Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1452 E. 2026/1755 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1452
- Karar No
- 2026/1755
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1452 Esas
KARAR NO:2026/1755 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2024/108 Esas - 2025/347 Karar
TARİH:17/04/2025
DAVA:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:08/10/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15.01.2012 tarihli... Satım Sözleşmesi ve 06.01.2017 tarihli... Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erdikten sonra, sözleşmeyi devam ettirme iradelerine istinaden sözleşmenin uzadığını, ancak son dönemde taraflar arasında fiilen ürün alışverişi bulunmadığını, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki fiilen sona erdiğini, ticari ilişkiler kapsamında müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı tarafa verilen ... Bankası ... Şubesi’ne ait 02.09.2013 tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi’ne ait 19.04.2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000 TL bedelli kesin teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararlarının verilerek, teminat mektuplarının davacı şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ayakta olup, sözleşmeler ayakta iken borcun bulunmadığı gerekçesi ile teminatların iadesinin talep edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle davacının davasının erken açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında akdedilen 27.02.2020 Tarihli Fesih Protokolü'nün 1.3. maddesinde davacı tarafından 3630 ton karşılığı 399.300,00 USD kar mahrumiyeti borcu bulunduğu açıkça kabul ve ikrar edilmiş olup, söz konusu alacağın 210.000,00 USD'lik kısmı dava dışı ... ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete temlik edildiğini, açıklanan nedenlerle davacının müvekkil nezdinde bir borcunun bulunmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının usul ve yasaya aykırı haksız davasının esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 17/04/2025 tarih ve 2024/108 Esas - 2025/347 Karar sayılı kararında; "Dava, davacının taraflar arasındaki 15/01/2012 tarihli... Satım Sözleşmesi ve 06/01/2017 tarihli... İkmal Sözleşmesi nedeniyle davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile, sona eren sözleşmeler kapsamında davalıya verilmiş olan ... Bankası ... Şubesi’ne ait 02/09/2013 tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi’ne ait 19/04/2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000 TL bedelli teminat mektuplarının davacıya iadesi istemine ilişkindir.Davacı tarafından, 15/01/2012 tarihli ... Satım Sözleşmesi ile 06/01/2017 tarihli... Sözleşmesi kapsamında davalıya üç adet teminat mektubu verildiği, bunlardan dava konusu olmayan teminat mektubunun dava tarihinden önce nakde çevrildiği, taraflar arasında anılan sözleşmeler kapsamında bir ticari faaliyet kalmadığı, yine bu sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya borcu da bulunmadığı, buna rağmen dava konusu iki teminat mektubunun haksız olarak davacı uhdesinde tutulduğu, sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle ihtarname ile mektupların iadelerinin talep edildiği iddia olunmuş sözleşmeler ve ihtarname dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş; davalı tarafından ise sözleşmelerin halen ayakta olduğu, dava dışı ... ... A.Ş'nin davacıdan olan başka bir sözleşmeye dayalı alacağının 210.000,00-USD'lik kısmının davalı ... A.Ş'ye temlik edildiğinin, bu temlik nedeniyle davalının davacıdan halen alacaklı olduğu savunulmuş ve dava dışı ... ... A.