İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/370 E. 2026/764 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/370
- Karar No
- 2026/764
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/370 Esas KARAR NO : 2026/764
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2026 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin 06.11.2020 tarihinde vefat eden babası muris ... ...'ın mirasçıları arasında yer aldığını, murisin vefatından önce murise ait ... Vergi Dairesi'ne ... sicil nosu ile kayıtlı... Mah. ... Caddesi 1053. Sokak No:1/C ... -İstanbul adresinde faaliyet gösteren, ... ... - ... ... adlı şirket, mevcut iken söz konusu şirketin akıbeti hakkında müvekkiline bilgi verilmemiş olduğunu, murisin vefatından sonra aynı şirket adresinde: davalı mirasçılar ... ve ... tarafından, ... Vergi Dairesi ... Vergi Nolu ... Ltd. Şti. nin faaliyeti devam ettirildiği ve yine ... Vergi Dairesi'ne ... sicil nosu ile kayıtlı, ... Mah. ... Caddesi ... .Sokak No:1/A, 1/B ... -... adreslerinde faaliyet gösteren ... ... - ... ... adlı şirket mevcut iken, şirketlerin akıbeti hakkında müvekkiline bilgi verilmeyerek, aynı şirket adreslerinde diğer mirasçılar tarafından ... Vergi Dairesi ... Vergi Nolu ... Ltd. Şti. nin faaliyetinin devam ettirilmiş olduğunu, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Karar sayılı tereke tespit ilamı ile murisin malvarlığının tespit edilmiş olduğunu, vekil eden mirasçıları babasının vefat ettiği günden beri diğer miras mallarının kullanımı yönünden de şifahi ve yazılı olarak uyarmış olduğunu, murisin vefatından bu yana iyi niyet göstererek anlaşma yoluna gitmeye çalışan vekil eden, karşılığında mirasçıların onur kırıcı ve küçük düşürücü söz ve davranışlarına muhatap kalmış hatta paydaşlar tarafından darp edilmiş olduğunu, murisin de birçok malı müvekkilinden kaçırılmış olup şimdi ise kalan mallardan da pay almasının engellenmeye çalışıldığını, müvekkilinin şirketten hiçbir mal almasına veya çalışmaya katılmasına izin verilmemiş fakat murisin tasfiye edilen şirketinin vergi borçları, sigorta prim borçları, şirket kart borçlarının vekil eden tarafından ödenmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin yalnızca borçlardan sorumlu tutulmuş alacakları bakımından ise kendisine hiçbir meblağ ödenmemiş olduğunu, yine murise ait ... marka ... Plaka sayılı araç da şirketin işleri için kullanılmakta olup bu taşınır bakımından da davalı ...'a ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davası açılmış olup ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosya üzerinden yargılamanın devam ettiğini, son olarak .... Noterliği 10.06.2024 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalılara ilgili şirketi kullanımdan men ettiğini ve ecri misil bedelinin ödenmesini talep ettiğini ihtar etmiş olduğunu, ancak davalılar tarafından bu ihtarnameye de cevap verilmemiş ve bedel ödenmemiş olduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, terekeye ait makine ve ekipmanlara yönelik haksız müdahalenin men’ine ve ölüm tarihinden itibaren haksız kullanım nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL yasal faizi ile ecrimisil bedeline, davalı şirketin elde ettiği net ticari kazançtan şimdilik 10.000,00 TL müvekkilinin miras payı oranında alacağın yasal faizi ile tahsiline, şirket perdesinin aralanarak davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ihtiyati tedbir ve keşif taleplerinin kabulüne, terekeye ait olduğu iddia edilen ve davalı şirket nezdinde kullanılan makine, ekipman, üretim araçları ve demirbaşlar üzerinde üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların (yevmiye defteri, kebir defteri, envanter defteri, fatura ve irsaliyeler, SGK bildirgeleri, stok kayıtları) muhafaza altına alınmasına ve gerektiğinde bilirkişi marifetiyle tespit yapılmasına, davalı şirketin dava konusu işletme unsurlarını üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, şirket perdesinin aralanması taleplerinin dikkate alınarak davalı gerçek kişiler ile şirketin malvarlığı üzerinde, dava değerini aşmayacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkilinin şirkette hiçbir yetki ve ortaklığı olmamasına rağmen sırf rahatsız etmek için davasını müvekkile de yönelttiğini, sicil ve ticaret odası kayıtları doğrultusunda davanın müvekkili yönünden reddinin gerektiğini, davacı ile davalıların ortak murisi babaları ... ...' ın yanında çalışanlara ait kıdem tazminatı ödemeleri bile murisin ölümünden sonra bizzat diğer davalı ... tarafından yapıldığını, murise ait işyeri bir şahıs şirketi olup muris öldükten sonra şahsa bu kadar bağlı bir işyerinin yürütülmesi mümkün olmadığından işletmenin kapandığını, her ne kadar ... Ltd. Şti. kurulmuş olsa da, şirket hiçbir zaman para kazanmamış hatta hep zarar ettiğini, şirketin kar-zarar durumunun anlaşılması için bağlı bulunduğu vergi dairesinden kayıtların celbini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle davannın öncelikle usulden sonra esastan reddine, müvekkil bakımından davanın husumet yokluğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalılar herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin ... Karar sayılı dosyası görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti ve ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2021/... Tereke sayılı dosyasının UYAP sureti celp edilmiş, ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak dava dışı şirketlerin gelir- gider tablosu, bilanço ve vergi kayıtları istenmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil kayıtları ve ekleri istenmiş, davacı kurumca sigorta evrakları sunulmuştur. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı ilamında asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle dosya mahkememize gönderilmiş ise de; dava terekeye ait makine ve ekipmanlara yönelik haksız müdahalenin menine ve ölüm tarihinden itibaren haksız kullanım nedeniyle ecrimisil talebine ilişkindir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/9046 esas, 2018/15609 sayılı ilamında; "Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davada istenen el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 683. vd. maddelerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir." gerekçesi ile Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tarafları tacir olan, meni müdahale ve ecrimisil davasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir.( Benzer İstanbul Bam 2. H.D.2026/1171 esas, 2026/1454 karar) Somut olayda uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK)'nın mülkiyet hakkıyla ilgili hükümlerine dayandırıldığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, hukuki dayanağın mülkiyet hakkına dayalı olduğu uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna varılarak mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin karşı görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmakla görevli yargı yerinin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun anlaşılması sebebiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2026/90 Esas sayılı dosyasından daha önce görevsizlik kararı verildiği için istinaf edilmeksizin kesinleşmesi sebebiyle, taraflardan herhangi biri tarafından talep halinde yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi' ne gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri ve diğer hususların görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, davacı ve davalı ... ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır