Diğer ·
2025/164 E. 2026/227 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/164
- Karar No
- 2026/227
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/164 Esas KARAR NO : 2026/227
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin, "..." ibareli markayı tescil ettirmek amacıyla ilk olarak 25.02.1998 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunduğu, söz konusu başvurunun ... tescil numarasıyla .... sınıfta 18.08.2000 tarihinde tescil edildiği ve 556 Sayılı KHK uyarınca 25.02.2008 tarihine kadar koruma süresi uzatıldığını, Davacı şirketin, "..." markasını 1998 yılından itibaren kesintisiz ve fiilen aktif biçimde kullanarak bu çağrı işareti altında ... yaptığı, markayı sektörde tanınır ve bilinir hâle getirdiğini, Koruma süresinin sona ermesinin ardından yenileme başvurusu yapılmış olmakla birlikte başvurunun 08.11.2022 tarihinde geçersiz sayıldığı; geçersizliğin temel nedeninin, şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında yürütülen vesayet davası süreci ve bu süreçten önce başlayan demans hastalığı nedeniyle gerekli işlemlerin zamanında tamamlanamamasına dayandığını,...'ın ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamıyla TMK m.405 kapsamında kısıtlanarak vesayet altına alındığını, bu kararın çeşitli istinaf aşamalarından geçtikten sonra ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas, ...Karar sayılı ilamıyla yeniden tesis edildiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin 29.01.2025 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı kararıyla kesinleştiğini ,Davalı ...'ın, davacı şirketin içinde bulunduğu bu özel durumun farkında olarak ve kötü niyetle, 05.02.2024 başvuru tarihiyle... numaralı "..." marka başvurusunu gerçekleştirdiğini ve markanın 27.05.2024 tarihinde tescil edildiğini, Söz konusu tescilin SMK m.6/5 (tanınmış marka koruması), m.6/6 (ticaret unvanı/fikri mülkiyet hakkı), m.6/8 (koruma süresi dolmuş markada iki yıllık koruma) ve m.6/9 (kötü niyet) kapsamında hükümsüzlük gerekçeleri taşıdığını beyan ederek davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hükümsüzlük iddiasına dayalı davalarda TPMK'nın da taraf olarak gösterilmesi gerektiğini, Müvekkilinin "..." markasını, TPE kurum onayından geçerek usule uygun biçimde tescil ettirdiğini, Davacının kötü niyet ve haksız kazanç iddialarının hiçbir somut delile dayanmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; Davalı adına ... nolu ''...'' markasının hükümsüzlüğüne yönelik olarak açılmıştır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından düzenlenen 10/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilişim Açısından; Yapılan incelemede, Instagram platformunda davalı tarafından kullanıldığı belirtilen "..." kullanıcı adlı hesabın aktif olduğu, profil adında "..." ibaresine yer verildiği, profil görselinde "..." logosunun kullanıldığı ve profil açıklamalarında radyo yayıncılığı faaliyetini çağrıştıran unsurların bulunduğu, Davacıya ait olduğu belirtilen "..." kullanıcı adlı ... hesabının ise inceleme tarihi itibarıyla aktif olduğu, davalı hesabına göre çok daha eski bir oluşturulma tarihine, daha yüksek takipçi sayısına ve daha yoğun içerik geçmişine sahip olduğu, Her iki Instagram hesabının da kullanıcı adı, profil adı, faaliyet kategorisi ve profil açıklamalarında yer alan ifadeler bakımından "..." ibaresini esas unsur olarak kullandığı, bu durumun teknik ve görünüşsel açıdan hesaplar arasında benzerlik oluşturduğu, Instagram platformunda kullanıcı adlarının birebir aynı olması mümkün olmamakla birlikte, "..." ve "..." kullanıcı adları arasındaki farkın yalnızca noktalama işaretinden ibaret olduğu, bu nedenle ortalama internet kullanıcısı bakımından hesapların ilişkilendirilebilmesine veya karıştırılabilmesine elverişli bir görünüm oluşturduğu, Davalı hesabının "Bu hesap hakkında" bölümünde hesap oluşturma tarihinin Mayıs 2024, davacı hesabının ise Ocak 2018 olarak görüldüğü, Bu verilerin, ... platformundaki kullanım geçmişi bakımından davacı hesabının daha önce oluşturulduğunu gösterdiğini , Davalı ... hesabında bağlantılı olarak gösterilen ... alan adının WHOIS kayıtlarına göre 05.02.2024 tarihinde tescil edildiği ve inceleme tarihi itibarıyla aktif alan adı kaydına sahip olduğu, İnceleme tarihinde ... alan adının aktif içerik sunmadığı ve erişilebilir bir internet sitesi niteliğinde olmadığı, Davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adının WHOIS kayıtlarında mevcut alan adı kaydının 08.06.2026 tarihinde oluşturulduğu görülmekle birlikte, web arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede aynı alan adının geçmiş yıllarda da kullanıldığına ilişkin arşiv kayıtlarının bulunduğu, Web arşivi kayıtları, alan adının geçmiş dönemlerde internet ortamında yayın faaliyetinde bulunduğunu göstermekle birlikte; alan adı sahipliği, kullanım hakkı ve kesintisiz kullanım süresine ilişkin kesin hukuki sonuca tek başına dayanak teşkil etmemekte olduğu, bu hususların diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, İnceleme kapsamında elde edilen teknik veriler; tarafların sosyal medya hesaplarında ve alan adlarında "..." ibaresini kullandıklarını, söz konusu ibarenin dijital ortamlarda her iki tarafça da görünür şekilde kullanıldığını ve özellikle Instagram platformunda kullanıcı adı ile profil sunumu bakımından benzerlik bulunduğunu ortaya koyduğu, ... Açısından; ... kayıtlarının "..." çağrı işaretinin davacı şirkete ait yayın kuruluşuna özgülendiğini ve bu özgülemenin davacı marka tescilinden önce başlayan yayın faaliyetiyle iç içe geçtiğini teyit ettiği, Davalının ise ... nezdinde "..." veya "..." ibaresiyle kayıtlı herhangi bir yayın lisansına sahip bulunmadığı, Bununla birlikte, sektörde "..." ve "..." ibaresinin birden fazla yayın kuruluşu tarafından (..., ... logosu) ... onayıyla kullanılıyor olduğu, Marka Hukuku Açısından; Davalının... numaralı markasının, davacının ... numaralı markasının yenilenmemesi nedeniyle geçersiz kılındığı 08.11.2022 tarihinden itibaren iki yıl içinde tescil başvurusu yapılması, davacının bu iki yıllık süre içinde markayı kullanmış olması, davalı markasının davacı markasıyla ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzerlik teşkil ettiği ve aynı veya benzer mal ve hizmetleri içerdiği bir arada değerlendirildiğinde davalı markasının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/8 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği görüş ve kanaatlerini bildirdikleri anlaşılmıştır. Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, marka tescil belgesi, RTÜK yazıları,HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu ve marka hukuku ilkelerine göre hazırlanmış denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak incelendiğinde; Davacı tarafa dosyaya sunulan delil belgesinde; ... platformunda "..." kullanıcı adıyla "..." adını kullanan bir hesabın mevcut olduğu ve bu hesabın biyografisinde "..." ifadesinin yer aldığı; profil görselinde "..." logolu dairesel ikonun kullanıldığı ve web adresi olarak cemradyo.com.tr'nin bağlantılı olduğu tespit edilmiştir. Hesap, kendisini "..." olarak tanımlamaktadır. Nitekim bilirkişilerce yapılan incelemede... linkinde ilgili hesabın aktif ve erişilebilir olduğu görülmüştür. RTÜK'ün 06.05.2026 tarihli müzekkere cevabı kapsamına göre de; "..." çağrı işareti, ... kayıtlarında ...A.Ş. adına 23.11.2021 tarihinden itibaren geçerli U-RD (uydu radyo) lisansıyla tescilli olup, bu tarih itibarıyla yayın faaliyeti fiilen sürdürülmektedir. Söz konusu lisans, ...'