Ş ile davacı arasındaki fesih protokolü ile temlik sözleşmesi dilekçe ekinde dosyaya sunulmuştur.Buna göre uyuşmazlık; taraflar arasındaki dava konusu iki sözleşmenin sona erip ermediği, davacının bu sözleşmelerden ötürü davalıya borcu bulunup bulunmadığı, buna göre teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.Sözleşmelerde teminat mektuplarına ve mektupların iadesi koşullarına ilişkin açık hüküm bulunmadığından mahkememizce; hem dava konusu edilen iki teminat mektubunun hem de davadan önce nakde çevrilmiş dava konusu edilmeyen teminat mektubunun, yalnızca dava konusu iki sözleşmenin teminatı olarak mı verildiği, sözleşmelerden doğan edimlerin taraflarca yerine getirilmeye devam edilip edilmediği, diğer ifade ile dava tarihi itibariyle sözleşme ilişkisinin tarafların açık ya da zımni ortak iradeleri ile bitirilip bitilmediği, davacının bu sözleşmelerden ötürü davalıya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı, davalının savunmasında ileri sürdüğü üçüncü kişiden temlik alınan alacağın dava konusu mektupların teminatı kapsamında olup olmadığı, buna göre davalının teminat mektuplarını uhdesinde tutmasının hukuki dayanağı bulunup bulunmadığı hususlarında, dosyaya mübrez teminat mektuplarının içeriği, sözleşme ve protokollerin, ihtarnamenin içeriği değerlendirilerek, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş ve yine HMK'nun 31 maddesi ile hakime yüklenen davayı aydınlatma yükümlülüğü uyarınca, taraflara bu husularda açıklama yapmak üzere süre verilmiştir.Davacı vekili 12/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamada bulunmuş, davalı vekili 24/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamada bulunmuş, dosya 01/07/2024 tarihinde bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve 17/07/2024 tarihli ara karar ile "Mahkememize ait 2020/488 (Yeni esas: 2024/108) esas sayılı dosyasından verilen 17/09/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine," karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan 11/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sektörel uygulamalar dikkate alınarak düzenlendiği, yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından rapora itibar edilerek hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki ilişkinin kronolojisi bilirkişi heyeti tarafından dosya kapsamı ile defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.Taraflar arasında 15.01.2012 tarihli bir yıl süreli "... Sözleşmesi" ve aynı tarihli ek protokol imzalanmıştır. Taraflar arasında yazılı bildirim yapılması kaydıyla sözleşme süresinin bir yıl daha uzatılabileceği sözleşmede belirtilmiştir. Davacı ... Yatırım tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak ... Bankasına ait 02.09.2013 tarihli ... numaralı 500.000 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu verilmiştir.Taraflar arasında 06.01.2017 tarihli bir yıl süreli (01.01.2017-31.12.2017 arasında geçerli) "... Anlaşması" imzalanmıştır. Sözleşmenin sona ereceği tarihten en geç otuz gün öncesine kadar taraflar yazılı olarak itiraz etmediği taktirde sözleşmenin otomatik olarak birer yıl daha uzayacağı sözleşmede belirtilmiştir. Davacı ... Yatırım tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak ... Bankasına ait 19.04.2018 tarihli ... numaralı 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verilmiştir. Davacı ... Yatırım tarafından Davalı ...'a sözleşmeden kaynaklı borçların teminat olarak ... Bankasına ait 13.09.2018 tarihli ... numaralı 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verilmiştir.01.09.2020 tarihinde dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... arasında temlik sözleşmesi imzalanmıştır. İmzalanan sözleşmede dava dışı ... ...'ın davacı ... Yatırım'dan olan 210.000 USD alacağını, Davalı ...'a temlik ettiği belirtilmiştir.Davacı ... Yatırım 02.09.2020 tarihinde, Davalı ...'a göndermiş olduğu ihtarnamede, akdedilmiş sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erecekken tarafların sözleşmeye devam etme iradelerine istinaden sözleşme birer yıllık periyodlarla yenilenmiş ve sonunda tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine süre nedeniyle sözleşme sona ermiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmeler sona erdiğinden ve işbu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığından teminat mektuplarının bir gün içinde iade edilmesi gerektiği çerçevesiyle ifade edilmiştir.Davalı ... 10.09.2020 tarihinde, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 13.09.2018 tarihli ... NUMARALI 1.000.000 TL bedelli kesin teminat mektubunu nakde çevirmiştir.Taraflar arasındaki 15.01.2012 tarihli bir yıl süreli "... Sözleşmesi" sözleşmesinin sektörel karşılığını dağıtıcılar arası ticaret olarak adlandırabilir. Her iki firmanın da EPDK nezdinde... Dağıtıcı lisansı olup; bu firmalar kendi arasında... ticareti yapabilmektedir. Davacı ... firması, kendi istasyonlarına göndermiş olduğu...'yi bir başka... dağıtım şirketi olan ... firmasından tedarik etmektedir. Dağıtıcılar arası ticaret dağıtıcı -bayi ilişkisinden gerek işleyiş gerekse yasal prosedürler açısından farklı işlemektedir. Dağıtıcılar arası ticarete dağıtıcı-bayi arasındaki gibi sözleşme zorunluluğu EPDK nezdinde bulunmamaktadır. Dağıtıcı lisansına sahip firmalar kendi aralarında toptan... satışı yapabilirler.Fakat her dağıtıcı sadece kendi lisanslı bayisine.../Otogaz satışı yapabilir.Taraflar arasında 15.01.2012 tarihinde ilk sözleşme yapılmış olup yazılı bildirim yapılması şartıyla bu sözleşmenin bir yıl daha uzayabileceği sözleşmede belirtilmiştir. Fakat taraflardan istenilen bilgi ve belge taleplerinde her iki taraf; bu sözleşmenin uzatılmasına yönelik ilave yazılı bir sözleşme yapılmadığını beyan etmiştir. Bu durum tarafların sözleşme süresi bitmesine rağmen ticareti devam ettirdikleri anlamına gelmektedir. Aksi durumda 15.01.2013 tarihinde sözleşmenin sona ermesi veya bu tarihten sonra yeni sözleşme yapılması gerekirdi. Fakat dağıtıcılar arası ticarette taraflar arasındaki hukuki ve özel süreçler dışında EPDK nezdinde sözleşme zorunluluğu olmadığı için taraflar dağıtıcılar arası ticareti devam ettirmiştir. Bu kapsamda Davacı ... firması ilk sözleşmenin bittiği tarihten sonra 02.09.2013 tarihinde ilk teminat mektubunu ...'a tevdi etmiştir. Bu durum sözleşme süresinden bağımsız olarak tarafların ticaretinin devam ettiğini göstermektedir. Bu sözleşme tarafların birbirlerinden karşılık ürün alması ve alınan ürünlerin ödeme vadesine ilişkin koşulları düzenlemektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede teminat mektubundan bahsedilmemekte olup tevdi edilen teminat mektubunun, teminat mektubunun metni de incelenerek, ürün alımlarındaki 10 gün vade için limit amacıyla düzenlendiği değerlendirilmiştir.Taraflar arasında 06.01.2017 tarihli bir yıl süreli "... Anlaşması" imzalanmıştır. Bu sözleşme 2012 tarihli sözleşmeden farklı olarak karşılıklı olarak ikmal yapılmasıyla ilgili olmayıp ...'ın ...'dan... almasına yönelik sözleşmedir. Sözleşmenin sona ereceği tarihten en geç otuz gün öncesine kadar taraflar yazılı olarak itiraz etmediği taktirde sözleşmenin otomatik olarak birer yıl daha uzayacağı sözleşmede belirtilmiştir. Taraflardan istenen bilgi ve belge taleplerde her iki taraf sözleşmenin sona ermesinden sonra sürenin sona erdiğine veya uzadığına dair yazılı bir beyanda bulunmamıştır. 31.12.2017'de sona ermesi gereken sözleşme, taraflar süre bitiminden otuz gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmediği için sözleşme süresi birer yıl uzamaya devam etmektedir. Buna ilave olarak ... sözleşmeyi sebep göstermeksizin 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak kaydıyla feshedebilmektedir.Taraflar arasında sözleşme süresinin sona ermesi gerektiğine dair görüşü içeren ilk yazılı bildirim Davacı ... tarafından 02.09.2020 tarihinde gönderilen ihtarnamedir. Davacı ... bu ihtarnamede; akdedilmiş sözleşmenin süresi 31.12.2017 tarihinde sona erecekken tarafların sözleşmeye devam etme iradelerine istinaden sözleşme birer yıllık periyodlarla yenilenmiş ve sonunda tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine süre nedeniyle sözleşme sona ermiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmeler sona erdiğinden ve işbu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığından teminat mektuplarının bir gün içinde iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sözleşmenin birer yıllık periyotlarda otomatik olarak uzadığını varsaydığımızda 31.12.2020 tarihinden otuz gün öncesine kadar taraflardan birisi yazılı olarak sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmaktadır. Davacı ... firması göndermiş olduğu ihtarnamede sözleşmeyi feshettiğinden bahsetmemiş sadece tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmesi üzerine sözleşmenin sona erdiğini belirtmiştir.Tarafların bu ihtarname dışında sözleşmeyi devam etmek istemedikleri yönünde yazılı bir bildirim bulunmamaktadır. Buradan hareketle son uzatım süresinin sonu olan 31.12.2020'den önce 02.09.2020 tarihinde Davacı sözleşmeye devam etmeme beyanını yazılı olarak bildirmiştir. Bu tarih itibariyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmediğinden sadece sözleşmenin geçersiz olduğunu belirtmesinden hareketle bu sözleşmenin 31.12.2020'de sona ereceği fakat bu tarihe kadar yürürlükte olduğu kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3 maddesinde ödemelerin ... tarafından sevkiyattan önce peşin olarak yapılacağı belirtilmiştir.Her iki sözleşmede de ...'dan teminat mektubu alınacağına dair bir ibareye yer verilmemiştir. Taraflar arasında 2012 yılında başlayan dağıtıcılar arası ticaret ilişkisi 2013 yılında alınan bir adet ve 2018 yılında alınan iki adet teminat mektubu ile devam etmiştir.Sözleşmelerde teminat mektubu alım ve iade koşulları belirtilmemişken ...'ın ...'a teminat mektubu tevdi etme nedeni sektörel uygulamada şayet yatırım vb. konuları içeren teminat mektubu alınmayacaksa ve sözleşmede teminattan bahsedilmiyorsa alınan teminatlar limit amaçlı olarak kullanılacak anlamına gelmektedir. Ödeme vadesini kullanabilmek için vermiş olduğu teminat mektubu kadar mektup sahibine limit açılır. Ödeme vadesi peşin olduğunda verilen teminat mektupları ise; cumartesi veya bankadan ödemez yapmanın mümkün olmadığı durumlarda ikmal yapmak istendiği durumlarda limit tanımlanması için verilebilmektedir. Veya sevkiyattan önce nihai fatura kesilmeden ödeme yapmak istemeyen müşteri sevkiyat yapılıp nihai fatura kesinleştikten sonra ödeme yapmak isteyebilir. Bu durumların hepsi ikmali yapan kişinin ürünü teslim ettikten sonra ödemeyi alamama riski doğurduğu için müşteri istemiş olduğu limit kadar teminat mektubu vererek ikmal yapan firmanın risklerini ortadan kaldırmış olur.Davacı ... İle dava dışı ... ... arasında, ... ile ... arasındaki ticari ilişkiden farklı olarak dağıtıcı-bayi ilişkisi bulunmaktadır. Dava dışı ... ... ile ... arasında ... bayilik ilişkisi bulunurken Davacı ... ile ... arasında... dağıtıcılar arası ticaret ilişkisi bulunmaktadır. Davacı ... firmasının Davalı ...'a tevdi ettiği teminat mektupları taraflar arasındaki dağıtıcılar arası ticaret ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlenmiştir. Bu durum teminat mektuplarının metin içeriklerinden teyit edilebilmektedir. Teminat mektubu metninden anlaşılacağı üzere tevdi edilen teminat mektubu; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili bütün ticari işlemlere ilişkin düzenlenmiştir. Mektup metninde temlik veya dava dışı ... ...'a olan borçlardan bahsedilmemiştir. Teminat mektubunun taraflar arasındaki dağıtıcılar arası ticaret kapsamında düzenlendiği aşikâr olup tarafların bu konuda farklı bir beyanları da yoktur.Davacı ... firması 02.09.2020 tarihinde göndermiş olduğu ihtarnamede sözleşme sürelerinin sona erdiğine atıfta bulunurken aynı zamanda sözleşmeden kaynaklı borcu olmadığını belirterek teminat mektuplarının da iadesini talep etmiştir. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmemiş olması nedeni ile 31.12.2020 tarihine kadar devam ettiği belirtilmiş olsa da Davacı ...'ın talep ettiği mektup iadelerinin yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Raporda mali değerlendirme kısmında davacı defterlerine göre herhangi bir cari hesap borcu olmadığının belirtilmesine paralel olarak tevdi edilen teminat mektuplarının iadesi Davacı ...'ın limitlerinin sıfırlanması şartıyla gerçekleştirilebilir bir talep olarak sektörel açıdan yorumlanmıştır.Davalı ..., 10.09.2020 tarihli nakde çevirme talimatında “aramızda imzalanan anlaşma hükümlerini yerine getirmemesi ve borcunu ödememesi nedeniyle” ibaresine yer vererek 11.09.2020 tarihinde sona erecek teminat mektubunu nakde çevirmiştir. Davacı ...'ın Davalı ...'a dağıtıcılar arası ticaret ilişkisinden veya taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinden kaynaklı borcu bulunmamaktadır. Bu nedenle teminat mektubunun bu gerekçeyle nakde çevrilmiş olması sektörel açıdan ve sözleşme hükümlerine göre mümkün değildir.Davalı ...'ın dilekçelerinde de belirttiği üzere; nakde çevrilen teminat mektubu dava dışı ... ...'ın ...'dan olan alacaklarına karşılık nakde çevrilmiştir. Ayrıca tedbir koyulan veya iadesi istenen teminat mektuplarının da nakde çevrilme talebi aynı gerekçeye sahiptir.Banka teminat mektupları ile teminat altına alınan risk, aslında bankanın üstlendiği risktir. Bu kapsamda, banka tarafından verilen teminatın kapsamının belirlenmesinde, bankanın beyanı niteliğindeki teminat mektubunun içeriği esas alınır. Teminat mektubu, her ne kadar banka dışındaki iki taraf olan muhatap ve lehtar arasındaki ilişki için bir teminat içerse de teminat mektubu, mektubun verildiği sırada bankanın kabul ettiği riskleri kapsar. Öyle ki muhatap ve lehtar, aralarındaki mevcut anlaşmayı değiştirse, taraflar yeni yükümlülükler üstlense dahi, teminat mektubunun verilmesinin ardından gündeme gelen yükümlülükler, banka teminat mektubunun garanti kapsamının dışında kalır.(Bkz. Reisoğlu, s. 37),Somut olayda davacı tarafından verilen 3 adet teminat mektubunda da kullanılan ifadenin tutarlı olduğu tespit ediliş olup; sektörel inceleme kapsamında da belirtildiği üzere, teminat mektubu; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili bütün ticari işlemlere ilişkin düzenlenmiştir. Teminat mektuplarında, taraflar arasındaki her türlü mal ve hizmet alımı teminat altına alındığı için, gerek 15.01.2012 tarihli... Satış Sözleşmesi'nden gerek 06.01.2017 tarihli “... Sözleşmesi'nden doğan alacakların işbu teminat mektupları kapsamında teminat altına alındığı kanaati hasıl olmuştur.Her ne kadar davalı taraf buradaki “...sair bütün ticari işlemlerinden doğmuş ve doğacak olan borçların teminatı olmak üzere” ifadesine dayanarak, temlik alınan alacağın da teminat kapsamında olduğunu iddia etmiş ise de buradaki ifadenin aslında “...bayilikle ilgili sair bütün ticari işlemlerinden...” şeklinde olduğu gözetildiğinde; taraflar arasındaki ürün ve hizmet alımlarına, sözleşme, taahhütname ve kefaletnamelere, doğmuş ve doğacak borçlara ve bayilik ilgili olanlar dışında kalan alacakların, işbu teminat mektubu kapsamında teminat altına alınmadığı dava dışı ... ...'tan temlik alınan alacak bakımından, teminat mektubunda bir ifade bulunmadığı, dolayısıyla ... ...'tan temlik alınan alacağın teminat mektubunun kapsamına dâhil olmadığı kanaati hâsıl olmuştur.Yaptırılan mali incelemede, teminat mektubunun kapsamına girmediği tespit edilen temlik alınan alacak dışında, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında bir borcun