Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1595 E. 2026/1086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1595
Karar No
2026/1086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2337 E., 2025/699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.) SAYISI : 2019/17 E., 2022/315 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.08.2007 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandığını, kaza nedeniyle yüzünün tanınmayacak hale geldiğini, kaza sonrası uzun süre hastanede tedavi gördükten sonra tavsiye üzerine davalı hastaneye bir dizi estetik ameliyat için başvurduğunu, 2013 yılında kontrol ve tadaviye başlandığını, tedavi sürecinde davalı ... Sağlık Hizmetleri adlı işyerinde burun ameliyatı ve yağ enjeksiyonu işlemleri yapıldığını, diğer davalı ... Estetikde ise lazer tedavi ve kontrollerinin yapıldığını, davacının yaklaşık 4 yıl boyunca sürekli yeni ameliyatlar olduğunu, yeni yöntemler kullanıldığını, ancak somut hiçbir gelişme sağlanamadığını, hastanece her yapıldığı söylenen operasyondan sonra fahiş ücretler alındığını, davalı tarafça vaatlerin yerine getirilememesine rağmen estetik ücretlerinin fazlasıyla tahsil edildiğini, davacının yapmış olduğu bu estetik operasyon masraflarının faturalı olduğunu ve bu faturaların davalı hastane kayıtlarında mevcut olduğunu belirterek ödenen estetik ameliyat bedeli ile yol ve konaklama masrafları olarak 5.000,00 TL maddi, davacının bu operasyonlar neticesi manevi acıları nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 105.000,00 TL tazminatın davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya, geçirdiği trafik kazası sonrası vücudunda meydana gelen ağır yaralanmaların onarılması için muvafakati alınarak ve kendisine geniş bilgi verilerek, birçok estetik ve rekonstrüktif cerrahi müdahaleler yapıldığını, davacının, kaza sonrası çekilen resimleri ile davalı ... merkezinin müdahalesi sonucu son halini gösteren resimlerinin karşılaştırılması halinde davacıya yapılan estetik ve tıbbi müdahalelerin sonuca ulaştığının açıkça görüldüğünü, davacının, davalıların müdahalelerinden sonuç alınamadığı ve kendisinden çok yüksek ücretler talep edildiği beyanlarının hakikati yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"... davacının 15.08.2007 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazası neticesinde yüzünden yaralandığı, dosya arasındaki muayene ve tedavi evraklarından davacının, davalı nezdinde gerçekleşen operasyonlar öncesinde başka sağlık kuruluşlarında çok sayıda ameliyat olduğu, sonrasında davalı ... kuruluşu nezdindeki tedavi sürecinin başladığı, buradaki sürecin sonlanıp dosyada alınan ilk bilirkişi heyeti raporunun düzenlenmesi öncesindeki muayene arasında da davacıya ... Üniversitesi'nde 6 kez cerrahi işlemde bulunulduğu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporlarının üçünde de ortak olarak davalı ile davacı arasında devam eden sürecin estetik olarak güzel bir görünüm kazandırma amacı taşıyan estetik mahiyette operasyonlar değil bir tedavi süreci olduğu, davalının bir sonuç borcu altında bulunmadığına yönelik görüş ve kanaat bildirildiği, davacının kaza ve tedavi süreçleri sonrasında davalıya müracaat ettiği ve aralarında sözleşme kurulduğu, davacının imzaladığı hasta bilgi formunda ilk defa yapılan burun ameliyatları ile evvelce ameliyat olmuş ve bozulmuş burunlarda yapılacak ameliyatlara ilişkin ayrıma gidildiği ve özellikle de evvelce ameliyat olmuş ve bozulmuş burunlarda taslak olarak çizimi yapılan hastaya gösterilen sonucun alınmasının çoğu durumda mümkün olmayacağının açıkça bildirildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan onam formlarının usulüne uygun olduğu, işlem sonrası ortaya çıkabilecek olası komplikasyonlar hakkında davacının bilgilendirilmiş olduğu, davacıya tedavi süreci sonucu hakkında bir garanti veya teminat verilmediği, ayrıca bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda da davacının durumu gözönüne alındığında davalının bir sonuç borcu altında olduğunun kabulünün mümkün olmadığına yönelik görüş ve kanaatin de gözönünde bulundurulması ile nihai olarak davacı ile davalı arasında davacının tedavisi ve yüzündeki yaraların mümkün olabildiğince giderilmesine yönelik olarak burun rekonstrüksiyonundan ibaret işlemler dizisi halinde bir vekalet sözleşmesinin kurulduğu, taraflar arasında bir ... sözleşmesinin kurulduğundan bahsedilemeyeceğine dair mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada alınan 08.04.2022 tarihli son bilirkişi heyet raporu ile de davacıda meydana gelen komplikasyonların yönetiminin gereği gibi yapıldığı ve davalının kusurlu bir hareketinden bahsedilemeyeceğinin tespit edildiği, davalıların tazminat borcu altında bulunabilmesi için kusuru ile meydana gelen bir neticenin ortaya çıkması zorunlu iken mevcut durum itibariyle davacı tarafından davalının kusurlu olduğunun ispatlanamamış olması ve taraflar arasında kurulan sözleşmeye dayalı olarak meydana geldiği sabit olan bir zararın da dosya kapsamı ile sabit olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Taraflar arasındaki estetik ameliyat işleminin ... sözleşmesinin konusu olduğunu, ancak mahkemece sözleşmenin türü konusunda yanılgıya düşülerek, tedavi amaçlı vekalet sözleşmesi olduğu yönündeki gerekçenin soyut olduğunu,

b.Mahkemece alınan raporların taahhüt edilen esere ilişkin değil tedavi aşamalarında sorun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğunu,

c.Estetik ameliyat ve ... sözleşmelerinde hekim kusuru aranmaksızın vaadedilen eserin yapımı yönünden inceleme yapılması gerekmesine rağmen, hekim kusuruna ilişkin değerlendirme içeren raporun karara esas alınmasının ve hekimin kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ... sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Manevi tazminat istemi yönünden; Dosya içeriğine göre mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 100.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (2025) itibari ile kesinlik sınırı olan 544.00,00 TL'nin altında kalmaktadır Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b. maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. Maddi tazminat istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,

2.Davacı vekilinin maddi tazminat istemine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı (tüketici) muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1595, K. 2026/1086, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1595-e-2026-1086-k-7016fab4faa7