ün 15.12.2021 tarih ve...sayılı toplantısının 2 numaralı kararıyla oy birliğiyle yenilenmiş ve 23.11.2021 tarihinden itibaren on yıl süreyle "Genel Yayın" türünde uydu radyo (U-RD) yayın lisansı verilmiştir. Bu yazı kapsamı dahi ; davacı şirketin marka tescilinin TPMK sicilinde 08.11.2022 tarihinde geçersiz sayıldığı dönemde dahi ... nezdinde fiilen yayın faaliyetini sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. ... başvuru tarihli ... numaralı “...” markası .... Sınıfta “Radyo Yayıncılığı” mallarında 18.08.2000 tarihinde davacı adına tescillendiği; 08.11.2022 tarihinde markanın geçersiz kılındığı , davalının ise ... şekil markasının ... no ile ....sınıf için 5.2.2024 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Buna göre; bir markayı ihdas ve istimal eden kimse, o markanın gerçek sahibidir ve açıklayıcı etkiye sahip olan tescile karşı üstün ve öncelikli hak sağlamaktadır. Bu ilke uyarınca, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir. Tescilsiz markaya kanun ile sağlanan koruma hakkı, sadece tescilsiz markanın ilk kez kullanılması ile doğmaz. Aksine, bunun dışında markanın korunmasını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmak zorundadır. Bu sebep, tescilsiz olarak kullanıla gelen markanın; belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmiş olmasıdır. Yani hem Türk Patent ve Marka Kurumu uygulamasında hem Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş ve tescilsiz marka sahibinin “kendisinden sonra yapılan tescilleri engelleyebilmesi veya hükümsüzlük davası açarak haksız yapılmış tescilleri ortadan kaldırabilmesi için” tescilsiz markanın yoğun kullanımının kanıtlanması gerekmektedir. Kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanma kavramının en temel unsuru işaretin ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak benimsenmesidir. Benimsenme ile kastedilen kullanıma konu işaretin ilgili tüketici çevresi tarafından teşebbüsün mal veya hizmetine işaret eden bir marka olarak algılanmasıdır. İlgili çevre, ibarenin kullanıldığı mal veya hizmetlerin mevcut ve potansiyel tüketicileri ile bu alanda mal veya hizmet üreten, sunan ve dağıtan diğer kişilerden oluşmaktadır. Bu yönüyle ayırt edici niteliğin toplumun tüm kesiminde değil ilgili çevrede kazanılmış olması da yeterli görülmektedir. SMK 6/8. Maddesi Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.” Hükmünü düzenlemiştir. Davacı yanca...nol ... ibareli marka müddet olmuşsa da ticari olarak markasal olarak kullanımın devam ettiğinin sunulu deliller kapsamından anlaşıldığı, davalının marka başvurusunun 5.2.2024 tarihi olduğu, ... yazısına göre; ... A.Ş. adına 23.11.2021 tarihinden itibaren geçerli U-RD (uydu radyo) lisansıyla tescilli olup, bu tarih itibarıyla yayın faaliyeti fiilen sürdürdüğü, ...'ün ... tarih ve... sayılı toplantısının 2 numaralı kararıyla 23.11.2021 tarihinden itibaren on yıl süreyle "Genel Yayın" türünde uydu radyo (U-RD) yayın lisansı verildiği, Davacının "..." kullanıcı adlı ... hesabının ise bilirkişilerce inceleme tarihi itibarıyla aktif olduğu, davalı hesabına göre çok daha eski bir oluşturulma tarihine sahip olduğu, daha yüksek takipçi sayısına ve daha yoğun içerik geçmişine sahip olduğu, Her iki ... hesabının da kullanıcı adı, profil adı, faaliyet kategorisi ve profil açıklamalarında yer alan ifadeler bakımından "..." ibaresini esas unsur olarak kullandığı, dolayısıyla tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi nedeniyle davacının müddet olan markasını fiili olarak kullandığı ve yeniden tescil için kuruma başvurduğu, kurum tarafından başvurunun 8.11.2022 tarihinde geçersiz sayıldığı, SMK 6/8. Maddesi Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.” Hükmünü düzenlediği, davalının ise marka başvurusunu 5.2.2024 tarihinde yaptığı