Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1192 E. 2026/1684 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1192
- Karar No
- 2026/1684
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1192 Esas
KARAR NO:2026/1684 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(Kapatılan)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2024/571 Esas - 2025/341 Karar
TARİH:09/04/2025
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen ticari alım satım ilişkisi nedeniyle, ... Bankası ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, Keşide Yeri İstanbul, Tarihi 30.06.2019, seri numarası ... olan, 83.000,00-TL bedelli çekin davalı namına keşide edilerek davalıya teslim edildiği, ancak çek bedeli karşılığında davalı şirketten mal alınmadığı ve davalı tarafça müvekkili şirkete fatura da kesilmediği Karşılığında herhangi bir mal alınamayan, faturası kesilmeyen çekin tarihi geldiğinde keşideci müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı, bu hususa ilişkin olarak banka kayıtlarının celbinin talep edildiği, müvekkil şirketin yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği, malı teslim etmediği ve fatura da kesmediği bu nedenle eldeki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığı ve arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da taraflar arasında anlaşmaya varılamadığı, arabuluculuk görüşmelerine ait son tutanağın bir suretinin sunulduğunu da beyan ederek davanın kabulü ile karşılığında herhangi bir mal alınamayan, faturası kesilmeyen ancak tarihi geldiğinde keşideci müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda çekin bedeli olan 83.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından sunulan rapor sonuç kısmı "Dava konusunun; ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 30.06.2019 keşide tarihli ... no.lu 83.000,00 TL bedelli çek bedelinin istirdadı istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Bilirkişi SMMM-KGK Bağımsız Denetçi ... tarafından tanzim olunan kök ve ek raporda iş bu davaya konu çekin davalı taraf şirket yetkilisine teslim edildiği, işbu çekin ödendiği, davacı tarafın defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, anılan çekin davalı tarafın incelenen defter kayıtlarında ise yer almadığı, dava konusu çekin lehtarının davalı taraf olduğu ve işbu çeke ilişkin davalının incelenen ticari defterlerinde davalı(lehtar) tarafından davacıya(keşideci) herhangi bir mal/hizmet verilmediği, işbu nedenle davaya konu çekin bedelsiz kaldığı yönünde oluşan görüş ve kanaatlerimi takdiri bütünüyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederim." şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/04/2025 tarih ve 2024/571 Esas - 2025/341 Karar sayılı kararında;" Somut olayın incelemesinde; BAM kaldırma kararından sonra yapılan tensip zaptıyla davacı tarafa 47.600TL ödemeye ilişkin belgenin sunulması için kesin süre verildiği, davalı tarafın defterlerinin incelenmesine ilişkin değerlendirme yapıldığı, davacı tarafın ödemeye ilişkin belgeyi sunmadığı, davalı defterlerinin daha önce alınan davacı defterleri ile karşılaştırılmalı incelemesine ilişkin raporda, davalı defterine göre davacıdan 46.757,67 TL alacaklı olduğu, bunun cari hesap farkı 3.841,09 TL ile davalının davacıya düzenlediği ve ihtilaf konusu olmayan 42.916,58 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, davacının 47.6000TL ödeme kaydının davalı defterlerinde yer almadığının, 83.000TL bedelli çekin bedelsiz kaldığının raporda belirtildiği, BAM karar içeriği dikkate alınarak davacı tarafa 47.600TL'lik ödemeye ilişkin dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı için yemin hakkının hatırlatıldığı, davacının yemin telifinde bulunduğu,davalı tarafın yemini eda ettiği davacı tarafın 47.600TL bedelli ödemeyi ispat edemediği,İş bu davanın konusunun ödenen çek bedeli karşılığı mal veya hizmet alınmadığı belirtilerek çek bedelinin istirdatı istemine ilişkin olduğu, çekin kural olarak bir ödeme aracı olması sebebiyle çekin avans olarak verildiğini ispat yükünün bunu iddia eden davacı tarafta olduğu, tarafların defter ve kayıtlarının incelendiği, 2019 yılında davacı defterine göre 3,31 TL devir bakiyesinin bulunduğu, 83.000TL çek ödemesinin olduğu,47.600TL ödeme makbuzu olduğu, ,davalı tarafın 42.916,58 TL faturası ile davalıdan 87.686,73 TL alacaklı olduğu,Davalı defterlerine göre ise 2019 yılında 3.841,09TL devir, 42.916,58 TL bedeli davacıya düzenlediği fatura bedeli ile davalıdan 46.757,67 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte davacının ödediği 83.000TL bedelli çeke ilişkin kaydın yer almadığı, bu kayıtta dikkate alındığında davalının davacıya 36.242,33 TL borcunun olacağı, davacı tarafın 47.600TL'lik ödemesini ispat edemediği, tarafların defterlerindeki kayıtlarda dikkate alınarak davacının davalıdan 36.242,33 TL miktarın istirdatını talep edebileceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi."gerekçesi ile,''1- Açılan istirdat davasının kısmen kabulü ile 36.242,33 TL’nin, ödeme tarihi olan 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çek ya da bono