bulunmadığı, temlik alınan alacağın ise teminat mektubunun kapsamına dahil olmaması karşısında; davacı tarafın, davalı tarafa teminat mektubu ile güvence altına alınan bir borcunun bulunmadığı ve teminat mektuplarının iadesinin gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın KABULÜ ile, ... Bankası ... Şubesi’ne ait 02.09.2013 tarihli, ... numaralı, 500.000,00 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi’ne ait 19.04.2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarınından dolayı davacının, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile teminat mektuplarının davacıya iadesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 15.09.2020 tarihinde açıldığını; davacının talebini taraflar arasındaki... Sözleşmesinin sona erdiği ve bu nedenle teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiği iddiasına dayandırdığını; dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki... Sözleşmesi'nin ayakta olduğunun 11.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında isabetle tespit edildiğini; sözleşme ayakta iken teminatın iadesinin talep edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda dava konusu teminat mektuplarının kapsamına ve iade şartlarına ilişkin yapılan değerlendirmelerin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK'nun 20/3 fıkrası uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğunu; davacı, sözleşme süresinin bitiminden 30 gün öncesinde yazılı olarak itiraz etmediğinden sözleşme uzamış olup 31.12.2020 tarihine kadar yürürlükte olduğunu, davacı tarafından sunulan hesap hareketlerinde dahi 2020 yılında ticari ilişkinin devam ettiğinin tespit edildiğini, davacı tarafın sözleşmenin fiilen sona erdiği yönündeki iddiasının da maddi dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların sözleşmeyi sonrlandırma yönünde açık veya zımni iradeleri bulunmadığını, usule uygun şekilde yöneltilmiş bir fesih beyanının da bulunmadığını; davacı tarafın davalıdan ürün ikmalinde bulunmamasının bu sonucu doğurmayacağını, davacının talebi olması halinde davalının davacıya ürün ikmal etmekten kaçınmasına dayanak teşkil edecek hukuki hiçbir zemin bulunmadığını,Dava konusu teminat mektuplarının, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğini; dava konusu olan "... Bankası ... Şubesi’ne ait 02.09.2013 tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli" ve "... Bankası ... Şubesi’ne ait 19.04.2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000 TL bedelli" teminat mektubu metinleri incelendiğinde bu hususun "... sair tüm ticari işlemlerinden doğmuş ve doğacak olan borçların teminatı olmak üzere..." ifadesi ile açıkça düzenlendiğini, davacı tarafın teminat mektuplarının sadece...Sözleşmesinden doğacak borçları teminat altına almak üzere verildiği yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu teminat mektuplarının, davacının, dava dışı ... A.Ş. ile bayilik ilişkisine girmesinden sonra, 2018 yılında davalıya verildiğini; teminat mektubu metinlerinde teminatın "bayilikle ilgili işlemler"den doğacak borçları da teminat altına aldığının açıkça ifade edildiğini; davalı ile davacı arasında bayilik sözleşmesi bulunmamasına rağmenbu ifadenin teminat mektubu kapsamına alınmasının; davacının, davalının grup şirketi olan ... A.Ş. ile girdiği bayilik ilişkisi kapsamındaki borçlarının teminat kapsamında olduğunu ve temlik işlemi neticesinde bu ilişkiden doğan borçlarının tahsil edilebileceğini bildiğini gösterdiğini, Dava konusu olmayan teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminde dava dışı muhatabap bankanın teminat kapsamına dair bir itirazının bulunmadığını, davalının da teminat kapsamındaki alacağının bir kısmını mektubun paraya çevrilmesi suretiyle tahsil ettiğini, dolayısıyla davacı tarafın teminat kapsamına dair iddialarının, lehtar olarak kendisi ve teminat veren banka arasındaki uyuşmazlığın konusu olabilecek nitelikte olduğunu, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin de lehtar ve muhatap arasındaki ilişkiye değil, banka ve muhatap arasındaki ilişkiye dair olduğunu Davalının, temlik işlemi sonrasında dava tarihi itibariyle davacı taraftan -dava konusu teminat mektupları kapsamında- 210.000,00 USD alacağı bulunduğunu, davacı tarafından doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı ... A.Ş.'ye verilmiş olan "... Bankası ... Şubesi'ne ait 13.09.2018 tarihli ... numaralı 1.000.000 TL bedelli" banka teminat mektubunun, davalının temlik işleminden kaynaklı muaccel alacağının bulunması ve mektubun süresinin dolacak olması nedeniyle 10.09.2020 tarihinde paraya çevrildiğini ve davalının temlik aldığı alacağın bu tarihteki kur karşılığı olan 133.890,32 USD'lik kısmının tahsil edildiğini, davalının tahsil edilmemiş alacak tutarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 210.000,00 USD - 133.890,32 USD = 76.109,68 USD olduğunu, davalının dava konusu teminat mektupları kapsamındaki alacak tutarının, teminat tutarlarının oldukça üzerinde olduğunu, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava konusu teminat mektupları üzerindeki ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının taraflar arasındaki 15/01/2012 tarihli... Satım Sözleşmesi ve 06/01/2017 tarihli... Sözleşmesi nedeniyle davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile, sona eren sözleşmeler kapsamında davalıya verilmiş olan ... Bankası ... Şubesi’ne ait 02/09/2013 tarihli, ... numaralı, 500.000 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesi’ne ait 19/04/2018 tarihli, ... numaralı, 1.000.000 TL bedelli teminat mektuplarının davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava tarihi itibariyle sona ermeyip ayakta olduğu, teminat mektuplarının iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 2021/1710 Esas, 2024/126 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya içeriği belgelere göre; davacı ile davalı arasında 15/01/2012 tarihli bir yıl süreli... satış sözleşmesi bağıtlandığı, sözleşmenin 2 maddesi kapsamında taraflarca sözleşmenin sona ermesinden evvel bildirimde bulunulmadığından birer yıllık sürelerle sözleşmenin uzadığı ve davacının davalıdan... otogaz tedariğinin bu sözleşme kapsamında devam ettiği, akabinde tarafların 06/01/2017 tarihli bir yıl süreli... ikmal anlaşması bağıtladıkları ve taraflar arasındaki, davacının davalıdan... Otogaz tedariğine dair, ticari ilişkiye bu sözleşme çerçevesinde devam olunduğu, bu sözleşmenin 3 üncü maddesinde taraflardan herhangi birinin sözleşme süresinin bitiminden en geç 30 gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmemesi halinde birer yıl süre ile uzayacağının düzenlendiği, davacının davalıya, davalıdan yaptığı ve yapacağı her türlü mal ve hizmet alımlarından, davalıya tevdii edilmiş tahhütnamelerinden ve kefaletnamelerinden, davalı ile akdettiği anlaşmalardan ve bayilikle ilgili sair bütün ticari işlemlerinden doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere ... Bankası'nın 02/09/2013 tarihli 500.000,00-TL limitli ... numaralı kesin ve süresiz teminat mektubunu, aynı bankanın 19/04/2018 tarihli, 1.000.000,00-TL limitli kesin ve 20/04/2019 tarihine dek geçerli TMDZ18- 47885 nolu teminat mektubunu ve yine aynı bankanın 13/09/2018 tarihli 1.000.000,00-TL limitli ... nolu 13/09/2019 tarihine dek geçerli teminat mektubunu verdiği, 19/04/2018 tarihli teminat mektubunun süresinin 31/03/2020 tarihinde banka tarafından 20/04/2021 tarihine uzatıldığı, yine 13/09/2018 tarihli teminat mektubunun süresinin banka tarafından 12/09/2019 tarihinde 11/09/2020 tarihine uzatıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya gönderilen 02/09/2020 tarihli ihtarname ile, 