Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/354 E. 2026/1031 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/354
- Karar No
- 2026/1031
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/354 Esas
KARAR NO:2026/1031 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:19/12/2024
NUMARASI:2024/28 E. - 2024/325 K.
DAVANIN KONUSU:Patent (Patent İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
KARAR TARİHİ:19/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'a ait olduğu iddia edilen şezlong tasarımının müvekkili firma .... A.Ş. tarafından bir benzerinin üretilmesi sebebiyle taraflarına İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2023/128 E. sayılı tazminat davası açıldığını, açılmış olan davanın henüz ön inceleme aşamasında olmakla birlikte müvekkili firmanın çıkarlarını korumak amacıyla kendileri için de bu tasarımın tescilinin iptalli talepli davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, 2023/128 Esas sayılı İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada bahsi geçen tasarımın diğerlerinden ayırt edilebilir nitelikte olmadığını, tasarımın yenilik doğurucu bir niteliğe sahip olmadığını belirterek, davalı ... adına tescilli, devir suretiyle gerçekleştirilmiş olan TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescil edilen şezlong tasarımının tescilinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde müvekkilinin ... tescil numaralı tasarımını 3.kişiden devraldığını, devralması akabinde davacı hakkında İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/128 E. sayılı davasını açtığını , işbu dosyanın ilgili dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, açılan davanın mesnetsiz olduğunu ve haksız kazanç sağlamak amacıyla yapıldığını, tasarımı devralır almaz haklarında dava açması durumunun yangından mal kaçırır gibi bir davranış olduğundan bahisle kötü niyetli bir davranış olduğunu, söz konusu tasarımın müvekkili adına kayıtlı olsa da, tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, bu nedenle de iptali gerektiği yönünde dava açtığını, ancak davacının dava dilekçesinde incelendiğinde yenilik kırıcı olduğu iddia olunan bir ürün sunulmamış olup, davacının alelade şekilde müvekkili ürününün yeni olmadığı yönünde iddiada bulunduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/12/2024 tarihli 2024/28 E. - 2024/325 K. sayılı kararıyla; "... yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, ... tescil numaralı tekli endüstriyel tasarımın 02.05.2017 tarihinde dava dışı .... A.Ş. Adına tescil edildiği, 29.04.2022 tarihinde tescilin yenilendiği, 23.05.2023 tarihli Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı işlemi ile davalı adına devir edildiği, halen davalı adına tescilli ve koruma altında bulunduğu, tasarımın şezlong tasarımı olduğu, alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere davalı adına tescilli tasarım ile dava dışı hükümsülüğe dayanak olarak gösterilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ve... linkinde incelenen tasarımlar dikkate alındığında davalı tarafa adına tescilli tasarımın bu tasarımlardan ayaklarının formu, sırt kısmı, oturma birimi, tasarımdaki profillerin yerleşimi ve şekli, oturma birimleri, kullanılan malzeme, olarak farklı olduğu ve yenilik unsuru taşıdığı dikkate alındığında SMK'nın 77 ve 56. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine... " karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bir çok tasarımın hükümsüz kılınması sebepleri olsa dahi yerel mahkemece gerekçelerinin yetersiz göründüğünü, bilirkişilerce eksik ve yanıltıcı incelemeler yapıldığını ve bu işlemler sonucunda da yerel mahkemenin gerekçelerini ve taleplerini hiçe sayarak eşitlik ilkesinden yoksun bir karar verdiğini, bu denli kamuya mal olmuş, herkes tarafından üretim süreci halihazırda devam etmekte olan dava konusu şezlong tasarımının sadece bir kişiye ait bir tasarım olabilip, tasarım siciline herhangi bir kişi adına tescil edilme olasılığının gerçeklikten uzak ve tescil şartlarından yenilik doğurucu ve ayırt edicilik özelliklerini taşımayan, bu sebeple de tasarım tescilinin ivedilikle iptal edilmesi veyahut hükümsüz kılınması gereken bir işlem olduğunu, istinaf dilekçesi ekinde sundukları dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında düzenlenmiş olan KNOW-HOW sözleşmesi ve dava dışı ...'nin kendi adına tasarım siciline tescil ettirmiş olduğu tasarımın da dava konusu şezlong tasarımıyla birebir aynı niteliklere sahip olduğunu, aynı tasarımların yenilik doğurucu ve ayırt edici özelliklerden yoksun olması, aynı anda tasarım siciline tescil edilemez olmasından dolayı dava konusu tasarım tescilinin de hükümsüz kılınmasının kaçınılamaz bir gereklilik olduğunu beyanla, açıklamış oldukları gerekçeler ışığında; istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 02/05/2017 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ... ve mobilya sektöründen ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda 10/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafa ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne dayanak olarak sunulan ürün tasarımları ile farklı olarak algılandıkları ve yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, tasarım hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan ve denetime uygun olan bilirkişi raporu ile, davalıya ait tasarımın başvuru tarihinden önceki tasarımlar ile dava konusu tasarımın usulüne uygun olarak karşılaştırıldığı, tasarımın şezlong olması nedeniyle şezlongta bulunması zorunlu unsurlar da dikkate alınarak tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme ile davalının tasarımının yenilik özelliğini haiz olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin ekinde tescil belgesini sunduğu dava dışı ... adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın başvuru ve tescil tarihinin davalının tasarımının tescil tarihinden çok sonra 14/10/2023 tarihi olduğu, davacı ile ... arasında yapılan ... Sözleşmesinin de 30/05/2024 tarihinde imzalandığı, davalıya ait tasarımın yeniliğini etkileyecek deliller olmadıkları anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.