dolayısıyla bu tarihten geriye 2 yıllık sürede davacının fiilen ... markasını markasal olarak kullandığı, ...’den yayın iznini 23.11.2021 tarihinde aldığı, dolayısıyla davacının SMK 6/8 maddesine dayalı olarak hükümsüzlük talep etme şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı SMK 6/5,6/6 maddeli kapsamında da hükümsüzlük talep etmişse de tanınmış olduğu yönünde keza marka üzerinde telif hakkı sahibi olduğu yönünde delil bulunmadığından SMK 6/5 ve 6/6 maddelerine dayalı hükümsüzlük sebeplerinin oluşmadığı anlaşılmıştır. Davacı ayrıca SMK 6/9 maddesine dayalı olarak davalının kötüniyetli tescili nedeniyle markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir. HGK’nın ... tarih, ... E.,...K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, gerek 556 sayılı KHK’da gerekse de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda hangi hâllerde kötü niyetli marka başvurusunun söz konusu olduğu belirtilmemiştir. Ancak genel olarak kötü niyetli marka başvurusu; hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için başvuruda bulunulması veya başvurunun tescil ettirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda başvuru sahibinin markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâli, kötü niyetin varlığında önem kazanmaktadır. Örneğin, gerçek hak sahibi olmamakla birlikte başkasının ticaretinde kullandığı tescilsiz bir işareti, kendisinin hak sahibi olmadığını bile bile tescili için başvuruda bulunan kimse kötü niyetli sayılacaktır. Yine başkası tarafından kullanılan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın sırf rakibini engellemek amacı taşıyan engelleme markaları kötü niyetli marka başvurusu olarak değerlendirmelidir. Ayrıca başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuruda bulunmak ve tescil ettirmek de kötü niyetli olarak kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kötü niyetli marka başvurusu hâli her somut olay kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu kapsamda marka hükümsüzlüğü davalarında kötü niyet iddiası ileri sürülmüş ise 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmelidir. Davacıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, markanın birebir aynısını haklı bir sebep olmaksızın tescil ettirmesinin davacı markasından yararlanma amacını taşıdığı açık olup davalının kötü niyetle markayı tescil ettirdiğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, ... E.,...K. sayılı kararında da benzer bir olayda aynı gerekçelerle marka tescilinin kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zira davalının markasındaki saz şekli ve mikrofon görseli markaya ayırt edicilik katmamakta olup, her iki markanın ... ibaresini içermesi, davacının daha önceye dayalı radyo yayıncılığı alanında faaliyet göstermesi ve davalının da aynı alanda marka tescili için aynı ibare ile başvurmuş olması karşısında davalının markanın birebir aynısını haklı bir sebep olmaksızın tescil ettirmesinin davacı markasından yararlanma amacını taşıdığı açık olup davalının kötü niyetle markayı tescil ettirdiğinin kabulü gerektiğinden SMK 6/9 maddesine dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olduğu anlaşıldığından markanın SMK 6/8 ve 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı adına ... tescil nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, 2-Karar kesinleştiğinde TPMK.ya bildirimde bulunulmasına, 3-732 TL ilam harcının dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL'den mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık ücret tarifesi 6. Maddesi gereğince 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç ve 417,90-TL tebligat gideri ve 30.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.648,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır