İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/905 E. 2026/924 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/905
Karar No
2026/924
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/905 Esas KARAR NO : 2026/924

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 05/02/2025 tarihli ve ...Esas - ... Karar sayılı ilam ile davanın ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın görevli mahkeme olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi edildiğini, 24/03/2022 tarihinde ... plakalı dolmuş sürücüsü ...'ın manevra sırasında durakta bekleyen müvekkili çarptığını, aracın altına aldığı müvekkilin üzerinden ikinci kez geçerek ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan bilirkişi raporunda sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun ve müvekkilin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu 9. İhtisas Kurulu tarafından 29/09/2025 tarihinde düzenlenen mütalaada müvekkile %4 oranında sürekli fonksiyon kaybı oluştuğunun geçici iş göremezlik süresinin en az 3 ay olduğunun ve 15 gün boyunca başkasının bakımına muhtaç kaldığının belirlendiğini, kaza sonrası müvekkilin ayaklarında şişlik, ağrı, ve yürüme güçlüğü yaşadığını, fiziksel sınırlılıkları nedeniyle iş gücü kaybına uğradığını, düzenli gelir elde edemediğini ve ciddi bir maddi çöküntü içerisine girdiğini, yaşam standardının ağır biçimde düştüğünü, manevi olarak derin bir yakım yaşadığını, kaza sonrası fiilen çalışamaz hale gelmesi nedeniyle yargılama giderlerini ve harçları karşılayabilecek mali gücünün bulunmadığını belirterek tazminat taleplerinin kabulünü ve müvekkilinin yargılama masraflarını karşılamasının hak arama özgürlüğünü kısıtladığını belirterek 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım kararı verilmesini talep ettiğini, davalıların sorumluluğunun güçlü delillerle ortaya konulduğunu ve müvekkilin ekonomik zorluk içinde bulunduğunu ifade ederek ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediğini, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas -...Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine açılan davanın esastan görülmesini talep ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazminin istediğini davalı ... sigorta A.Ş'nin poliçe limiti dahilinde sorumu tutulmasını talep ettiğini, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediğini, ... 8. Asliye Hukuk mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasının celbini talep ettiğini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 24/03/2022 tarihinde müvekkilinin geri manevra yaparken davacı ...'ı görmediğini, kazanın kör noktada meydana geldiğini, davacının yaralandığını, kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini, davacının yaya olarak kusurlu bulunduğunu, tüm ifadelerde kör noktada kaldığının belirtildiğini, bu hususların dikkate alınmasını, bilirkişi raporu alınmasını, kusur dağılımını yeniden yapılmasını, ... ve... adına davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca sayın hakemce başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımında ... Genel Şartlara dikkate alınarak yargılamaya devam edilmeli ve hüküm kurulması gerektiğini, Müvekkili nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunduğunu, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi zenginleşme aracı olmayıp haksız taleplerin reddi gerektiğini, davacının bu istemi sebepsiz zenginleşme kapmasın olduğunu, mezkur davada davacının maluliyet oranının doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için dosyanın davacının muayenelerinin de yapılması şartı ile değerlendirilmek üzere T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davacı tarafın tedavi gideri tazminatına yönelik taleplerinden ise 6111 sayılı yasa gereği, müvekkili sigorta şirketi değil Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; trafik kazasından kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminatın davalı araç sürücüsü, araç maliki ve sigortacısından tahsili talebine yöneliktir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Davacı tarafından dava öncelikle ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış olup, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi sonrasında dosya Mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a- ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas ve ... Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden delil olarak incelenmiştir. b-Sosyal Güvenlik Kurumu müzekkere cevabı delil olarak incelenmiştir. 3- Adli Tıp Kurumu 9. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10.10.2025 tarihli raporda şu tespitler yapılmıştır: "Mevcut belgelere ve Kurulumuzda yapılan muayene bulgularına göre; ... kızı, 14/09/1974 doğumlu...’ın 24/03/2022 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası ile illiyetli; 1-) Sol ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı arızası, olay tarihinde yürürlükte bulunan ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi Tablo 3.10..... %4 (sol ayak dorsifleksiyon kısıtlılığı için tüm vücut engel oranı) Geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2-) Sol fibula proksimal diafizer kırığı, bilateral lateral malleol kırıkları yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 3-) Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 15(onbeş) gün süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği, 4-) Dava konusu kaza nedeniyle ilgili mevzuat çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." 4-Mahkememizce alınan 31.05.2026 tarihli trafik kusur ve aktüerya bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "1- Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 84/j. Md. yoluyla 46, 47,c,d, 52/b, 67,a,b. Md. ile KT. Yönet. 137. Md. Trafığın Akışı, Hizin Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği düşünülen ... plakalı minibüs sürücüsü davalı ...’ın “% 100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; 2- Yaya olarak dolmuş duragında araç beklemekte iken, park halinde iken kontrolsüzce hareket ederek geri geri manevra yapan aracın çarpmasına maruz kalan, kazada etkisi olmadığı ve alabileceği bir tedbir bulunmadığı düşünülen davacı yaya ...’ın “Tamamen Kusursuz” olacağı; 3- Kaza tarihinde ... plakalı minibüsün maliki olan davalı ...’ın ise (KTK’ nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ın kusuru oranında, adı geçen sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; 4- Aynı kaza tarihinde ... plakalı minibüsünün ... sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ise (KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ın kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı; 5- Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 12.760,20 TL olduğu, 6- Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 405.382,74 TL olduğu, 7- Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 2.502,00 TL olduğu, 8- Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 16.06.2023 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 24.03.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize iletmişlerdir. 5-Bilirkişi raporu ve ATK raporları taraf/vekillerine tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu davada; meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı bedeni yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir. 2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir: "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Mahkememizce meydana gelen trafik kazasındaki tarafların kusur durumlarının tespiti için trafik bilirkişisinden rapor alınmış olup, 31.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumuna ilişkin şu tespitler yapılmıştır: "Dosya kapsamına ve kanaatimize göre kaza: ... İli ... İlçesi ..... sayılı yer karşısında ve dolmuş durağında sırasını beklemekte olan sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı minibüs’e "Trafığın Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç Manevraları" kurallarını ihlal ile aracını bulunduğu park yerinden çıkarmak isteken kontrolsüzce geri geri manevra yaparak anılan yere gelmesi esnasında aracının belirtilmeyen kısımlıı ile; Aynı yerde dolmuş durağında ve minibüsün seyir yönüne göre arkasında yaya olarak bulunan davacı yaya ...’a çarpması sonucu yaralamalı olarak meydana geldiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan tespitlere göre : Davalı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı minibüs ile kazada “Tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan” olduğu; ... sayılı yer karşısında minibüs durağında sırasını beklediği ve buna göre park halinde durmakta olmakta olduğu esnada; Saati dolduğunda araçla hareket etmek üzere park yerinden çıkmak için kontrolsüzce geri geri manevra yapmaya başladığı ve anılan yere geldiği esnada aracının belirtilmeyen kısımları ile, aynı yerde dolmuş durağında taşıt yolu üzerinde, aracının arkasında yaya olarak durmakta olan davacı yayaya çarptığı; Duraklanan ve park edilen yerden çıkarken; Aracının etrafını kontrol etmesi, sakıncalı bir durum olmadığını gördükten sonra aracını çalıştırması, görüş alanları dışında kalan yerler varsa, tehlikesizce hareket edebilmesi ve uyarılması için bir gözcü bulundurması; Güvenli durumun oluştuğuna emin olduktan sonra manevraya başlaması ve manevra bitinceye kadar gerekli önlemleri devam ettirmesi gerektiği halde etkin tedbir almadığı; Yukarıda açıklanan (bakınız 12. paragraf. KTK’ nun 84/j. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/b, 67/a,b. Md. ile KT. Yönet. 137. Md. Trafığın Akişi, Hızın Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Manevraları) trafik kurallarını ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlülüğünü getirmediği ve “%100 oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı değerlendirilmiştir. Öte yandan davacı yaya ...hakkında yukarıda açıklanan (bakınız 11. Paragraf.) Güven İlkesi gereği de inceleme yapılmıştır. Kaza yerinin dolmuş durağı olduğu; Adı geçen yayının dolmuş durağında yaya olarak durmakta ve dolmuş beklemekte olduğu esnada; Taşit yolu üzerinde önceden park halinde durmakta iken, daha sonradan kontrolsüzce geri geri manevrası yapmaya başlayan minibüsün çarpmasına uğradığı; Kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “ Tamamen Kusursuz” olacağı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ... C. Başsavcılığınca görevlendirilen bilirkişi ...’ın düzenlediği 07.06.2022 tarihli Bilirkişi Raporundaki kaza irdelemesine ve kusur dağılımına iştirak edilmiştir." şeklinde tespit yapılmıştır. Mahkememizce alınan rapor, dosya içerisindeki savcılık soruşturma dosyasında alınan raporlar, savcılık aşamasında alınan beyanlar ve tarafların beyanları, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ve... Karar sayılı kovuşturma dosyasındaki rapor ve davalı sürücü hakkındaki mahkumiyet kararı arada değerlendirildiğinde; Mahkememizce alınan raporda trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporun olayın oluş biçimine uygun olduğu, raporda esas alınan Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin olaya doğru uygulandığı, dosya kapsamındaki trafik kazasına ilişkin mevcut delillerin doğru değerlendirildiği ve kanun hükümlerine göre doğru uygulandığı anlaşılmakla Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınması gerektiği, davalı sürücü idaresindeki park halindeki dolmuşun park halinden ayrılırken davacıya çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, davalı sürücünün park halinde aracını harekete geçirirken gerekli önlemleri alıp, kontrolleri yapması gerektiği, yine arkasında bulunan davacı yayaya yönelik olarak araç etrafını kontrol etmeden harekete geçerek davacıya yayaya çarpması nedeniyle gerekli önlem ve tedbirleri almadığı meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu anlaşılmış bilirkişi tarafından da davalı sürücünün tam kusurlu olduğu tespiti usul ve yasa ile olayın oluş biçimine uygun kabul edilerek hükme esas alınmıştır. Davalı sürücü tarafından kusur tespitine itiraz edilerek davacı yayanın araçların park halinde olduğu yerde beklemesi nedeniyle kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de; davaya konu olayın oluş şekli gözetildiğinde davalı sürücü idaresindeki aracın park halinde olduğu, hareket halinde olmadığı dolayısıyla park halinde hareket haline geçip araç çalıştırılırken aracın boyutu da gözetilerek etrafının kontrol edilerek harekete geçilmesinin gerektiği, ilgili yerin dolmuş durağı olduğu gözetildiğinde davalı sürücünün bu konuda daha fazla dikkat ve özen göstermesinin gerektiği ve davacının beklediği yerin park halindeki araçların bulunduğu yer olması nedeniyle davacıya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı gibi davacının kazaya sebebiyet veren bir hareketinin de olmadığı ve yasak bir yerde de bulunmadığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde geçici ve kalıcı maluliyet bakımından ve bakıcı yönünden de zarara uğradığı iddia edilmiştir. Bu hususun araştırılması için ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davacıya ait tedavi evrakları ve raporlar celp edilerek görevsizlik kararı öncesinde davacının meydana gelen kaza sebebiyle maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu 9. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu 9. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10.10.2025 tarihli raporda şu tespitler yapılmıştır: "Mevcut belgelere ve Kurulumuzda yapılan muayene bulgularına göre; ... kızı, 14/09/1974 doğumlu ...’ın 24/03/2022 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası ile illiyetli; 1-) Sol ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı arızası, olay tarihinde yürürlükte bulunan ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi Tablo 3.10..... %4 (sol ayak dorsifleksiyon kısıtlılığı için tüm vücut engel oranı) Geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2-) Sol fibula proksimal diafizer kırığı, bilateral lateral malleol kırıkları yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 3-) Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 15(onbeş) gün süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği, 4-) Dava konusu kaza nedeniyle ilgili mevzuat çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde tespit yapmıştır. Meydana gelen davaya konu trafik kazasının tarihi gözetildiğinde geçici ve kalıcı maluliyet yönünden esas alınması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, Adli Tıp Dokuzuncu İhtisas Kurulu tarafından da söz konusu yönetmeliğe göre yapılan tespitler Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ...E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir." Mahkememizce ATK 9. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor sonucunda yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, meydana gelen kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin ATK tarafından doğru olarak tespit edildiği anlaşılmakla olay tarihi itibariyle yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde rapor sonucu hükme esas alınmıştır. ATK 9. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen geçici maluliyet süresi ve kalıcı maluliyet oranı ile bakıcı giderleri yönünden aktüerya hesaplamalarının yapılması için Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır. Söz konusu raporda Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet tespitlerine göre sonuç olarak; ATK tarafından tespit edilen süresi, maluliyet oranları ve bakıcı tespitine göre; "Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 12.760,20 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 405.382,74 TL olduğu, Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 2.502,00 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 16.06.2023 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 24.03.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize iletmişlerdir. Mahkememizce alınan aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun, alınan ATK raporlarındaki kusur ve maluliyet oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir. Bilirkişi raporunda davacının geliri asgari ücret üzerinden hesaplanmış ve tazminata esas alınmış olup, kaza tarihindeki geliri ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafından asgari ücretten fazla gelir elde edildiğinin ispatlanamadığı gibi gelen SGK kayıtlarında da davacının kaza tarihinde çalışmasının görünmediği anlaşılmakla asgari ücret üzerinden gelirin esas alınarak tazminat hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı sigortanın aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ... E.,... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi de ...E.,...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret olarak kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Mahkemece davacı Şahin'in gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek düzenlendiği anlaşılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davacının uğradığı geçici iş göremezlik zararına hükmedilmiş olmasında somut olayın özelliklerine göre herhangi bir yanılgı bulunmadığından, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına esas alınan gelirin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir." Davacı vekili Mahkememize sunduğu 02.06.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebini 12.760,20 TL'ye, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı talebini 405.382,74 TL'ye, Bakıcı Gideri Tazminatı Talebini 2.502,00 TL'ye yükseltmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde 3.000,00-TL olarak talep edilen maddi tazminat talebi ayrıştırılmamış olup, manevi tazminat talebi yönünden de herhangi bir miktar belirtilmemiştir. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.2024 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından " maddi zararımız iş gücü kaybına ilişkindir , bakım masrafları ve giderlerine yönelik talebimiz vardır , gerekirse yazılı beyanda bulunacağız , biz manevi tazminat talebimiz ise sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra tarafımızca açıklanacaktır, dedi." tazminat taleplerine yönelik olarak şeklinde beyanda bulunulmuştur. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.2024 tarihli celsesinde 3 nolu ara karar ile davacıya tazminat talebini ayrıştırmak ve açıklama üzere süre verilmiş olup, sunulan 01.11.2024 tarihli dilekçede tazminat talebinin içeriği açıklanmış ise de yine ayrıştırma yapılmamış ve manevi tazminat talebi bakımından bedel belirtilmemiştir. Davacı vekili tarafından 02.06.2026 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile davacı talebi; Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebini 12.760,20 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı talebini 405.382,74 TL, Bakıcı Gideri Tazminatı Talebini 2.502,00 TL olarak talep edilmiş olup, Mahkememizce bu nedenlerle davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi esas alınmıştır. Buna göre; 12.760,20-TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 405.382,74-TL kalıcı maluliyet sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.502,00-TL bakıcı gideri tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaza tarihinde davalıya ait aracın ... sigortacısının davalı sigorta şirketi olduğu ve talep edilen tüm tazminat miktarının kaza tarihine göre ... teminat limiti ve teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta tarafından geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığı iddia edilmiş ise de; SGK'dan gelen müzekkere cevabına göre davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı gibi geçici iş göremezlik ve belgesiz SGK tarafından ödenmeyen bakıcı giderinin ... teminatı kapsamında olduğu anlaşılmakla davalı sigortanın itirazına itibar edilmemiştir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E., ...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: " 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir." Mahkememizce davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda hükmedilen tazminat alacaklarının davalılar ...ve ...'dan 24.03.2022 tarihinden (kaza tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 16.03.2023 tarihinden itibaren (dava tarihi esas alınmış olup, davacı tarafından sigortaya başvuruya ilişkin evrak ve delil sunulmamış olup, sigortaya başvuru şartı yönünden arabuluculuk belgesi esas alınmıştır) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de davaya konu kazaya ilişkin olarak ceza kanununda ön görülen uzamış zamanaşımı gözetildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin kaza tarihinden itibaren dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından manevi tazminat da talep edilmiş olmakla birlikte dava dilekçesinde manevi tazminat miktarının belirtilmediği, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davacıya süre verilmesine rağmen yine manevi tazminat talebini miktar olarak belirlemediği gibi davacı tarafından Mahkememize sunulan 02.06.2026 tarihli ıslah dilekçesinde de manevi tazminat miktarının davacı tarafından belirlenmediği anlaşılmakla ilk dava tarihi olan 16.03.2023 tarihinden hüküm tarihi 13.10.2026 tarihine kadar davacı tarafından manevi tazminatın belirlenmediği ve davalı tarafından ıslah dilekçesine sunulan itirazla manevi tazminatın belirlenmemesine muvafakat edilmediği belirtilerek itiraz edildiği anlaşılmakla manevi tazminat talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından ve daha önce verilen süreye ve ıslah dilekçesine rağmen manevi tazminat miktarının belirlenmediği anlaşılmakla manevi tazminat yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KABULÜNE, Buna göre; 12.760,20-TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 405.382,74-TL kalıcı maluliyet sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.502,00-TL bakıcı gideri tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tazminat alacaklarının davalılar ... ve ...'dan 24.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 16.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 2-Davacı tarafından talep edilen manevi tazminat davasının usul ve yasaya uygun şekilde açılmadığı anlaşılmakla manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Maddi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti; a-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 28.734,25 TL peşin harcın ve 732,00 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, b-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 7.500,00 TL adli tıp kurumu raporu gideri ile 1.140,00 TL posta giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, c-Davacı tarafından yapılan 325,00 TL posta giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 67.303,19 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, e-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, f-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/905, K. 2026/924, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-905-e-2026-924-k-154b6d7b822f