Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1254 E. 2026/1410 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1254
- Karar No
- 2026/1410
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1254 Esas
KARAR NO : 2026/1410
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/05/2024
NUMARASI : 2021/183 E. - 2024/101 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1943 yılında İtalya'da kurulduğunu, kuruluşundan bugüne CBS markasını kullandığını, markayı Türkiye'de ... numarası ile Türk Patent nezdinde tescil ettirdiğini, davaya konu ... sayılı "Tarım makinelerine yönelik yüksek oranda toz geçirmez olan biçme bağlama grubu" buluş başlığının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tescilli patent, marka ve ticaret unvanı ve alan adı hakkını ihlal etmekte olduğunu, müvekkiline ait patentli ürünün yedek parçalarını fotoğraflayıp ... markasını ve ürün kodunu fotoğraflardan silerek kendisi tarafından üretilen ürünlerin tanıtımını yaptığı web sitesinde ve kataloglarda ve sair mecralarda kendisine ait ürünlermiş gibi paylaşmakta ve anılan fotoğraflar vasıtası ile kendi ürünlerinin satışını yapmakta olduğunu, ürettiği ürünlerin tanıtımını yaparken ürün bilgisi kısmında müvekkilinin yarattığı ve kullanmakta olduğu ürün isimlerini ve ürün kodlarını aynen kullandığını, davalı kullanımlarının patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek müvekkiline ait ... markası üzerindeki tek başına yahut sair tali unsurlarıyla birlikte her türlü haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının önlenmesine, men edilmesine, davalıya ait işyerinde müvekkili markasını taşıyan her türlü tabela, kartvizit, vs. gibi tanıtım materyallerinin ve iş evrakının ve varsa ürünlerin toplanmasına ve muhafaza altına alınmasına, davalıya ait internet sitesindeki içeriklerin erişime engellenmesine ihtiyati tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 2004 yılında bu yana davacının Türkiye'deki tek yetkili distribütörü ... A.Ş ile ticari faaliyet içerisinde olduğunu, dolaylı olarak davacı şirket ile ticari faaliyet içerisinde bulunduğunu, ancak 2014'ün 7. ayından itibaren müvekkilinin faturalarında ... amblemini kaldırdığını, Değişik İş dosyalarında alınan raporlarda faturalar üzerinde ... ibaresinin bulunduğu belirtildiğini ancak bu faturaların 2010 2014 yılları arasından kalmakta olduğunu, davacı tarafından müvekkiline ait internet sitelerinde davacının sahibi olduğu ... ibareli markanın kapsamında bir kullanım bulunmadığının tespit edildiği ve 30/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ve diğer beyanlarını belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini aksi kanaatte olunması halinde ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
Davalı kullanımlarının davacıya ait TR ... numaralı patentten kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda patent hakkına ihlal oluşturan ürünlerin satışının, üretiminin, ithalatının, ihracatının, tanıtımının yapılmasının ve ilgili ürünlerin herhangi bir ticari işleme konu edilmesinin önlenmesi, men edilmesi, ilgili ürünlere, ürünlerin üretiminde kullanılan makinalara, ürünlere ait tanıtım broşürlerine, kataloglara ve her türlü ticari belge ve tanıtım materyaline esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip el konulmasına, imha edilmesine,
2-Davalı kullanımlarının davacıya ait ... numarasıyla tescilli “... ” markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, “... ” markası üzerindeki kullanımlarına konu tabela, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesine, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye ve varsa ürünlere ve ambalajlara esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip el konulmasına, imha edilmesine,
3-https://www...com.tr ve https://www...com alan adlı internet sitelerinde TR ... numaralı patent ve ... numarasıyla tescilli “...” markasına tecavüz teşkil eden ürünlerin kullanımların kaldırılmasına, aksi halde siteye erişimin engellenmesine,
4-Haksız rekabete yönelik taleplerin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, patent hakkına tecavüz iddiasına ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, müvekkilin ürettiği makinelerin davacı patentinden farklı olduğunu, 6769 sayılı SMK'nın 152. maddesi gereğince davacının ürünleri piyasaya sürmesiyle hakkın tükendiğini ve davacının müvekkile fatura karşılığı satış yaptığını, marka tecavüzü iddiasının haksız olduğunu, tabeladaki '...' ibaresinin ticari ilişkiler gereği iyi niyetli ve servis hizmeti kapsamında kullanıldığını, davacının bu durumu yıllardır bilmesine rağmen dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, markanın tanınmış marka olmadığını, yerel mahkemenin delilleri eksik değerlendirdiğini ve gerekçeli kararda savunmaların tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf dilekçesindeki bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve raporların gerekçesiz olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dosyada birden fazla heyetten ayrıntılı ve birbirini destekleyen raporlar alındığını, davalının patent tecavüzü olmadığını savunduğunu, ancak yargılama aşamasında sunulan teknik mütalaalar ve bilirkişi tespitleri ile tecavüzün sabit olduğunu, davalının "hakkın tükenmesi" ve "dürüst kullanım" savunmalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müvekkilinin ürünlerini taklit ettiği ve marka hakkını kötüniyetli olarak ihlal ettiğini, müvekkilin distribütörü ile davalı arasındaki ticari ilişkinin müvekkilin fikri mülkiyet haklarını ortadan kaldırmayacağını, davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddiasının da kötüniyetli eylemleri nedeniyle dinlenemeyeceği, mahkemenin haksız rekabet talebini reddetmesinin yerinde olmadığını, ancak her halükarda yerel mahkemenin patent ve marka tecavüzüne ilişkin kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu, davacıya ait ... numaralı ve "Tarım Makinalarına Yönelik Toz geçirmez Olan Biçme Bağlama Grubu" başlıklı patentine konu ürün ile ... numara ile tescilli ... şekil ibareli patent ve marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile buna bağlı ticari evrak ve emtialara el konulması ile www...com.tr alan adlı sitede yer alan ürünlerin kaldırılması ve erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
31.08.2021 tarihli ... tarafından düzenlenen kök raporda özetle; Davalının tescilli markası olmaması ile davacının tescilli markasının yine aynı sınıfta olan ve davalının kullanımları dolayısıyla tüketicinin yanıltılacağı bir durumun ve davacıdan bir imaj transferinin olabileceği, davacı markasının bu bağlamda zedelendiğini gösterir bir kullanımın olduğu, Tarafların asıl faaliyet alanlarının 07. Ve 12. Sınıf emtiaları olduğu lakin davalı tarafın ... ibaresinin içeren tescilli bir markasının bu emtialarda bulunmadığı , tabelada asıl göze çarpan ibare ‘... ibaresi olsa da bu ibarenin sağında ... marka ve logosunun da yer alması sebebiyle marka kullanımının bulunduğu; Dolayısıyla marka ihlali ve haksız rekabet sınırlarına giren davalı kullanımının marka ihlalinin oluştuğunun söylenebileceği, Davalının dava dışı ... ...… A.Ş. aracılığı ile 2014 yılından önceki dolaylı ilişkisi ve davacının davaya konu patenti olan ürünün rengi, görseli ve parçalarındaki benzerlik de dikkate alındığında davalının davacıya ait ürün parça tasarımlarındaki hem görsel hem de kodlarındaki aynılık da göz önüne alındığında tüm bu eylemlerin TTK m. 54 ve TTK m. 55/1.a-4 hükümleri uyarınca haksız rekabet kabul edilmesi gerektiği, Dosya içerisinde mali inceleme yapılmasına dayanak teşkil edecek veriler bulunmadığından, herhangi bir hesaplama yapılamadığı, Davalı ... firmasının ürünü olan TDG 10 Biçerbağlar orak makinasında bulunan tahrik şaftının kasaya montajını sağlayan geçiş deliği bağlantısının davacının ... sayılı ve “Tarım makinelerine yönelik yüksek oranda toz geçirmez olan bağlama grubu.”başlıklı patentinde bahsedilen “yüksek oranda toz geçirmez olan bağlama grubu” özelliğinde bir bağlantı olmadığından davacının davaya konu patentin bağımsız istemlerin tamamı davalının ürününde bulunmadığından davaya konu patente tecavüz şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
13/02/2023 tarihli ... tarafından düzenlenen ek raporda özetle; Yerinde yapılan inceme sonucunda davaya konu ... tescil nolu patentin bağımsız isteminde bulunan ve patentte 20 nolu şekil ile gösterilen en az bir bloklayıcı bariyer elemanın davalının ürününde de yer aldığı aynı şekilde davacının bağımsız isteminde bulunan ve patentte 22 nolu şekil ile gösterilen en az bir biriktirme ve hapsetme haznesinin davalının ürününde de yer aldığı, SMK m. 141/1’e göre, patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek patent hakkına tecavüz teşkil ettiğinden davacının tescilli patentinin bağımsız istemlerinin tamamını davalının ürünü içerdiğinden davacının patentine aynen tecavüzün bulunduğu, Davalının TTK m. 18/2 uyarınca, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğu, Somut olayda davalının ... markasını Temmuz 2014 tarihinde faturalarında kullanmamakla birlikte tabelasında kullanmaya devam etmesi ve bu süreçte dolaylı olarak ... markası ile önceki ilişkisinin devam ettiği algısının üçüncü kişilerde oluşacağından davalının bu eyleminin davacının markası ile dolaylı olarak iltibas yarattığı,Davalının davacının ürünlerinin görsel ve işlevsel olarak aynısını parça kodları ile birlikte davacının ürünlerini taklit etmesinin TTK m. 55/1 (a) 4 hükmüne aykırılık oluşturduğu, Somut dosya kapsamında davalının haksız rekabete ilişkin zamanaşımı def’i usul hukuku hükümleri uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
28/09/2023 tarihli ... tarafından düzenlenen kök raporda özetle; tespit mahallinde görülen davalıya ait bağlama grubunun davacıya ait TR ... no’lu patent belgesinin koruma kapsamında olduğu, Davalı tarafın ... ibaresini iş yeri giriş tabelasında kullanmasının markasal nitelikte bir kullanım niteliğinde olup, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği,Yukarıda yaptığımız açıklamalar doğrultusunda iş yeri giriş tabelasında dava konusu markanın davalı tarafından haksız şekilde kullanılması gerekçesiyle somut uyuşmazlık kapsamında haksız rekabet koşullarının oluştuğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
29/03/2024 tarihli... tarafından düzenlenen ek raporda özetle; davacı tarafın ... numaralı patenti ile davalının tespiti yapılan ürünü karşılaştırıldığında anılan patentin “1” numaralı isteminin bütün unsurlarının davalının ürününde bulunduğu yönünde kanaatlerinin devam ettiği, Tespit mahallinde görülen makinenin davacıya ait ... numaralı patente konu buluş ile kamuoyu tarafından karıştırılmaya müsait bir yapılanmaya haiz olması sebebiyle TTK Madde 56 gereği haksız rekabet teşkil ettiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
-Davacıya ait ... no’lu ve “Tarım makinelerine yönelik yüksek oranda toz geçirmez olan biçme bağlama grubu.” buluş başlıklı patent belgesinin başvuru tarihinin 04.11.2011 olduğu söz konusu başvurunun ... üzerinden grant olduktan sonra Türkiye girişinin yapıldığı ve yıllık yenileme ücretlerinin ödenerek korumanın halen devam ettiği görülmüştür.
Somut olayda, tespit mahallinde görülen davalıya ait ürünün davacıya ait TR ... no’lu patent belgesinin koruma kapsamında olduğu, yapılan incelemede davacının ürününün davalının ürünüyle değil, davalı ürününün davacının patent tescil belgesi ile karşılaştırılarak, patentin bağımsız isteminin koruma kapsamında kaldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, raporlar arasında çelişki bulunduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği ileri sürülmüşse de; 1. Heyet ek raporunda mahallinde inceleme yapılarak, davalıya ait ... markalı tarım makinesinin sökümü yapılarak, makine parçaları üzerinde inceleme yapıldığı, patentin bağımsız istemindeki tüm unsurların davalı ürününde bulunduğu ve patente tecavüz ettiğinin tespit edildiği, kök raporda makinenin sökümü yapılarak incelenmediğinden patente tecavüz olmadığı görüşü beyan edilmişse de, ek raporda görüşte değişikliğe gidildiği, mahkemece alınan 2. Heyet raporunda da, patente tecavüzün tespit edildiği anlaşılmakla raporların çelişkili olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, davacının patent konusu ürünün arızalanması halinde aksanın tamamen değiştirilmesi gerektiği, müvekkilinin ürününde ise bağlantı parçasının sökülerek değiştirilmesinin yeterli olduğu, patent koruma kapsamındaki unsurların müvekkilinin ürününde değiştiğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da; mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ile 2. Heyet kök ve ek raporunda itirazın karşılandığı, bağlama grubunun tek parça olması yada birleştirilen parçalardan oluşması özelliğinin, patentle korunan unsurlardan olmadığı, ayrıca kullanılan malzeme niteliğinin de patentin bağımsız isteminde yer almadığı, bağlama grubunun tek parça olması ve malzeme farklılığının sonuca etkili olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde SMK 152. Maddesinde tükenme ilkesinin düzenlendiğini, davacının patente konu ürünlerini para karşılığı ... A.Ş. aracılığıyla piyasaya sürdüğünü ileri sürmüşse de; davalının davaya konu ürünleri davacıdan satın aldığına dair delil sunulmadığı gibi, davacının ... A,Ş. İle ticari ilişkisinin 2014 yılında sonlandığı, davanın 06/07/2020 tarihinde açıldığı, kaldı ki parçaların orijinal olmasının, patent ile korunan bağlama grubunda ve daha sonra davalı tarım makinesinde kullanılmasını haklı göstermeyeceği, davacıdan lisans alınarak kullanılabileceği göz önüne alınarak istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte davalının patente konu ürünün üretiminde münhasıran kullandığı makinelere ilişkin dosya kapsamında delil bulunmamasına rağmen, mahkemece ürünlerin üretiminde kullanılan makinalara el konularak imha kararı verilmesi de dosya kapsamına uygun görülmemiştir.
Davalı vekilinin marka hakkına tecavüz yönünden ise istinaf sebeplerinin kısmen haklı olduğu, tabela dışında ... marka kullanımının bulunmadığı, bununla birlikte farklı markasal kullanımlarının tespit edilememesine rağmen mahkemece; "ilan, reklam, broşür, afiş ve sair tanıtım malzemesine, basılı evraklarına, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye ve varsa ürünlere ve ambalajlara esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip el konularak imha edilmesine" ayrıca internet sitelerinde ... markasına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu yöndeki istinaf sebebinin kısmen haklı olduğu, bununla birlikte tabeladaki ... markasının tüketici yönünden yanıltıcı olduğu ve iltibasa sebebiyet verebileceği, davalının davacının bayisi/distribütörü izlenimi yaratacağı davalının ... ile ticari ilişkisi nedeniyle markanın davacıya ait olduğunu bilmesi gerektiği, kullanımın dürüst kullanım mahiyetinde olmadığı, markanın tanınmış marka olmamasının sonuca etkili olmadığı, davalının sessiz kalma iddiasının dinlenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince, Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, 2021/183 E., 2024/101 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
Davalı kullanımlarının davacıya ait TR ... numaralı patentten kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda patent hakkına ihlal oluşturan ürünlerin satışının, üretiminin, ithalatının, ihracatının, tanıtımının yapılmasının ve ilgili ürünlerin herhangi bir ticari işleme konu edilmesinin önlenmesi, men edilmesi, ilgili ürünlere, ürünlere ait tanıtım broşürlerine, kataloglara ve her türlü ticari belge ve tanıtım materyaline esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip el konulmasına, imha edilmesine,
-Davalının tabeladaki markasal kullanımının davacıya ait ... numarasıyla tescilli “... ” markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, “... ” markası üzerindeki kullanımlarına konu tabelaya, hükmün kesinleşmesini müteakip el konulmasına, imha edilmesine,
-https://www...com.tr ve https://www...com alan adlı internet sitelerinde TR ... numaralı patente tecavüz teşkil eden ürünlere yönelik kullanımların kaldırılmasına,
-Haksız rekabete yönelik taleplerin REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 677,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 8750,00 TL bilirkişi ücreti, 223,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.090,10 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 6.060,06 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 23.800,00 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 7.933,33 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka hakkına tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre patent ihlali davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen markaya ref talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 990,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.159,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026