06/01/2017 tarihli sözleşmenin 31/12/2017 tarihinde sona erecekken tarafların itiraz etmemeleri üzerine birer yıllık periyodlarla uzadığı, ancak sonunda tarafların sözleşmeye devam etmek istemediklerini beyan etmeleri nedeniyle sözleşmenin sona erdiği, sözleşme kapsamında davalıya herhangi bir borcun bulunmadığı, sözleşmeler sona erdiğinden davalıya verilmiş üç adet teminat mektubunun iadesi gerektiği ihtar edilmiştir. Davalı tarafından bu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmemekle birlikte 10/09/2020 tarihinde 13/09/2018 tarihli 1.000.000,00-TL limitli ... nolu(eldeki davanın konusu olmayan) teminat mektubu nakde çevrilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde kaldırma ilamı sonrasında yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde ticari ilişkinin fiilen 10/09/2020 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra taraflar arasında... satışı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı savunması ve istinafının aksine taraflar arasında 15/01/2012 tarihli sözleşme ile başlayan ve 06/01/017 tarihli sözleşme ile devam eden... tedariğine dair ticari ilişkinin ve anılan sözleşmelerin tarafların zımni ve ortak iradeleri ile son bulduğunun kabulü gerekmektedir. Davacının davalıya anılan sözleşmeler kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığı taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı gibi, alınan mali bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir.Davalı yan, davacı ile dava dışı ... A.Ş.arasında bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek ürün alım taahhüdü bulunduğunu, dava dışı şirket ile davacı arasındaki bayilik ilişkisinin 27/02/2020 tarihli fesih protokolü ile sona erdirildiğini, feshedilen bayilik sözleşmesi kapsamında dava dışı ... A.Ş'nin davacıdan eksik ürün alımı nedeniyle 399.300,00-USD kar mahrumiyeti alacağının bulunduğunu, işte bu alacağın 210.000,00-USD'lik kısmının ... A.Ş. tarafından 01/09/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı ... A.Ş'ye temlik edildiğini, davalının dava dışı şirketten temlik aldığı bu alacak nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu, alacağın 133.890,32 USD'lik kısmının davacı tarafından davalıya verilmiş 13/09/2018 tarihli 1.000.000,00-TL limitli ... nolu teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile kısmen tahsil edildiğini, bakiye 76.109,68 USD alacak bulunduğunu, davalı uhdesindeki teminat mektuplarının temlik alınan alacağı da teminat altına aldığını savunmuş ise de; teminat mektuplarının doğrudan lehdar davalı ... A.Ş'ye hitaben ve davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden doğmuş ve doğacak borçları teminat altına aldıkları, diğer ifade ile davacının davalıya vermiş olduğu teminat mektuplarının, dava dışı ... A.Ş. İle davacı arasındaki bayilik ilişkisinden doğmuş veya doğacak alacakları teminat altına almadıkları, davalının davacıdan kendi aralarındaki ticari ilişki kapsamında bir alacağının bulunmaması karşısında, dava konusu teminat mektuplarını, üçüncü kişiden temlik aldığı alacağın teminatını teşkil etmemelerine rağmen uhdesinde tutmasının yasal veya sözleşmesel dayanağı bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.HMK'nun 397/2 fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edecek olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması ve dairemizce de bu karara yönelik davalı istinafının yerinde bulunmaması karşısında, mahkemece verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmemesine dair ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik davalı talebi de yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 102.465,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 25.616,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 76.848,75-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.