İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/336 E. 2026/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/336
- Karar No
- 2026/114
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/336 KARAR NO : 2026/114
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili Yakup Karaağaçlı'nın 26/03/2008 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi ile davalı ...Sigorta A.Ş. adına Tokat ili Turhal ilçesinde faaliyet gösterdiğini, 17/08/2024 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, 29/11/2023 tarihli azilname ile yetkilerin iptal edildiğini, davalı şirketin üretim düşüşü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin 16 yıl boyunca başarılı bir şekilde poliçe tanzim ederek şirkete yeni müşteriler kazandırdığını, sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı hakkı doğduğunu, ayrıca aynı kanunun 121. maddesi kapsamında haksız fesih tazminatı ve yoksun kalınan karın tazmininin gerektiğini, davalıya 14/08/2024 tarihinde gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, İstanbul ...Bürosu'nun... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL denkleştirme tazminatı, 10,00-TL haksız fesih tazminatı ve 10,00-TL yoksun kalınan karın 29/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında 26/03/2008 tarihinde akdedilen belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin, davacının üretim hedeflerine uyum sağlayamaması, poliçe sayılarında ve prim üretiminde istikrarlı düşüş yaşanması, hasar/prim oranlarının yüksekliği ve basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davranılması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin 11. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun 121. maddesi uyarınca müvekkil şirketin bildirimsiz fesih yetkisinin bulunduğunu, buna rağmen iyi niyetle 3 aylık ihbar süresine uyularak fesih işleminin gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği denkleştirme tazminatı, haksız fesih tazminatı ve yoksun kalınan kâr taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığını, davacının müvekkil şirket lehine önemli bir müşteri portföyü oluşturmadığını, aksine yazılan poliçelerin büyük çoğunluğunun trafik sigortası gibi müşteri sadakatinin düşük olduğu branşlarda yoğunlaştığını, davacının pazarlama, tanıtım veya imaj yaratma gibi herhangi bir gayretinin bulunmadığını, denkleştirme tazminatı için gerekli kümülatif şartların gerçekleşmediğini, müvekkil şirketin hukuka ve sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığını belirterek haksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Üsküdar ... Noterliğinin 17/08/2023 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Üsküdar ...Noterliğinin 29/11/2023 tarih ve ...yevmiye numaralı azilnamesi, 14/08/2024 tarihli ihtarname ve tebliğ bilgisi, İstanbul ... Bürosu'nun...Başvuru numaralı ve ... Dosya Numaralı arabuluculuk dosyası son tutanağı, ödemeler, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve her türlü yasal delil bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, acentelik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı denkleştirme tazminatı, haksız fesih tazminatı, yoksun kalınan karın tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacı denkleştirme tazminatının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdiini istemiş olup; yukarda anılan gerekçelerle ispat yükü davacı üzerindedir. TBK Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının zararı olduğunu iddia ettiği denkleştirme tazminatını hesaplaması ve ticari defter ve kayıtları hesaplaması bakımından uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılması gerektiğinden mahkememizce 06.10.2025 ve 02.02.2026 tarihli celselerde bu yönde ara kararlar kurulmuş davacıya bilirkişi ücreti yatırmasına ilişkin gerekli ihtaratlar yapılmış, iki defa kesin süre verilmiş olmasına rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Neticeten, davacının talep ettiği tazminatlara ilişkin zararını ve haklılığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya sunulan evraklardan mahkemece zarar, kusur ve tazminat belirlemesinin yapılmasının mümkün olmadığı, davacının davasının ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunun Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır