Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1173 E. 2026/2730 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1173
Karar No
2026/2730
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1385 E., 2025/1557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Göksun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/144 E., 2024/253 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 726 parsel sayılı 1.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 16... parsel numarasıyla ve 1.209,72 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazının yüzölçümünün uygulama kadastrosu ile düştüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bir davanın esas bakımından başarı elde edebilmesi için ilk şart dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kimselerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatını haiz olmaları olduğu, zira bir hakkı dava etmek yetkisi (o haktan dolayı davacı olmak sıfatı) o hakkın hamiline ait olduğu, bu hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kimse de, o hakka riayet etmekle yükümlü olan veya söz konusu hukuksal ilişkiye iştirak etmiş olan kimse olduğu, somut olayda davalının kayıt maliki olmadığı, tapu iptal tescil davalarının tapu kayıt maliklerine karşı açılması gerektiği, somut davada; davacı 2 16... parsel ve 2 16... parsel sayılı taşınmazları dava ettiğini beyan ettiğini, taşınmazların tapu kaydı dosya arasına alınıp, incelenmesinde; 2 16... parsel sayılı taşınmazın tapu maliğinin ..., 2 16... parsel sayılı taşınmazın tapu maliğinin ise ... olduğunun anlaşıldığı, davanın ise ... aleyhine açılmış olup 2 16... parsel yönünden; dava dilekçesinde taşınmazın davalının murisi adına kayıtlı olduğundan bahsedilmediği gibi, tapu kütüğünde de malikin ölü olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, 2 16... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise tapu maliği ... dava açılırken davalı olarak gösterilmediğinden davaya dahil edilerek kendisine husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiği, davacı, davayı açarken adına kayıtlı dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosunda davalı ... lehine kaydırıldığını iddia ettiği, yargılama sırasında yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ve paftaya göre davacının taşınmazının 2 16... , 22, 23 parseller ve yol ile çevrili olduğu, davacının 2 16... parselden (A) harfli alanı 2 16... parselden ise (B) harfli alanı talep ettiği ve duruşmadaki beyanında 2 16... ve 24 parsel sayılı taşınmazları dava ettiğini ifade ettiği, dosya arasına alınan güncel tapu kayıtlarına göre 2 16... parselin dava dışı ... adına, 2 16... parselin ise yine dava dışı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; taşınmazının metrekaresinin düştüğünü ve tapu malikini tapu müdürlüğünden Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında öğrenemediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1173, K. 2026/2730, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1173-e-2026-2730-k-ec4979b81f87