Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6492 E. 2026/2727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6492
- Karar No
- 2026/2727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3504 E., 2024/2004 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/37 E., 2022/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 2 83... , 3, 4, 5, 6, 7 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 1.714.49 m², 1.443.08 m², 3.871.34 m², 4.938.88 m², 10.707.22 m², 4.814.65 m² ve 29.240,04 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı", sırasıyla "iş bu taşınmaz tarla olarak 2002 yılından beri ... oğlu ...'un kullanımındadır", "iş bu taşınmaz tarla olarak 2000 yılından beri ... oğlu ...'un kullanımındadır", "iş bu taşınmaz tarla olarak 1995 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, taşınmaz üzerindeki iki katlı betonarme ev ve iki adet kargir ahır ...oğlu ... tarafından 1997 yılında yapılmıştır", "iş bu taşınmaz tarla olarak 1995 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır", "iş bu taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.013,22 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, krokisinde (B) harfi ile gösterilen 2.441,87 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...kızı ...'un kullanımındadır, krokisinde (C) harfi ile gösterilen 1.046,35 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ... kızı...'ın kullanımındadır, krokisinde (D) harfi ile gösterilen 4.300,22 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, krokisinde E harfi ile gösterilen 905,56 m²lik kısmın herhangi bir kullanıcısı bulunmamaktadır", "iş bu taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 798,57 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, krokisinde (B) harfi ile gösterilen 770,98 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...kızı ...'ın kullanımındadır, krokisinde (C) harfi ile gösterilen 793,27 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ... ...'un kullanımındadır, krokisinde (D) harfi ile gösterilen 790,16 m²lik kısmı tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, krokisinde (E) harfi ile gösterilen 794,04 m²lik kısım tarla olarak 2011 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır, krokisinde (F) harfi ile gösterilen 867,63 m²lik kısım tarla olarak 2011 yılından beri ... kızı ...'un kullanımındadır", "iş bu taşınmaz tarla olarak 2000 yılından beri ...oğlu ...'un kullanımındadır" şerhleri yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 2/B kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit gördüğünü, 21 parsel sayılı taşınmazda 2/B yapılıp Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarıldığını, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) uyarınca Hazine tarafından dağıtım suretiyle kişiler adına tapu kaydı oluşturulduğunu, 21 parselin müvekkilin dedesi...'tan intikal ettiğini, Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/466 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasında ......'un taşınmazda...'un mirasçılarının hissedar olduğunu kabul ettiğini, 21 parselin tüm mirasçılar adına tespit edilmesi gerekirken 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 19 parsel olarak davalılar adına ayrı ayrı tespit edildiğini, 21 parsele ait tapu kaydının uygulanması sonucu taşınmazların tümünü kapsadığının anlaşılacağını belirterek, tespitin iptal edilerek...'un mirasçılarının kullanıcı olduğunun tespitini talep etmiştir. 3. Asli müdahiller ..., ... ve ...vekili ayrı ayrı dava dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların 2/B kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit gördüğünü, 21 parsel sayılı taşınmazda 2/B yapılıp Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarıldığını, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine tarafından dağıtım suretiyle kişiler adına tapu kaydı oluşturulduğunu, 21 parselin müvekkilin dedesi...'tan intikal ettiğini, Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/466 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasında ......'un taşınmazda...'un mirasçılarının hissedar olduğunu kabul ettiğini, 21 parselin tüm mirasçılar adına tespit edilmesi gerekirken 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 19 parsel olarak davalılar adına ayrı ayrı tespit edildiğini, 21 parsele ait tapu kaydının uygulanması sonucu taşınmazların tümünü kapsadığının anlaşılacağını belirterek, tespitin iptal edilerek...'un mirasçılarının kullanıcı olduğunun tespitini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ..., ... ..., ... vekili cevap dilekçesinde; her parsel yönünden davanın ayrı ayrı görülmesi gerektiğini, ...in 1991 yılında vefat ettiğini, sağ iken yaklaşık 50 yıl önce yeri oğlu ...'ye hibe ettiğini ve fiilen devrettiğini, davacının zilyetliğinin olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; fiili kullanım durumunun araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Yapılan toprak tevzi neticesinde ...'a eski 21 saylı parselin tevzi edildiği, İdris'in sağlığında mirasını taksim ettiğine ya da bu kişinin ölümünden sonra mirasçılarının kendi aralarında İdris'in mirasını taksim ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, yine mirasçılar arasında hisse devri olduğuna dair bir kanıtın sunulmadığı, yine ...'un Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinde 2006/466 Esas sayılı dosya ile açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasının mirasın taksim edilmediğine dair delil olduğu, her ne kadar davalı ... ile çocukları ve torunlarının taşınmazları kullanıyor olması bu yerlerin kullanımını değiştirmeyeceği ve miras malının (tereke adına) kullanımı niteliğinde olduğu, son celse duruşmada dinlenen davacı tanığının beyanı ile yapılan her iki keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının beyanlarının da genel olarak davacı tarafın iddiasını kanıtlar nitelikte oldukları, dava konusu yerlerin miras malı olmadığının yahut mirasın bölüşüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması gerektiği, netice itibariyle toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde ise davalı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı kanaatine varıldığı, bahsi geçen eski 21 sayılı tevzi parselinin ...'un mirası olduğu ve kullanıcılarının ise bu kişinin mirasçıları olduğunun kabulü gerektiği, dosyada sunulan fen bilirkişi raporlarında tevzi parselinin sınırlarının gösterildiği, dava konusu parsellerin fen bilirkişi raporunda gösterilen sınırlar dışında kalan parsel kısımları ile ilgili kullanıma ilişkin bir dava olmadığından bu kısımların kadastro tespitinde belirlenen kişilerin kullanımlarında olduğu, dava konusu parsellerin kısmen tevzi parseli içerisinde kaldıkları" gerekçesiyle davacı ...’un davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahiller ..., ...,...'nın açmış oldukları davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz tarla olarak, Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı 2002 yılından beri ... oğlu ... tarafından, (A1) ile gösterilen kısmı ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır'' şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz tarla olarak, Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı 2000 yılından beri ... oğlu ... tarafından, (A2) ile gösterilen kısmı ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır'' şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz tarla olarak, Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı 1995 yılından beri ...oğlu ... tarafından, (A3) ile gösterilen kısmı ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır. Fen raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz kısım üzerindeki iki katlı betonarme ev ile iki adet kargir alır ...oğlu ... tarafından 1997 yılında yapılmıştır'' şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun"un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz tarla olarak, Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı 1995 yılından beri ...oğlu ... tarafından,(A3) ile gösterilen kısmı ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır'' şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (AB) harfi ile gösterilen 1.579,69 m²lik kısmı 2011 yılından beri ...oğlu ... tarafından tarla olarak, (CB) ile gösterilen 563,11 m²lik kısmı 2011 yılından beri ... kızı ... tarafından tarla olarak, (DB1) ile gösterilen 1.467,05 m²lik ve (DB2) ile gösterilen 286,81 m²lik kısmı 2011 yılından beri ...oğlu ... tarafından tarla olarak kullanmaktadır. Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (E) ile gösterilen 905,56 m²lik kısmın herhangi bir kullanıcısı yoktur. Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A5), (A), (A5), (B), (A5), (C) ve (A5) (D) ile gösterilen kısımları ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır'' şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, 2 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine; "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz tarla olarak, Kadastro Mahkemesi dosyasında bulunan 11.06.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmı 2000 yılından beri ...oğlu ... tarafından, (A6) ile gösterilen kısmı ise 1958 yılından beri...oğlu ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 08.12.1990 tarihinde vefat etmesiyle mirasçıları tarafından kullanılmaktadır" şerhinin düşülmesine, bu şekliyle parselin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili ve müdahale talep eden ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince mahallinde yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, davalıların murisi tarafından 2006 yılında eski 21 numaralı tevzi tapusuna dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında davalıların murisi ... tarafından eski 21 nolu parselin tereke adına kullanıldığının kabul edilmesine, sonradan herhangi bir hisse devri yapılmadığının tespit edilmesine, teknik bilirkişi aracılığı ile eski 21 sayılı parselin kapsadığı alanın belirlenerek bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu, asli müdahillerin davasının tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmiş olup yeni esas üzerinden değerlendirme yapılacak olmasına, ayrıca bilirkişi raporuna göre asli müdahillerin davaya konu ettikleri yerin tereke adına kullanım şerhi verilen yer dışında kalmış olmasına, kaldı ki tereke adına kullanılan yerde tüm mirasçılar tarafından yapılmayan devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisinin zilyetliğinin mevcut olmadığını ve müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.