Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1578 E. 2026/1087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1578
Karar No
2026/1087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3078 E., 2024/582 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/235 E., 2023/792 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili, asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, 28 71... Parseldeki taşınmaz üzerinde 64 dairelik iki bloktan oluşan site inşa ederek müşterilerine sattığını, davalı şirketin ise, PVC sektöründe üretici ve satıcı olarak tanınmış bir şirket olduğunu, ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde üretim yaptığını ve ürettiği ürünleri Türkiye genelinde bayileri aracılığıyla tüketicilere sattığını, davacının 2019 yılında inşa etmeye başladığı ve 2021 yılında inşasını tamamladığı dairelerin imalatında kullanılmak üzere, davalı şirketin üreticisi ve satıcısı olduğu PVC kapı pencere sistemlerini, davalı şirketin o dönem bayisi olan dava dışı ... emlak inşaat limited şirketinden temin ettiğini ve dairelerde kullandığını, inşaatı tamamlanan daireleri 2021 yılı Nisan ayından itibaren müşterilerine devir ve teslim ettiğini, 60'a yakın dairede PVC kapı pencere sistemlerinde kararmalar meydana geldiğini, beyaz olması ve beyaz kalması gereken PVC'lerin simsiyah olduğunu, gelen şikayetler üzerine davalı şirketin bölge müdürü ... ile temasa geçerek, 27.07.2021 tarihinde ayıplı ürünlerin fotoğrafları ile seri numaralarının gönderildiğini, fakat davalı şirketçe bugüne kadar hiçbir girişimde bulunulmadığını belirterek, müvekkili şirkete satılan malların ayıplı olduğunun tespiti ile satıcının ağır kusurlu olması nedeniyle davaya konu ayıplı malların ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini ve ayıpsız ürünlerle değişim nedeniyle yapılması gereken ürün, işçilik ve inşaat masraflarının tespiti ile bu masraflara karşılık, tespit anında artırılmak üzere şimdilik 200.000,00 TL'nin, ihtar tarihi olan 29.12.2022 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına girilmeksizin taraf sıfatı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını, davacı şirketin, kanıtlamış olduğu ve dosyaya belgesini sunduğu bir zararının olmadığını, davacının yapmış olduğu daireleri sattığını ve alıcıların kullanıma başladığını dava dilekçesinde beyan ettiğini, daire alıcılarından taraflarına gelen bir ayıp ihbarının da olmadığını, davacı ile müvekkili firmanın herhangi bir sözleşmesel ilişkisi bulunmadığını, müvekkili firma tarafından üretici bayilere satılan PVC profillerin teknik düzenlemelere tamamen uygun olup TSE ve Avrupa standartlarına uygunluk sertifikasyonlarının mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayıplı PVC satışı nedeniyle ayıpsız misliyle değişim ve zararların tahsili talebine ilişkin olduğu, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan hukuki vakıaların 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlendiği, yasal düzenlemenin, alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu düzenlediği, bu itibarla davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan üretici/ithalatçı olan davalı ... Profil…A.Ş.'nin davacı alıcıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıplı mal satışından dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluğun düzenlenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satım akdi hükümlerine göre üretici veya tedarikçi firmaların ancak garanti vermeleri halinde ayıba karşı sorumlu olacakları, somut vakıada davalı üretici/ithalatçının garanti verdiğine ilişkin bir iddia ve belgenin de dosya kapsamında bulunmadığı, somut olay değerlendirildiğinde, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği PVC ürünlerini, 04.02.2019 tarihinde yapılan sözleşme ile dava dışı ... Emlak İnşaat ... Ltd. Şti.'den satın aldığı, bu haliyle 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerine göre satıcı konumunda olmayan üretici ... Profil ... A.Ş.'ye karşı husumet yöneltilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu ilkeler çerçevesinde davalı ... Profil … A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Davalı şirketin, ayıplı ürünleri kendilerinin üretmediğine ve davacı şirketin ayıplı ürünleri satın aldığı davalı şirketin bayisi ... Emlak İnşaat Şirketinin bayileri olmadığına, böyle bir ürünün satılmadığına dair hiçbir savunmasının bulunmadığını,

b.Davalı şirketin davacı şirkete karşı imalatçı olarak teknik standartlara uygun olmayan, ayıplı mal ürettiği için, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu hükümleri gereğince sorumlu olduğunu,

c.Özel kanun genel kanunları ilga eder ilkesi gereği, davada husumet belirlenirken 7223 sayılı Kanuna göre hareket edilmesi gerektiğini, imalatçı olan davalı şirketin 7223 sayılı Kanunun hükümleri dikkate alınarak sorumluluğu yoluna gidilmesi gerekirken, davada "husumet yokluğu" nedeniyle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Davacı vekilinin talebi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını tavzih ederek, 24.04.2024 tarihli ek karar ile kesin olan hükmü, temyiz yolunun açık olduğu şeklinde tavzih ettiğini, kesin hükmün tavzih ile temyiz yolu açık olacak şekilde değiştirilemeyeceğini,

b.Tavzihin yasada belirtilen usule uygun yapılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesine dayalı ayıplı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesince tavzih isteminin kabulüne dair verilen 24.04.2024 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin ek karara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı ile dava dışı ... Emlak İnşaat Limited Şirketi arasındaki sözleşme, Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen ... sözleşmesi niteliğindedir. ... sözleşmelerinde yüklenici eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmelidir. Eserde meydana gelen ayıptan yüklenici sorumludur. Dava, yüklenici şirket aleyhine açılmamış olup, davanın bu nedenle husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin yerinde olduğunun belirtilmesi gerekirken, davacı ile dava dışı şirket arasındaki akdi ilişkinin satım sözleşmesi olarak nitelendirilerek yazılı gerekçe ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4. maddesi hükmü gereğidir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile 24.04.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde asıl karar yönünden temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı harcın ek karar yönünden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1578, K. 2026/1087, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1578-e-2026-1087-k-260eb5b0f297