ...Limited Şirketi hakkında iflas kararı verildiğini, işbu kararın verildiği duruşmada hakkında iflas kararı verilen şirketin yetkilileri duruşmada hazır olmadıklarını, Yargıtay kararlarınca da sabit olduğu üzere borçluların mahkemece dinlenilmesi gerekirken dinlenmeden verilen iflas kararı hukuka uygun olmayıp bozulması gerektiğini, borca batıklık incelemesi eksik yapıldığından eksik incelemeye dayalı olarak iflas kararı verilmesinin doğru olmadığını, yeterli inceleme olmaksızın ve yasaya aykırı olarak davacı şirket ... ...Limited Şirketi hakkında iflas kararı verildiğini belirterek mahkeme ilamının iflasa ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.

İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki (Silivri/İstanbul) asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.

Somut olayda, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.

Davacı hakkında 12/11/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı ve 12/03/2025 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet kararı verilmiştir.

Sunulan dava dilekçesinde, istinafa konu edilen davacı şirketlerden ... ... Ltd. Şti'nin ... malzemelerinden dokuma etiket, rozet, arma ve benzeri eşyaların imalatı ile iştigal ettiği, şirketin 2022 yılı Aralık ayı itibariyle 4 çalışanının bulunduğu, şirketin faaliyette bulunduğu sektör ve sektörün içinde bulunduğu ekonomik koşullar ile maliyetlerin her geçen gün artış göstermesi sebebiyle konkordato talebinde bulunduklarını belirterek vade konkordatosu teklif edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı şirket yönünden sunulan ön projede; şirketin 30.11.2022 tarihinde sermayesinin 100.000,00 TL olup tamamının ödendiği, konkordatoya tabi alacakların toplam 7.357.891,92 TL olup konkordato projesinin konkordatoya tabi alacakların tamamının konkordatonun tasdiki tarihinden başlayarak ilk 6 ay ödemesiz 4 yıl içinde %25 oranında 3'er aylık taksitler halinde ödenmesi esasına dayandığı belirtilmiştir.

Komiser heyetince düzenlenen 18/05/2023 tarihli 1. ara raporunda; davacı şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiği, geçici mühlet süresi içerisinde rapor tarihine kadar komiser heyeti tarafından verilen talimatlara uygun davrandığı, 30/06/2023 tarihli kaydi değer bilançosuna göre şirketin 426.729,00 TL öz varlığa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, 30/06/2023 tarihli gelir tablosu üzerinden 173.512,97 TL kar elde ettiğinin anlaşıldığı ve revize projelerde yer alan kaynak projelerinin izlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Davacı şirket yönünden komiser heyeti tarafından sunulan nihai raporda; 30/04/2024 tarihli öz kaynak tutarının kaydi değerlere göre 593.536,91 TL olduğu ve bu haliyle borca batık olmadığı, rayiç değer hesaplamalarından döner varlıklar içerisinde yer alan stokların rayiç değeri tespit eden bilirkişi tarafından takdir edilen bedelin (8.760.863,26 TL) hesaplamada dikkate alındığı ve rayiç değerlere göre 30/04/2024 tarihli öz kaynak tutarının (aktifler toplamı 23.909.047,83 TL, kısa vadeli borçlar toplamı 32.066.174,33 TL, uzun vadeli borçlar toplamı 8.734.350,49 TL olmak üzere borçlar toplamının 40.800.524,82 TL ) - 16.891.476,99 TL olduğu ve bu haliyle davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olduğu, 01/01/2024 - 30/04/2024 tarihleri arasındaki faaliyet döneminde şirketin 18.961,22 TL net kar elde ettiği, şirketin tüm borçları ve konkordatoya tabi tüm borçları incelendiğinde 40.800.524,82 TL, konkordato kapsamındaki borç tutarının 8.469.851,10 TL, konkordato borçlarına işleyecek %25 faiz sonucunda konkordato kapsamındaki borç tutarına 2.117.462,78 TL eklenmesiyle konkordato kapsamında ödenecek toplam borç miktarının 10.587.313,88 TL olduğu, şirketin iflası durumunda alacak karşılama oranının % -221 olması nedeniyle alacakların konkordato kapsamında %25 faizle olmak üzere %125 oranında ödenmesinin teklif edildiği, konkordato kaynakları olarak dönem başı hazır değer, faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı, alacaklardan yapılacak olan tahsilat, sermaye artışından sağlanacak nakit, araç satışı, devreden KDV ve stoklar olmak üzere toplam kaynak bedelinin 43.928.969,64 TL olduğu, şirketin satışlarının önemli bir kısmının grup şirketi ... ... Şirketi'ne (işbu şirketin davacı ile birlikte konkordato talebinde bulunduğu ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda işbu şirket yönünden de konkordato talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır) gerçekleştirdiği, işbu nedenle şirketin faaliyetin devam etmesinin büyük ölçüde bu grup şirketinin konkordato projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, alacaklardan önemli tutarda bir tahsilat yapılamadığı, işbu nedenle alacak tahsilatının yapılarak kaynak yaratılmasının zor olacağının düşünüldüğü, şirketin ortağı tarafından sahibi bulunduğu gayrimenkullerin satışı neticesinde 2025 yılı içerisinde 9.000.000,00 TL tutarında sermaye artışı yapılmak suretiyle konkordato kaynağı sağlanacağının öngörüldüğü, ancak hangi ortağa ait hangi gayrimenkulün hangi bedel üzerinden satılacağına ilişkin bilgiye rastlanılmadığı, borçlu şirketin projesini kabul etmeyen rehinli 0, alacaklarının icra takibinden dolayı gayrimenkulleri icra mahallinde satılması halinde bilirkişi tarafından takdir edilen tutarların çok altında bedel tayin edileceğinin de bilindiği, bazı gayrimenkullerin grup şirketi tarafından da konkordatoda kaynak olarak gösterildiği ve bu nedenle ortakların gayrimenkul satışı ile elde edilecek nakitin sermaye artışında kullanılarak kaynak olarak gösterilmesinin muhtemel olmadığı kanaatine varıldığı ve bu kaynağın gerçekçi bulunmadığı belirtilmiştir. Araç satışı yönünden yapılan incelemede ise; şirketin sahibi bulunduğu araçların satışı neticesinde 2024 yılı içerisinde 1.000.000,00 TL tutarında satış ile konkordato kaynağının sağlanacağı öngörüldüğü, taşıtların bilirkişi tarafından 950.000,00 TL olarak tespit edilmesine rağmen araç satış yöntemi ile belirtilen kaynak tutarına yakın bir konkordato kaynağının elde edilmesinin muhtemel olduğu, devreden KDV tutarının kullanılması ile 1.859.486,43 TL tutarında konkordato kaynağının elde edilmesinin muhtemel olduğu ancak stoklardan satılması öngörülen 19.627.179,12 TL bedelin 30/04/2024 tarihli stokların rayiç tutarı toplamından (8.760.863,26 TL) fazla olduğu ve stokların tamamının satılması halinde bile ancak 8.760.863,26 TL kaynak elde edilebileceği, bu nedenle 19.627.179,12 TL tutarında kaynak elde edilmesinin muhtemel olmadığı tespitinde bulunulmuştur.

Yukarıda komiser heyeti tarafından yapılan tespitler nazara alındığında, davacı şirket yönünden konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, borçlu şirketin 30/04/2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre (-) 16.891.476,99 TL öz varlığa sahip olduğu ve borca batık olduğu, komiser heyeti olarak konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmaması nedeniyle tasdik konusundaki görüşün olumsuz olduğu belirtilmiştir.

Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacı şirketin iflasına karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi;

Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davacı gerçek kişiler ve ... Nakliyat ... Ltd. Şti ile ... ...... Ltd. Şti. yönünden konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı ... ... Ltd. Şti. 'nin İİK.'nın 177/4 maddesi uyarınca iflasına karar verilmiş olup davacı şirketlerden ... ... Ltd. Şti. Yönünden istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmekle, bu şirket yönünden sunulan istinaf sebepleri incelenmiştir:

Borca batıklık incelemesi eksik yapıldığı yönündeki itiraz; somut davada komiser heyeti tarafından düzenlenen raporlar ve dosyadaki tespitler nazara alındığında davacının 21 alacaklı nedeni ile konkordato alacaklılar toplantısındaki oylamaya esas toplamı 11.064.758,68 TL borcu bulunduğu, ödeme süresince asıl alacak tutarına ek olarak %25 oranında faiz eklenmek suretiyle ödemenin teklif edildiği, konkordato teklifinin alacaklı sayısı yönünden %33,33 oranında kabul, alacak tutarı yönünden ise %80,75 oranında kabul edildiği ve bu haliyle İİK. 302. maddesinde öngörülen çoğunluğun sağlandığı anlaşılmaktadır. Konkordato kaynakları incelendiğinde ise şirket faaliyetinin devamıyla öngörülen kar tutarı alacaklardan yapılacak olan tahsilat (verilen sipariş avansları da dahil olmak üzere), sermaye artışından sağlanacak nakit (ortaklığın gayrimenkul satışı), stok satışından sağlanacak nakit kaynak yönünden kaynak elde edilmesinin muhtemel olmadığı anlaşılmıştır. 09/07/2024 tarihli nihai raporun 79. Sayfasında komiser heyeti tarafından şirket yetkilileri ile yapılan toplantılarında; şirket yetkililerine sürekli olarak alacak seviyesinin düşürülmesi, bu yolla sağlanan nakit tutarının bankalarda tasarruf edilmesi ve böylece şirketin nakit akış dengesinin sağlanması yanında konkordato kaynağı olarak tasarruf sağlanarak banka hesaplarında bu tutarın tasarruf edilmesi yönünde uyarılarda bulunulmasına rağmen 30/04/2024 tarihine kadar alacak seviyesinin düşürülmediği hatta alacak tutarının 591.653,70 TL arttığı, banka hesapların da herhangi bir kaynak tutarının bulundurulmadığı, son 2-3 aylık dönemde nakit akışında pozitif gelişmelerin olmadığı ve şirketin nakit akışının sağlanmasında zorluklar yaşamaya başladığı ve şirketin son 1 ayda komiser ücretlerini dahi zorluk çektiği yönünde tespitte bulunulmuştur.

Yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere şirketin ön görülen kar tutarı olarak 1.311.750,00 TL kaynak elde etmesinin önemli kısmının grup şirketi ... ... Şirketi'nin faaliyetine devam etmesine bağlı olduğu, ortakların tüm gayrimenkullerin kefalet nedeniyle bankalara ipotekli olduğu, ayrıca hangi gayrimenkulün hangi tutardan satılacağının belirtilmediği ve sermaye artışının dayanağına somut belge eklenmediği nazara alınarak gayrimenkul satışından elde edilecek bedelle kaynak elde edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Yine stok malların satışı yoluyla 19.627.179,12 TL kaynak elde edileceği yönündeki açıklama ise rayiç değer olarak bu miktarda stoğun bulunmaması nedeniyle yerinde değildir. İşbu nedenle konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı açıktır.

-İİK 292 son maddesi uyarınca; şirket yetkililerinin mahkemece dinlenmediği hususundaki itiraz:

İİK 292/son maddesinde "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü yer almaktadır. İİK 292. maddesi uyarınca karar verilmeden önce, davacı şirket yetkilisine tebligat çıkartılarak, duruşmada dinlenilmesi yasal zorunluluktur.

Davacı şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde; ...'un ve ...'in temsil ile ilzamı münferiden yetkili olduğu ve şirket müdürü ...'un münferit imza ile yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkeme tarafından davacı şirket yetkilisi ...'a "İİK. 304 ve devamı maddeleri uyarınca duruşmada dinlenmeniz gerektiğinden aşağıda yazılı duruşma gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda kimlik aslınız ve imza sirküleriniz ile hazır bulunmanız, aksi takdirde beyan vermekten kaçındığınız kabul edilerek yokluğunuzda karar verileceği hususu tarafınıza tebliğ ve ihtar olunur." şerhi ile çıkarılan tebligatın T.K. 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Somut davada, davacı şirket yetkilisine 16/07/2024 tarihli celsede beyanının alınmasına yönelik çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak şirket yetkilisinin duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle dinlenemediği anlaşılmaktadır. İş bu nedenle İİK nın 292/son maddesi anlamında eksiklik bulunmadığına karar vermek gerekmiştir.

6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 437,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-HMK.nın 333. Maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1595, K. 2026/1311, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1595-e-2026-1311-k-a9e011fb3fd7