karşılığında gönderilmesi gerekli malların gönderilmediğinin davacı tarafından ileri sürülmesi halinde, çek ya da bononun avans olarak verilmiş olduğunun, yazılı belgeyle davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafından davacıya emtia teslim edilmiş olmasına ve aksi davacı tarafından ispat edilememesine rağmen bilirkişi raporunda davalının borçlu gibi gösterildiğini, davada ispat yükünün davacı borçluya ait olduğunu, davacının, bedelsizlik iddiasında bulunduğunu ve davasını ispat edemediğini, bu nedenle Yargıtay içtihatlarına ve yasalara aykırı düzenlenen bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini; defterlerin delil olarak değerlendirilmesinin tek başına yeterli olmayacağını, karşı tarafın defterleri ile birbirini teyit etmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına ve yasalara aykırı düzenlenen bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini,kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliğinden tamamen bağımsız olduğunu; kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağını, çeklerin de sebepten mücerret olduğunu, çeki ödediğini davacının ispat etmesi gerektiğini; bu hususta yüzlerce içtihat olduğunu fakat mahkemenin gerekçeli kararda bu hususları irdelemediğini,çekin bir ödeme aracı olduğunu; bu nedenle, çeki borcunu ödemeden başka bir amaçla vermiş olanın bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ileri sürerek; öncelikle icranın geri bırakılmasına, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava;dava konusu 30/06/2019 keşide tarihli, ... çek numaralı, keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan 83.000,00-TL bedelli çekin avans çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olup, çek tutarının davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2022/325 Esas, 2024/1017 Karar sayılı kararı ile kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline, davacı defterlerinde kayıtlı bulunan 47.600,00-TL ödeme kaydının dayanağı belgeyi sunması için kesin süre verildiği, davalı yana HMK'nun 222/3 fıkrasına uygun şekilde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için ihtaratlı kesin süre verildiği, davacının ödeme belgesi sunmadığı, davalının inceleme günü defterlerini ibraz ettiği ve mali bilirkişi tarfaından daha önce davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan raporlar ile davalı defterlerindeki kayıtlar karşılaştırılarak rapor tanzim edildiği, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin, çekin bankaya ibrazı sonucu alınan ödemenin ve davacının kendi defterlerinde kayıtlı 47.600,00-TL lik ödeme kaydının yer almadığı, davalının kendi defterlerine göre davacıdan dava tarihi itibariyle 46.757,67-TL alacaklı göründüğü, davacının ise kendi defterlerinde davalıdan dava tarihi itibariyle 87.686,73-TL alacaklı göründüğü, taraflar defterleri arasındaki farkın davacının defterlerinde 2018 yılına devrin davacı lehine 3,31-TL alacak olarak, davalı defterlerinde ise 2018 yılına devrin davacı aleyhine 3.841,09-TL borç olarak kayıtlı olmasından, 2019 yılına dek hesabın bu şekilde devam etmesinden 2019 yılında her iki taraf defterlerinde kayıtlı olan 42.916,58-TL tutarlı fatura dışında davalı defterlerinde kayıt bulunmamasından, diğer ifade ile davacının 2019 yılında dava konusu çek ile yapmış olduğu 83.000,00-TL ödeme ile ayrıca yapıldığı iddia olunan 47.600,00-TL ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.Davacı yemin deliline dayanmış olup 47.600,00-TL'lik ve dayanağı sunulamayan ödeme kaydına ilişkin davalı tarafa yemin teklif etmiş, davalı şirket yetkilisi duruşmada hazır bulunarak teklif edilen yemini eda etmiş ve ödeme almadığını beyan etmiştir. Böylece davacı anılan ödemeyi ispatlayamamıştır.Davalı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmemiş, defterlerinde kayıtlı olmayan dava konusu çek karşılığında mal teslimi yapıldığını savunmuştur. Çek bedelinin tahsil edildiği de ihtilaf konusu değildir.Nitekim her iki taraf ticari defterlerinde de, dava konusu çekin verilmesine dayanak teşkil edecek açık hesaba dayalı yürütülen satış ilişkisi dışında başka, ayrı bir hesapta takip edilen başka bir ticari ilişki kaydı bulunmamaktadır. Yine davalının, defterlerine göre dava konusu çekin 30/06/2019 olan keşide tarihinde davacıdan sadece 3.841,09-TL alacaklı olduğu, 25/11/2019 tarihli 42.916,58-TL bedelli faturanın keşide tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır. Çekin tamamen veya kısmen bedelsiz kaldığını ispat yükü davacı üzerinde olup, delil olarak ticari defterlere dayanılmış olması ve davalının çekin iktisap sebebine ilişkin savunması karşısında, davalı defterlerine göre dava konusu çekin 36.242,33-TL'lik kısmının bedelsiz kaldığı (83.000,00-TL - 46.757,67-TL) davacı tarafından ispat olunmuştur. Mahkemece bu gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri haksız bulunmuştur. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.475,71-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 619,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.856,71-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.